30 Ocak 2026 Cuma

Kur’an Bir Rehber ve Şifadır

Kur’an Bir Rehber ve Şifadır

Veysi ERKEN Dr.

Hangi inanç ve görüş olursa olsun yazılı veya sözlü(şifahi) ilke, kural ve kaidelere dayanır.

Hz. Âdem’den beri böyledir ve böyle olmaya devam edecektir.

Kapitalist, sosyalist, komünist, Siyonist dinlerine inananlarda ilke ve kurallara göre davranırlar ve yaşarlar. Soykırımları, vahşetleri, sömürüleri kendi ilkelerine uygun yaparlar.

Bu durum Müslümanlar için geçerlidir.

Ve Müslüman Kur’an-ı Kerim’de göre yaşadığı müddetçe kâmil Müslüman olur. Kur’an- Kerim inananlar için hem rehber hem de şifa kaynağıdır.

“O, inananlar için bir rehber ve şifadır; inanmayanlara gelince onların kulaklarında bir sağırlık vardır, Kur’an onlara kapalıdır. (Sanki) onlara çok uzaktan sesleniliyor. Fussilet-44”

Kur’an-ı Kerim hakkı batıldan tefrik eden delilleri ihtiva eder ve inananları tefekküre davet eder. “Orucun farz kılındığı ramazan ayı, insanlara hidâyet rehberi olup onlara doğru yolu gösteren ve hakkı bâtıldan ayırıcı en açık delilleri ihtiva eden Kur’an’ın indirildiği aydır. Bakara-185”

Kur’an-ı Kerim rahmete erme vesilesidir. Tabii ki ahkâmına odaklanarak, üzerinde tefekkür ederek, biz susup Kur’an konuşsun dediğimiz zaman rahmete ermemizi sağlar.“Kur’an okunduğu zaman hemen dikkat kesilerek ona kulak verin, susup dinleyin ki rahmete eresiniz. A’raf-204” ayeti buna işaret eder.

Hakikatin peşinde olmayanlar, heva, heves ve önderlerini ilah edinenler Kur’an-ı Kerimden rahatsızlık duyar, değiştirilmesini isterler.

Tarih boyunca münafıklar bunu yapmaya çalışmış ve günümüzde de aynı tavırlar sergilenmektedir.

“Onlara âyetlerimiz açık açık okunduğu zaman, öldükten sonra huzurumuza çıkacakları inanç ve beklentisi içinde olmayanlar: “Ya bize bundan başka bir Kur’an getir veya onu değiştir” derler. Onlara şunu söyle: “Benim onu kendi arzuma göre değiştirmem mümkün değildir. Ben, ancak bana vahyedilene uyarım. Ayrıca, eğer Rabbime karşı gelecek olursam, doğrusu ben, pek büyük bir günün azabından korkarım. Yunus-15”

Hakikatte Kur’an,  Allah’ın dışında ortaya konulabilecek bir kitap değildir. “Bu Kur’an, Allah kelâmı olup O’ndan başkası tarafından ortaya konulabilecek bir kitap değildir. O, kendinden önceki ilâhî kitapları doğrulayan, Allah’ın hükümlerini açıklayan, kendisinde hiçbir şüphe bulunmayan ve Âlemlerin Rabbinden gelen bir kitaptır. Yunus-37”

Özetle, Kur’an-ı Kerim insanları doğru yola yönlendiren, ulaştıran bir rehber ve şifa kaynağıdır. Nasipsizler bunu idrak edecek durumda değildir. Hiç şüphesiz bu Kur’an, insanları her hususta en doğru yola, en sağlam ve en isabetli tutuma iletir. Sâlih ameller yapan mü’minlere, kendilerini çok büyük bir mükâfatın beklediğini müjdeler. İsra-9”

Tabii ki kalpleri perdelenmişler tefekkür, taakkul kabiliyetlerini kaybetmişler bu hakikati anlayamazlar. Ayetlerde, Ayrıca kalplerinin üzerine Kur’an’ı anlamalarına mâni kılıflar geçirir, kulaklarına da bir tıkaç koyarız. Bu yüzden, sen Kur’an’da Rabbinin tek ilâh olduğunu yâdettiğin zaman onlar nefretle arkalarını dönüp giderler. İsra-46”

Ve

Biz, insanlar düşünüp ders alsınlar diye bu çok şerefli Kur’an’da gerçekleri bütün yönleriyle ve farklı farklı açılardan anlatıp duruyoruz. Fakat bu, onların doğru yoldan daha çok nefret edip uzaklaşmalarına yol açmaktadır. İsra-41” buyrulur.

Hâsılı kelam.

İman edip hak ve hakikati yaşamaya çalışanlar için,“Kur’an inananlar için bir rehber ve şifadır; inanmayanlara gelince onların kulaklarında bir sağırlık vardır, Kur’an onlara kapalıdır. (Sanki) onlara çok uzaktan sesleniliyor. Fussilet-44”

Selam ve Sabırla… 30.01.2026

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?