“Efendiler Nereye?”
Veysi ERKEN Dr.
Galiba derin ve kirli ilişkiler ortaya çıkacak.
Ülkemizde Alevi- Sünni,
Kürt-Türk, Örtülü-Örtüsüz, Doğulu- Batılı kavramları üzerinde kavga ve bölünme
meydana getirmek isteyenler deşifre oldukları halde boş durmuyor, Türkiye’yi
soymaya, kargaşa çıkarmaya, hırsızlıkla, rüşvetle, irtikâpla gasp ettikleri
varlıklarımızı yurt dışına kaçırmaya devam ediyor.
FONLARLA, irtikâpla
çalmaya, akabinde varlıklarımızı ve kendilerini yurt dışına kaçırmaya devam
edecekler gibi görünüyor.
Bunlara dur
denilmelidir.
Yoksa bir asır önce
ziyafet sofrasından kalkanlar nasıl kaçtıysa bugünkü iblisler de kaçmaya devam
edecek.
İşte Refik Halim
Karay’ın efendiler nereye başlıklı yazısında pasajlar. Lütfen okuyun ve
gerçekleri görün.
“Ziyafet bitti,
fakat ağzınızı silmeden, elinizi yıkamadan, bir de acı kahvemizi içmeden
efendiler nereye?
Yaz başlangıcında
sırtı karnına yapışmış, sarı, sıska, cansız birtakım tahtakuruları çıkar, iğne
gibi vücudumuza batarlar, derimizi haşlarlar, kanımızı emerler, sonra sabaha
karşı etli canlı, iri yarı şuraya buraya kaçarlar... Galiba şafak attı, güneş doğuyor; tahtakuruları nereye?
Kedisiz evlerde
fareler vardır; kilerlere girerler, dolapları delerler, şunu, bunu kemirip,
sağa sola koşuşup başköşede gezerler, bir pıtırtı olunca deliklere girerler... Galiba koku aldınız, kedi geliyor; koca fareler
nereye?
Dul annelerin haylaz
çocukları vardır; sandıkları kırarlar, paraları çalarlar, bohçaları aşırıp
Yahudi [eskiciye] satarlar ve sonra korkup sokak sokak kaçarlar... Galiba
foyanız meydana çıktı, yakanız ele geçecek, ziyankâr evlatlar nereye?
Vurdular, kırdılar; yaktılar, yıktılar; astılar, kestiler; kastılar,
kavurdular; nihayet leşimizi meydanlara sererek yılan gibi kaçtılar; memlekete
düşmanları sokarak üzerimizden aştılar…
Eli sopalı, beli palalı, gözü kanlı paşalar
damdan dama nereye?
***
Paraları koy cebine... İşte sizin programınız bu!
***
Evet, nereye
gidiyorlar? Mahalle kahvesinden bir adımda sadârete, meyhane peykesinden bir
basışta nezârete, tulumbacı koğuşundan bir hamlede vilâyete eren bu türediler
nereye gidiyorlar? Kendileri kürklere büründüler, milletin derisini soydular...
Anamıza sövdüler, babamızı dövdüler, hulâsa bacağından yakalayıp bu devleti
yerden yere vurdular, paçavraya çevirdiler.”
Nasıl beğendiniz mi?
Foncuları, paralardan
kuleler inşa edenler, metres edinenler, İslam düşmanı olanlar anlatılıyor mu?
Bence fazlasıyla
anlatılıyor.
Bu farelerden, tahtakurularından,
hırsızlardan kurtulmakla mükellefiz.
Selam ve Sabırla… 17.10.2026
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?