Özden Kopuş Öncelikle Dışta Görünür
Veysi ERKEN Dr.
Özden, İslam’dan kopuş öncelikle dış yapımızda, fiziğimizde görünür. Kimyamızdaki bozulmanın hali fiziğimizde görünür olur.
Çıplaklığın, fuhşiyatın, teşhirciliğin, aleni çiftleşmenin yaygınlaştığı bir güruha dönüştürülmüşüz.
Bu alçaklık, rezillik, soysuzlaşma ÖZGÜRLÜK adı altında medya, sosyal medya, eğitim kurumları ve diğer kuruluşlar marifetiyle yaygınlaştırılıyor.
Çok eski zamanlara gitmeye gerek yok.
Ülkemizde bir dansözden bahsedilirdi.
Günümüzde toplumun çoğunluğunu dansözler oluşturuyor.
Önceden sahillerin çıplaklarla dolu olduğu söylenirdi. Şimdi şehirler sahillere, çıplakların hâkim olduğu, fuhşiyatın yaygınlaştığı alanlara dönüştü.
Gidişat “esfel”e doğrudur.
Toplum imtihanı kaybetmek üzeredir. Toplum imtihanı kaybeder ve kendini değiştirmeye devam ederse yokluğa/ esfel’e yönelir.
Ayetlerde: “Bu böyle olmuştur; çünkü Allah, bir topluluğa lütfettiği nimetini, onlar kendilerini değiştirmedikçe değiştirmez ve Allah her şeyi işitip bilmektedir. Enfal-53”
“Bir toplum kendisindekini değiştirmedikçe Allah onlarda bulunanı değiştirmez. Allah herhangi bir toplumun başına bir kötülük gelmesini diledi mi, artık onun geri çevrilmesi mümkün değildir. Onların Allah’tan başka yardımcıları da bulunmaz. Ra’d-11”
Neredeyse herkes TOPLUMSAL ÇÜRÜMEYİ dillendiriyor. Çıplaklığın, fuhşiyatın arttığını, toplumun manen çöktüğünü söylüyor.
Etkilisi, yetkilisi, etki ajanları, namuslusu, namussuzu, zengini, fakiri, hırsızı, arsızı toplumsal çürümeden bahsediyor.
Evet.
Toplumsal çürüme had safhada.
Hırsızları, rüşvetçileri, fuhşiyatı, teşhirciliği, sokak ortasında hayvanlar gibi çiftleşmeye çalışanları, irtikâpçıları, İslam düşmanlarını önder edinenleri, şeytanın yolunu takip edenleri kutsayacak kadar bir çürüme vardır.
İyi dediklerimiz, İslam’ı yaşıyorum diyenler, iktidar sahipleri toplumsal çürümenin nedenlerini sorgulamıyor, tedbir almaya çalışmıyor, aksine çürümeyi arttıracak kanuni düzenlemeleri gerçekleştiriyor.
Unutulmamalıdır ki İslam’dan kopuş arttıkça “toplumdaki çürümüşlük, çıplaklık, adilik, kokuşmuşluk ve tefessüh” o nispette artar.
Toplumsal çürüme arttıkça zamanla toplum yıkılır, dağılır ve tarihin sayfalarına gömülür.
Günümüzün Türkiye’si maalesef bu durumdadır, dış görünüşümüz ortadadır ve yokluğa doğru hızla koşmaktadır.
Toplumsal çürüme o kadar fazlalaştı ki, Müslüman bildiklerimiz de hırsızları, arsızları, ahlaksızları, çıplakları savunmada ön plana çıkmış.
Bu durum toplum denilen çınarı içten içe çürütmektedir.
Çürümüşlük bedenin tamamını ve içini sarmış durumdadır.
Evet.
“Çınarı Deviren rüzgâr değil içindeki kurttur…” sözlü doğrudur. Devletler ve milletler de böyledir.
Milletler ve devletler “çınar“ ağacına benzer. Bilindiği üzere “çınar” uzun ömürlü ve fırtınalara, rüzgârlara, boranlara dayanıklıdır.
İçine kurt düştü mü ömrü kısalır, dayanıksız hale dönüşür ve en ufak rüzgâra dayanamaz hale gelir, yıkılır, devrilir. İçimize çıplaklık, ahlaksızlık, fuhuş, namussuzluk kurdu ÖZGÜRLÜK adı altında yerleştirilmiş ve bünyemizi kemirmeye devam ediyor.
Kurtçuklar ve virüsler milletin niteliğini değiştirir, varlığını yok eder. Güzel vasıfların ortadan kalkmasına ve nimetin kesilmesine yol açar.
Ayetlerde “Kişinin önünde ve arkasında Allah’ın emriyle onu kayıt ve koruma altına alan takipçiler vardır. Bir toplum kendisindekini değiştirmedikçe Allah onlarda bulunanı değiştirmez. Allah herhangi bir toplumun başına bir kötülük gelmesini diledi mi, artık onun geri çevrilmesi mümkün değildir. Onların Allah’tan başka yardımcıları da bulunmaz. Ra’d-11”
Ve.
“Bir toplum kendilerinde bulunan (iyi davranışlar)ı değiştirmedikçe, Allah onlara verdiği bir nimeti değiştirmez Enfal-53” buyrulur.
Üzülerek belirtmeliğim ki, içimize kurtçuklar ve virüsler yerleştirilmiş ve bu kurtçuklar hızla çoğalmakta olduğunu görüyoruz.
Unutulmamalıdır ki, toplumsal çürüme dışa vurmuş, görünür ve çıplaklık ve ahlaksızlık olarak yaşanır haldedir.
Temizlik için İslam’a rücu şart.
Selam ve Sabırla…09.08.2026
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?