Asgari Geçim, Vatandaşlık Maaşı, Emekliler
Veysi ERKEN Dr.
Bütçe meclise sunuldu.
Vatandaşı umutlandıracak ve sonra hayal kırıklığına uğratacak rakamlar havada uçuşuyor.
Yüzdelik rakamlarla az gelirlinin veya hiç geliri olmayanların cebinde yüz delik açılacağa benziyor.
Sayın Başkan az gelirliler gerçekten büyük duygu kırılması yaşıyor.
Artık tahammül sınırı aşılmış.
Merhum Turkut Özal’ın ifadesiyle “ORTA DİREK” çökmüş.
Sistemin çarkları zengini daha zengin, fakiri daha fakir, orta gelirliği ortadan kaldıracak şekilde dönüyor.
Emekliler seyyanen zamdan mahrum bırakılırken emekliler de ayrıştırılıyor, yüzdeliklerle az gelirli emekliler fakirleştirilirken üst gelirli emekliler zenginleştiriliyor, vekiler ve bürokratlar çifte maaşlara sahip kılınırken az gelirliler açlığa mahkum ediliyor.
Kapitalist dininin mensupları bilerek ve isteyerek bunları yapıyor.
Toplumu ayrıştırıyor, nefret tohumlarını serpiştiriyor.
Mesela kurulu ve cari olan kapitalist dinin sistemi “emekli”leri ikiye ayırır.
“E-mek-li olanlar, Yemekli olanlar.
“Mek” diz üstü sürünme anlamına gelir.
İnanmayanlar lügat okusun.
E-mek-i olanlar diz üstü sürünen develer gibi sürünür, hayatını sürünerek idame ettirmeye çalışır.
Yemekli olanlar hayatlarını emekli olduktan sonra da zenginlik içinde yaşar, geçinemediğinden bahseder ve insanları kandırır.
Yemekli tabakasını emekli vekiller, bankacılar, bakanlar, bürokratlar vs. oluşturur.
Bunların maaşlarını araştırınız e-MEK-li olanın neredeyse 20 katı kadardır. Mesela en düşük e-MEK-li maaşı 23.000 lira iken bunların maaşı en az 400 bin lira civarındadır.
Tabii ki, e-MEK-lilerle YEMEKLİLER’in gelirleri arasında yüzdelik artışlarla YÜZ DELİK daha açılır.
23.000 bin alan bir e-MEK-linin maaşına yüzdelik artışla yapılan zam 2.300 lira olurken, 400 bin lira alan bir YEMEKLİnin maaşına 40.000 bin lira zam yapılır.
Böylece gelir uçurumu arttırılır.
E-mek-linin maaşı 25.300’e, yemeklinin maaşı 440 bine yükseltilir.
Yüzdeliklerle YÜZ DELİK açılmış olur.
Açılan YÜZ delik e-MEK-lilerin kemerlerini daha fazla sıkmalarına vesile içindir.
Özellikle bu düzeni kuran yöneticiler, bürokratlar, gücü ve yetkiyi elinde bulunduranlar bunu toplumun faydası için yaptıklarını, vatandaşlık maaşını belirli olmayan bir gelecekte gerçekleştireceklerini ileri sürerler.
“Âl-i menfaat”çılara daha önce şöyle seslenmiştim.
Milletin âl-i menfaati için maaşınızı en düşük ücretlinin maaşına endeksleyiniz. Samimiyetinizi görelim ve geçim yolunu bulalım, bilelim.
Karar alıcılar olduğunuza göre bize yol ve yöntem gösteriniz.
Sizler de e-MEK-li olunuz.
Biliniz ki SABIR taşı çatladı.
Bentler yıkılmak üzere.
Öfke seli her tarafı yıkmadan önce e-MEK-liler ve vatandaşlar için tedbir alınız.
YEMEKLİ olmalarını sağlayınız.
Adil olunuz.
Asgari Geçim kavramı taban olmalıdır.
Adı vatandaşlık maaşı mı olur tamamlayıcı gelir mi olur.
Bilemem.
Olması gereken refahın tabana yaygınlaştırılması, zenginlerden alınıp fakirlere verilmesidir.
Unutulmamalıdır testi kırılmadan önce tedbir alınması şarttır, gereklidir, farzdır.
Gelir adaletsizliği yüzünden insanımızın duyguları yaralandı, çatladı bir kısmında kırıldı.
Özellikle az ve sabit gelirli insanımızın duyguları zedelendi.
Asgari ücret düzenlemeleriyle insanımız kandırılmaya, fakirden alıp zenginlere servet aktarılmaya devam ediliyor.
Az gelirli emekli ve vatandaş bizar oldu.
Vatandaşın bir kısmı hırsızları, rüşvetçileri, ahlaksızları, irtikâpçıları savunur derekesine düştü, düşürüldü.
Artık yeter.
ASGARİ GEÇİM düzenlemeleri yürürlüğe konulmalı, az gelirliler ve az gelirli emekliler rahatlatılmalı, gönülleri tamir edilmelidir.
Bir düzenlemenin yapılacağından bahsediliyor.
Adına TAMAMLAYICI GELİR ve VATANDAŞLIK MAAŞI deniliyor. İktidar partisinden aylardır bu yönde açıklamalar yapılıyor.
Bu tür açıklamalarla vakit geçirilmemelidir.
ASGARİ GEÇİM uygulaması başlatılmalı, zenginden alıp fakire verilmelidir.
Adına isterseniz “tamamlayıcı gelir desteği deyin, isterseniz asgari geçim” deyin fark etmez.
Unutulmamalıdır ki ülkemizde az gelirliler, az gelirli emekliler yanıyor, zenginlerin, kapitalistlerin zenginliklerine zenginlik katılıyor. Bu çark kırılmalıdır.
Fakirin ve mahrumun bitmeyen ve gittikçe artan GEÇİM derdi var. Geçim sıkıntısı insanımızın duygularını sakatladı, çatlattı, kırdı.
Bunu istismar eden fetöitler, Siyonistler, iç işgal güçleri vardır.
Acil olarak ASGARİ GEÇİM uygulamasına geçilmelidir.
Maaşlarla ilgili CARİ hesaplamalar ASGARİ GEÇİM ile ilgili değildir.
Hesaplamalar ASGARİ geçim derdine düşmüş olanların geçimine YÜZ DELİK daha açma üzerinde kurgulanıyor.
ASGARİ ÜCRET ve YÜZDELİK Hesabı üzerinde kuruluyor toplu sözleşme, görüşme tiyatroları.
Asgari ücret ve yüzdelik hesaplamaları fakirleri, düşük gelirli emeklileri daha da fakirleştiriyor, pahalılık ve yangını arttırıyor, toplumun birliğini, huzurunu bozuyor.
Asgari ücret yaklaşımı mutfaktaki yangını ve kiralardaki artışları körükler hale dönüşmüştür. Yangın her yerleri sarmış ve ülkeyi yıkıma doğru sürükler hale gelmiş.
Asgari geçimini sağlayamayan milyonlarca aile varken, takip edilen politika zenginleri daha da zenginleştirmekte, mallarına yeni mal, lüks hayatlarına ve israflarına yeni hayatlar ve israflar ilave etmekledir.
Bu politika geçim sıkıntısına düşenlerin sayılarına her gün yeni sayılar katarak devam ediyor.
Kapitalizm anlayışının mensuplarında ve uygulayıcılarında din iman ve ahlak yok.
Güdülen politikalar yüzünden geçinemeyen milyonlara milyon kişiler ekleniyor.
Evet, ASGARİ ÜCRET ve YÜZDELİK hesaplar zengini daha zengin, fakiri daha da fakirleştiriyor.
Hasılı kelam.
Vergiler servetten, zenginlikten alınmalıdır, iç ve dış borçlanmalara, birden fazla maaşa ve israfa son verilmesidir. Asgari ücret yerine ASGARİ GEÇİM anlayışına ve ADİL artış düzenine geçilmelidir.
Bunun adı ne olursa olsun ASGARİ GEÇİMİ sağlayacak maaş, ücret verilmelidir ki, insanımızın duyguları tamir edilebilsin, yönünü ve duruşunu HAK ve HAKLIDAN yana çevirebilsin.
Resulullahın “Allah"ım, küfürden, fakirlikten sana sığınırım.” sözleriyle dua ettiğini duyan bir sahâbî kendisine, “İkisi (küfür ve fakirlik) birbirine denk mi?” diye sormuştu ve Allah"ın Resûlü, “Evet.” diye cevap vermişti.” Ve
“Mallarında (yardım) isteyen ve (iffetinden dolayı isteyemeyip) mahrum olanlar için bir hak vardır. Zariyât-19” ayetini unutmayalım.
Geç kalınmış olmakla birlikte asgari geçim düzeni ihya edilmeli, insanımız rahatlatılmalıdır.
Selam ve Sabırla…. 29.10.2026
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?