Cihad ve Savaş Farklıdır
Veysi ERKEN Dr.
“Cihad” ve kital” kavramları birbirinden farklıdır.
Her Müslüman’ın gücü nispetinde cihad etmesi gerekir. “Allah hiçbir kimseyi, gücünün yetmediği bir şeyle yükümlü kılmaz; lehinde olanı da kendi kazandığıdır, aleyhinde olanı da kendi kazandığıdır. Rabbimiz! Unutur veya yanılırsak bizi cezalandırma! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yük yükleme! Üstesinden gelemeyeceğimiz şeyleri boynumuza borç kılma! Bizi bağışla, ayıplarımızı ört ve bize rahmetinle muamele buyur! Sen bizim sahibimiz ve yardımcımızsın; artık inkârcı topluluğa karşı bize yardım et! Bakara-286”
Cihad Allah’ın dinini, kanunlarını yeryüzünde hâkim kılmak için her türlü çabayı, gayreti ifade eder ve her Müslüman’ın bir şeye gücü yeter, cihad etmesi gerekir. Misal, savaşa katılamayacak durumda olanların da (sakat, âmâ vs) cehdi, gayreti söz konusudur. Malı, mülkü, parası ve kavli duası ile cihadı söz konusudur. Hayırlı ticaretidir.
“Ey iman edenler! Sizi, elem verici azaptan kurtaracak bir ticareti size göstereyim mi? Allah’a ve resulüne iman edersiniz, Allah yolunda mallarınızla ve canlarınızla cihad edersiniz. Bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır. Saff, 10-11.
Bir de “Kital/savaş” kavramı vardır.
İslam, kitali asli gaye olarak görmez. Kital ile kimseye İslam’ı kabul ettirme gayesinde değildir.
“Size karşı savaşanlarla siz de Allah yolunda savaşın, fakat aşırılığa sapmayın; Allah aşırılığa sapanları sevmez. Onları yakaladığınız yerde öldürün; sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın.
Fitne öldürmekten daha kötüdür. Mescid-i Harâm civarında onlar sizinle savaşmadıkça siz de orada onlarla savaşmayın. Şayet sizinle savaşmaya kalkışırlarsa o zaman onları öldürün. İşte kâfirlerin cezası böyledir!
Eğer onlar vazgeçerlerse, artık Allah bağışlayıcıdır, merhametlidir.
Fitne ortadan kalkıncaya ve din yalnız Allah’ın oluncaya kadar onlarla savaşın; fakat vazgeçerlerse, artık zalimlerden başkasına saldırmak yoktur. Bakara, 190-193
Özellikle “kital” düşmanın saldırması, saldırmaya çalışması ve “fitne”, bozgunculuk çıkarmaya çabalaması ile ilintilidir.
Müslüman “cehd/cihad” eder, “kital”e mecbur bırakılmadıkça kimseye saldırmaz. Kimseyi “İslam”ı zorla benimsetmeye çalışmaz.
Müslüman bilir ve inanır ki, İMAN bir gönül ve duygu işidir. Zorbalıkla gerçek iman olmaz. “De ki: “Ey inkârcılar!/ kâfirler. Ben sizin tapmakta olduğunuz şeylere tapmam. Siz de benim taptığıma tapıyor değilsiniz. Ben sizin taptıklarınıza tapacak değilim. Siz de benim taptığıma tapıyor değilsiniz. Sizin dininiz size, benim dinim banadır. Kâfirûn, 1-6”
Ve
“Dinde zorlama yoktur. Doğru eğriden açıkça ayrılmıştır. Artık kim sahte tanrıları reddeder de Allah’a inanırsa kopmayan sağlam bir kulpa yapışmıştır. Allah her şeyi işitir ve bilir. Bakara-256” ayetleri bunu açıklamaktadır.
Hâsılı kelam.
Müslüman Allah’ın kanunlarını yeryüzüne hâkim kılmak için CEHD ve cihad etmekle mükelleftir. Kital/savaş ise Allah’ın düşmanlarının fitneye sebep olmaları ve Müslümanları yurtlarından çıkarmaları, çıkarmaya teşebbüs etmeleri sebebiyle başvurulan bir yöntemdir.
Selam ve Sabırla…27.01.2026
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?