Ben Hüznümü Ancak Allah’a Arz Ederim Diyenlerden miyiz?
Veysi ERKEN Dr.
Bizler beşeriz,
insanoğlu olarak kederleniriz, üzülürüz, acı duyarız.
Acaba bizler
hüznümüzü, acımızı kimlere arz ediyoruz. Ben hüznümü ancak Allah’a arz ederim
diyenlerden miyiz?
Kimden yardım dileriz?
Bu soruların cevabı
ehemmiyetlidir.
İnanan kişi acılar,
hüzünler, kederler karşısında halini Allah’a arz edebiliyor ve ancak ondan
yardım diliyorsa müstakim yoldadır biiznillah.
Ayette “iyyake na’budü ve iyyake nestain”
buyrulur.
Elbette hüzünlenir ve
acı duyarız.
Hz. Peygamber
Muhammed Mustafa da (sav) hüzünlendi, acı duydu, gözleri yaşardı. Olaylar
karşısında isyan etmedi. Allah’ın razı olacağı sözlerin dışında söz söylemedi.
Resûlullah"ın (sav) gözleri yaşardı ve şöyle buyurdu: “Göz yaşarır, kalp üzülür fakat biz
Rabbimizin razı olacağı sözlerden başkasını söylemeyiz. Ey İbrâhim, biz senin
ölümünden dolayı gerçekten üzgünüz” buyurdu.
Bizler, olay
ve olgular karşısında Hz. Muhammed Mustafa (sav) gibi Allah’ın razı olduğu
sözlerin dışında söz söylemeyenlerden, Hz. İsmail gibi sabredenlerden miyiz?
“Çocuk
kendisiyle birlikte koşup yürüyecek yaşa gelince İbrahim ona, "Yavrum, ben
rüyamda seni boğazladığımı gördüm. Düşün bakalım, ne dersin?" dedi. O da, "Babacığım, emrolunduğun şeyi yap.
İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın" dedi. Saffât-102
Olay ve
olgular karşısında hüznümüzü, acımızı, kederimizi sabırla sadece Allah’a arz
edebiliyorsak Hz. Ya’kûb gibi faziletli, müstakim yoldayız biiznillah.
“Ya‘kūb da şöyle
dedi: “Ben acımı ve kederimi ancak
Allah’a arz ediyorum ve ben sizin bilmediklerinizi Allah’tan gelen bilgiyle
biliyorum. Ey oğullarım! Gidin de Yûsuf’u ve kardeşini iyice araştırın, Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü inkâr
edenlerden başkası Allah’ın rahmetinden ümit kesmez!. Yûsuf, 86-87”
Kendi nefsimizle,
ailemizle, çevremizle, Gazze, Filistin, Doğu Türkistan, Arakan, Sudan, Somali
ve bütün mazlum coğrafyalar, insanlar için hüzünleniyoruz, acı duyuyoruz
doğrudur.
Bizler, hüznümüzü,
kederimizi, sıkıntılarımızı sadece Allah’a arz edenlerdeniz inşallah.
Bizler için başka bir
melce, sığınılacak varlık yok.
Biliyoruz ve
inanıyoruz ki mutlak varlık, kudret ve halk etme gücü sadece ve sadece
Allah’ındır.
“İyyake na’budü ve iyyake nestain” diyoruz, halimizi
arz ediyoruz ve hüznümüzü, kederimizi, acılarımızı gidereceğine iman ediyoruz.
Hüzünler, kederler,
elemler karşısında sabrediyoruz, şükrediyoruz, hand ediyoruz. Şükredersek
Rabbimizin ihsanını, iyiliklerini ve rahmetini arttıracağına inanıyoruz. Ayette
şükrederseniz nimetimi arttırırım diye buyrulur.
“Hani rabbiniz, ‘Eğer şükrederseniz size (nimetimi) daha
çok vereceğim, arttırırım, nankörlük ederseniz hiç şüphesiz azabım pek
şiddetlidir!’ diye bildirmişti. İbrahim-7”
Selam ve Sabırla…
10.10.2026
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?