10 Ekim 2026 Cumartesi

Ben Hüznümü Ancak Allah’a Arz Ederim Diyenlerden miyiz?

Ben Hüznümü Ancak Allah’a Arz Ederim Diyenlerden miyiz?

 

Veysi ERKEN Dr.

 

Bizler beşeriz, insanoğlu olarak kederleniriz, üzülürüz, acı duyarız.

Acaba bizler hüznümüzü, acımızı kimlere arz ediyoruz. Ben hüznümü ancak Allah’a arz ederim diyenlerden miyiz?

Kimden yardım dileriz?

Bu soruların cevabı ehemmiyetlidir.

İnanan kişi acılar, hüzünler, kederler karşısında halini Allah’a arz edebiliyor ve ancak ondan yardım diliyorsa müstakim yoldadır biiznillah.

Ayette “iyyake na’budü ve iyyake nestain” buyrulur.

Elbette hüzünlenir ve acı duyarız.

Hz. Peygamber Muhammed Mustafa da (sav) hüzünlendi, acı duydu, gözleri yaşardı. Olaylar karşısında isyan etmedi. Allah’ın razı olacağı sözlerin dışında söz söylemedi.

Resûlullah"ın (sav) gözleri yaşardı ve şöyle buyurdu: “Göz yaşarır, kalp üzülür fakat biz Rabbimizin razı olacağı sözlerden başkasını söylemeyiz. Ey İbrâhim, biz senin ölümünden dolayı gerçekten üzgünüz” buyurdu.

Bizler, olay ve olgular karşısında Hz. Muhammed Mustafa (sav) gibi Allah’ın razı olduğu sözlerin dışında söz söylemeyenlerden, Hz. İsmail gibi sabredenlerden miyiz?

“Çocuk kendisiyle birlikte koşup yürüyecek yaşa gelince İbrahim ona, "Yavrum, ben rüyamda seni boğazladığımı gördüm. Düşün bakalım, ne dersin?" dedi. O da, "Babacığım, emrolunduğun şeyi yap. İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın" dedi. Saffât-102

Olay ve olgular karşısında hüznümüzü, acımızı, kederimizi sabırla sadece Allah’a arz edebiliyorsak Hz. Ya’kûb gibi faziletli, müstakim yoldayız biiznillah.

“Ya‘kūb da şöyle dedi: “Ben acımı ve kederimi ancak Allah’a arz ediyorum ve ben sizin bilmediklerinizi Allah’tan gelen bilgiyle biliyorum. Ey oğullarım! Gidin de Yûsuf’u ve kardeşini iyice araştırın, Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü inkâr edenlerden başkası Allah’ın rahmetinden ümit kesmez!. Yûsuf, 86-87”

Kendi nefsimizle, ailemizle, çevremizle, Gazze, Filistin, Doğu Türkistan, Arakan, Sudan, Somali ve bütün mazlum coğrafyalar, insanlar için hüzünleniyoruz, acı duyuyoruz doğrudur.

Bizler, hüznümüzü, kederimizi, sıkıntılarımızı sadece Allah’a arz edenlerdeniz inşallah.

Bizler için başka bir melce, sığınılacak varlık yok.

Biliyoruz ve inanıyoruz ki mutlak varlık, kudret ve halk etme gücü sadece ve sadece Allah’ındır.

“İyyake na’budü ve iyyake nestain” diyoruz, halimizi arz ediyoruz ve hüznümüzü, kederimizi, acılarımızı gidereceğine iman ediyoruz.

Hüzünler, kederler, elemler karşısında sabrediyoruz, şükrediyoruz, hand ediyoruz. Şükredersek Rabbimizin ihsanını, iyiliklerini ve rahmetini arttıracağına inanıyoruz. Ayette şükrederseniz nimetimi arttırırım diye buyrulur.

“Hani rabbiniz, ‘Eğer şükrederseniz size (nimetimi) daha çok vereceğim, arttırırım, nankörlük ederseniz hiç şüphesiz azabım pek şiddetlidir!’ diye bildirmişti. İbrahim-7”

Selam ve Sabırla… 10.10.2026


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?