1 Temmuz 2026 Çarşamba

LGBT TERÖRÜNE TARİHİ DARBE

LGBT TERÖRÜNE TARİHİ DARBE

Veysi ERKEN Dr.

Haberin başlığını okuyunca LGBT terörüne Türkiye’de tarihi bir darbenin vurulduğunu sandım.

Meğerse darbe Rusya’da vurulmuş.

Haber şu,

“Ahlaksızlığa geçit yok. LGBT TERÖRÜNE TARİHİ DARBE”

Rusya'dan ülke tarihine geçen LGBT kararı!

Rusya’da ilk defa mahkeme ülkede aşırılıkçı kabul edilen LGBT hareketine mensup grubun faaliyetleriyle ilgili kararını açıklayarak sanıklara hapis cezaları verdi.”

https://www.haber7.com/dunya/haber/3639597-rusyadan-ulke-tarihine-gecen-lgbt-karari

Türkiye’nin, Türk milletinin, Müslümanların vermesi gereken bir kararı Rusya’nın vermesi bizim için düşündürücü.

Keşke yıllardır Türkiye’de sürdürülen LGBT, Köpek, çıplaklık, açık alanlarda çiftleşme terörüne karşı tedbir alınsa ve teröristler onları savunanlarla birlikte hak ettikleri cezalara çarptırılsa idi.

Sıradan cezalar da değil.

Bu terörleri kökünden kurutacak cezalar.

Heyhat.

Maalesef bu teröristler gazeteci, vekil, parti başkanı, dernek üyesi, sanayici, sanatçı, zanaatçı, tüccar  vs. kılıklarıyla terör faaliyetlerini devam ettiriyor, yetkililer ve sorumlular seyrediyor.

Toplu gittikçe çürüyor, esfelliğe sürükleniyor, yokluk derekesine yuvarlanıyor, güzel niteliklerini kaybediyor.

Ayette, “Bir toplum kendilerinde bulunan (iyi ve güzel davranışlar)ı değiştirmedikçe, Allah onlara verdiği bir nimeti değiştirmez ve şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir. Enfal/53” buyrulmaktadır.

Bu ayetten hareketle şunu rahatlıkla ifade edebiliriz.

Toplum olarak, devlet olarak, yönetici, kanun koyucu olarak kötülüklere, kötü niteliklere, LGBT, köpek, çıplaklık, açık alanlarda çiftleşme terörüne sessiz kalırsak yıkılmamız mukadderdir.

Mevcut yapı ve toplumsal kalıplardaki davranışlar bunun göstergesidir.

Bir kaçını sayalım.

Aile dağılıyor.

Evlenmeler azalıyor,

Boşanmalar çoğalıyor,

Doğum oranları azalıyor,

Nüfus yaşlanıyor,

Gayrı meşru, hayvani ilişkiler çoğalıyor, sokaklara taşıyor, çiftleşmeler açık alanlarda gerçekleştiriliyor.

Kısaca ülkemizde insanlık, manevi hayat çöküyor, iki ayaklı insan görünümlü şeytanlar çoğalıyor.

Rusya’da LGBT teröristlerinin mahkum edilmesi sevindirici bir gelişmedir. Darısı LGBT, Köpek, çıplaklık, açık alanlarda çiftleşme teröristlerinin Türkiye’de tasfiye edilmesi ve kökünün kazınmasıdır.

Selam ve Sabırla… 01.07.2026

 

Cenaze Namazlarını Kılma

Cenaze Namazlarını Kılma

Veysi ERKEN Dr.

Yaşayış zeminimiz soykırıma uğratıldığı için toplum olarak içimizdeki fısk, fücur, nifak ve küfür arttı.

Onun için içimizde münafık, facir ve fasık çoktur.

İçimizdeki Siyonist zihniyetlilerde, münafıklarda, facirlerde, fasıklarda tevhid anlayışı, namaz, zekât, cihat yok.

İslam’la, Müslümanlarla, İslami ilke ve kurallarla, Kur’an ve sünnetle alay ederler. İslam’la alay edenlere sahip çıkarlar.

Sıkışınca şerefsizce, namussuzca “yanlış anlaşıldım” demeyi ihmal etmezler.

İyilik yapanları engellemeye çalışırlar.

Bu ahlaksız, şerefsiz, namussuz İslam ve Müslüman düşmanı tipler daimi olarak nifak ve fesat peşindedirler.

 Bu tipler ölürse, geberirse namazlarını kılmamak, kabirleri başında durmamak, onları teşhir etmek şarttır, farzdır, gereklidir.

Ayette “Ve onların arasından ölen hiç kimsenin namazını kılma, mezarı başında da durma! Çünkü onlar Allah ve resulünü inkâr ettiler ve yoldan sapmış olarak öldüler.  Tevbe -84”

Evet.

Cenaze namazı kılınmaması, kabrinin başında bulunmaması gereken kişiler ölüyor ve saftirik olanlar cenaze namazlarını Allah’ın emri hilafına kılıyor.

Bu saftirikler bilmelidirler ki, Allah’ın emri hilafına davranıyor ve bu davranışlarından sorumlu tutulacaklardır.

Unutulmamalıdır ki, Gayrı Müslim, münafık, müfsit olanların cenaze namazını kılmamak Müslüman’ın hakkı ve görevidir.

Belki geride kalanlar, cenaze namazı esnasında kenarda kalan dostları, akrabaları uyanır, İslam’a döner.

Bütün Müslümanlara çağrımdır.

İslami değerleri yaşamayanların cenaze namazlarına, taziyelerine katılmayın.

Ben böyle yapmaya çalışıyorum.

Geçenlerde tanıdığım biri öldü. Ayetlerde belirtilen bütün nitelikler onda mevcut idi. Cenazesine gidelim diyen dostlara bunun cenaze namazı kılınmaz, taziyesine iştirak edilmez dedim.   

Ayetlerle izah edince katılmaktan vazgeçenler oldu.                         

İnanan için İslam, hayatın bütününü kuşatır. Müslüman bireyin ve toplumun bütün eylem ve söylemlerinin kaynağını oluşturur.

Birey, başkalarına karşı davranışlarını oluşturmasında “İslam”ın kaynaklarını” mehaz alırsa hem kendisinin, hem de toplumun hayatı anlamlı olur. Hatta toplumda görülen olumsuz davranışların bir kısmının izale edilmesinde büyük rol oynar.

Bunu “ cenaze namaz”ı ve diğer namazlarla misallendırabiliriz.

Bilindiği üzere namazın hem bireysel hem de toplumsal sınırsız faydaları var. Gerçek anlamda kılınan namaz, insanı Allah’a yakınlaştırır, kötülüklerden uzaklaştırır.

Bireyin iradesini ve ruhunu kuvvetlendirir, ona üstünlük sağlar, onu dünyevileşmekten korur. Ona şehevî ve dünyevî arzularını yerinde kullandırır, böylece onu rahatlatır.

Toplumsal açıdan bakıldığında namaz, bireyi topluma karşı işleyeceği kötülüklerden alı kor. Nitekim bu durum “Namazı kıl. Çünkü namaz, fuhuştan ve kötülüklerden alı kor. Ankebut 45” ayetiyle belirtilmiştir.

Her halükârda denilebilir ki, namaz ve cenaze namazı birey ve toplum için bir diriliş eylemidir.

Namaz bir diriliş eylemi olduğu kadar, aynı zamanda bir çeşidiyle de “direniş” eylemidir de.

Özellikle “cenaze namazı” bir direniş eylemidir denilebilir. Cenaze namazı toplumda yer alan münafıklara, müfsitlere, facirlere karşı bir direniş eylemidir.

Allah resulünün sav yolunda olanlar,  onların namazlarını kılmaz.

Namazlarının kılınmayacağını düşünenlerin İslam’ı daha çok araştırdıkları ve hidayete mazhar oldukları bilinmektedir.

İşte direniş burada başlıyor.

Cenaze namazlarını kılmamakla direniş, dirilişe vesile olabiliyor.

Bilindiği üzere toplumumuzda ömrü boyunca İslâm’a ve Müslümanlara saldırmayı marifet olarak gören, hayatı boyunca İslâm dışı yaşayan bireylerin ölüsü camiye getirilir ve şuursuz Müslümanlar bunların namazını kılar, taziyelerinde bulunur.

Bu durum kötülerin kötülüklerini, edepsizliklerini, ahlaksızlıklarını ve İslam’a olan düşmanlıklarını sürdürmelerine zemin hazırlar.

Hâsılı kelam.

Buradan hareketle diyebiliriz ki, haydin namazla şuurlanmaya, direnmeye ve münafıkların, müfsitlerin cenaze namazlarını kılmamakla dirilmeye, topluma iyilik etmeye.

Selam ve Sabırla… 01.07.2026