20 Haziran 2026 Cumartesi

Yol Almak

Yol Almak

Veysi ERKEN Dr.

"Allah Teâlâ rızıkları, fecir (imsak) ile güneşin doğacağı vakitler arasında verir" hadisi şerifi bizleri “erken” davranmaya ve YOL almaya teşvik eder.

Atalarımız erken kalkan yol alır, er evlenen döl alır” demişlerdir.

İhmal edenler, erteleyenler hep zarar etmişlerdir.

Onun için;

“Erteleme

Üşenme,

Vazgeçme” sözleri dillerde pelesenk olmuştur.

Vazgeçmemek ve yola çıkmak muvaffakiyet için elzemdir.

Evet.

Muvaffak olmak için;

Yola çık ve ya bir yol aç veya bir yol bul.

Allah bizlere iki yol göstermiştir. Ayette; "Biz ona iki yolu (hayır ve şer yollarını) göstermedik mi? Beled-10 buyrulur ve Şüphesiz biz ona doğru yolu gösterdik; artık o isterse şükreden olur, isterse nankör. İnsan-3” ayetiyle doğru yolun gösterildiği beyan edilir.

Doğru yola erken çıkmak ve Allah’ın rızasını kazanmak için eylemde bulunmak iyi insanın ahlakıdır.

Erken yola çıkmanın bir nişanesi erken evlenmek ve haramlardan korunmaktır. Hz. Muhammed Mustafa sav Nikâh benim sünnetimdir. Kim benim sünnetime uygun davranmazsa benden değildir. Evlenin. Çünkü ben (kıyamet günü diğer) ümmetlere karşı sizin çokluğunuzla iftihar edeceğim…” (İM1846 İbn Mâce, Nikâh, 1) buyurur. Bu hadis ailenin huzur alanı olduğunun teşvikidir aynı zamanda.

Ayette; “Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de onun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.” (Rum, 30/21) buyrulmaktadır.

İslam bize hayrı ve hayırda yarışmayı teşvik ederken Batı/Batıl Siyonist zihniyet ertelemeyi, ihmal etmeyi, çürümeği telkin eder.

Batı/Batıl Siyonist haçlı zihniyeti bizlere daim olarak ERKEN davranmayın, erken EVLENMEYİN, erken kalkmayın, erken meslek edinmeyin zihniyetini telkin etmiş, kadını evden uzaklaştırmış, piyasaya sürmüş, teşhir aracı yapmış ve huzursuz ortamı genişletmiştir.

Maalesef batıl zihniyet bu konuda da başarılı olmuştur.

Resmi kurumların dayatmasıyla toplum olarak bir değişime, başkalaşmaya, istihaleye, metamorfoza uğramış vaziyetteyiz.

Artık ERKEN davranmıyor, yol almıyor, evlenmiyor, okulu bitiremiyor, meslek edinemiyor “uyu uyu yat uyu” şeridinde debeleniyoruz.

Birkaç misal vereyim.

Kültürümüzde evlenme yaşı buluğ ile başlardı, şimdi en düşük evlenme yaşı 18’e çıkarılmış, küçük yaş diye evlenme yasaklanmış, evlenenler cezalandırılmış ve sonuç aile hayatı felce uğratılmıştır.

Evlenme yaşı  yükselmiş, boşanmalar artmış, evlenmeler azalmış, nüfus yapısı dumura uğramış, azalmış, çalıştırılacak eleman kıtlığı başlamış, ahlaksızlık, fuhuş, çıplaklık, teşhircilik artmıştır.

Okullar eskiden ilkokul 3, orta ve liseler 2, harp okulları dâhil üniversiteler 2 veya üç yıldı. Böylece öğrenim süresi 7-8 yıldan ibaret idi. Şimdi en az 16 yıl sonuç bilgi ve beceriden mahrum, işini, aşını, eşini temin edemeyen, evlenemeyen bir nesil.

Erken uyanmayı bile beceremeyen ikindi vaktine kadar yataklarda debelenen bir kuşağa döndük.

Çırak bile bulamayan bir sanayimiz, sanat ve ticaret alanlarımız oluştu ERTELEME ve yol almama sayesinde.

Evet.

Erken davranmama, yol almama, bulmama, açmama anlayışı ve siyonist haçlı zihniyetinin dayatmalarına uyma, onları uygulama sebebiyle toplum büyük yıkıma, felakete yönelmiş vaziyettedir.

Bu anlayış ve gidiş hayra değil “ŞER”re doğrudur.

Dünyevi ve uhrevi CEHENNEME doğru gidiştir.

Belki etkili ve yetkili sorumlular anlarlar diye yabancı kelime ile ifade edeyim.

ENTROPİ’dir.

Bu gidişi ve yıkımı durdurmanın bir tek yolu vardır.

Aslımıza dönmek, Kur’an’ın ahkâmını hayatımıza tatbik etmek ve her konuda ertelemeden, doğru yola ERKENDEN başlamaktır.

Atalarımız “erken kalkan yol alır” düsturunu benimsemiş, yol almış ve her alanda “örnek olmuş”, dünyaya nizam vermeye çalışmıştır.

Selam ve sabırla… 20.06.2026

19 Haziran 2026 Cuma

Mağfiret ve Felah İçin Yarış

Mağfiret ve Felah İçin Yarış

Veysi ERKEN Dr.

Allah bizleri yarışa davet ediyor.

“Rabbinizin mağfiretine mazhar olmak ve takvâ sahipleri için hazırlanmış olup gökler ve yer kadar geniş olan cennete girmek için yarışın!  Onlar (takvâ sahipleri) bollukta da darlıkta da Allah yolunda harcarlar, öfkelerini yenerler, insanları affederler. Allah işini güzel yapanları sever. Onlar çirkin bir şey yaptıkları veya kendilerine kötülük ettikleri zaman Allah’ı hatırlarlar da hemen günahlarının bağışlanmasını dilerler. Zaten günahları Allah’tan başka kim bağışlayabilir ki? Onlar, yaptıklarında bile bile ısrar etmezler. Âl-i İmrân, 133-135” ayetleri yarışın ehemmiyetini, yönünü ve elde edilecek sonucu anlatır.

Böyle bir yarışın mükâfatının cennet olduğu beyan edilir.

Elimizdeki maddi ve manevi imkânlarımızla yarışa katılmalıyız ki kurtulalım, felaha erelim.

Ayette Allah yolunda sevdiğiniz şeylerden harcamadıkça iyiliğe asla eremezsiniz. Ne harcarsanız Allah onu hakkıyla bilir. Âl-i İmrân-92”

Yarış elimizdeki, sevdiğimiz şeylerle, imkânlarla, canla olmalıdır ki anlamlı olsun, felahla neticelensin, cennete vesile olsun.

Elbette her Müslüman mümin iyiliği erme çabasında olmalıdır.

Kaldırabileceğimiz yükle yarışmalıyız.

Zira Allah bizleri kaldıramayacağımız yüklerle mükellef tutmaz. Ama yüklenebileceklerimizden de mükellef ve sorumlu tutar. Her birimizin yüzünü çevirdiği bir yön ve tuttuğu bir yol, yöntem vardır. Biz yarışırken yüzümüzü Allah’a çevirmekle mükellefiz.Herkesin yüzünü ona doğru çevirdiği bir yönü vardır. Öyleyse hayırlarda yarışın. Nerede olursanız olun, Allah sizin hepinizi bir araya getirecektir. Şüphesiz Allah her şeye kadirdir. Bakara-148”

Hem yüzümüzü, yönümüzü Allah’a çevirmeliğiz hem de “hayır”da yarışmalıyız. Hayırda yarışmak bizi cennetine nail edecek inşallah.

Evet,

Gazze, Doğu Türkistan, Arakan ve bütün mazlum diyarlar İslami yaşayışımızı ve hassasiyetimizi sınamaktadır.

Hayırda yarışıyor muyuz?

Felaha ve cennete koşuyor muyuz?

Bizler, Müslüman müminler ve iyi insanlar olarak "İyilik ve takvâ hususunda yardımlaşın, günah ve haksızlık yolunda yardımlaşmayın. Allah’tan korkun, çünkü Allah’ın cezası çetindir. Maide-2" ayetinde belirtilen anlayışla hayırda yarışmakla mükellefiz.

.Hâsılı kelam.

Rabbimizin mağfiretine mazhar olmak ve takvâ sahipleri için hazırlanmış olup gökler ve yer kadar geniş olan cennete girmek için yarışmalıyız.

Başka çıkar yol yoktur.

Selam ve Sabırla… 19.06.2026