2 Ekim 2026 Cuma

Herkesin yaptığına göre derecesi vardır

Herkesin yaptığına göre derecesi vardır

Veysi ERKEN Dr.

İnsanı Allah katında değerli veya değersiz kılan amelleri, fiilleri, eylemleridir. İnsanın amelleri Allah’ın rızasına, vahyedilen Kur’an-ı Kerimin ahkâmına uygunsa derecesi yükselir veya esfele kadar düşer.

Ayetlerde “Her birinin yaptıklarına göre dereceleri vardır. Allah herkesin yaptığının karşılığını haksızlığa uğratılmaksızın tastamam vermek için böyle yapmıştır. Ahkâf-19”

“Herkesin iyi veya kötü yaptığı işlere göre derecesi farklı olacaktır. Çünkü Rabbin, onların yaptıklarından habersiz değildir. En’am-132”

Ve.

“Herkese yaptığının karşılığı tastamam ödenir. Zâten Allah, onların yaptıklarını pek iyi bilmektedir. Zümer-70”

“Sizin işleriniz, çalışıp çabalamalarınız çeşit çeşittir. Artık kim cömert davranır, günah işlemekten sakınırsa; Bunların güzel karşılığına da inanırsa;  Biz ona iyilik yollarını kolaylaştırırız. Ama kim cimrilik eder, kendisiyle yetinirse; Güzel karşılığı da yalan sayarsa;  Biz onu zora sokarız.  Kabir çukuruna düştüğü zaman da malı kendisine hiç fayda vermez. Leyl-4-11”

Leyl süresinin dördüncü ayeti şu şekilde tefsir edilmektedir. “İnsanların çabalarının, yaptıkları işlerin türleri, nitelikleri ve amaçları bakımından başka başka olduğu belirtilerek -anlaşıldığı kadarıyla- bir insanı değerli veya değersiz yapan unsurun cinsiyet değil, davranışların dinî, ahlâkî ve insanî yönlerden mahiyeti ve değeri olduğu ima edilmiş; böylece konu, -müteakip âyetlerde üzerinde durulacak olan- Kur’an’ın geliş ortamı ve çağının en temel sorunu sayılabilecek yoksulluk meselesine, bunun çözümüyle yakından ilgili cömertlik ve cimrilik huylarına getirilmiştir.”  https://kuran.diyanet.gov.tr/tefsir/Leyl-suresi/6059/1-4-ayet-tefsiri

Edindiğimiz ve edineceğimiz dereceler yaptığımız hayra veya şerre göre olacak ve yaptıklarımızın karşılığını göreceğiz.

“Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu (karşılığını) görür. Kim de zerre miktarı şer işlemişse onu (karşılığını) görür. Zilzal, 7-8”

Derecemizin yükselmesini istiyorsak kötülerden ve cahillerde yüz çevirmemiz gerekir.“Onlar, boş ve çirkin bir söz duydukları zaman ondan yüz çevirirler ve bu sözleri sarf edenlere: “Bizim amellerimiz bize, sizin yaptıklarınız da size. Biz sizin için de ancak iyilik ve selâmet dileriz. Ama biz kendini bilmez câhillerle düşüp kalkmak da istemiyoruz” derler. Kasas-55”

Hâsılı kelam.

Dünyada ve ahrette derecesinin yükselmesini isteyenler Allah’ın rızasını kazanmak için Kur’an-ı Kerim ahkâmına ve onun uygulaması olan Hz. Muhammed Mustafa’nın (sav) sünnetine uygun ameller işlemekle mükelleftir.

Rabbulalemin bizlere yüksek dereceleri elde edecek amelleri işlememizi nasip ve müyesser eylesin.

Selam ve Sabırla… 02.10.2026

 

Kapitalizm Dininin Düzeninde Rüşvetçiler ve Foncular

Kapitalizm Dininin Düzeninde Rüşvetçiler ve Foncular

Veysi Erken Dr.

 

 Kur’an-ı Kerimin ahkâmının yürürlükten kaldırıldığı yerine Kapitalizm dininin ikame edildiği bir düzende rüşvetçiler, hırsızlar, irtikâpçılar, metresçiler foncularla unutturulmaya çalışılıyor.

Bilindiği üzere FON kapitalizm dininde ticari bir araçtır ve meşru kabul edilir.

FON şöyle tanımlanır.

Kurumların giderlerini karşılamak, belirli bir projeyi desteklemek veya yatırım gayesiyle bir araya getirilip saklanan ve hissedarlara para kazandıran para havuzudur.

Ekonomide en çok yatırım fonlarının kullanıldığı bilinmektedir.

Fonlar gibi bankerlik ve bankacılık para ticareti yapmaktadır.

Bunlar kapitalist dininin düzeninde finans araçları kabul edilirken hırsızlık araçlarına dönüştürülebilir.

Kapitalist dininin düzeninde rüşvet, irtikâp normal karşılanır mı?

Söylendiğine göre normal kabul edilmiyor.

Peki,

Paradan kuleler inşa eden,

Rüşvet alanlar,

İrtikâpta bulunanlar,

Metres edinenler,

Parayla delege satın alanlar,

LGBT’cileri destekleyenler, savunanlar, arka çıkanlar nasıl oluyor da FONCULARIN eylemleriyle görmezlikten geliniyor, rüşvetleri, diploma sahtekârlıkları, irtikâpları, metres edinmeleri, paradan kuleler inşa etmeleri, ahlaksızlıkları savunuluyor, İslam ve Müslümanlar kötüleniyor.

Tabii ki, FONLARLA yapılan soygunlar, hırsızlıklar asla kabul edilir bir şey değildir.

FONLARLA vurgun yapanlar, soygun düzenini kuranlar cezalandırılmaları, mallarının, varlıklarının müsadere edilmesi gerekir, şarttır, farzdır.

Maalesef ülkemizde yüzyılı aşkın bir süredir bizim düşünme ve akletmenin ilkeleri ve kurallarının kaynağı olan Kur’an ve sünnet azar azar hayatımızdan çıkarılmış ve tefekkür zeminimiz kaydırılmıştır.

Ülkemizin neredeyse her şeyini kaybettiren zihniyet maalesef bugün de varlığını en çok CHP ve iltisaklılarında, ona evirilenlerde devam ettiriyor ve her olumlu icraata karşı çıkıyor, hırsızlığı, rüşveti, para kulelerini, içkiyi, kumarı, fuhşu normal görüyor.  Foncuları kullanarak İslam’a ve Müslümanlara saldırıyor.

Bu saldırgan yapı ve zihniyet en çok CHP ve türevlerinde ve onunla aynileşenlerde, fetöitlerde devam ediyor. Fetöitler bunun için FONCULARIN eylemlerini esas alarak İslam’a ve Müslümanlara saldırıyor.

Hâsılı kelam.

Ticari faaliyet araçları olarak kabul edilen FONLAR kapitalizm dinin düzeninde meşru olarak kabul edilmektedir.

Bizim anlayışımıza göre haksız kazanç araçları olan fon hırsızları yüzünden rüşvetçiler, metresçiler unutturuluyor, Türkiye’nin ekonomisine ve her şeyine darbe vurulmaya çalışılıyor.

Türkiye Siyonist haçlı zihniyetinin elemanları, uşakları, işbirlikçileri marifetiyle kurulan, kurulması planlanan tuzakları bozmak, rüşvetçileri, metres edinenleri, paradan kuleler inşa edenleri, fetöitleri cezalandırmak ve tasfiye etmek mecburiyetindedir.

Kapitaliz dinin işleyişinin araçları olan FON ticareti adı altında milletin parasını çalanlar yüzünden İslam’a, Müslüman’a ve İslam’ı değerleri ikame etmeye çalışanlar ya gafildir veya haindir.

Gafiller ve hainler rüşvetçileri, hırsızları, metresçileri, irtikâpçıları bırakıp, unutturup İslami değerlere saldırıyorlar.

Buna dikkat edilmesi gerekir.

Müslüman ferasetlidir, ferasetli olmak mecburiyetindedir.

Selam ve Sabırla… 02.10.2026