17 Mayıs 2026 Pazar

Önderlerle Çağırıldıkları zaman

Önderlerle Çağırıldıkları zaman

Veysi Erken

“Her insan topluluğunu önderleriyle birlikte çağıracağımız o günde kimlerin amel defterleri sağından verilirse işte onlar amel defterlerini okuyacaklar ve en küçük bir haksızlığa uğramayacaklar. Bu dünyada kör olan âhirette de kördür, yolunu daha da şaşırmıştır.  İsrâ,71-72”

“Önder” diye çevirdiğimiz imam kelimesi “amel defteri, her ümmete indirilmiş olan kutsal kitap, her ümmetin kendi peygamberi, mezhep imamları, her asrın önderi, her topluluğun öncelikle ağırlık verdikleri ve meşhur oldukları iyi veya kötü işleri” gibi çeşitli şekillerde açıklanmıştır. Taberî, Araplar’daki anlamını dikkate alarak imam kelimesini, “Her topluluğun, görüş ve inanç sahiplerinin dünyada kendilerine önder ve rehber kabul ettikleri kişiler” olduğu görüşünü tercih eder.

“Amel defteri” diye çevirdiğimiz kelimenin âyetteki karşılığı “kitâb”dır. 71. âyette amel defteri sağ taraftan verilecek olanların onları okuyacakları bildirilirken, solundan verilenlerden söz edilmemiştir. Bu konuda Râzî şöyle der: “Amel defteri solundan verilenler, onun içerdiği büyük kötülükleri, çirkinlikleri, utanç verici günahları görünce kalplerini korku ve dehşet sarar; o kadar ki dillerinde amel defterlerini okuyacak mecal kalmaz”. Onların durumunu 72. âyet haber veriyor: “Bu dünyada kör olanlar ahrette de kördür.”

https://kuran.diyanet.gov.tr/tefsir/%C4%B0sr%C3%A2-suresi/2100/71-72-ayet-tefsiri

Ayetler gayet açıktır. İnsan toplulukları hesap gününde “önder”leriyle, imamlarıyla çağırılacak ve yaptıkları veya yapması gerektiği halde yapmadıkları amellerinden, fiillerinden sorgulanacaktır.

Fıtrat gereği İçtimai/ sosyal hayatımızda bize yol ve yön gösterenler, önderler hep olmuştur ve olacaktır. Çocukluk döneminde en çok yol ve yön gösteren anne, baba ve yakın çevresidir. Günümüzde yakın çevreye internet ortamı, sanal medya ve televizyon hâkim olmuştur desek mübalağa etmiş sayılmayız.

Toplumun bütününü ilgilendiren siyaset sahnesinde de aynı durum geçerlidir. Tabii ki, hayatımızı kurgularken örnek aldıklarımız ve takip ettiklerimiz olacaktır.

Rabbulalemin takip ettiklerinizi, önderlerinizi yanılmaz olarak görmeyin. Aksi takdirde sizi yanıltabilir ve cehenneme gitmenize yol açabilir diye buyurur.

Ayetlerde büyük, önder ve efendi(sadat) kabul edinilenlere şuursuzca uyanların pişmanlıkları şöyle dile getirilir. “Rabbimiz! Biz efendilerimizi ve büyüklerimizi dinledik, onlar da bizi yoldan saptırdılar. “Rabbimiz! Onlara iki kat azap ver ve onları ağır bir şekilde lânetle!” Ahzâb, 67-68”

Ayetler şu şekilde tefsir edilmektedir. Allah insanlara akıl vermiş, ona yardımcı olmak üzere peygamberlerle çok değerli bilgi ve ölçüler göndermiştir. Asıl kullanılacak olan bilgi araçları bunlardır. Bunları bırakıp da din, siyaset, cemiyet, sanat, medya vb. alanlarda meşhur veya karizma sahibi olmuş, otorite kazanmış olan veya öyle sunulan kimseleri taklit edenler, bunların söylediklerini ölçüp biçmeden, tenkide tâbi tutmadan kabul edip uygulayanlar ya doğru yoldan uzaklaşırlar veya tesadüfen onun üzerinde bulunsalar bile bunun şuurunda olamazlar. Hiç kimseyi, dünyada ve âhirette “Filân dedi ben de inandım ve yaptım” gibi bir mazeret kurtaramaz; “İnsana senin aklın ve iraden neredeydi diye?” sorarlar. https://kuran.diyanet.gov.tr/tefsir/Ahz%C3%A2b-suresi/3599/66-68-ayet-tefsiri

Evet, nedamet getirmişlere tavsiyemiz şudur.

Karamsarlığa düşmeyin Nasuh tevbe ile tevbe ediniz, sadat ve kübera olarak “önder” gördüklerinizi, desteklediklerinizi, seçtiklerinizi hakka ve hakikate davet ediniz veya onları terk ediniz. Tutum, tavır, fiil, eylem, söz ve oylarınızı bir daha gözden geçiriniz, milletten af ve i’tizar dileyiniz ve bundan sonra kimin/ kimlerin peşine takılacağınızın, kim/ kimlere oy vereceğinizin muhasebesini yapınız, yapalım derim.

Benim bildiğim çıkış yolu budur.

Daha iyi bir çıkış yolu bilenler varsa bize yol göstersin biz uyalım.

Umarım ki, Türkiye’ye ve İslam’a muhalefet edenleri, muhalif, düşman olanları sadat ve büyük/kübera görenler, önder seçenler ve onlara uyanlar, hatalarından döner, af diler, kötü icraatlarına engel olmaya çalışır.

Selam ve Sabırla… 17.05.2026

Siyonistlerle barışılmaz, bedel ödetilmelidir

Siyonistlerle barışılmaz, bedel ödetilmelidir

Veysi ERKEN Dr.

Siyonistler, işbirlikçileri ve uşakları İKİ AYAKLI ŞEYTANLARDIR.

Şeytanla asla barış, anlaşma olmaz.

Şeytan daim olarak hile, kan dökme, insanı aldatma, vahşet, soykırım, işgal, talan peşindedir.

Barış talepleri yeni soykırımları gerçekleştirebilmek içindir.

Eski bir Siyonist, siyonizm’i şöyle tanımlıyor ve tasvir ediyor. “Siyonizm, bildiğimiz gibi, gerçekten de Filistin’i sömürgeleştirmektedir. Fakat onun kolları çok daha uzundur. Dünya genelinde birkaç ateşli lobi tarafından desteklenen yerel bir hareket değildir. Ama Yahudi getto kavramını şekillendirip sonra yeniden şekillendirme, seçilmişlik diyalektiğini biçimlendirip sonra tekrar biçimlendirme, henüz çoğu Yahudi’nin dâhil olmadığı tecrit ve açıklık arasında ortaya çıkan gerginliği dengeleme kapasitesine sahip küresel bir matrixtir. Siyonizm, başı olmayan küresel bir ağdır; o bir ruhtur, maalesef, yok edilemeyen bir ruhtur. Bütün bunlara rağmen, onun ipliğini pazara dökmek gerekmektedir. S.110” Gılad Atzmon, Mana yayınları, 2. Baskı, İstanbul-2014

Evet.

Bir Yahudi, Siyonizm’i bu şekilde tanımlıyor, tasvir ediliyor ve Siyonistlerin iflah olmayacağını, katliam ve soykırımdan vazgeçmeyeceklerini izah ediyor.

Siyonistler ŞEYTANLARDIR ve asla iyilikten, barıştan, huzurdan, iyilikten yana tavır takınmazlar.

Siyonist şeytanlar sadece kandan, vahşetten, soykırımdan, işgalden beslenirler.

Sıkıştıkları zaman iki ileri bir geri taktiği ile milletleri kandırarak barış(!) isterler.

Tabii ki yeni soykırımlar, işgalleri yapmak için barış(!) isterler.

Mazlum, mağdur milletler artık bu oyuna düşmemeli ve Siyonist soykırımcı şeytanlara BEDEL ödetmelidir.

Siyonistlere bedel ödetmek barışın tek yoludur.

Bedel de açıktır.

İsrail denilen kışlanın tasfiyesi ve Amerika’nın şürekâsıyla birlikte bütün coğrafyalardan kovulması, etkisizleştirilmesidir.

Başka bir şekilde dünyada, mazlum coğrafyalarda, Gazze’de, Doğu Türkistan’da, Arakan’da barış, huzur, refah, insanlık ve kalkınma olmaz.

Evet.

Siyonist haçlı katillerine, vahşilerine, işgalcilerine, soykırımcılarına, talancılarına BEDEL ödetilmelidir.

Hak ettikleri cinsten BEDEL ödetilmelidir.

Kısas ise kısas.

Sürgün ise sürgün.

Abluka ise abluka.

Anlayacakları ve hak ettikleri dilden ve uygulamalarla bedel mutlaka ödetilmelidir.

Siyonistlere BEDEL ÖDETME, insan olma, ahlaklı kalma ve zalim katillerden hesap sormanın gereğidir.

Sessiz kalanlar, İran’a, Lübnan’a, Filistin’e, Doğu Türkistan’a, Gazze’ye ve Gazzelilere yardım etmeyenler, sessiz kalanlar, bedel ödetmeye çalışmayanlar, kısaca imkânı olup da gayret göstermeyen bütün yöneticiler ve bireyler sorumludur.

Katillerin ve işgalcilerin ortağıdır.

Dünya Siyonist haçlı sürülerini durdurmak ve kışlaları olan İsrail’i tasfiye etmekle mükelleftir.

SUMUD’A SAHİP ÇIKILMALIDIR.

Her yol ve yöntemle savaş, yıkım Siyonistlerin topraklarına taşınmalıdır.

BEDEL ödetme işgal ettikleri ve bizim topraklarımız dedikleri yerlerde, ekonomide, teknolojide olmalıdır.

Siyonistlere bedel ödetilmeli ve toprağımız, vatanımız Filistin’den, Aksa’dan, Gazze’den tasfiye edilmelidir, kısas uygulanmalıdır.

Yaptıkları vahşete, soykırıma kısas uygulanmalıdır.

Kısasta hayat vardır.

Allah bizleri şu şekilde uyarıyor

“Kısasta sizin için hayat vardır, ey akıl sahipleri, umulur ki sakınırsınız. Bakara-179”

Verdikleri sözlere sadık kalmayanlara, soykırım ve işgal yapanlara, ülkeleri tahrip edenlere, insanları vahşice katledenlere, Siyonist şeytanlara, işbirlikçilerine, uşaklarına KISAS uygulamak ve BEDEL ödetmek farzdır, şarttır.

Siyonist ŞEYTANLAR’IN sözlerine asla güvenilmez, barış görüşmelerini kabullenmek sadece aldatılmadan ibarettir.

Hâsılı kelam

Umulur ki yetkililer, sorumlular ve ahlaklılar makam ve mevkilerinin gereğini yerine getirir başta ABD, İngiltere ve bütün Siyonistlerin ipliğini pazara çıkarır, Siyonistleri tasfiye ederek BEDEL ödetir ve başta Gazze/ Filistin olmak üzere dünyanın huzuruna katkı sağlar.

Selam ve Sabırla… 17.05.2026