27 Ekim 2026 Salı

Leş Kargaları İle Mücadele

Leş Kargaları İle Mücadele

Veysi ERKEN Dr.

“AK Parti siyasetinde seçimle iş başına gelen meşru nüfuzu temsil eden Sn. Recep Tayyip Erdoğan'dır. Ve her seçimde halka hesap vermektedir. Hiç bir vasfı ve meşruiyeti olmayan insanlar külliye merdivenlerine kolayca tırmandırılınca bu vasıfsızlıktan geriye ülkeyi dolandırmak kalıyor. 2015 yılında ikili bir yapı oluşunca karşı safa geçmekte kimse gözünü kırpmamıştı. Bugün Türkiye'nin mücadelesi dünyada bağımsız güçlü bir devlet olarak var olma mücadelesidir. Yeni bir medeniyet inşa etmek isterken leş kargaları ile de mücadele edeceğiz anlaşılan.”

https://x.com/ihsanaktas/status/2114489618343109112

Bu ifadelere aklı başında olan hiçbir kimse itiraz etmez.

Maalesef kifayetsiz muhterisler, çapsızlar, fetöit hainler, şahsi menfaati ülkesini satabilecek olanlar külliyenin merdivenlerini kolaylıkla tırmanabilmiş, tırmandırılmış ve ülkeyi dolandırarak, ülkeye ihanet ederek Recep Tayyip erdoğan’ın şahsında ülkeyi çökertme oyununun figüranlığını üstlenmişlerdir.

Tabii ki bunlar Siyonistler tarafından organize edilen ittihatçı, rüşvetçi, metresçi, irtikapçı, fetöit vs. şebekelerle işbirliği ve iş bölümü şeklinde saldırıya geçmişlerdir.

Bilhassa 2004 yılında toplanan Savunma sanayi icra komitesinden beri bu sarmalama ve ülkeyi zayıflatma faaliyeti kesintisiz bir şekilde sürdürülmüştür.

Bu süreç yüzlerce misalle izah edilebilir.

Türkiye’yi Siyonistlere teslim etmek isteyen rüşvetçi, metresçi, LGBT’ci taifeye FONCULAR eklemlendirilmiş ve ülkemiz parçalanmak istenmiştir.

Zira FONCULAR elmanın içindeki kurt misali bünyeyi içinden çökertmeye, güven, bağlılık ve heyecan duygularını yok etmeye başlamıştır.

Sayın Başkan Recep Tayyip Erdoğan,

Sayın Devlet Bahçeli

Tehlike büyük hem de çok büyük.

Bu keneler, şebekeler, ağaç kurtları temizlenip gerçek dostlara, vatan sevdalılarına dönülmez, tedbir alınmaz, mevzuat düzenlenmezse tehlike gerçekten büyük, daha da büyür.

Maddi güçlenme ve teknoloji heba olur.

Ebâ Müslim Horasanî asırlar önce iktidarları şöyle uyarıyordu. “Çünkü Onlar, Zararlarından Emin Oldukları İçin Dostlarını Uzak Tuttular, Kendilerine Bağlamak ve   Kazanmak İçin  de Düşmanlarını Yakınlaştırdılar. Yakınlaştırılan Düşman Dost Olmadı, Ama Uzaklaştırılan Dost Düşman Oldu.   Herkes Düşman  Safında Birleşince Evet.

Tehlikenin farkında mısınız? Farkında olduğunuzu düşünüyorum.

Artık merdivenleri tırmanan, tırmandırılan keneleri, yılanları, fetöitleri temizleyip sokağa salınan çıyanları etkisizleştirmek farzdır.

Tehlike büyük.

Fetöitler, mossadçılar, Siyonistler ve işbirlikçileri elbirlik FONCU HIRSIZLARI öne sürerek “seyyanen zam” ve “ az gelirliler” üzerinde müthiş bir algı operasyonu yürütüyor, kitlelerin duygularını sömürüyor ve az gelirlilerle, yoksullaştırılmışlarla aranızı açmaya çalışıyor.

Lütfen sahaya ininiz, halkın nabzını tutunuz.

Foncularla, rüşvetçilerle, para kulecilerler, metresçilerle, tecavüzcülerle mücadeleye devam ederken halkın, sokağın sesini duyunuz, duygularını anlayınız ve asgari geçimlerini sağlayınız.

Unutmayınız duygu kırılması çok büyüktür.

Kırılma kalıcı olmaya yönelmiş vaziyette.

Memur emeklisinden esirgediğiniz “seyyanen zam”mı sahibine, emekliye iade ediniz.

“Yüzdelik” maaş artışından vazgeçiniz.

Bilindiği üzere “yüzdelik” artışlar gelir makasını açıyor ve onulmaz yaralara sebep oluyor.

Ülkenin imkanlarını hırsızlardan, rüşvetçilereden, Fonculardan tahsil ederek, onları zindanlarda çürüterek ülkenin imkanlarını insanımıza tahsis ediniz.

Vatandaş yüzdelik artışların hesabını iyi yapıyor.

20000 lira alan kişi ile 300000 lira maaş alana aynı %10, yüzdelik artışı yaptığınızda gelir makası çok açılıyor ve halkın sizden kopmasına yol açıyor.

Bu hesaba göre 20.000 geliri olanın maaşı 22.000 TL olurken, 300.000 geliri olanın maaşı 330.000 oluyor ve gelirler arasındaki uçurum büyüyor.

Sayın Başkan.

Siyonist fetöit taife, çete bu konuda Nurcu, Süleymancı, ulusalcı, milliyetçi vs gruplara sızarak tehlikeyi büyütüyor, duygu kırılmasını derinleştiriyor. Foncular tipik yapılanmalarıdır.

Dostlarınızı, sizi sevenleri, inanmış insanları, fakirleri, mazlumları az gelirlileri küstürmeyiniz, haklarını teslim ediniz ve Siyonistlerin, kapitalist dininin mensuplarının sevinmesine zemin hazırlanmasına katkı sağlamayınız.

Dostlarınızı küsme noktasına sürüklemeyiniz. Gönül kırgınlığı ve yarası derinleşirse tamiri mümkün olmaz.

Kötülük yaygınlaşır, dostlarınız kötülerin safında yer alır ve yıkılma mukadder olur.

Sizi destekleyenlerden, gönül verenlerden, az gelirlilerden, mağdurlardan, 15 Temmuz’un kahramanlarından, mazlumlarından feryatlar yükselmeye başladı.

Bu feryatlar kusurlarınızı, hatalarınızı gösteren dostlarınızın feryatlarıdır.

Gidişat iyi değil.

Bu gidişle dost edindiğiniz kapitalistler de sizi kurtaramaz. Yaptığınız yollar, hastaneler, sanayi yatırımları da kurtarmaz.

Uygulamalarla dostlar küstürülüyor. Keneler seviniyor.

Dostlarınızın feryadını duyun, tehlikenin farkına varın, farkındaysanız hatanızdan dönün ve Allah için hak sahiplerine hakkını verin. Foncuları, rüşvetçileri, metresçileri tarihe gömün.

Selam ve Sabırla… 27.10.2026

 

 

26 Ekim 2026 Pazartesi

Bir Yılda Olmayan Bir Günde Olur

Bir Yılda Olmayan Bir Günde Olur

Veysi ERKEN Dr.

İnsanoğlu acelecidir. Ayette “İnsan, şerri de hayrı istediği gibi ister. İnsan pek acelecidir! İsra-11” buyrulur.

Arzu ettiklerinin hemen olmasını ister.

İstekleri her zaman hayırlı değildir. Hayrı istediği gibi şerri de istemektedir. Ve her iki durumda acele eder.

Bazen yıllar geçer.

Zira o işin olmasını Allah takdir etmemiştir.

Allah bir şeyi takdir etmiş ise o hemen oluverir. Ayetlerde “O, bir şeyin olmasını dilediğinde ona sadece “Ol!” der; o da hemen oluverir. Yasin-82” ve “O, gökleri ve yeri yoktan, önünde hiçbir örnek olmadan ve benzersiz bir biçimde yaratandır. Bir şeyi yaratmak isteğince, sadece “ol!” der, o da hemen oluverir. Bakara-117” dillendirilir.

Evet.

Allah dilediğinde bir yılda, hatta bin yılda olmayan şey bir anda, bir dakikada olabilir.

Helak edilen şehirler, depremler, seller, denizlerin, okyanusların taşması ve her şeyi yerle yeksan etmesi bunun nişaneleridir.

Ayetlerde “Nitekim zulme dalmışken helâk ettiğimiz nice beldeler var ki evlerinin duvarları çatıları üzerine yıkılmış, ıpıssız kalmıştır. Şimdi oralarda kullanılamaz hale gelmiş nice kuyular, (harap olmuş) nice görkemli köşk var! Yeryüzünde hiç dolaşmıyorlar mı ki ibret almış kalplere yahut işitmiş kulaklara sahip olsunlar! Şu bir gerçek ki gözler körleşmez, fakat göğüslerdeki kalpler körleşir. Onlar senden azabın çabuk gelmesini istiyorlar. Allah vaadinden asla dönmez. Bilinmeli ki, rabbinin katındaki bir gün sizin saymakta olduklarınızın bin yılı gibidir. Nice belde var ki, ahalisi zulme dalmış olduğu halde onlara biraz süre verdim, sonra da onları kıskıvrak yakaladım. Dönüş yalnız banadır. Hac, 45-48” diye açıklanır.

Zalimlerin anlık olarak cezalandırılmalarını bekleriz.

Rabbim takdir etmişse hemen oluverir.

Biliyoruz ve inanıyoruz ki Allah zalimlere de mühlet veriyor. Belki istiğfar ve tevbe ederler.

Tevbe etmeyenler mutlaka yaptıklarının cezasını çekeceklerdir.

Allah bir anda onları yok edecektir.

Yeter ki bizler her türlü amelimizi, fiilimizi, cehdimizi, gayretimizi Allah için, Allah’ın rızasını kazanmak için gerçekleştirelim.

Yeter ki zalimlere, hainlere, ahlaksızlara, rüşvetçilere, irtikapçılara, metres hayatı yaşayanlara meyletmeyelim.

Yeter ki “Kuşkusuz Allah katında din İslâm’dır. Kitap verilenler, ancak kendilerine ilim geldikten sonradır ki, aralarındaki hak tanımazlık yüzünden ayrılığa düştüler. Allah’ın âyetlerini inkâr edenler bilmelidirler ki Allah’ın hesabı çok çabuktur.  Âl-i İmrân-19 “Kim, İslâm'dan başka bir din ararsa, bilsin ki kendisinden (böyle bir din) asla kabul edilmeyecek ve o, ahirette ziyan edenlerden olacaktır. Âl-i İmrân-85”  ayetleri mucibince İslam’ı din olarak mutlak bir şekilde kabul edelim, yaşayalım ve başka din aramaya kalkışmayalım.

Kapitalizm, Sosyalizm, Kominizim vs sapık dinler ve anlayışlar gibi.

Hâsılı kelam.

“Bir Yılda Olmayan Bir Günde Olur”

Selam ve Sabırla…26.10.2026