4 Eylül 2026 Cuma

Cihad Edenler Allah’a Giden Yollara Yönelir

Cihad Edenler Allah’a Giden Yollara Yönelir

Veysi ERKEN Dr.

Allah; “Bizim uğrumuzda cihad edenlere, elinden gelen çabayı sarf edenlere gelince, onları bize ulaşan yollara mutlaka yöneltiriz. Kuşkusuz Allah iyilik yapanların yanındadır. Ankebût-69” buyurur.

Merhum bestekâr İsmail Hakkı Bey cihad ile Allah’a giden yollara yönelenleri şöyle tavsif eder.

“Artar cihadla şanımız*

Fahr-i Resûl sultanımız.

Şer’i bize ihsân-ı Hak

Uğrunda aksın kanımız.

Osmanlıyız, Osmanlı

Unvanlı, namlı, şanlıyız.

Allah deyu harb ederiz.

Var nusrete imanımız.”

Evet 

"Cihad"la artar insanın, mü’minin şanı.

Cihad bir yol ve yöntemdir İnanan ve Allah’a teslim olanlar için.

“Cihad, hayatın gayesi olarak Allah’a kulluk etmek, Allah ve resulünün koyduğu ölçülerin fert ve toplum hayatına uygulanmasına çalışmaktan İslâm’ı diğer insanlara tebliğe, İslâm ülkesini ve Müslümanları her türlü tehlike ve saldırılara karşı savunma ve bu konuda gerektiğinde savaşmaya kadar kapsamlı bir anlam taşımakta; kalp, dil, el ve silâh gibi beşerî aksiyonun ortaya konulduğu her vasıta ile yapılabilmektedir. https://islamansiklopedisi.org.tr/cihad

Merhum Arif Nihat Asya YOL isimli şiirinde cehd, cihad yolunu şu şekilde gösterir ve tavsiye eder.

“Sormadan Aslı semtini
Doldur ışıkla testini…
Yen bu güreşte kendini;
El seni yıkmadan yürü!
Bir şakadır sıcak, soğuk…
Köprü yıkık ve yol bozuk
Olsa da, ey garip çocuk,
Sen -yine- bıkmadan yürü!
Ellere örtü gömleğin…
Gölge kuşan, güneş giyin…
Kuytularında isteğin
Şimşeğin çakmadan yürü!
Ufka düşen karaltıda
Bir gibidir yapıyla dağ…

 Çevre karanlık olsa da
Lâmbanı yakmadan yürü!”

Cihad etmek yolda yürümektir. Allah’ın yollarına yönelmektir. Sırat-ı müstakim’den ayrılmamaktır.

Bütün eylemlerde, fiillerde, iş ve işlemlerde Allah’ın rızasını kazanmayı gaye edinmek ve bu uğurda çabalamaktır.

Cihad yoldur, yılmamaktır.

Cihad emr-i bil maruftur.

Cihad “Ey mü’minler! İçinizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü yasaklayan seçkin bir topluluk bulunsun. İşte onlar, doğru ve kalıcı yatırım yapıp kurtuluşa erenlerin ta kendileridir. Âl-i İmrân-104”

ayetinin gereğini ifa etmektir, Allah’a diden yollara yönelmenin adıdır, çabası ve gayretidir.

Selam ve Sabırla… 04.09.2026

Kurt Niye Cezalandırıldı

Kurt Niye Cezalandırıldı

Veysi ERKEN Dr.

Bir fıkra anlatılır.

Bilmeyen yoktur zannediyorum.

Tavır ve tutumu eşeğe dönüşmüş yıllanmış bir arkadaş topluluğu ile konuşurken aklıma geldi Tutumları eşekçeydi. Zira çimen sarıdır diyen eşekçe davranıyor ve konuşuyorlardı.

Evet.

“Bir gün, yemyeşil bir çimenlikte kurt ile eşek karşılaştı.
Eşekle Kurt çimenle ilgili sohbet ederken eşek, kuyruğunu sallayarak, yüksek sesle "Çimen sarıdır! Çimen sarıdır!" diye anırmaya başladı.

Kurt, eşeğin garip iddiasına şaşırsa da sakince cevap verdi:
Hayır, çimen yeşildir. Bu, herkesin bildiği bir gerçektir.
Eşek, bu cevap karşısında daha da inatçı bir şekilde sesini yükseltti ve çimen sarıdır demeye devam etti. 
Kurt, tartışmanın bir sonuca varmayacağını anladı ve derin bir nefes alarak dedi ki:
"Bunun kararını ormanlar kralı Aslan versin. O bilge bir hayvandır, ormanın akıl hocası ve yöneticisidir.

 Gerçeği ondan öğrenelim.
Böylece, eşek ve kurt birlikte Aslan’ın yanına gitmek üzere yola koyuldular.

Aslan onları görünce "Hoş geldiniz! Söyleyin bakalım, ne için geldiniz?" dedi.
Eşek hemen öne atıldı ve heyecanla, Aslan kralım çimen sarıdır, değil mi? Söyleyin şu kurda, haklı olduğumu kabul etsin!
Aslan, gözlerini eşeğe çevirip sakince cevap verdi:

Eğer sen buna inanıyorsan, çimen sarıdır.
Görüyor musun kurt kardeş, kralımız Aslan da kabul etti! Çimen sarıdır dedi ve devam etti:
Kralım, kurt bana karşı çıkıyor ve çimen yeşildir demeye devam ediyor.

Onu cezalandırın!
Kral, derin bir nefes aldı ve şöyle dedi:

Kurt, bir ay cezalıdır.
Eşek bu karara sevinip zıplayarak uzaklaştı.

Kurt, şaşkınlıkla Aslan’a sordu:
Kralım siz de çok iyi biliyorsunuz ki çimen yeşildir. O halde neden beni cezalandırıyorsunuz?
Aslan, gözlerini iri iri açarak cevap verdi:

Kurt, çimenin yeşil olduğunu zaten biliyorsun. Seni cezalandırdım, çünkü senin gibi akıllı ve onurlu bir varlık, bir eşekle bu kadar değerli zamanını harcamamalıydı. Bu, senin seviyene yakışmaz. Onun için seni cezalandırdım.”

Bu hikâyeden kendim bir ders çıkardım.

Eşekleşmişlerle konuşulmaz.

Maalesef ilke, ülkü ve İslami anlayışını terk ederek eşekleşmiş, sabetayistlerin zihniyetine evirilmiş, başkalaşmışlar çoktur.

Onlardan uzak durmak gerekir.

Zira “öküzün önüne, eşeğin arkasına, cahilin hiçbir yanına durulmaz.”

Selam ve Sabırla… 04.09.2026