21 Mayıs 2026 Perşembe

METRES Mİ olmak istiyorsun?

METRES Mİ olmak istiyorsun?

Veysi ERKEN Dr.

Mümkün olduğu kadar “Şeytane”lerden fersah fersah uzak durmaya çalışıyorum.

Mecbur kalıp toplu ulaşım araçlarına binince istemezsek de “şeytane”ler yakınımızda yer alıyor maalesef.

Meğerse “şeytane”ler epey çoğalmış.

METRES olma gayretini had safhaya ulaştırmışlar vardır.

Geçenlerde böyle bir tip belediye otobüsünün içinde bağıra bağıra şaibeler partisinin metreslerini ve metresleştirenlerini savunmaya başladı.

Otobüsün içinde rahatsız olmayan yoktu herhalde.

“Şeytane”ye sadece şunu söyledim.

Bizi rahatsız etme.

“Metres” olmayı kafaya koymuşsan şaibeler partisine git.

Seni metres edinecekler bolca vardır.

Otobüstekiler beni destekleyince otobüsten inerek terki diyar etti.

Maalesef hem zihin hem de yaşayış tarzı, kültür olarak soykırıma uğratıldığımız için METRES olmaya yönelenlerin sayısı çoğaldı.

Bizim inancımızda, anlayışımızda, hayatımızda kadın ana, bacı, yâr idi.

Erkek DAĞ (Koca), kadın TAC’I(KAR) idi.

Kadınlar namus, iffet, ahlak timsaliydi.

Maalesef kadın(!) diye yutturulan ahlaksız bir güruh oluşturuldu.

Kadın dernekleri kurduruldu, feminizm denilen anlayış kutsallaştırıldı.

Peki, bunlar ne yapıyor.

Bu güruh neyi savunuyor.

Bu güruh hem cinslerini metresleştirenleri, partilerini pavyonlara çevirenleri savunuyor, hırsızlık ve ahlaksızlıklara kalkan oluyor.

Bu kadınlar(!) güruhu hala içimizde, otobüslerde, sokaklarda, caddelerde cirit atıyor, ahkâm kesiyor, ahlaksızlığı yayıyor.

Bazen kendi kendime soruyordum.

Bunlar metres mi olmak istiyor.

En sonunda bir “şeytane”ye metres olmak istiyorsan şaibeler partisine git dedim.

Bu güruh kadın diye geçindikleri halde metresleştirilenleri, tecavüze uğrayanları, gencecik olduğu halde öldürülenleri görmezlikten, duymazlıktan geliyor.

Bu insan Sûretli Şeytan Siretliler insanımızı, ahlakımızı ve denilebilir ki, evlerimizden evladımızı çalmıştır, çalmaya devam ediyor.

Evet.

Türkiye’de İslam’ı terk eden milyonlar, kadınlar(!) insan “suret”li olsalar da, fiilleri, eylemleri, hırsızlıkları, rüşvetleri, tecavüzleri, mazlumların, mağdurların yanında durmayışlarıyla “siret”en şeytanlaşmışlardır.

Şaibeler partisinin elemanları, savunucuları olmuşlardır.

Allah encamımızı hayreyliye.

Bizleri metreslerin ve metres olmak isteyenlerin şerrinden muhafaza eylesin.

Selam ve Sabırla…21.05.2026

Teninde canın varsa çırpın

Teninde canın varsa çırpın

Veysi ERKEN Dr.

“Teninde canın varsa çırpın, yoksa öldüğün gündür” doğrultusunda Gazzeliler, Doğu Türkistanlılar, Arakanlılar ve dünyanın pek çok bölgesinde bütün mazlumlar.

Tenlerinde canları olduğu müddetçe çırpınıyorlar, direniyorlar yaşamak ve yaşatmak için çabalıyorlar.

İyi insanlar, ahlaklılar, dipdiri meyyit olmayanlar SUMUD’la yardıma koşuyorlar, gayret ediyorlar, zulmü ve zalim soykırımcıları unutturmamaya çalışıyorlar.

Akif vicdanı, imanı, ahlakı, insanlığı kurumuş, meyyitleşmişlere şöyle sesleniyor.

Ey dipdiri meyyit, !iki el bir baş içindir’

Davransana... Eller de senin, baş da senindir!”

Evet.

Meyyit olmayanlarYiğit bin yaşar, fırsat bir düşer” düsturuyla hareket eder ve düşen fırsatı değerlendirir, Siyonist haçlı saldırganlarını tasfiyeye çalışır.

Yiğitler, Kahramanlar, Allah için cehd ve cihad edenler beklemez.

Bilir ki beklemenin sonu yorulmak ve düşmektir.

“Düşmek için ölmek gerektir. Düşmek de ölmek demektir. Diye inanır SUMUD filolarının ebabilleri.

Evet.

Gazze’de, Arakan’da, Doğu Türkistan’da “zulüm makinasının insan yiyen çarkları” dönmektedir.

İnsan olanlar bu çarkları durdurmaya çalışıyor. Beklememeye çalışıyorlar. Biliyorlar ki beklemek mazlumların insan yiyen çarkların arasına düşmelerini ve ölmelerini beklemektir.

Ve.

“Beklemek ölümden beterdir”

Beklemek insanları açlığa, susuzluğa, ilaçsızlığa, soykırıma, işgale terk etmektir.

Ordular, iyi insanlar, ahlaklılar, namuslular beklememeli, Siyonist haçlı vahşilerine karşı harekete geçmeli ve Siyonistleri tasfiye etmelidir.

Ordular, iyi insanlar harekete geçerse zulüm makinesinin insan yiyen çarkların bütün dişlileri kırılır Allah’ın nusretiyle. İnsanlık özgür olur.

Ümitli ve umutluyuz.

 Kırılır da bir gün tüm dişliler

Döner şanlı çarkımız bizim

Gökten bir el yaşlı gözleri siler

Şenlenir evimiz barkımız bizim

Yokuşlar kaybolur çıkarız düze

Kavuşuruz sonu gelmez gündüze

Sapan taşların yanında füze

Başka âlemlerle farkımız bizim

Kurtulur dil tarih ahlak ve iman

Görürler nasılmış neymiş kahraman

Yer ve gök su vermem dediği zaman

Her tarlayı sular arkımız bizim

Gideriz nur yolu izde gideriz

Taş bağırda sular dizde gideriz

Bir gün akşam olur bizde gideriz

Kalır dudaklarda ŞARKIMIZ bizim...” diyor merhum Necip Fazıl.

Bir gün kırılır bütün dişliler ve beklemek biter inşallah.

Beklemek ölümden beterdir gerçekten.

Mazlumlar tenlerinde canları var oldukça çırpınıyor, direniyor ve canlı cenazeye dönüşmüşlerden değil sadece ve sadece Allahtan bekliyor yardımı, fethi ve zaferi.

Ayette. Seveceğiniz bir diğer (nimet) daha var; Allah'tan yardım ve yakın bir zafer! Müjdele müminleri! Saff-13” buyrulur.

Hâsılı kelam.

Siyonist şeytanlara uyanlardan, uşaklarında ve işbirlikçilerinden bir şey beklenmeyeceğini, ölümün daha hayırlı olacağını bütün mazlumlar iyi bilmektedir ve çırpınmaya devam etmektedir.

Selam ve Sabırla… 21.05.2026