3 Ekim 2026 Cumartesi

Münafık Müfsitler Çıldırıyor, Kuduruyor

Münafık Müfsitler Çıldırıyor, Kuduruyor

 Veysi Erken Dr.

 

Türkiye’yi yok etmek isteyen Siyonist haçlı zihniyeti FON vurgunu ve soygununu tezgâhladığından hiç şüphem yoktur.

Tabii ki bunu tezgâhlarken partilerde, cemaatlerde, tarikatlarda, bürokraside yerleştirilmiş elemanlarını devreye sokuyor ki senaryo başarıyla oynansın.

Evet.

Siyonist haçlı zihniyeti rüşvetçilerini, para kulecilerini, metreslerini, metres edinenleri, hırsızlıklarını, belediyelerdeki soygunlarını, İngiliz Siyonistlerinden emir alanlarını unutturmak ve Türkiye’yi çökertmek için FON tezgâhını devreye sokmuş bulunmaktadırlar.

Bilindiği üzere FON kapitalizm dininde ticari bir araçtır ve meşru kabul edilir.

FON şöyle tanımlanır.

Kurumların giderlerini karşılamak, belirli bir projeyi desteklemek veya yatırım gayesiyle bir araya getirilip saklanan ve hissedarlara para kazandıran para havuzudur.

Ekonomide en çok yatırım fonlarının kullanıldığı bilinmektedir.

Siyonist zihniyet insanların varlıklarını çalmak için fonlar gibi bankerlik ve bankacılık adı altında para ticareti yapmaktadır.

Şimdi FONCULAR bahane ediliyor ve elemanları olanları masum göstermeye çalışıyor.

Bildiğimiz kadarıyla Kapitalizm dininin düzeninde rüşvet, irtikâp normal karşılanmıyor.

Peki,

Paradan kuleler inşa eden,

Rüşvet alanlar,

İrtikâpta bulunanlar,

Metres edinenler,

Parayla delege satın alanlar,

LGBT’cileri destekleyenler, savunanlar, arka çıkanlar nasıl oluyor da FONCULARIN eylemleriyle görmezlikten geliniyor, rüşvetleri, diploma sahtekârlıkları, irtikâpları, metres edinmeleri, paradan kuleler inşa etmeleri, ahlaksızlıkları savunuluyor, İslam ve Müslümanlar kötüleniyor.

İslami anlayış ve ahlaka göre FONLARLA yapılan soygunlar, hırsızlıklar asla kabul edilir bir şey değildir.

FONLARLA vurgun yapanlar, soygun düzenini kuranlar cezalandırılmaları, mallarının, varlıklarının müsadere edilmesi gerekir, şarttır, farzdır.

Müslüman olan asla hırsızlık düzenine rıza göstermez, hangi ad adlında olursa olsun hırsızlığı yapanların, rüşvet alanların hak ve hukuka uygun, adil bir şekilde cezalandırılmalarını ve mallarının müsadere edilmesini bekler.

Müslüman’ın böyle bir talebi varken Siyonistler Müslümanların içine yerleştirdikleri münafıklar, müfsitler, inkârcılar, fetöitler vasıtasıyla İslam ve Müslümanlar mahkûm edilmeye çalışılıyor.

Ayetler içimizdeki ve Siyonistler tarafından kullanılan münafık müfsitleri şöyle tanımlıyor.“İnkâr edenleri uyarsan da uyarmasan da onlar için birdir, asla iman etmezler. Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir, gözlerinde de kalın bir perde bulunmaktadır ve onlar için büyük bir azap vardır. İnsanlardan bazıları da vardır ki inanmadıkları halde “Allah’a ve âhiret gününe inandık” derler. Akıllarınca Allah’ı ve iman edenleri aldatmaya kalkışıyorlar; hâlbuki onlar farkında olmadan yalnızca kendilerini aldatmış oluyorlar. Kalplerinde bir bozukluk vardır, Allah da onlardaki bozukluğu arttırmıştır. Yalan söylemeleri yüzünden, kendilerine acı veren bir azap da vardır. Onlara “Yeryüzünde düzeni bozmayın” denildiğinde, “Hayır, biz yalnızca ıslah edenleriz” derler. Biline ki, gerçekten bozanlar onların ta kendileridir, ama farkında olmuyorlar. Onlara “Diğer insanlar gibi siz de iman edin” denildiğinde, “Akılsızların inandıkları gibi biz de inanalım mı?” derler. Biline ki, asıl akılsızlar onlardır, fakat bilmezler. İman edenlerle karşılaşınca “inandık” derler, şeytanlarıyla baş başa kaldıklarında ise “Biz sizinleyiz, biz yalnızca alay etmekteyiz” derler. Bakara,6-14

Özetle; Türkiye’nin, Gazze’nin ve dünyanın bütün mazlum coğrafyaları üzerine hamiliğini ortadan kırmak, gücünü zayıflatmak için foncu “kemirgen fare”ler, münafıklar, müfsitler, fasıklar piyasaya salınmış vaziyettedir.

Mantar gibi her gün bir yerden pıtrak gibi rüşvetçi, soyguncu, metresçi, foncu “kemirgen fare”ler, maşalar ve piyonlar, münafıklar, fasıklar, müfsitler fışkırıyor

Bilinmelidir ki rüşvetçiler, irtikapçılar ve devreye sokulmuş FONCULAR aynı ihanet şebekesinin “kemirgen fareler”i, münafıkları, fasıkları, müfsitleridir.

Oyun büyük, “kemirgen fareler” çok

Türkiye kemirgenlerden, münafıklardan, müfsitlerden, fasıklardan temizlenmelidir, partileri tasfiye edilmelidir ki dimdik durabilmeli ve dünyaya nizamat verebilmelidir.

Münafık, müfsitler deşifre oldukları için çileden çıkıyor, kuduruyor.

Selam ve Sabırla… 03.10.2026

2 Ekim 2026 Cuma

Herkesin yaptığına göre derecesi vardır

Herkesin yaptığına göre derecesi vardır

Veysi ERKEN Dr.

İnsanı Allah katında değerli veya değersiz kılan amelleri, fiilleri, eylemleridir. İnsanın amelleri Allah’ın rızasına, vahyedilen Kur’an-ı Kerimin ahkâmına uygunsa derecesi yükselir veya esfele kadar düşer.

Ayetlerde “Her birinin yaptıklarına göre dereceleri vardır. Allah herkesin yaptığının karşılığını haksızlığa uğratılmaksızın tastamam vermek için böyle yapmıştır. Ahkâf-19”

“Herkesin iyi veya kötü yaptığı işlere göre derecesi farklı olacaktır. Çünkü Rabbin, onların yaptıklarından habersiz değildir. En’am-132”

Ve.

“Herkese yaptığının karşılığı tastamam ödenir. Zâten Allah, onların yaptıklarını pek iyi bilmektedir. Zümer-70”

“Sizin işleriniz, çalışıp çabalamalarınız çeşit çeşittir. Artık kim cömert davranır, günah işlemekten sakınırsa; Bunların güzel karşılığına da inanırsa;  Biz ona iyilik yollarını kolaylaştırırız. Ama kim cimrilik eder, kendisiyle yetinirse; Güzel karşılığı da yalan sayarsa;  Biz onu zora sokarız.  Kabir çukuruna düştüğü zaman da malı kendisine hiç fayda vermez. Leyl-4-11”

Leyl süresinin dördüncü ayeti şu şekilde tefsir edilmektedir. “İnsanların çabalarının, yaptıkları işlerin türleri, nitelikleri ve amaçları bakımından başka başka olduğu belirtilerek -anlaşıldığı kadarıyla- bir insanı değerli veya değersiz yapan unsurun cinsiyet değil, davranışların dinî, ahlâkî ve insanî yönlerden mahiyeti ve değeri olduğu ima edilmiş; böylece konu, -müteakip âyetlerde üzerinde durulacak olan- Kur’an’ın geliş ortamı ve çağının en temel sorunu sayılabilecek yoksulluk meselesine, bunun çözümüyle yakından ilgili cömertlik ve cimrilik huylarına getirilmiştir.”  https://kuran.diyanet.gov.tr/tefsir/Leyl-suresi/6059/1-4-ayet-tefsiri

Edindiğimiz ve edineceğimiz dereceler yaptığımız hayra veya şerre göre olacak ve yaptıklarımızın karşılığını göreceğiz.

“Kim zerre miktarı hayır yapmışsa onu (karşılığını) görür. Kim de zerre miktarı şer işlemişse onu (karşılığını) görür. Zilzal, 7-8”

Derecemizin yükselmesini istiyorsak kötülerden ve cahillerde yüz çevirmemiz gerekir.“Onlar, boş ve çirkin bir söz duydukları zaman ondan yüz çevirirler ve bu sözleri sarf edenlere: “Bizim amellerimiz bize, sizin yaptıklarınız da size. Biz sizin için de ancak iyilik ve selâmet dileriz. Ama biz kendini bilmez câhillerle düşüp kalkmak da istemiyoruz” derler. Kasas-55”

Hâsılı kelam.

Dünyada ve ahrette derecesinin yükselmesini isteyenler Allah’ın rızasını kazanmak için Kur’an-ı Kerim ahkâmına ve onun uygulaması olan Hz. Muhammed Mustafa’nın (sav) sünnetine uygun ameller işlemekle mükelleftir.

Rabbulalemin bizlere yüksek dereceleri elde edecek amelleri işlememizi nasip ve müyesser eylesin.

Selam ve Sabırla… 02.10.2026