24 Mayıs 2026 Pazar

Aksiyon, Cehd ve Cihad

Aksiyon, Cehd ve Cihad

Veysi ERKEN Dr.

Merhum Malik el Şahbaz, maruf ismiyle Malcolm X “Biraz Aksiyon, Rahat Durmayacağız” diyordu.

Cihad ve cehd kavramlarının tam karşılığı olamazsa bile Aksiyon hareket, eylem veya anlamına gelen bir kelimedir.

Cehd, çalışıp çabalamayı, uğraşmayı, gayreti, Cihad ise İslâm nizâmını yeryüzünde hâkim kılma ve bu nizâmı savunma maksadıyla yapılan her türlü eylemi ifade eder.

Allah’ın rızasını kazanmak için yola çıkanlar, cehd ve cihad edenler Aksiyoner olmak zorundadır.

Bilhassa gençler heyecan ve hafakan duygularıyla hareket ve eylem halindedir. Onlar “Demek ki zorlukla beraber bir kolaylık vardır. Evet, doğrusu her güçlüğün yanında bir kolaylık var. O halde önemli bir işi bitirince hemen diğerine koyul. Ve yalnız rabbine yönel. İnşirâh, 5-8”ayetlerinin gereğini yaşarlar, boş durmazlar, bir işi bitirince başka bir işi yapmaya yönelirler.

Onlar, aksiyoner olanlar, Malcolm X’in belirttiği gibi "İnsanlar tek kitabın bile bir insanın hayatını değiştirmeye yetebileceğini bir türlü anlamıyor" cinsinden değil, anlayanlardandırlar ve "Özgürlüğü savunanların direnme gücü, zulmedenlerin gücünden daha fazladır" diyenlerdir.

Aksiyonerler “Sizinle savaşanlarla Allah yolunda siz de savaşın. Fakat Allah’ın koyduğu kuralları çiğneyerek haddi aşmayın. Çünkü Allah, haddi aşanları sevmez. Bakara-190” ayetini yaşarlar.

Aksiyonerler, Malcolm X’in dediği gibi hakikatin peşindedir. "Ben gerçeğin peşindeyim, kimin söylediği önemli değil. Ben adaletin peşindeyim, kim için veya kime karşı olduğu önemli değil."

Gerçeğin peşinde olanlar kendilerini Allah’a adamışlardır. “Nice peygamberler gelip geçti ki, kendilerini Allah’a adamış pek çok kimse onlarla beraber savaştılar. Onlar, Allah yolunda başlarına gelen sıkıntılardan dolayı gevşemediler, zaafa düşmediler ve düşmana boyun eğmediler. Allah, sabredenleri sever. Âl-i İmrân-146”

Aksiyonerler hakikati elde etmek istiyorlar. Malcolm X’in dediği gibi engel olmak isteyen herkes suçludur. "Eğer sen, sana ait bir şeyi elde etmek için onun peşinden koşuyorsan, seni engelleyen herkes, kim olursa olsun suçludur."

Aksiyonerler özgürlüklerine düşkündürler ve uğrunda ölmeye hazırdırlar. Malcolm X’in "Eğer uğrunda ölmeye hazır değilseniz, "özgürlük" kelimesini lügatinizden çıkarın." İlkesini hayata geçirmeye çalışırlar ve özgürlük kelimesini lûgatlerinden çıkarmazlar..

Aksiyoner mücahidler insanlar arasında ayırım yapmazlar. Onların nazarında "İyi siyah veya iyi beyaz olmak gibi bir durum yoktur. İyi veya kötü insanlar vardır."

Aksiyonerler, cehd edenler bilirler ki  "Amerika (bütün dünya v.e.), İslam'ı anlamaya muhtaç. Çünkü bu din, ırk sorununu söküp atan dindir."

Aksiyonerler, cehd edenler dikkatli ve sabırlıdırlar. "Eğer, dikkatli olmazsanız, gazeteler (bütün medya ve sosyal medya v.e.), mazlumlardan nefret etmenizi, zalimleri ise çok sevmenizi sağlar" hakikatini unutmazlar ve “Ey iman edenler! Sabredin, sebât gösterin, sabır yarışında düşmanlarınızı geçin, dâimâ savaşa hazırlıklı olun, uyanık bulunun ve Allah’a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa erebilesiniz. Âl-i İmrân-200” ayetinin gereğini yaşarlar.

Haydi, iyi insanlar.

Şimdi aksiyon ve cehd zamanıdır.

Selam ve Sabırla…24.05.2026

Merhum Necip Fazıl

Merhum Necip Fazıl

Veysi ERKEN Dr.

Tarih 25 Mayıs 1983 Necip Fazıl irtihal eyledi dar-ı beka’ya.

Meşhur sözdür.

“İnsan ölür kalır ESERİ, eşek ölür kalır SEMERİ”

Büyük diye anılan binlerce iki ayaklı öldükleri zaman miras olarak SEMERLERİ kalıyor, hatta kendilerinden sonra taraftarları SEMER kavgasına tutuşabiliyor veya tutuşuyor.

Merhum Necip Fazıl dar-ı Beka’ya irtihalinden sonra ESERİ, gençlik ve ESERLERİ kaldı.

Eserleri davasının davacısı olarak vazifelerini ifa ediyorlar.

Merhum Necip Fazıl’ın davası tekti.

İ’layı Kelimetullah’ı dünyaya hâkim kılmak.

Bütün yazdıkları, çektiği çileler bunun içindi.

Bütün yazdıkları ve çektiği çileler “Çöle İnen Nur” diye tavsif ettiği Hz. Muhammed Mustafa’nın (sav) hayatını benimsemiş ve yaşayışını numune-i timsal edinmiş GENÇLİK yetiştirmek için idi.

Onun çabası Allah’ın rızasını kazanmaktı.

Onun çabası insanı bohemlikten uzaklaştırmak, Allah’ın yoluna girmesini sağlamaktı.

Merhum Necip Fazıl, merhum Abdulhakim Arvasi'yle mülaki olduktan sonra eylemleriyle, yazdıklarıyla, hafakanlarıyla, tefekkürüyle ismiyle daha fazla müsemma olmuş ve gençliğin yetişmesine, yetiştirilmesine hayatını harcamıştır.

O, bohem hayatından kopup Necip ismi gibi asil, soyu temiz, fazıl ismi gibi faziletli, seçkin, üstün yaşamaya ve yaşatmaya çalışmıştır.

Merhum Necip Fazıl’la bir tanışıklığım olmamıştır kitapları ve Ankara’da bir konferansında dinlemem dışında.

“Çöle İnen Nur”,

“Cinnet Mustatili”,

“Çile”,

“Sahte Kahramanlar”,

“İdeolocya Örgüsü”,

“Ulu Hakan II. Abdulhamid Han” okuduğum eserleri arasındadır.

Merhum Necip Fazıl ve Osman Yüksel ruh ikizi gibidirler.

İkisi de cevval, yerinde duramayan, İslam davası için hafakanlar içinde yaşayan, cehd ve cihad halinde olan, tavizsiz kişiliğe sahip insanlardır.

Bazıları merhum Necip Fazıl’ı her konuda yazmakla eleştirirler.

Evet.

Onu anlamayanlar tenkit edebilirler, kendi sığlıklarını, beceriksizliklerini ortaya koyarlar.

Tabii ki ahlaksız ve muhteris olanları kast etmiyorum.

Onlar zaten “çukur”durlar.

Merhum Necip Fazıl her konuda yazmaya çalışmıştır.

Hani toplumda şöyle bir kanaat vardır.

“Pratisyen Doktor her şeyi bilir, Uzman Doktor bir şeyi bilir”

Merhum Necip fazıl “hakikat”in peşinde, Hz. Muhammed Mustafa’nın (sav) yolunda olduğundan her alanda yazmaya ve gençliği yetiştirmeye çalışmıştır.

Hakikati parçalayan ve uzman diye geçinenler bunu anlamazlar.

Merhum Necip Fazıl bir aksiyon, eylem, hareket insanıdır ve gençlerin eylem halinde olmasını ister, bekler.

Şu satırlar merhum Necip Fazılı anlatmaya yeter.

“Sanatkârlığı dışında siyasî ve fikrî yazılarıyla daha yaygın bir şöhret kazanan Necip Fazıl bu açıdan Cumhuriyet döneminin birkaç büyük polemikçi yazarı arasında sayılır. Özellikle yakın dönem tarihi ve daha aktüel konular üzerinde yazdıklarının arkasında adları da zikredilmek şartıyla devrin siyaset, yönetim, basın gibi alanların kişileri hakkında tenkit sınırlarını aşan ağır ifadeler, suçlamalar bulunmaktadır. Polemiklerinden başka fikir yazılarında ve hatta tarihî-fikrî araştırma kategorisine girebilecek eserlerinde esas olan, ilmî disiplin ve metodik düşünce değildir. Fikir ürünlerinin arkasında yer yer bir disiplin bulunmakla beraber bu ölçüleri aşan heyecanlı ve mübalağalı çıkışları belki sistemli fikirlerinden daha fazla itibar görmüştür. Onun din, tarih, felsefe, kültür, edebiyat (tenkit) vb. konularda arka arkaya sıraladığı bir yığın hadise ve kişi adı vurucu bir üslûpla, belâgat ustalıklarıyla okuyucuyu bir anda cezbetme amacındadır. Bununla beraber bu alanlara genel nüfuzuyla, kişi ve olaylar arasındaki gözden kaçmış ilişkileri yakalayan zekâsıyla etrafında kendisine hayran bir okuyucu kitlesi oluşturmuştur.” https://islamansiklopedisi.org.tr/kisakurek-necip-fazil

Hâsılı kelam.

Vefat yıldönümü münasebetiyle merhum Necip Fazıl’ın okunması, anlaşılması, onun gibi aksiyoner, daimi cihad halinde olunması ve takip ettiği Hz. Muhammed’in (sav) yolundan gidilmesini temenni ediyorum.

Ruhuna el-Fatiha.

Selam ve Sabırla… 24.05.2026