28 Mart 2026 Cumartesi

Murat Emir vak’ası. CHP’nin VUKUATI bitmez.

Murat Emir vak’ası. CHP’nin VUKUATI bitmez.

Veysi ERKEN Dr.

“CHP Neden Kapatılmıyor, Anlaşılır Değil” diye bir yazı yazdım. Bazıları alınır gibi oldu.

Merak ediyorum.

Neden alınıyorsunuz, siz de mi CHP zihniyetine evirildiniz.

“Sadece İstanbul il binasının satın alınması için inşa edilen para kuleleri davası ile delege satın alınmaları konusu CHP’nin ebediyen kapatılması için yeterli sebeptir.

Ama.

Ne hikmetse bu iki dava sürüncemede bırakılıyor, adeta işleme konulmuyor.

Tabii ki, CHP’nin kabarık suç isnadı bunlardan ibaret değildir.

İBB Ekrem İmamoğlu davası, Mansur Yavaş’ın davaları ve bunların benzeri binlerce dava.”

İşte CHP’nin kapatılması gerektiğine dair fikrimi destekleyen yeni bir vakıa daha.

Murat Emir vak’ası.

Bunu da dillendiren CHP’liler.

CHP’li Mehmet Sevigen Murat Emir’in 160 tapusu olduğu halde kaybettiği davanın tazminatını CHP genel merkezine ödetmiş diyor. Link’i tıklayın seyredin dinleyin.

https://www.youtube.com/watch?v=nYz7aLh3qe0

160 tapu, belki milyarlarla ifade edilecek bir servet.

Peki, bu serveti nasıl edinmiş, kendi ifadesiyle 50 bin ameliyat yapmış. Ki çalıştığı kurum, hastanelerinde bu kadar ameliyat yapılmadığı açıklamış.

Kaldı ki, Murat emir her gün ameliyat yapmış olsa da bu kadar ameliyatı yapması mümkün değil.

X’te bu durum şöyle anlatılmış ve kendi açıklaması sesinden görüntüsüyle beraber yayınlanmış.

Murat Emir: 50 binin üzerinde ameliyat yaptım. Milletvekili olmadan kendi çalıştığı kuruluş 30 bin cerrahi operasyon diyor.

Yani 50 bin rakamı yalan.

Ayrıca çalıştığı kuruluş cerrahi vaka deneyimi ifadesini kullanıyor. Bunu neden detaylandırıyoruz çünkü “ben ameliyat yaptım para kazandım” diyor Murat Emir ancak anlaşılacağı üzere bu 30 bin sayısının tamamı kendi yaptığı ameliyatlar değil katıldığı yardımcı olduğu ya da asiste ettiği ameliyatlar var. Bununla birlikte her cerrahi vaka ameliyat değil göze toz kaçması ve bu tozun alınması da bir cerrahi bir operasyon demek. Yani kazanılan para 30 bin ameliyat * … şu kadarla ifade edilemez. Yine 1996’e kadar uzmanlığını kazanıyor, ama bu sürede de bir lokal bir de market alıyor.

Kendisi asistan doktor maaşıyla 2 tapu alırken normal, uzmanlığında dubleks daire alırken normal, milletvekili olunca yüz milyonlarca TL’lik mülk arsa daire alınca normal ama yılların hâkimi bürokratı Akın Gürlek’in 4 tapusu olması ihtimal normal değil. Gelelim asıl konuya tekrardan. Kendi açıkladığı tapulara göre (çok daha fazlası olduğu iddiası var) 2016’ya kadar 4 tapusu olan Murat Emir milletvekili olduktan sonra tapu sayısını 14’e çıkarıyor ama bu 10 tapunun değeri 100 milyonlarla ifade ediliyor.

Bu paranın kaynağı ne? Doktorluksa o vekil oluncaya kadardı, milletvekiliyken doktorluk yapıyorsa milletvekilliği yapmaya zaman kalmaz ayrıca etik değil, doktorluk yapmıyor sadece milletvekili maaşı alıyorsa bu kadar paranın kaynağı ne?”

https://x.com/mahajansi/status/2036550350547665393

CHP’nin her icraatı şaibelidir. Türkiye’nin aleyhinedir ve bir an önce ya kapatılmalı veya kendini tasfiye etmelidir. Çünkü CHP İslamî olabilecek her şeye karşıdır.

CHP zihniyeti bir bataklıktır.

Merhum Necip Fazıl: "CHP bir parti değil, Türk’e dinini, dilini ve özünü kaybettirmeye memur bir katliam müessesesidir" diyordu ki doğrudur.

Velhasıl.

CHP kapatılmalı veya kendini tasfiye etmelidir ki Türkiye huzur bulsun.

Selam ve Sabırla… 28.03.2026

Hain Bakışlar ve Sine’de Gizlenenler

Hain Bakışlar ve Sine’de Gizlenenler

Veysi ERKEN Dr.

Allah’ın vahyinden, peygamberlerin sünnetinden kaçış arttıkça toplumlarda çürüme ve hain bakışlar artar.

Bu çürüme ve hain bakışlar Hz. Âdem (a.s.) döneminden beri söz konusu olup gönderilen peygamberler vasıtasıyla düzeltilmeye çalışılmıştır.

Hain bakış ve sinede gizlemeler ahlakî çürüme ifsadın kaynaklarından biri olan çıplaklığın normal karşılandığı ortamlarda daha çok yeşerir ve yaygınlaşır.

Hain bakışlar ve sinelerdeki gizlemeleri şüphesiz ki Allah mutlak olarak bilir ve ayetinde şöyle belirtir. “Allah, gözlerin kötü niyetli bakışını ve kalplerin sakladıklarını bilir. Ve Allah adaletle hüküm verir; onların Allah’tan başka taptıkları ise hiçbir şeye hükmedemezler. Kuşkusuz Allah her şeyi en iyi işiten ve en iyi görendir. Mü’min, 19-20”

Ayetler şu şekilde tefsir edilebilir. “Gözlerin kötü niyetli bakışından maksat, bakılması helâl olmayan şeylere veya helâl olmayan şekilde, tarzda bakmak; kalplerin, gönüllerin, sinelerin sakladıkları” ise insanın içinden benimsediği, ancak farklı sebeplerle eylem olarak dışa yansıtmadığı veya yansıtamadığı niyet ve düşünceleridir.

Daha çok ahlâk kitaplarında insanın bütün tutum ve davranışları uzuvların fiilleri ve kalbin fiilleri” diye ikiye ayrılır.

Allah’ın ilmi her iki fiil alanını da kuşatmıştır.

Hz. Peygamber, amellerin niyetlere göre değerlendirileceğini (Buhârî, “Îmân”, 41; Müslim, “İmâre”, 155); bir kimse hayırlı bir iş yapmaya niyet etmekle birlikte herhangi bir engel yüzünden bunu gerçekleştiremese bile yine de Allah’ın ona sevap yazacağını bildirmiştir (Nesâî, “Kıyâmü’l-leyl”, 63; İbn Mâce, “İkāme”, 177).

Buna karşılık insan, içinden bir kötülük yapmayı düşünmek, hatta kesin karar vermekle birlikte, düşünce ve niyetini eyleme dönüştürmezse bundan dolayı günahkâr sayılmaz (bk. Buhârî, “Talâk”, 11; Müslim, “Îmân”, 201, 203, 204). https://kuran.diyanet.gov.tr/tefsir/M%C3%BC%27min-suresi/4152/19-20-ayet-tefsiri

Sinelerde gizlenenleri bizler bilemezsek bile Allah bilir ve gereğini adilce ifa edecektir.

“Ameller niyetlere göre değişir” ifadesi gereğince amellerimizi temiz, halis niyetlere göre ifa edersek Allah katında kabul ve makbul olur. “Ey o bütün iyman edenler! Allaha itaat edin ve Resule itaat edin de amellerinizi ibtal eylemeyin. Muhammed-33” ayeti sahih niyetin ancak Allah ve Resulüne itaat ile mümkün olacağını ve amellerin iptal edilmemesi, boşa çıkarılmaması gerektiğini açıklar.

Allah ve Resulüne itaat söz konusu olursa “hain bakışlar”ın yeşereceği ortamların oluşmasına engel olunur.

Maalesef günümüzün içtimaî/ sosyal ortamları “hain bakışlar”ın artacağı tarzdadır. Hatta bu ortamları etkili ve yetkili kurumlar tarafından teşvik edilmektedir.

Bu nedenlerden dolayı da sinelerde/gönüllerde, sadırlarda, kalplerde gizlenen ve toplumların yıkılmasına, dağılmasına ve sodom gomorlaşmasına sebep olan fiiller çoğalmaktadır.

Umulur ki, etkili, yetkili ve sorumlu olanlar en kısa zamanda tedbir alır, ıslah yollarını açar. Aksi takdirde toplum olarak yok olmamız yakındır.

Selam ve Sabırla… 28.03.2026