19 Nisan 2026 Pazar

Tanrı KATI*

Tanrı KATI*

Veysi ERKEN Dr.

“Tanrı Katı” kendini ilah zannedenleri ve onlara uşaklık edenlerin zulümlerini, işkencelerini, ihanetlerini, vahşetlerini anlatmaya, izah etmeye çalışan bir kitap.

Emekli Hâkim Nusret Çiçek kitabın adını “Tanrı Katı Gerçek Olaylardan Uyarlanmıştır” diye koymuştur.

Roman bir dönemin ceberutluklarını, takibatını, işkencelere maruz kalmamak için dağlara sığınmaları, şehirlerde kaçak göçek yaşamaları, ilim adamı iken eskici diye rızkının peşinde koşanları, namusuna musallat olanları halledenleri, cezaevlerinde görevlilerin ilahlık taslamaları vs anlatıyor.

“Tanrı Katı” şöyle takdim ediliyor.

“Mesleki şahitliğimin süzgecinden geçen, yaşanmışlığın çıplaklığıyla kaleme alınan bu roman, hakikate bir çağrıdır. Kimin kaşığına ne gelirse, nasibi o kadardır.

Gelecek nesillere aktarılacak bir “fikir müzesi” inşa etmek için yola çıktık. Çünkü biliyoruz ki çağdaşlık maskesi ardında devran hâlâ ilahi bir el ile dönüyor. Kurumların ‘hasta adam’ seviyesine düştüğü adaletin ve eğitimin kırık dökük kaldığı genç nesillerin uçurumlara itildiği bir çağda yaşıyoruz.

Taşıma suyla değirmenin dönmediğini artık anladık. Şimdi, Osmanlı’nın kadim tecrübesiyle asrın karakterini birleştirip yerini yeni bir çağın fitilini ateşleme vaktidir. İthal rejimlerin mayası bu toprağın “Ahî” ruhuna uymadı, uymayacak.

Unutmayın, mazlumların defteri kolay kolay kapanmaz. Dünyevi mahkemelerin tozlu raflarında bekleyen, balyalanmış ve henüz karar bekleyen dava dosyaları aslında Mahkeme-i Kübra’da sırasını bekliyor.

Gerçek adaletin adresi orasıdır.

Kâinatın sırları döküldüğünde, güneş dürülüp yıldızlar karardığında zerre kadar iyilik de zerre kadar kötülük de sahipsiz kalmayacaktır.

Devran dönüyor, hesap yaklaşıyor.

Gafletten uyanmaya hazır mısınız?”

Kitap Kraldan, Nemruttan, zalimden daha zalim olan, nemrutlaşan emniyet güçlerinin, gardiyanların takiplerini, işkencelerini, işkence yöntemlerini derin bir tefekküre sebep olacak şekilde anlatılmaktadır.

Maalesef atanmış ve görev tevdi edilmişlerin bir kısmı “Tanrı Katı”ndaki efendilerinden, sahiplerinden daha zalim, işkenceci olabiliyorlar.

Bütün bu hadiseler “adalet” denilen tarihimizin, işkence ile dolu, zalimane uygulamaların, haksız ve ahlaksız isnadların karanlık sayfalarını doldurmuştur.

Elbette ilahi adaletin tecelli edeceğine iman ediyoruz.

Bu dünyada da zalimlerin, hainlerin, işkencecilerin sürünmelerine de şahitlik ediyoruz.

Allah adaletle hükmetmemizi isterken “Tanrı Katı”ndaki nemrutlar adaleti yok ettiler.

İşte adaletin emredildiği ayetler.

Adaletle ilgili ayetler.

“Şüphesiz Allah size emânetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adâletle hükmetmenizi emrediyor. Böylece Allah size ne güzel öğüt veriyor! Doğrusu Allah her şeyi hakkıyla işiten, kemâliyle görendir.” Nisa-58

“Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan ve adâletle şâhitlik eden kimseler olun. Bir topluluğa duyduğunuz öfke, sakın sizi adâletsiz davranmaya sevk etmesin! Adâletli olun; takvâya en uygunu, en yakışanı budur. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdârdır.” Maide-8

Ey iman edenler! Kendinizin, ana-babanızın ve yakın akrabanızın aleyhinde bile olsa, Allah için doğru dürüst şâhidlik yaparak, adâleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun! Hakkında şâhidlik yaptığınız kimse zengin de olsa fakir de olsa böyle davranın. Çünkü Allah, ikisine de sizden daha yakındır, hâllerini daha iyi bilir. Şu hâlde, sakın âdil davranmaktan yüz çevirip nefsin arzularına uymayın. Eğer dilinizi eğip büker, gerçeği olduğu gibi söylemekten çekinir veya büsbütün ondan yüz çevirirseniz, başınıza geleceği siz düşünün! Zira Allah, yaptığınız her şeyden hakkıyla haberdârdır.”Nisa-135

Hâsılı kelam.

Tanrı Katı” kitabının okunması ve içindeki ibretlik hadiselerden ders alınması geleceğimizin kurgulanmasına katkı sağlayacaktır inşallah.

Selam ve Sabırla… 19.04.2026

Muhsin Yazıcıoğlu: Türkiye Onu Çok Sevdi

Muhsin Yazıcıoğlu: Türkiye Onu Çok Sevdi

Veysi ERKEN Dr.

Türkiye onu çok sevdi.

Sadece Türkiye değil, İslam dünyası, İslam coğrafyaları da onu çok sevdi.

Hergün binlerce kişinin kabrini ziyaret etmesinden, Fatihalar, Yasinler okumasından anlaşılıyor zaten.

Aradan 17 yıl geçti.

Sevgi halkaları büyüyor, azalmıyor, eksilmiyor.

Muhsin Yazıcıoğlu.

Onun gayesi Allah’ın rızasını kazanmaktı.

Onun için “İ’lay-ı Kelimetullah için Nizam-ı âlem’i” dava edinmişti.

Onun için “Çağrımız İslam’da dirilişedir” ve “Kanımız Aksa da zafer İslam’ın” diye haykırıyordu.

Yol arkadaşlarına bu şekilde yol ve kolbaşılık ediyordu.

Siyasi hırsı için her şeyi mubah görmüyordu.

“İyyake nabudu ve iyyake nestain” ve “ihdinassıratel müstakim”i ilke edinmişti.

İlkeli olduğu için

“Düz Yaşayacağız

Dik Duracağız

Doğru Gideceğiz

“Bir saniyesine bile hükmedemediğimiz bir dünya için; bu kadar fırıldak olmaya gerek yok!” diyor ve dürüstlüğün Türkiye’de başa bela olduğunu söylüyordu. ”Bu ülkede dürüst olmak başa beladır ama o bela başımızın tacıdır.”

O çok sevildi ama desteklenmedi.

Merhum Muhsin Yazıcıoğlu adına düzenlenmiş olan “Türkiye Onu Çok Sevdi” şöleni hayırlara ve “usve”ye vesile, emeği geçen herkesten hassaten dostum Mahir Damatlar’dan Allah razı olsun inşallah.

Usve-i FİTYAN olan merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun “USVE”lik sözlerinden;

Bizim Allah’tan başka kimseden korkumuz yok.

“İslam hassasiyeti olmayan milliyetçiliğin içi boştur.”

“İnanmadığım yolda milyonlarla yürüyeceğime, inandığım yolda tek başıma yürürüm.”

“Zindanmış bu karanlık oda ne gam! Bana imanımın ışığı yeter!”

“Haksız bir davada zirve olmaktansa, haklı bir davada zerre olmayı tercih ederim.”

“Vatan aşkı maya gibidir. Sütü bozuklarda tutmaz…”

“Bu bayrak öyle bir bayraktır ki; içinde VATAN vardır, dökülen KAN vardır, iki CİHAN vardır, DİN vardır, İMAN vardır.”

“Önümüzde iki seçenek var: Ya ibret almayanlar gibi tarihin tekerrürüne seyirci kalacağız ya da bu ezberi bozacağız. Bizler ikinci yolu seçiyoruz.”

“Zor yola kolay insanlarla çıkarsanız… Seni de satar, yolu da satar yolcuyu da satar!”

“Biz, Fatih Sultan Mehmed Han kadar Türk, Said Nursi Hz. kadar Kürdüz! Ve hepimiz aynı kilimin desenleriyiz.”

“Ölüm inançsız insanlar için korkunç bir sondur ama inananlar için ne kadar zevkli bir başlangıçtır!”

“Firavun’a karşı çıkmak yetmez, Musa’nın yanında olmak gerekir!”

“Bir elinde Bilgisayar, Bir elinde KUR’AN olsun.”

“Zulüm Azrail olsa da hep Hakk'ı tutacağım. Mukaddes davalarda ölüm bile güzeldir.”

“Milletine namlusunu çevirmiş tankı asla selamlamam.”

“Bizim milliyetçiliğimiz ete, kemiğe, kana veya ırka değil, kültüre dayanır.”

“Er meydanı kancıklık kabul etmez!

Selam ve Sabırla… 19.04.2026