Allah’ı Zikretmek
Veysi ERKEN Dr.
Zikir, anmak, hatırlamak anlamındadır.
Allah’ı zikretmek demek sadece “Allah” lafzını tekrardan ve hatırlamaktan ibaret değildir.
Dolayısıyla “Sabah akşam Allah'ı zikrediyor olmak için sadece Allah'ı zihinde tutmak ve dil ile zikir cümlelerini tekrarlamak yeterli değildir. Hz. Peygamber'in, “Allah'a itaat eden Allah'ı zikretmiş olur.” gerçeğinden hareketle Kur'an ve sünnete uygun bir hayat sürmedikçe, dinin vecibelerini yerine getirip, yasaklarından kaçınarak Rabbin ismini gönle nakşetmedikçe zikir kemale ermez
https://bilecik.diyanet.gov.tr/sayfalar/contentdetail.aspx?MenuCategory=Kurumsal&ContentId=1597
Allah’ı zikretmek vahye uygun yaşamayı zorunlu kılar.
Ayetlerde;
“O akıl sahipleri, ayakta dururken, otururken ve yanları üzerine yatarken dâimâ Allah’ı zikrederler; göklerin ve yerin yaratılışını tefekkür ederler ve: “Rabbimiz! Sen bunları boşuna yaratmadın. Sen bütün eksik sıfatlardan uzaksın. Bizi cehennem azabından koru!” derler. Âl-i İmrân-191
“Rasûlüm! İşte böylece sana daha önce yaşanmış önemli hâdiselerden bir kısmını anlatıyoruz. Şüphesiz sana tarafımızdan bir zikir verdik. Ta-Ha-99”
“De ki: “Eğer gece veya gündüz size azap göndermek istese sizi Rahmân’a karşı kim koruyabilir?” Buna rağmen, korkup O’na yönelecekleri yerde, Rablerinin zikrinden ve kitabından yüz çeviriyorlar. Enbiyâ-42”
“İşte bu Kur’an (zikir) da bizim indirdiğimiz çok şerefli, her bakımdan bereket yüklü, öğüt kaynağı bir kitaptır. Hal böyleyken siz onu inkâr mı ediyorsunuz? Enbiyâ-50”
Evet.
“Zikr-i kesir dervişi Mestan eder
Tilavet-i Kur’an, hafızı “Has”tan eder
Ehl-i tevhidi Allah, dillere destan eder
Ruhu hayvan iken İNSAN olur”
İnsan olan “has” ve “zakir” olmak ister, çabası buna yöneliktir.
Zakir ehl-i tevhid taifesindedir.
“Lailahe illallah, Muhammed’un Resulullah” zikrini terennüm eder, hayvan değil insan olur ve vahye uygun yaşar.
Zakir, mümin mücahid konumundadır.
Zakir; “De ki: “Şüphesiz rabbim beni doğru yola, sapasağlam bir dine, Allah’ı bir bilen İbrâhim’in dinine iletti.” O, ortak koşanlardan değildi. De ki: “Benim namazım, (her türlü) ibadetim, hayatım ve ölümüm, hepsi âlemlerin rabbi olan Allah içindir. O’nun ortağı yoktur. Bana sadece bu emrolundu ve ben (hak dine) teslim olanların ilkiyim.” De ki: “Allah her şeyin rabbi iken ben O’ndan başka bir rab mi arayacağım?” Herkesin yaptığının sonucu kendisine aittir. Hiçbir suçlu başkasının suçunu yüklenmez. Sonunda dönüşünüz rabbinizedir ve O, hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz gerçeği size haber verecektir. Sizi yeryüzünün halifeleri kılan, size verdiği şeylerde sizi denemek için kiminizi kiminizden derecelerle üstün kılan O’dur. Şüphesiz rabbinin cezası çok çabuktur; yine O’nun bağışlaması ve rahmeti boldur. En’am, 161-165” ayetlerinin gereğini bilir ve yaşamaya cehd eder.
Zakir insan, ünsiyeti sever, nisyanı değil. Sırat-ı müstakim üzere dosdoğru yaşama gayretindedir.
Zakir’in namazı, her türlü ibadeti, hayatı ve ölümü âlemlerin rabbi olan Allah içindir.
Şimdi ve her zaman ZAKİR olma ve gereğini ifa etme vaktidir.
Selam ve Sabırla…26.09.2026