22 Nisan 2026 Çarşamba

Çözüm "Maarifin Kalbinde İslam"

Çözüm "Maarifin Kalbinde İslam"

Veysi ERKEN Dr.

Okullardaki son katliam bahane edilerek azgın azınlık kuduz köpekler gibi İslam’a ve Müslümanlara saldırıya geçtiler.

İslam ve Müslüman düşmanları asla boş durmaz. İslam’ı çağrıştıracak en ufak bir etkinlik karşısında kuduz köpekler gibi havlamaya ve saldırmaya başlarlar.

Okullardaki son katliamlar nedeniyle İslam düşmanı kudurukların sokaklara taştıklarını, eylem yaparak tahribata yöneldikleri ve Müslümanları pısırıklaştırmaya çalıştıklarını hep birlikte gördük ve görüyoruz.

Neymiş efendim. Okullarda İslami, insani, ahlaki ve milli değerler etkinlik konusu yapılamazmış. Diyanet edep, hayâ, ahlak, terbiye ile ilgili hutbe okutamazmış.

Herkesin kendileri gibi iki ayaklı, insan kılıklı şeytanlar, mahlûklar olsun istiyorlarmış. Bütün çabaları İslam’ı ortadan kaldırmaktır. Bu şeytani taife Siyonist haçlıların piyonudur, uşağıdır.

Okullar dâhil her yerdeki katliam, ahlaksızlık, tecavüz İslam dışılığın neticesidir.

Teşhis doğru konulmazsa çözüm olmaz.

Mantıkta kural şudur.

Yanlış önermelerle doğru çıkarım elde edilmez.

Bunun için diyoruz ki, toplumu yeniden İSLAM’LA inşa etmektir.

Maarifin kalbine İslam’ı nakşetmektir.

Talim ve terbiyenin amaç, hedef, ufuk ve müfredatını İSLAM’LA teçhiz etmektir.

Bu konuda NAMUSLULAR namussuzlardan cesur olmak mecburiyetinde ve zorundadır.

Namussuzlar bir avuçtur.

Boş teneke gibi oldukları sesleri, bağırtıları ve ahlaksızlıkları yüksek çıkmaktadır.

Okullardaki ve her yerdeki şiddeti, ahlaksızlığı, tecavüzü, sapkınlığı, hırsızlığı, rüşveti, irtikâbı azaltmanın yolu ve yöntemi budur.

İnsaf, iz’an ve vicdan sahibi olan huzurun ancak İslam’ın hayata hâkim kılınmasıyla mümkün olacağını bilir.

Bu durumu kavraya bilmek için son yüz, yüz elli yılda maarif sistemindeki bozulmayı incelemek kâfidir.

Olumsuz olan her şey katlanarak artmıştır.

Hırsızlık,

Tecavüz,

Rüşvet,

Katliam,

Ahlaksızlık, vs.

Bunların hepsi Eğitim sisteminin İslamsızlaştırılmasının sonuçlarıdır.

Velhasıl.

 'Maarifin Kalbinde İslam' olmalıdır ki ateistler çoğalmasın, çocukları ve torunları katliam yapmasın.

Hani Atilla ilhan Türkiye’de yüzde 10 hain kontenjanı var diyordu ya.

Her türlü kötülük bu kontenjandan türemektedir.

Unutulmamalıdır ki, İslam ve Müslüman düşmanı olan bu hain taife ve İslam düşmanlığına evirilmişler her şekilde, yöntemle ihanetini sergiliyor. İslami olan her şeye düşmandır.

Bu ahlaksız taifeye rağmen Maarifin Kalbinde İslam olmalıdır ki, azgın azınlık ve kötülükleri tasfiye edilebilsin.

İslam ve Müslüman düşmanı olan gayrı Müslim taifeye rağmen İslam müfredata, kalplerde, gönüllerde ve yaşayışta diriltecek etkinliklere şölenlere dönüştürülmelidir.  Son söz. “Maarifin Kalbinde İslam”ın olması farzdır.

Selam ve Sabırla… 22.04.2026

 

 

 

 

Müşrik Tavır

Müşrik Tavır

Veysi ERKEN Dr.

Allah’a mutlak iman, itaat ve teslimiyet ŞİRK tavrından uzaktır.

Müminlerin dillerinde, zikirlerinde, gönüllerinde, kalplerinde “Lebbeyk Allâhümme lebbeyk! Lebbeyke lâ şerîke leke lebbeyk! İnne"l-hamde ve"n-ni"mete leke ve"l-mülk. Lâ şerîke lek!” (Buyur Allah"ım buyur! Emrindeyim buyur! Senin hiçbir ortağın yoktur. Allah"ım buyur! Hamd sana mahsustur. Nimet de senin, mülk de senindir. Senin hiçbir ortağın yoktur.) telbiyesi vardır.

Müminler iman edenler ve Allah’ı zikrederek gönülleri huzura kavuşanlardır. Bilesiniz ki gönüller ancak Allah’ı zikrederek huzura kavuşur. Ra’d-28” bilir ve tatmin olmuş nefse sahip olmak için çabalar. “Ey imanın huzuruna kavuşmuş insan! Sen O’ndan hoşnut, O da senden hoşnut olarak rabbine dön. Böylece has kullarımın arasına sen de katıl. Cennetime gir! Fecr-27-30

Buna mukabil iman sahibi olmayanlar için ayette “Onların çoğu ortak koşmadan Allah’a iman etmezler. Yûsuf-106”

Ayet şu şekilde tefsir edilmektedir.

“İnsanların çoğu, göklerdeki ve yerdeki delilleri ibret gözüyle incelemedikleri ve akıllarını doğru kullanmadıkları için, Allah’ın varlığını kabul ettikleri halde O’na çeşitli yollarla ortak koşarlar. Nitekim Câhiliye döneminde Arabistan halkı da Allah’a inanmakla birlikte (Lokmân 31/25) çeşitli şekillerde O’na ortak koşuyorlardı. Meselâ, bazı putperest Araplar meleklerin Allah’ın kızları olduğuna inanırken (Nahl 14/57), bir kısmı da kendilerini tanrıya yaklaştırsınlar diye putlara tapıyorlardı (Zümer 39/3). Hıristiyanlar, Hz. Îsâ’nın Allah’ın oğlu olduğunu iddia ederken, yahudilerin bir kısmı, “Üzeyir Allah’ın oğludur” diyorlardı (Tevbe 10/30). Ayrıca cinleri Allah’a ortak koşanlar da vardı (En‘âm 6/100). https://kuran.diyanet.gov.tr/tefsir/Y%C3%BBsuf-suresi/1702/106-ayet-tefsiri

Muvahhid olmayanların durumu şu ayetlerle de açıkça belirtilir. “Yahudiler “yahudi olun”, Hristiyanlar da “Hristiyan olun ki doğru yolu bulasınız” derler. De ki: “Hayır! Biz, tek Allah’a inanan ve hiçbir zaman müşriklerden olmayan İbrâhim’in dinine uyarız.Bakara-135

“O gerçek şudur ki; İbrâhim ne bir yahudi ne de bir Hristiyandı; fakat o tevhid ehli bir müslümandı. Allah’a ortak koşanlardan değildi. Âl-i İmrân-67”

“Şunu bilin ki ben, dupduru bir iman ve teslimiyetle yüzümü gökleri ve yeri yoktan yaratan Allah’a çevirdim. Ben müşriklerden değilim. En’âm-79”

Velhasıl

“Peygamber, Rabbinden kendisine indirilene iman etti ve mü’minler de iman ettiler. Hepsi Allah’a, meleklerine, kitaplarına ve peygamberlerine inandılar da; “O’nun peygamberleri arasında hiçbir ayırım yapmayız” dediler. Sonra da: “İşittik, itaat ettik, ey Rabbimiz bizi bağışlamanı isteriz, dönüşümüz ancak sanadır” diye niyazda bulundular. Bakara-285”

Allah’ı birlemeyen her anlayış ve inanışta müşrik tavır” söz konusudur.

Bugün içinde düşürüldüğümüz durum müşrik tavır ve yaşayıştır. Cinayetlerin, katliamların, tecavüzlerin, fuhşiyatın asıl nedeni müşrik tavırdır. Müşrikler“İman edenlerle karşılaşınca “inandık” derler, şeytanlarıyla baş başa kaldıklarında ise “Biz sizinleyiz, biz yalnızca alay etmekteyiz” derler. Bakara-14”

Selam ve Sabırla… 22.04.2026