8 Temmuz 2026 Çarşamba

Denizi Geçip Derede Boğulmak

Denizi Geçip Derede Boğulmak

Veysi ERKEN Dr.

“Denizi, Okyanusu, Çay’ı Geçip Derede Boğulmak” deyimi bir özettir.

Bazı fiillerin özetidir.

Pek çok başarının küçük, ufak bir başarısızlık veya ihmal ile heba olmasıdır.

Heba olmasına vesile olmayı izah etmektedir.

Evet.

Başkan Erdoğan döneminde Türkiye sayılamayacak kadar başarılara imza atmıştır.

Teknolojide, Savunma sanayinde, yollarda, sağlık sisteminde, kimsesiz, yaşlılara sağlanan imkan ve hizmetlerde, gençlerin seçimlere katılımının sağlanmasında, bedelli askerlik düzenlenmesinde ve sayılamayan binlercesinde başarılar vardır.

Ancak bu başarılar ufak bir başarısızlıkla heba edilmeye çalışılıyor.

Başkan Erdoğan’a açık çağrımdır.

Döneminizde ulaşılan ve gerçekleştirilen başarılar fetöitler, onların propagandalarına kananlar, Siyonist haçlıların uşaklığını yapanlar tarafından heba edilmeye, yok edilmeye çalışılıyor ve birkaç konu vesile kılınıyor.

Bu konuların başında az gelirlilerin, maaşı az olan emeklilerin, emeklilere yansıtılmayan SEYYANEN zamlar ve maaşlardaki YÜZDELİK artışlardır.

Bilhassa fetöitler ve şürekası bunları bahane ederek bütün başarıları, gelişmeleri, kalkınmayı, huzuru, artan refahı heba etmeye, boşa çıkarmaya, yok etmeye ve ülkemizi Siyonist efendilerine ram etmeye çalışıyorlar.

Sayın Başkan.

Fetöitlerin bu oyunlarını, Siyonistlere uşaklıklarını boşa çıkaracak icraatı, okyanus gibi başarıların derede boğulmasını engelleyici tedbirleri almanızı bekliyoruz.

Gönlü kopmuş, özgül ağırlığı kendinden menkul elemanları, bürokratları tasfiye ediniz ve millet denilen tabanınıza yöneliniz.

İcraatınızla zengine değil, az gelirliğe, yoksula, düşük maaşlılara yöneliniz.

Ücret politikanızı “ASGARİ GEÇİM” seviyesine göre düzenleyiniz.

Yüzdelik maaş artışı politikasını terk ediniz.

Bilindiği gibi 20.000 lira maaş alan ile 200.000 lira maaş alan kişinin maaşlarında yapılan yüzde yirmilik artış maaşlara 4.000 ve 40.000 olarak yansımakta ve  maaşlar 24.000 ve 240.000 seviyesine çıkarak gelirler arasındaki fark artmaktadır, katlanmaktadır.

Bu da DEREDE boğulmayı beraberinde getirmektedir.

Sayın Başkan.

Ülkenin derede boğdurulmasına fırsat vermeyiniz.

Selam ve Sabırla… 08.07.2026

Bölgenin Güvenliği-Dünyanın Güvenliği

Bölgenin Güvenliği-Dünyanın Güvenliği

Veysi ERKEN Dr.

İslam emniyet demektir.

Bu anlamda bölgenin ve dünyanın emniyetini, güvenliğini, huzurunu ancak gerçek anlamda Allah’a teslim olanlar, vahyini ve Hz. Muhammed Mustafa’nın (sav) sünnetini uygulayanlar sağlayabilir.

Siyonist haçlı zihniyetine karşı özelde BÖLGEMİZİN genelde bütün dünyanın güvenliğini TÜRKİYE’NİN öncülüğünde Müslümanlar sağlamalıdır. Bunu gerçekleştirecek başka güç yoktur. Bilinmeli ve unutulmamalıdır ki Siyonist haçlı zihniyeti bölgemizin ve dünyanın güvenliğini düşünen zihniyet değil aksine vahşeti yaygınlaştıran zihniyettir.

Geç kalınmakla birlikte İslam ve Coğrafyalardaki güvenlik birimleri Türkiye’nin etrafında halkalanmalı Siyonist haçlıların zulümleri, vahşetleri, işgalleri bu şekilde bitirilmeli, İsrail tasfiye edilmeli ve Filistin vilayeti olarak asli vatanına bağlanmalıdır.

Bunun için İran Savunma Bakan vekilinin teklifi dikkate alınmalıdır.

“İran Savunma Bakan Vekili Seyid Macid İbn’ül Rıza, Türkiye, Pakistan, Suudi Arabistan ve Mısır'ın kendi güvenliklerini sağlaması gerektiğini vurgulayarak, bu ülkelerin bir araya geleceği bir "İslam Dünyası Güvenlik Birliği" kurulmasını önerdi.

İbn’ül Rıza, Tahran yönetiminin dost ve komşu ülkelerin talebi üzerine bölgesel istikrara katkı sağlamak amacıyla ateşkesi kabul ettiğini belirtti. Ancak Washington'ın geçmişteki taahhütlerini yerine getirmeme konusundaki siciline dikkat çeken İranlı bakan, "ABD'nin sözünü tutmama konusundaki uzun geçmişi göz önüne alındığında, karşı tarafa güvenimiz sıfırdır" ifadesini kullandı. Ayrıca İbn’ül Rıza, “İran Silahlı Kuvvetleri'nin her an teyakkuzda olup, anlaşmanın herhangi bir ihlali orantılı bir karşılıkla karşılanacaktır” ifadeleriyle gerçekleştirilen saldırılara sessiz kalınmayacağının altını çizdi.

BEŞ BÜYÜK ÜLKEYİ KAPSAYAN GÜVENLİK BİRLİĞİ

Bölgesel krizlerin ancak bölge ülkelerinin ortak iradesiyle çözülebileceğini savunan İbn’ül Rıza, Türkiye, İran, Pakistan, Suudi Arabistan ve Mısır'ın bir araya geleceği bir "İslam Dünyası Güvenlik Birliği" kurulması yönündeki önerisini yineledi. Son dönemde yaşanan çatışmaların, dış güçlere dayanarak kalıcı bir barışın inşa edilemeyeceğini açıkça ortaya koyduğunu belirten İranlı yetkili, yabancı askeri varlığın bölgede sadece güvensizlik, belirsizlik ve karşılıklı şüpheyi artırdığını dile getirdi.

İbn’ül Rıza güvenlik ittifakının kurulmasını şu sözlerle yeniledi:

“Son savaş, bölgenin güvenliğinin bölge ülkeleri tarafından sağlanması gerektiğini gösterdi. Yabancı güçlerin varlığı sadece güvenlik yaratmakla kalmıyor, aynı zamanda güvensizliği, belirsizliği ve güvensizliği de artırıyor.”

https://www.haber7.com/dis-politika/haber/3641225-irandan-turkiyeye-sasirtan-teklif-islam-dunyasi-guvenlik-ittifaki-kurulsun

Teklif yerindedir ve behemehâl İslam Dünyası güvenlik birliği kurulmalıdır.

Bu birlik bütün mazlumları, mağdurları, vahşete, işgale uğrayanları, coğrafyaları ihata etmelidir ki, Birleşmiş Milletler Teşkilatı ve NATO denilen illetler topluluğunun vahşetleri bitirilebilsin.

Unutulmamalıdır ki Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, NATO gibi teşkilatlar Siyonistlere hizmet eden birlikler durumundadır. Siyonistlerin korsanlıkları, işgalleri, vahşetleri, talanları karşısında bu kuruluşların sessizliği ve seyirciliği bunun açık delilidir. Bölgemizin ve dünyanın güvenliğini sağlayacak kuruluşlar değil, istikrarsızlığı, huzursuzluğu ve güvensizliği oluşturan, arttıran zalim birliklerdir.

Siyonistleri vahşetini durdurmak için “Tek ümmet çok devlet” anlayışı ile Müslüman ve mazlum coğrafyaların huzuru, sükûnu ve refahı için İslam dünyası güvenlik birliği bir kurtuluş reçetesidir.

“İslam dünyası güvenlik birliği” imkân ve fırsatların bir araya getirilmesi meselesidir.

Selam ve Sabırla… 08.07.2026