Yeni Suç/ Hırsızlık Türleri ve Cezasızlık
Veysi ERKEN Dr.
Kur’an ve sünnet o kadar hayatımızdan çıkarılmıştır ki tefekkür ve yaşayış zeminimiz kaymış vaziyettedir.
Bu yüzden her türlü ahlaksızlık, fuhuş, irtikâp, rüşvet, yol
kesme, gasp yeni adlarla, fonlarla yapılan hırsızlıklara karşı tutumumuz,
tavrımız, davranışımız farklılaşıyor.
Mesela münafıklaşmışlar, Müslüman görünümlüye dönüşmüşler hırsızları,
irtikâpçıları, rüşvetçileri, metresleri, metres edinenleri görmezlikten
gelirken, hatta hoş karşılarken, Fonlar veya başka yollarla çalanları,
hırsızlık yapanları esas alarak bütün Müslümanları, İslami olarak hayatını
devam ettirmeye çalışanları karalamaktan geri durmuyor.
Bu tipler bilerek veya bilerek fetöit, Siyonist zihniyete
hizmet eder durumdadır.
Şu unutulmamalıdır.
Müslüman isek Kur’an ve Sünnet zemininde düşünmek ve ona
göre tavır sergilemek durumundayız.
Ayetlerde;“Allah’a ve
peygamberine karşı savaşanların ve yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya
çalışanların cezası ancak ya öldürülmeleri veya asılmaları yahut el ve
ayaklarının çapraz olarak kesilmesi ya da bulundukları yerden sürgün
edilmeleridir. Bu, onların dünyada uğradıkları aşağılayıcı cezadır.
Âhirette ise onlar için büyük bir azap vardır. Ancak onları yenip ele
geçirmenizden önce tövbe edenler müstesna! Biliniz ki Allah çok bağışlayıcı,
çok esirgeyicidir. Maide,33-34”
“Hırsızlık eden erkek ve kadının,
yaptıklarına bir karşılık ve Allah tarafından caydırıcı bir ceza olmak üzere
sağ ellerini bilekten kesin. Allah kudreti dâimâ üstün gelen,
her işi ve hükmü, hikmetli ve sağlam olandır. Maide-38
Önceki âyetlerde
(33-34) yol kesme ve yağmalamayı da kapsayan hırâbe suçunun cezası
açıklanmıştı. Onun bir devamı olarak burada da hırsızlık suçuna verilecek ceza
açıklanmaktadır. İslâm, meşrû kazançtan
doğan malın korunmasını dinin temel hedeflerinden saymış ve telef olmaması için
birçok tedbir almıştır. Bu cümleden olmak üzere kişinin haksız olarak
başkasının malına el uzatmasını da kendi malını saçıp savurmasını ve israf etmesini
de haram kılmıştır. Şu halde hırsıza verilen ceza sadece hukuk düzenini
korumayı değil, aynı zamanda ilâhî emirlerin ve ahlâk ilkelerinin yaşatılmasını
da amaçlar.
Hırsızlık, “başkasına
ait bir malın, muhafaza edildiği yerden sahibinin rızâsı olmaksızın ve
sahiplenmek kastıyla gizlice alınması” demektir. Bu fiili işleyen kimseye de
hırsız denir.”
https://kuran.diyanet.gov.tr/tefsir/M%C3%A2ide-suresi/707/38-ayet-tefsiri
Evet.
Müslüman’ın tavrı ve
tutumu bellidir.
Hırsızlığı,
arsızlığı, irtikâbı, rüşveti, metres edinmeyi, metres olmayı, paradan kuleler
inşa edenleri tel’in eder.
Cezalarının Kur’an ahkâmına
göre verilmesini talep ve de yetkililerden bekler. Umarım ki münafık tavır
sergileyenler, sabetayistlere benzeyenler, jöntürklerle aynileşenler yanlıştan
dönerek tevbe ve istiğfar ederler.
“İyake na’budu ve
inyake nestain” ayeti ışığında “ festakim kemâ umirte” ayetinin gereğini
yaşarlar, dosdoğru olurlar.
Selam ve Sabırla…30.09.2026