22 Mayıs 2026 Cuma

Türkiye SUMUD’UN hikâyesini yazmalıdır

Türkiye SUMUD’UN hikâyesini yazmalıdır

Veysi ERKEN Dr.

“Sen kendi hikâyeni yazmazsan başkası senin hikâyeni yazar” gerçeğini unutmayalım.

Türkiye ve milletimiz aslına, kamet ve istikametini İslam’a yöneltmeye başlayınca kendi hikâyesini kendisi yazmaya başladı.

Allah nusretini arttırdı.

Karabağ’da, Libya’da, Suriye’de, Irak’ta, Somali’de hikâyesini yazmaya başladı.

İHA, SİHA, Tank, Füze ve bütün mühimmat konusunda kendi hikâyesini yazıyor ve dünyaya kendisi anlatmaya başladı.

Hikâyesini kendisi ve kendi medyası, iletişim araçlarıyla anlatmaya başladı.

Eğitim programında da kendi hikâyesini yazmaya başladı,

Yakın zamanda kendi hikâyesini, destanlarını, kendisini ileriye fırlatacak yaylarının hikâyesini de anlatacak.

Bir de SUMUD hikâyesini yazmalı ve dünyaya anlatmalıdır.

Bu hikâye “Mavi Marmara” ile yazılmalıydı.

Geç kalındı, güç olmamalıdır.

Türkiye SUMUD’LA azimle, kararlılıkla, cesaretle dünyaya, mazlumlara, mağdurlara sahip çıkmalı, hikâyesini yazmalı ve Siyonist haçlı saldırganlığını tasfiye ederek bitirmelidir.

SUMUD’ UN hikâyesi Salahaddinlerin, yavuzların, Alpaslanların, Celaleddin Harzemşahların ruhuyla, cesaretleriyle, kararlılıklarıyla yazılmalıdır.

Bize ait Kudüs, Gazze, Filistin, Doğu Türkistan, Arakan esaretten kurtarılmalıdır.

Türkiye’nin SUMUD hikâyesi Küresel SUMUD’A dönüşmeli, mazlum coğrafyaları ADALET güneşiyle aydınlatmalı, hürriyetlerine kavuşturmalıdır.

Artık durulmamalıdır.

SUMUD’A müdahale eden, engelleyen her güç ve kışla tasfiye edilmelidir.

Bu da Türkiye’nin kendi yazdığı ve dünyaya anlattığı hikâyesi olmalıdır.

Türkiye’nin SUMUD hikâyesi karada, havada ve denizde yazılmalı ve İslam’ın sancağını, bayrağımızı Kudüs’e, Gazze’ye, Rohingya’ya, Doğu Türkistan’a dikmelidir.

Sancağın ve bayrağın gölgesi insanlığa yeter.

Hikâyemizi yazmakta yılgınlık, pes etme yok.

Zafere erişmek, anaların gözyaşını dindirmek, çocukları kurtarmak, dünyayı özgürleştirmek için hikâyemizi kendimiz yazmakla mükellefiz.

Selam ve Sabırla…22.05.2026


Mutlak Butlandan Sonra

Mutlak Butlandan Sonra 

Veysi ERKEN Dr.

21 Mayıs 2026 tarihinde Mahkeme CHP’nin kurultayı için “mutlak butlan” kararı vermiş. Hayırlı bir karar olmuş.

Vakıayı Hayriyenin başlangıcı olsun.

“Vakıayı Hayriye” CHP’nin kapatılması veya kendini fesh etmesiyle tamamlanır.

Kanaatime göre CHP’liler hemen partilerini fesh ederek kendilerini ziyaret eden Ümit Özdağ’ın partisine iltihak ve iltisak etmelidirler.

Ne de olsa aynı zihniyetin, Jöntürk ve ittihatçıların dallarıdır. 

Yeter ki CHP kapansın. 

Bunda bir beis yok.

Ama bir kere olsun bu ülkeye faydaları ve hayırları olabilmesi için ya kendilerini fesh etmeli veya kapatılmalıdır.

Şaibelerin, rüşvetlerin, irtikâpları, metres hayatlarının ayyukaya çıktığı bir partinin bu ülkeye asla faydası yoktur ve olamaz.

Bunun için CHP kapatılmalı veya kendini fesh ederek Ümit Özdağ’ın partisine iltihak etmelidir.

Gece ziyareti, gençlerin tabiriyle “kanka” olduklarını göstermektedir.

Evet.

CHP kapatılmalıdır.

Her şeyi ile şaibelilerin merkezi durumundadır ve mutlak butlan kararının devamı gelmeli, CHP kapatılmalıdır.

Bunu CHP’liler daha fazla dillendiriyor.

CHP yandaşı ve candaşı olan Can Ataklı bugünlerde de her yolsuzluğun, pisliğin, ahlaksızlığın CHP’ye bulaştığını söylüyordu.  “Yolsuzluğun, pisliğin, ahlaksızlığın CHP’li belediyeleri sardığını söyleyen Can Ataklı, “Hiçbir şey olmasa bile CHP’nin sosyal medyalarına bakın. Kendi aralarındaki konuşmalarında sayısız yolsuzluk var. Hepsini görevden alın kardeşim.” ifadelerini kullanıyordu.

https://video.haber7.com/video-galeri/307307-can-atakli-itiraf-etti-yolsuzluk-chp-sarmis-durumda

Her türlü kötülüğün kaynağına dönüşen CHP’nin kapatılması ülkemize yapılacak büyük bir iyiliktir.

Geç kalınmamalıdır.

Selam ve Sabırla… 22.05.2026