6 Temmuz 2026 Pazartesi

Gönül Bağı Kopmuş Münafıklar

Gönül Bağı Kopmuş Münafıklar

Veysi ERKEN Dr.

Bir davaya, yapıya en büyük zararı verenlerin başında O YAPIYLA gönül bağı koptuğu halde üyesiymiş, mensubuymuş gibi ahkâm kesenler, demeç verenler ve aleyhine icraatta bulunanlardır.

Bunların tavrı, tutumu, ahlakları tam MÜNAFIKÇADIR.

Bu münafıklar “İman edenlerle karşılaşınca “inandık” derler, şeytanlarıyla baş başa kaldıklarında ise “Biz sizinleyiz, biz yalnızca alay etmekteyiz” derler. Bakara-14”

Partilerin içinde böyle münafıklar vardır ve en çok bu tür münafık AK Partinin içinde olduğunu düşünüyorum.

Sayın Başkan.

İçinizdeki bu tür münafıkları temizlemezseniz Türkiye daha çok zarar görmeye devam edecektir.

Dün bakanlık, vekillik yapmış, bürokraside palazlanmış ve hala partinizin mensubu olduğunu söyleyen münafık karakterliler Türkiye’nin aleyhine faaliyet gösterenlerle kol kola, iç içedir.

Hatta bir kısmı hala içinizde etkili konumdadır.

Bu tipler kendilerini pazarlarken kendilerinden menkul özgül ağırlıklarını, geçmişte taşıdıkları sıfatları, tevdi ettiğiniz görevleri ileri sürmekten çekinmezler.

Milletimiz feraset sahibidir ve bu münafıkların mel’anetlerini teşhis ediyor, zararlarından korunmaya çalışıyor ve sizden bunları temizleme icraatını bekliyor.

Artık icraata başlayınız ve geçmişte bakanlık, vekillik, bürokratlık yapmış olan bu münafıkları, safraları bünyenizden atınız, zararlarını ve ihanetlerini millete izah ediniz.

Bunların kalplerinde çürüklük, eylemlerinde ihanet vardır.

Allah “Yoksa kalplerinde çürüklük bulunanlar, içlerindeki kini Allah’ın asla açığa çıkarmayacağını mı hesapladılar?  İstersek şüphesiz onları sana gösteririz de yüzlerindeki işaretlerden kendilerini tanırsın. Kuşkusuz konuşma tarzlarından sen onları bileceksin. Allah bütün yaptıklarınızı bilir. Muhammed,29-30” buyurur ve bunların cehennemin en alt katında haşr edileceklerini beyan eder. “Şüphe yok ki münafıklar cehennemin en alt katındadırlar; artık onlara asla bir yardımcı bulamazsın. Nisâ-145”

Hâsılı kelam.

Şimdi gönül bağları kopmuş, şeytanların adımlarını takip eden münafıkları her türlü insani yapıdan, partiden ve kuruluştan temizleme zamanıdır.

Bilindiği üzere ÇÜRÜK bir meyve sepetteki bütün meyveleri çürütür. Münafık, çürük bir kişi bütün bir yapıyı, kuruluşu, partiyi çürütür.

Selam ve Sabırla… 06.07.2026

Ahde vefa/ verilen sözde durmak

Ahde vefa/ verilen sözde durmak

Veysi ERKEN Dr.

İnsanın, İNSAN olarak kalabilmesi, kemâle erebilmesi vahiy zemininde yaşamasına bağlıdır.

Vahye dayalı yaşama zemini ilke ve kurallarla belirlenmiştir.

Bu kuralları Allah vazetmiş ve insanların bunları davranışa dönüştürmesini istemiştir.

Bir kısmı İsrâ Süresinde şu şekilde belirlenmiş ve biz bu yazımızda “Ahde vefa/ verilen sözde durma” üzerinde duracağız

“1. Allah’ın birliğini tanımak, bir olan Allah’a inanmak,

2. Ana babaya iyi davranmak,

3. Akrabaya ve muhtaçlara iyilik etmek, hayır yapmak,

4. Hem cimrilikten hem israftan sakınmak,

5. Çocukların hayatını korumak,

6. Zinadan, fuhuştan kaçınmak,

7. Adam öldürmemek,

8. Yetim malı yememek,

9. Verilen sözü tutmak, Ahde vefa gösterin; çünkü ahid sorumluluk doğurur.

10. Ölçüyü ve tartıyı tam yapmak,

11. Bilmediği şeyin peşine düşmemek, bilgisiz hüküm vermemek,

12. Büyüklük taslamaktan sakınmak. İsrâ, 22-40”

https://www.kuranvemeali.com/isra-suresi

Evet.

Verilen SÖZ’e vefa göstermek şarttır ve SÖZ büyük sorumluluk gerektirir.

Bunun için söz vermeden iyi düşünmek, Kur’anı Kerimin ahkâmını ve Hz. Muhammed Mustafa’nın (sav) sünnetini esas almalıyız.

Vereceğimiz sözü ifa edeceğimiz gücümüz, imkânımız var mı?

Vereceğimiz sözün ahlaki ve mâli sorumluluk açısından bize bir külfeti, zararı var mı? Vereceğimiz sözün ileride bize bir olabilir mi?

Ne kadar HASBİ olursak olalım SÖZ konusunda HESABİ olmamız gerekir ve TEENNİ ile yaklaşmamız gerekir.

Teenni, “Sözlükte “beklemek, gecikmek, sebat etmek, düşünüp taşınmak” anlamlarındaki eny kökünden türeyen teennî ve yine aynı kökten enât “acelecilikten sakınma”; “hilim, vakar, sabır, yumuşaklık ve sebatkârlık” diye tanımlanır.” https://islamansiklopedisi.org.tr/teenni

Hz. Muhammed Mustafa (sav) olaylar, olgular ve getirilen haberlerle ilgili insanlara teenniyi tavsiye etmiştir.  Rasulullah “teenni” ile hareket etmiş ve acelenin şeytandan olduğunu ifade etmiştir.

“Güvenilir olmayan birinin getirdiği habere inanıp mâsum insanlara zarar vermemek için haberin doğruluğunu araştırmayı emreden âyet de (el-Hucurât 49/6) hüküm vermekte acele edilmemesi ve basîretle davranılması gerektiği şeklinde yorumlanmış, bu âyet indiğinde Resûlullah’ın, “Teennî Allah’tan, acelecilik şeytandandır” buyurduğu bildirilmiştir.” https://islamansiklopedisi.org.tr/teenni

Ayet ve sünnetten anladığımız şudur.

Söz vermek büyük bir sorumluluğu gerektirir.

Bunun için SÖZ vermeden sözün bize yükleyebileceklerini hesaplamak ve acele etmeden teenni ile yaklaşmak mükellefiyetlerimiz arasındadır.

Söz vermişsek de onu yerine getirmemiz gerekir. Atalarımız “söz namustur” demişlerdir. Allah’ın vahyi dairesinde yaşayan NAMUSLUDUR.

Selam ve Sabırla…06.07.2026