15 Haziran 2026 Pazartesi

Savunma Hattı

Savunma Hattı

Veysi ERKEN Dr.

Herkesin bir “hudud” dairesinde hareket etmesi gerekir.

“Haddini aşma” ifadesini kullanmayan yoktur diye düşünüyorum.

Tabii ki davranışlarımız, eylemlerimiz bizi var eden, Rabbulalemin olan Allah’ın hudududur.

Bunu aşan haddini, hududunu aşmıştır.

Dolayısıyla savunma hattımız “Hududullah”tır.

Evet.

Allah’ın Kur’ân-ı Kerim’de insanların hareket ve davranışları için belirlediği sınır aşılmamalı, aşıldığı takdirde cezası vardır. “Bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Kim Allah’a ve peygamberine itaat ederse Allah onu, altından ırmaklar akan cennetlere koyacaktır, orada devamlı kalıcıdırlar; işte büyük kazanç budur. Kim de Allah’a ve peygamberine itaatsizlik eder ve sınırlarını aşarsa Allah onu, devamlı kalacağı bir ateşe sokar, onun için alçaltıcı bir azap vardır. Nisâ, /13-14”

Ayetlerden anlaşılacağı üzere bütün eylemlerimizde “hududu aşmamak”la mükellefiz.

Savunma hattımızı ona göre tahkim etmek mecburiyetindeyiz.

İster maddi, görünen, ister mücessem olmayan, görünmeyen davranışlarımızın, niyetlerimizin bir hududu vardır, olmalıdır. Tıpkı iki denizin birbirine karışmasını engelleyen “berzah” gibidir.

“Biri tatlı ve susuzluğu giderici, diğeri tuzlu ve acı olan iki denizi karışacak şekilde salıveren ve ikisi arasına bir engel, aşılmaz bir perde/berzah koyan O’dur. Furkan-53”

Meydan okurcasına hareket etmek, pervâsızca ve küstahça davranmak, Allah’a ve Resulüne isyan etmek hadsizlik, berzahı yıkmak ve sınır tanımamaktır, cehenneme yuvarlanmaktır.

Beşeri davranışlarımız, cehdimiz, cihadımız, savaşımız, savunmamız bütüncül ve ahlaklı olmalıdır.

Had, iki şeyi birbirinden ayırıp karışmalarını engelleyen çizgidir. Sınır boylarındaki savunmamız sathı savunmak içindir.

Bedenen, ruhen, zihnen ve eylem olarak hududullah dairesinde kalmaktır.

Davamız İ’layı Kelimetullah ise bütün dünyaya Allah’ın vahyi zemininde nizam vermekle mükellefiz.

Soy, sop, renk, dil ayırımı olmadan herkes için Allah’ın ahkâmını icra etmekle sorumluyuz.

Adalet terazisini kurarken ayırım yapmak hududullahı yok saymak, isyan etmektir. Ayetlerde: “Bir cana kıymaya veya yeryüzünde fesat çıkarmaya karşılık olması dışında, kim bir kimseyi öldürürse bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir can kurtarırsa bütün insanların hayatını kurtarmış gibi olur. Maide-32” ifadesini bulmuştur.

Mesleğe göre cinayete bakılmaz, her insanın canı, malı, namusu, hayatı ve dini değerlidir.

Anlaşılsın diye ifade ediyorum. Bir çöpçünün hayatı ve canı bir doktordan farklı değildir. Haksızca kim öldürülürse öldürülsün ceza aynı olmalıdır. Feveran edilecekse herkes için olmalıdır.

Şiddet, tecavüz ve bütün sosyal normlarda/kurallarda bütünlük ilkesi gerekirken bizlere cinsiyetçi bir bölücülük dayatılıyor.

“Adalet” esas olmalıdır hayatımızda. “Ey iman edenler! Kendinizin veya anne babanızın ve akrabanızın aleyhine bile olsa adaleti ayakta tutun, Allah için şahitlik eden kimseler olun. (İnsanlar) zengin olsunlar, yoksul olsunlar Allah onlara sizden daha yakındır. Öyleyse siz hislerinize uyup adaletten ayrılmayın. Eğer adaletten sapar veya üzerinize düşeni yapmaktan geri durursanız bilin ki Allah yaptığınız her şeyden haberdardır. Nisa-135” deniliyor.

Velhasıl.

Maddi ve manevi cephelerimizde savunma hattımızı kurarken “hududullah” dairesinde kalmak insan olmaktır. Ademleşmemektir.

Selam ve Sabırla…15.06.2026

14 Haziran 2026 Pazar

Türkiye’den Başka Kimimiz Var*

Türkiye’den Başka Kimimiz Var*

Veysi ERKEN Dr.

Anlayanlar, Türkiye sevdalısı olanlar ve İslam’ı kâmilen yaşamaya çalışanlar, İ’layı Kelimetullah için nizâm-ı âlem davasını ülkü edinenler için anlamlı bir cevaptır Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud’un cevabı.

Evet.

Somali merkezli Dawan TV’ye  konuşan Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud, maden arama faaliyetlerinin Türkiye’ye verilmesine ilişkin soruya “Türkiye’den başka kimimiz var ki, bizi başka kim istiyor.” https://www.hurriyet.com.tr/dunya/turkiyeden-baska-kimimiz-var-43204522 diyor.

Biliyoruz ve inanıyoruz ki atalarımız İslam’ın din olarak kabul ettiklerinden beri her devirde mazluma, mağdura, soykırıma uğrayanlara, ülkesi talan edilenlere sahip çıkmış, yol göstermiş, desteklemiş ve onlar için cihad etmiştir.

Bu anlayış İ’layı kelimetullah anlayışı hakim olduğu her zaman süregeliştir. Çünkü atalarımızın davası kuru bir cihangirlik davası değildi.

Günümüzde de atalarımızın davasına sahip çıktığımızda mazlumlara sahip çıktık, yardım ettik ve cihad yolunda ilerledik.

Somali cumhurbaşkanı bunun için böyle bir cevabı vermiştir.

Türkiye Allah yolunda olduğu müddetçe milletler, devletler, halklar bize fevc fevc yönelecektir biiznillah.

Yeter ki, bizler güzel niteliklerimizi muhafaza edelim, Alla yolunda cihad ederek nizam-ı âlem ülküsünü yaşatalım.

Evet.

Bizler Allah için mazlumların hamisiyiz.

Atalarımız Topkapı sarayının girişine, ülkenin, ülkelerin yönetim merkezine yazılı, mühür kazımıştı asırlar önce.

“Ya Velayete Küllî Mazlum! Tüm mazlumların sığınağı”

 “Tüm mazlumların sığınağı” anlayışı Somali cumhurbaşkanına bu cevabı verdirmiştir.

Türkiye atalarının izinde, hayalinde, amacının peşinde olmak yolundadır. Hakikat bunu gerektirir.

Türkiye, bütün mazlumların sığınağı, hamisi ve koruyucusu olmakla mükelleftir.

İ’lay-ı Kelimetullah nizâm-ı âlem gayesi bunu gerektirir.

Türkiye’nin hayalleri yeşermiştir.

“Hayalleri olanlar asla uyumaz”  

“hayali olmayanın hakikati olmaz”

Hayali olan uyanır ve hayal kurar.

Türkiye uyandı ve hayallerini kurdu.

Ülkeler buna uygun hayaller kurmaya başladı.

“Türkiye’den başka kimimiz var ki, bizi başka kim istiyor” cevabı bunun yansımasıdır.

Yansımalar artacak ve Türkiye dünyaya nizam verecek biiznillah.

Yeter ki Türkiye “kamet” ve “istikamet”ini bozmasın, muhafaza etsin.

Özetle Türkiye dünyaya geçmişinde olduğu gibi liderlik ve hamilik yapmalıdır.

Türkiye bu ufuk ve hayalle kendini görevli addetmeli ve bütün adımlarını buna göre atmalıdır.

Tabii ki, bu kolay değildir.

İç ve dış şeytanlar takozluk, bozgunculuk yapmaya çalışıyorlar, faaliyetlerini sürdürüyorlar.

Ülkemizde uşaklaştırılmış, köleleştirilmiş, mankurtlaştırılmış ve piyonlaştırılmış şahsiyetsizler çoktur ve bunların bir kısmını muhalefet olarak adlandırılıyor.

Her şeye rağmen Allah dilerse Türkiye Dünyanın lideri olur, olacak.

Sadece Somali değil, dünya Türkiye’yi adalet, hakkaniyet, huzur ve sükûn merkezi olarak görecek.

Haçlı ve Siyonist zihniyete ve piyonlarına rağmen Türkiye bunu başaracak inşallah.

Hâsılı kelam.

Türkiye bütün dünyada, bütün dünya Türkiye’de olsun.

Görelim Mevla’m neyler, neylerse güzel eyler.

Selam ve Sabırla… 14.06.2026