Namazı Terk Edenler, Savsaklayanlar
Veysi ERKEN Dr.
İnsanı diri tutan inancı ve inancına uygun amelidir.
Asr süresinde hüsranda, zararda olmayanlar şu şekilde tavsif edilir. “iman edenler, Salih ameller işleyenler, birbirine Hakkı ve sabrı tavsiye edenler.”
Bu zaviyeden bakarak Kur’an-ı kerimi anlayarak okuma, yaşama ve namazı tebliği etmeye gayret ediyoruz.
“Kitaptan sana vahyedilenleri oku, namazı özenle kıl. Kuşkusuz namaz hayâsızlıktan ve kötülükten meneder. Allah’ı anmak her şeyden önemlidir. Allah yaptıklarınızı bilir. Ankebût-45” ayeti vahyedilennin, Kur’anın okunması ve namazın hakkıyla, itinayla eda edilmesi anlatılır.
Bilhassa namazı üşenerek kılma, savsaklamayı bir münafıklık belirtisi olarak anlatır. “Münafıklar Allah’a oyun etmeye kalkışıyorlar. Hâlbuki Allah onların oyunlarını kendi başlarına çevirmektedir. Onlar namaza kalktıklarında üşenerek kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar, Allah’ı da pek az hatıra getirirler. Nisâ-142”
Gaflet ve dalaletle namazı terk edenler, savsaklayanlar, Kur’an'ın ahkâmını anlayarak yaşamayanlar, yaşama gayretinde olmayanlar zamanla dünyeviperest olur, Allah kendilerini kendilerine unutturur.
Böylece hem dünya hayatı hem de ahret hayatı cehenneme dönüşür. “Ey iman edenler! Allah’a itaatsizlikten sakının. Herkes yarın için ne hazırladığına baksın! (Evet) Allah’a itaatsizlikten sakının; şüphesiz Allah yapıp ettiklerinizden tamamen haberdardır. Allah’ı unutan, bu yüzden Allah’ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. İşte onlar gerçekten yoldan çıkmışlardır. Cehennemliklerle cennetlikler bir değildir. Muratlarına erecek olanlar ancak cennetliklerdir. Haşr,18-20”
Evet.
Unutulmamalıdır ki Kur’an ve NAMAZ insanı ihya ve inşa eder.
Gönülleri ve kalpleri huzura kavuşturur. Namazı terk edenlerin, savsaklayanların hayatı cehenneme dönüşür.
Ve.
Kalpler, gönüller ancak Allah’ı zikretmekle huzur bulur ilkesini yaşamakla mükellefiz. Buradan hareketle diyoruz ki, öyle bir hayat yaşa ki, dünyanın kulu, kölesi ve esiri olmayasın.
Bilinmelidir ki “Hayat bize verilen bir yol değil, kısa bir imtihandır; dünya kalacağımız değil, geçip gideceğimiz bir menzildir. Malımız olsun ama kalbimize girmesin, makamımız olsun ama bizi büyütmesin, kibirlendirmesin, dostlarımız olsun ama Rabbimizi unutturmasın. Çünkü geriye ne mal, ne makam ne de dünya kalacak; geriye, nasıl yaşadığımız ve ardımızda bıraktığımız iyilikler kalacak.”
Hâsılı kelam.
Hz. Muhammed Mustafa’nın (sav) buyurduğu gibi “Dünyada bir garip veya bir yolcu gibi ol”, hayatını Kur’’an ve namazla ihya eyle huzur bul.
Selam ve Sabırla…18.08.2026