“Tenhaya Koy kimse görmez”
Veysi ERKEN Dr.
“Kork Allah’tan korkmayandan” diye bir değim vardır.
Evet.
Allah’ı sevmeyenden, korkmayandan, unutandan her türlü pislik, kötülük, ahlaksızlık, haysiyetsizlik beklenir.
“Tenhaya koy kimse görmez” ifadesi İslam’dan kopuşun, Allah’ı unutuşun bir delilidir.
“Allâh’ı unutan ve bu yüzden Allâh’ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. Onlar yoldan çıkan kimselerdir. Haşr, 19” diye buyurulur.
Allah’ı unutanlar görülmediğini zanneder ve kötülükleri işlerler, rüşvetlerini yerler, baklava kutularında saklarlar.
Emanetleri ehline vermezler.
Allah “Şüphesiz Allah size emânetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adâletle hükmetmenizi emrediyor. Böylece Allah size ne güzel öğüt veriyor! Doğrusu Allah her şeyi hakkıyla işiten, kemâliyle görendir. Nisâ-58” ayetiyle hırsızlığın, rüşvetin, haysiyetsizliğin, metresliğin, metresleştirmenin, haksızlığın olmaması için emanetlerin ehline verilmesini ister ve her şeyi gördüğünü, işittiğini, bildiğini kullarına bildirir.
Kur’ân-ı Kerim’de havf, haşyet ve takvâ kavramlarının her biriyle, Cenâb-ı Hak, kendisinden korkmamızı, her şeyi gördüğünü, bildiğini ferman buyurmuştur.
Tenhaya konulanı da görür, açıktan verileni de.
Mümin için bilinen, yaşanılan gerçek şudur. “O, göklerde ve yerde ne varsa hepsini bilir. Sizin gizlediklerinizi de, açığa vurduklarınızı da bilir. Allah, göğüslerde saklı tutulan bütün gizlilikleri bilir. Tegabun-4”
Hz. Muhammed Mustafa sav efendimiz “Korkmayan bir kalpten Allâh’a sığınırım.” buyurmuştur.
Allah’tan korkmayan, sevmeyen, gördüğüne inanmayan “tenhaya koy kimse görmez”i yaşayabilir ve yoldan sapar.
İlmi, irfanı da işe yaramaz, hayvandan aşağı davranışları rahatlıkla sergiler.
Merhum Mehmed Âkif ERSOY Safahat’ında haklı olarak bunu şöyle dillendirir:
“Ne irfandır veren ahlâka yükseklik ne vicdandır.
Fazîlet hissi insanlarda Allah korkusundandır.
Yüreklerden çekilmiş farz edilsin havfi Yezdân’ın…
Ne i.rfânın kalır tesiri kat’iyen ne vicdânın
Hayât artık behîmîdir, hayır ondan da alçaktır.”
Hâsılı kelam.
Ülkemizde hırsızlık, rüşvet, metres edinme, metres olmayı kabul etme, irtikâp, kayırma, iftira, itham, inkâr, vatan hainliği, fetöitizm, himmet adıyla zimmet bu kadar çoğalmış, “tenhaya koy kimse görmez” anlayışı yaygınlaşmışmışsa İslam’ın gönüllerden silinmeye çalışıldığının göstergesidir.
Türkiye bu anlayıştan kurtulmalı ve İslam’la İslamlaşmalıdır.
Buna mecburdur.
Unutulmamalıdır ki “tenhaya koy kimse görmez” anlayışı ittihatçı, jöntürk anlayışının mirasıdır.
Merhum Necip fazıl "CHP bir parti değil, Türk’e dinini, dilini ve özünü kaybettirmeye memur bir katliam müessesesidir" teşhisinde bulunmuştu.
Süleyman Hilmi Tunahan ise “CHP’ye bırakın oy vermeyi, muhabbet beslemek bile imanı götürmeye kâfidir. Çünkü bu fırka İslam ile mücadele için kurulmuştur” diyordu.
Selam ve Sabırla… 07.08.2026