4 Şubat 2026 Çarşamba

Savaş ve Kadın

Savaş ve Kadın

Veysi ERKEN Dr.

İHH Kadın birimi tarafından Ankara Melike Hatun Camii Konferans salonunda Savaş ve Kadın” başlıklı icra edilen “AÇIK OTURUM/ BİLGİ ŞÖLENİ”nden müstefid olduk.

Bu açık oturumu tertip edenlere teşekkür ediyorum.

Hayırlara vesile olacaktır biiznillah.

İlk celsede nazarî, ikinci celsede tatbiki ve ameli faaliyetler hakkında bilgiler verildi.

İslam’ın savaş nazariyesi, kadın ve çocukların savaş alanları ve zamanlarındaki tutumları, davranışları ve savaşılan tarafın kadın ve çocuklarına karşı tutumların ne olması gerektiği geniş bir yelpazede izah edildi.

Birinci celsede “uluslar arası hukuk” ilkeleri çerçevesinde “savaş ve kadın” durumu izah edilmeye çalışılmıştır. Nazari olarak uluslar arası hukuk kadın ve çocuk korunma altına alınmış denilse de ameli olarak tatbiki mümkün olamamaktadır. Bunun en önemli sebebi uluslar arası hukuk denilen garabettir.

Uluslar arası hukuk ifadesi Siyonistlerin uydurduğu ve uygulamadığı bir kavramdır. Uluslar arası hukuk adaleti tevzi etmekten uzak bir kavramdır.

Bunun vurgulanması ve tevhidi anlayışın ilkeleri doğrultusunda “savaş ve Kadın” ilkelerinin gündeme getirilmesi, müeyyidelerinin belirlenmesi etkili olacağını düşünüyorum.

İkinci celsede İHH’nın sahada ameli olarak faaliyetleri ortaya konulmaya çalışıldı. Bilhassa Gazze’de, Suriye’de, Libya’da, Filipinlerde, Ukrayna’da ve bütün çatışma bölgelerinde sürdürülen yardım ve insani diplomasiden bahsedildi.

İHH’nın ve Türkiye’nin diğer sivil toplum kuruluşlarının savaş ve çatışma bölgelerindeki yardım faaliyetlerinin etkisinden bahsedildi.

Sivil toplum kuruluşlarının yardım ve insani diplomasi faaliyetleri takdire şayandır.

Bilhassa savaş ve çatışmalardan en çok etkilenen “KADINLAR ve Çocuklar”dır.

 Bilindiği üzere “Kadın” savaş ve çatışma ortamında erkeklere yardım ettiği gibi çatışmalar ortamında başka yükleri de yüklenmek durumunda kalmaktadır.

Çocuklarına bakmak, barındırmaya ve beslemeye çalışmak vs. vazgeçemediği sorumluluklarıdır. Taciz ve tecavüz işin diğer yönleridir.

İHH kadın ve çocuklara yönelik faaliyetleri geniş coğrafyalara yayılmış ve yangınlaştırılmaya çalışılmaktadır.

Tabii ki felsefesi İslami ve imani olduğu müddetçe başarısının artacağını düşünüyorum.

Bilindiği üzere inancımıza göre “mazlum ve mağdur1un kimliği sorulmaz.

İHH Kadın birimi “Savaş ve Kadın” başlıklı açık oturumu ile hayırlı bir faaliyet gerçekleştirmiş ve katılanların daha da şuurlanmasına vesile olmuştur diye düşünüyorum.

Umarım ki, bu tür faaliyetler Türkiye’nin her köşesinde tekrarlanır ve dünyaya yayılır.

Unutmayalım Edward Lorenz, "Afrika'da kanat çırpan bir kelebek, Amerika'da fırtına yaratabilir”

Ve.

Merhum Malcolm X “Bütün uyuyanları uyandırmaya bir tek uyanık yeterdiyorlar.

İHH’nın bu faaliyetleri dünyanın her yerinde hayırlı ve bereketli fırtınalara ve uyuyanları uyandırmaya yol açacaktır inşallah.

Yeter ki “Sen onlara sırf Allah’ın lütfettiği merhamet sayesinde yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı kalpli olsaydın, hiç şüphesiz etrafından dağılır giderlerdi. Onları affet, onların bağışlanmasını dile, iş hakkında onlara danış, karar verince de Allah’a güven, doğrusu Allah kendisine güvenenleri sever. Âl-i İmran-159” ayetini vazgeçilmez ilke edinelim.

Selam ve Sabırla… 04.02.2026

İki İnsan Boş Yere Meşakkat Çekmiştir

İki İnsan Boş Yere Meşakkat Çekmiştir

Veysi ERKEN Dr.

Sâdi Şirazi

 “İki insan boş yere meşakkat çekmiştir.

Kazanıp da yemeyen,

Öğrenip de yapmayan” diyor.

Kanaatime göre bu sözü şöyle tashih etmek gerekir.

İki insan boş yere meşakkat çekmiştir.

Kazanıp da yemeyen ve yedirmeyen,

Öğrenip de yapmayan ve öğretmeyen.

Kazanıp da yiyen, şımaran ve başkasını düşünmeyen “insan kılıklı” şeytanlar vardır. Bunun için “kazanıp da yedirmek”, kazancımızda yoksul ve mahrumun hakkının olduğunu bilmek ve buna göre yedirmek önemlidir.

Ayetler de “Allah’ın sana verdiğinden âhiret yurdunu kazanmaya bak ve dünyadan nasibini unutma! Allah sana ihsan ettiği gibi, sen de insanlara ihsanda bulun. Yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya çalışma! Şüphesiz Allah bozguncuları sevmez. Kasas, 76-77”

Ve.

“Onlara, “Allah’ın size verdiği rızıktan başkaları için de harcayın” dendiğinde, inkârcılar müminlere derler ki: “Dilese Allah’ın doyuracağı kimseleri biz mi besleyeceğiz! Doğrusu siz açık bir yanılgı içindesiniz. Yâsîn-47” buyrulmaktadır.

Peygamberimizin (s.a.v.), “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” hadisi yedirmeye vurgudur.

Demek ki, kazanıp da yemek önemli içe, kazanıp da başkalarına yedirmek de önemlidir, hatta daha ehemmiyetlidir.

Başkalarına yedirmek önemli olduğu kadar doğru bildiklerimizi yapmak ve başkalarına öğretmek de o kadar önemlidir.

Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) öğretmenin ehemmiyetini şu şekilde ifade etmektedir. “Osman b. Affân"dan (ra) gelen rivayete göre, Allah Resûlü (sav) şöyle buyurmuştur: “Sizin en hayırlınız, Kur"an"ı öğrenen ve öğretendir.”

(T2907 Tirmizî, Fedâilü"l-Kur"ân, 15)

“Ebû Hüreyre"den gelen rivayete göre,… Allah Resûlü (sav) şöyle buyurmuştur: “Kur"an"ı öğrenin, onu okuyun ve okutun. Kur"an"ı öğrenen, okuyan ve gereğini yapan kimse, her tarafa koku yayan misk dolu bir kaba benzer. Kur"an"ı öğrendiği hâlde (onu okumayan ve okutmayan) yatıp uyuyan kimse ise ağzı bağlı bir misk kabına benzer.” (T2876 Tirmizî, Fedâilü"l-Kur"ân, 2)”

https://hadislerleislam.diyanet.gov.tr/sayfa.php?CILT=1&SAYFA=553

Özetle vahiy ve onun uygulaması olan sünnet bizlere şunu telkin etmekte ve yaşayın demektedir.

Helal kazanın yiyiniz, yediriniz, öğrenin öğretiniz ki meşakkatiniz boşa harcanmamış olsun.

Duamız, helal kazanan, yiyen yediren, öğrenen ve öğretenlerden olanlardan, nasiplenenlerden olmamız içindir.

Rabbulalemin dualarımızı karin, kabul ve makbul eylesin.

Selam ve Sabırla… 04.02.2026