Namazsızlar
Taifesi
Veysi ERKEN Dr.
Münafıklaşan taifelerle sohbet can sıkıcıdır.
Mümkün olduğu kadar uzak durmaya çalışıyorum.
Geçmişte şucu bucu olarak kendini ifade eden, nutuk
atanlarların bir kısmı tamamen değişime uğramış, uğratılmış vaziyettedir.
Bu tipler artık namazı da terk etmiş durumdalar.
Ayette “Kitaptan
sana vahyedilenleri oku, namazı özenle kıl. Kuşkusuz namaz hayâsızlıktan ve
kötülükten meneder. Allah’ı anmak her şeyden önemlidir. Allah yaptıklarınızı
bilir. Ankebût-45” buyrulur. Denilebilir
ki namaz kılmadıkları için heva ve heveslerine uymuş vaziyetteler.
Bilinen husustur. İnsanların bir kısmı nefislerinin kölesi
olup NAMAZI terk ederler. Hz. Muhammed Mustafa (sav) bu tipleri “Hesâba çekilmeden önce kendinizi hesâba çekiniz. En
büyük teftiş için hazırlanınız. Çünkü dünyada nefsini hesâba çeken kişinin,
kıyâmet gününde hesâbı hafif olur.”
diye uyarır ve ayette buyurulduğu gibi Allah’a itaat etmelerinin tembihatını
yapar.
“Ey iman edenler! Allah’a itaatsizlikten sakının. Herkes
yarın için ne hazırladığına baksın! (Evet) Allah’a itaatsizlikten sakının;
şüphesiz Allah yapıp ettiklerinizden tamamen haberdardır. Haşr-18”
Evet. Allah’a
itaatsizlikten sakınmamız, namazı emredildiği gibi kılmamız gerekir ki
nimetimiz, servetimiz zayi olmasın.
Namazı terk edenlerin
her şeyi zayi olmaya başlar.
Maalesef her şeyini
zayi edip münafıklaşanlar vardır.
“Her nefis, yaptıklarına karşılık tutulan bir
rehindir; Ancak hakkın ve erdemin tarafında
olanlar başka: Onlar cennetlerdedir; günahkârlar hakkında birbirlerine sorular
sorarlar? “Sizi şu yakıcı ateşe sokan
nedir?” Onlar şöyle cevap verirler: “Biz namaz kılanlardan değildik; Yoksulu
doyurmuyorduk; (Günaha) dalanlarla birlikte biz de dalıyorduk, Ceza gününü de
asılsız sayıyorduk, Sonunda bize ölüm geldi çattı.” Artık şefaatçilerin
şefaati onlara fayda vermez. Müddessir, 38-48”
Namazı terk edenler
kendi servetlerinin, makamlarının, şöhretlerinin bilgilerinden kaynaklandığının
vehmine kapılır. “Karun ise: O (servet) bana ancak kendimdeki bilgi
sayesinde verildi, demişti. Bilmiyor muydu ki Allah, kendinden önceki nesillerden, ondan daha güçlü, ondan daha çok
taraftarı olan kimseleri helâk etmişti. Günahkârlardan günahları sorulmaz
(Allah onların hepsini bilir) Kasas-78.”
Allah,
kendisine itaat etmeyenleri, NAMAZLARINI TERK EDENLERİ bilemeyecekleri yerden,
tahmin edemeyecekleri şekilde cezalandırır. “Biz onları, bilemeyecekleri bir şekilde yavaş
yavaş azaba doğru çekeceğiz. Onlara mühlet veriyorum; ama benim planım çok
sağlamdır! Kalem, 44-45”
Münafıklaşan taifeler cezalandırılıyor ve buna şahit
oluyoruz.
Azaba duçar olmamak, bize ihsan edilen nimetlerin zail ve
yok olmaması için NAMAZLARIMIZI hakkıyla eda etmemiz gerekir. “Allah’ın size olan nimetlerini ve “İşittik ve itaat
ettik!” diyerek verdiğiniz kesin ve bağlayıcı sözü hiç hatırınızdan çıkarmayın.
Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, sînelerde gizli tutulan bütün
sırları hakkıyla bilir. Maide-7”
Allah’ın bizi
anmasını, rızkımızı arttırmasını arzu ediyorsak Allah’ı anmamız gerekir. “O halde siz beni anın, ben de sizi anayım.
Bana şükredin ve sakın nimetlerime nankörlük etmeyin. Bakara-152”
Allah’ı anmak, O’nun
vahyine uymak, emirlerini ifa etmek, yasakladıklarından kaçınmak demektir. En önemli anma, ibadet ve itaat NAMAZDIR.
Namazın ehemmiyeti ve
vazgeçilmezliği şu şekilde vurgulanır.
“Kitaptan sana vahyedilenleri oku, namazı özenle kıl. Kuşkusuz namaz
hayâsızlıktan ve kötülükten meneder. Allah’ı anmak her şeyden önemlidir. Allah
yaptıklarınızı bilir. Ankebût-45”
Namazı terk edenler
uyarılır. “Biz insana tarafımızdan bir
nimet tattırır, sonra da bunu elinden çekip alıversek, bu takdirde o tamâmen
ümitsizliğe kapılır, olabildiğine nankör kesilir. Hûd-9
Uyarılara kulak
asmayanlar, namazlarını terk edenler cezalandırılır. “Bu cezalandırmanın sebebi şudur: Bir toplum, kendisinde bulunan güzel
ahlâk ve meziyetleri değiştirmedikçe Allah da onlara verdiği nimetleri
değiştirmez. Hiç şüphe yok ki Allah hakkıyla işiten ve kemâliyle bilendir. Enfâl-53”
Namazsızlar taifesine
nasihatim şudur.
Tevbe ve istiğfarda
bulunuz ki, kurtuluşa eresiniz.
Selam ve Sabırla… 11.10.2026