1 Kasım 2026 Pazar

Siyonistlerin Hedefindekiler

Siyonistlerin Hedefindekiler

Veysi ERKEN Dr.

Şöyle bir analiz yapılmış. “Sıradaki Biz miyiz?”

“İran’a yönelik saldırıların ardından Türkiye ve Pakistan kamuoyunda belirgin bir huzursuzluk göze çarpmaktadır. Sosyal medyada ve televizyon tartışmalarında sıkça şu soru dile getirilmektedir: “İran’dan sonra sıradaki biz miyiz?”

Pakistan’da geniş bir kesim, ABD ve İsrail politikalarını bölgesel istikrarsızlığın temel kaynağı olarak görmektedir. Afganistan ve Irak savaşlarıyla başlayan süreç, İran’a yönelik operasyonlarla devam eden bir zincir olarak algılanmaktadır.

Türkiye’de de benzer bir toplumsal algı vardır. NATO üyesi olmasına rağmen, özellikle Filistin meselesi ve PKK bağlamında ABD politikalarına yönelik ciddi eleştiriler mevcuttur. İsrail’e karşı toplumsal hassasiyet güçlüdür. Bu nedenle İran’a karşı yürütülen savaş, iki devlet arasındaki bir çatışmadan ziyade daha geniş bir jeopolitik ve ideolojik mücadelenin parçası olarak görülmektedir.

Her iki ülkede de “rejim değişikliği” veya bölgesel direnç ekseninin zayıflatılması senaryolarının ileride Türkiye ve Pakistan’ı da etkileyebileceği yönünde bir kanaat vardır. Pakistan’ın nükleer güç olması ve Çin’le stratejik ortaklığı; Türkiye’nin ise savunma sanayiinde artan özerkliği ve bağımsız dış politika vurgusu bu kaygıları beslemektedir.

Sonuç olarak “Sıradaki biz miyiz?” sorusu yalnızca bir korku ifadesi değil; küresel güç dengelerine duyulan güvensizliğin ve derin jeopolitik belirsizliğin yansımasıdır.

https://www.sde.org.tr/analizler/israil-ve-abd-nin-iran-dan-sonraki-hedefi-pakistan-ve-turkiye-mi-diplomatik-dengenin-ince-cizgisi-ve-halklarda-buyuyen-endise-analizi-63489

Bu analiz doğru olmakla birlikte eksiktir.

Zira Siyonist haçlı zihniyetinin “arz-ı mev’ud” anlayışı ve hedefi gereği Türkiye’yi daima hedef tahtasına  birinci sırada koymuştur.

Zira Türkiye güçlü olduğu için sıralamada geride görünüyor.

Siyonistlerin takip ettiği strateji gereği, Türkiye’nin etrafında olanları öncelikle yok etmek ve Türkiye’yi kolay yutulacak lokmaya çevirerek imha etmektir.

Bunun için Türkiye ve İslam sevdalıları şu yöntemi takip etmek mecburiyetindedir ki sırada olmayalım.

“Düşman seni yemeden, sen düşmanı ye” sözünü ilke edinmek ve gereğini yapmaktır.

Siyonist haçlı zihniyeti başta Türkiye olmak üzere bütün İslam ve mazlum coğrafyaları parçalayarak, yiyerek yutmak istiyor.

Artık planlarını da gizlemiyorlar.

Onun için Türkiye yenilmek, kolay lokma olmak istemiyorsa düşmanlarını yemek için planlar yapmalıdır.

Türkiye Siyonistlerin planlarını bozmak ve yok etmenin planlarını yapmalıdır ki sıra gelmesin.

Ve  

Siyonistler engellenmeli, tasfiye edilmelidir.

Esasında Siyonist haçlı zihniyeti tarihi süreç içinde daim olarak insan, insanlık ve Müslüman düşmanı olmuş ve İnsanı, insanlığı yok etmeye çalışmıştır ve çalışmaya devam etmektedir.

Bu gerçek kabul edildiği ve gereği yapılmaya çalışıldığı takdirde Siyonistlere karşı zafer söz konusu olur. Aksi takdirde sırtlan, köpek, çakal ve kurt mesabesinde olan Siyonist haçlı zihniyeti kuzu olarak gördüğünü yemeye devam edecektir.

Hani bir fıkra anlatılır. Suyun kaynağından su içmekte olan kurt suyun gidiş istikametinden su içmeye çalışan Kuzu’ya suyumu bulandırdın diye seslenmiş. Kuzu Kurt’a yahu sen kaynağından ben ise akış yönünden su içiyorum suyunu nasıl bulandırıyorum diye sorunca, Kurt’un cevabı sus seni yiyeceğim onun için suyumu bulandırıyorsun diyorum.

Aynı hesap.

Siyonist haçlı zihniyeti İslam dünyasını, mazlum coğrafyaları, insanları ve insanlığı yemeye çalıştığı için her yere saldırıyor, Gazzelileri, Filistinlileri boğmaya çalışıyor ve Gazelilere yardım etmeye çalışanları,  bütün dünyayı yutma gayretini, planlarını sürdürüyor.

Ülkeleri sırayla yutmaya çalışıyor.

Bizler cihad şuuruna sahip olursak, planlarımızı ona göre yaparsak “nasrun minellah ve fethun karib” ayetinin hükmü gerçekleşecek, düşmanımızı, insan düşmanı Siyonist zihniyeti tasfiye edebileceğiz, onları yutacağız biiznillah.

Selam ve Sabırla…01.11.2026

 

Yarının Yarışına Hazırlanmak

Yarının Yarışına Hazırlanmak

Veysi ERKEN Dr.

Hz. Ali’ye (r.a.) atfedilen bir söz vardır.

“Çocuklarınızı kendi zamanınıza göre değil, onların yaşayacakları zamana göre yetiştirin.”

Evet.

Çocuklarımızı, genç nesillerimizi yaşayacakları zamana göre ahlaklı/ terbiyeli ve talimli yetiştirmeliyiz ki, İslam asırlara, gelecek asırlara damgasını vursun, medeniyetini her yerde, her kıtada tahkim etsin.

Bu tefekkür zemininde Selçuk Bayraktar gençlere şöyle seslendi. "Ülkemizin gündemine bakıyoruz. Sizler gibi dişiyle tırnağıyla, fikir çilesiyle dirsek çürüterek bir yerlere gelmeye çalışan insanların, insanları şifaya kavuşturabilmek için yaptığı çalışmalar bir tarafta,

bir taraftan da böyle hızla, kolay yoldan, ahlaksızca bir yerlere, varlık sahibi olmaya çalışan insanları görüyoruz.

Nereye vardığınız çok önemli değil arkadaşlar. Hangi statüye, hangi mevkiye... Hangi ödülü kazandığınız da çok önemli değil. İnsanların sizlere vereceği payeler de çok önemli değil.

Asıl olan sizlerin niyeti. Hangi maksat için, hangi amaç için gayret sarf ettiğiniz ve hangi düsturla, emekten, alın terinden, fikir çilesinden, dosdoğru yoldan ayrılmadan yaptığınız çabalar önemli."

Kendi çalışma hayatında da aynı ilkeleri gözetmeye gayret ettiğini anlatan Bayraktar, teknolojik gelişmelerde geleceği öngörerek hareket etmenin önemine işaret etti.

Bayraktar, "Ben hep böyle yapmaya çalıştım. Günün sonunda, yolun sonunda alnım açık, kendime olan saygımı, öz saygımı da asla yitirmeyecek şekilde dosdoğru bir düsturla yol almaya gayret ettim." ifadelerini kullandı.

Bugünün rekabet koşullarının ötesine geçerek geleceğin ihtiyaçlarına odaklanmaya çalıştığını belirten Bayraktar, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bugünün yarışına değil de yarının yarışına, bugün bitmiş veya kurgulanan bir yarışa değil de yarının yarışı ne olur, bunu öngörerek çalışmaya gayret ettim. Bugünün yarışında en ileride olmaya da gayret ettim ama bu da çok önemli değildi. Asıl olan maksadın, amacın kendisiydi, niyetin kendisiydi."

Gençlere hedeflerini yüksek tutmaları çağrısında bulunan Bayraktar, şunları kaydetti:

"Bir kardeşiniz olarak, bir ağabeyiniz olarak hedeflerinizi yüksek tutun. Azami gayreti gösterin ve dosdoğru düsturdan asla ayrılmayın. Ben inanıyorum ki inancınız, gayretiniz ve bunu gören Yüce Mevla yardımcınız olacaktır."

İşte Kızılelma.

Çocukları yaşayacakları gelecek zamana göre yetiştirmek ve ahlaki ilkelerle terbiye ve talimi gerçekleştirmek.

Niyet hayır ise akıbet de hayır olur.

İnanıyoruz “nasrun min’el’lah ve fethun karib” ayeti tecelli edecektir.

“Azami gayreti gösterir ve dosdoğru düsturdan asla ayrılmasak, bizler de inanıyoruz ki inancımız, gayretimiz ve bunu gören Yüce Mevla yardımcımız olacaktır."

Yarının yarışını kazanmak için hırsızlara, rüşvetçilere, metresçilere, fon vurguncularına değil, ufuk açıcı, yol gösterici, İslami ilkelerden taviz vermeyen Selçuk Bayraktar gibi öncülere, rehberlere ihtiyacımız vardır.

Selam ve Sabırla…01.11.2026