11 Temmuz 2026 Cumartesi

İslam yurdu Türkiye'de Müslümanlar Hedefte

“İslam yurdu Türkiye'de Müslümanlar Hedefte”

Veysi ERKEN Dr.

“İslam yurdu Türkiye'de Müslümanlar hedefte: 'Öz yurdunda garipsin öz vatanında parya'

https://www.haber7.com/guncel/haber/3642056-islam-yurdu-turkiyede-muslumanlar-hedefte-oz-yurdunda-garipsin-oz-vataninda-parya

Evet.

“İslam yurdu Türkiye'de Müslümanlar hedefte”tir ve bu saldırılar yeni değildir. Uzun bir zamandır Müslümanlar, bütün sahaları ele geçirmiş azgın gayrı Müslim azınlık ve gayrı Müslimleşmişlerin, münafıklaşmışların hedefinde ve saldırısı altındadır.

Bunlar Jöntürk ve ittihatçı zihniyetiyle çeteleştirilmiştir. CHP bu zihniyetin varisi olup azgın azınlığı savunur pozisyondadır.

Bahçeli, “Bizim için asıl tehlike siyasete yuva yapmış siyasilerdir. CHP güvenlik sorunudur.” https://www.ilerihaber.org/icerik/bahceli-chp-guvenlik-sorunu-dem-parti-guvenlik-tehdididir-160593 demekle haklıdır.

Zira ne kadar “azgın azınlık” mensubu kişi varsa hakaretleriyle saldırganlıklarıyla, kötü eylemleriyle, medyadaki mülevves karalamalarıyla birlikte CHP tarafından sahipleniyor.

Tek tek sıralamaya gerek yok.

Son bir iki aylık eylemlere bakmak ve olanları tahlil etmek yeterlidir.

Deniz kenarında örtülüğe saldıranlara, komiklik yapıyorum diyerek Kur’an’a, sünnet’e dil uzatanlara, mezuniyet töreninde ayetin taşınmasına, örtülü kuryeyi tahkir edenlere bakmak yeterlidir.

Bu hadiseler İslam yurdu Türkiye'de, İslam ve Müslümanların hedefte olduklarını göstermeye yeterlidir.

Ve resmi etkililer yetkililer tedbir almakta gecikiyor ve bunlara yeterli cezaları vermekte geç kalıyor.

Bilindiği üzere yeryüzünün bütün karelerinde gerçekleri tersyüz etmek “Siyonist haçlı Çetesi”nin, münafıkların temel görevi ve işidir. Yaptığı veya yaptırdığı katliamları, soygunları, hırsızlıkları, edepsizlikleri ve fuhşiyatı masumların sırtına yıkma işini iyi becerir. Müslümanlara ve İslam’a saldırmakta mahirdirler. Münafıklar sıkışınca biz de Müslümanız demekten arlanmıyorlar.

Müslümanların hedefe konulması genel olarak münafık, müfsit  mürted “maşa”lar marifetiyle gerçekleştirilir.

İslam yurdu olan Türkiye’de de Siyonist haçlı çeteleri uşakları marifetiyle Müslümanları hedefe koyuyor.

İslam yurdu olan Türkiye’de Müslümanlar hedef alınıyor.

Öğretim üyesi, bürokrat, sanatçı, gazeteci, patron, parti yöneticisi vb. kılıklı “kin Vaizleri” “İslam ve Müslümanları Düşman” görüyor ve hedefe koyuyor.

Son günlerde bu çete tekrar faaliyetlerini arttırmıştır. Neredeye her gün bir veya birkaç elemanı vasıtasıyla yeryüzünün ve ülkemizin bir yerinde İslam’a ve Müslümanlara saldırmakta, hedef göstermektedir.

Bu çetenin Türk ve Müslüman kılıklı elemanlarının ortak hedefi, İslam’ı hayattan silmektir. Onların varsa yoksa dertleri İslam’dır. İslam’ı gönüllerden, hayattan ve yeryüzünden silmektir. “MHP'li Yıldırım: Türkiye'de dinsizlik yok, Türkiye’de İslâm düşmanlığı var” https://www.youtube.com/watch?v=Yne8vj2vHXs sözleriyle bu gerçeği dile getirmiştir.

Evet, Gayrı Müslim dinliler, münafıklar, müfsitler, mürtedler İslam yurdu olan Türkiye’de İslâm’a ve Müslümanlara saldırıyor, hedefe koyuyor.

Hasılı kelam.

İslam yurdu olan Türkiye’de İslam’ı ve Müslümanları hedefe koyanların en ağır cezalara çarpıtılmaları farzdır, şarttır, bir zorunluluktur.

Bu fiilleri işleyenlere indirimsiz en az otuz yıl hapis cezası verilmelidir.

Selam ve Sabırla... 11.07.2026

 

Soykırımın Adı: Srebrenitsa Mavi Kelebeklerin Diyarı

Soykırımın Adı: Srebrenitsa Mavi Kelebeklerin Diyarı

Veysi ERKEN Dr.

“Mavi kelebekler” hikâyesini duymayan kalmadı herhalde.

Toprak, insan cesetleriyle beslendiğinde, Artemis çiçekleri açılır ve bu çiçekler, mavi kelebeklerin besin kaynağı haline gelir. Srebrenitsa’da binlerce mavi kelebek görülmesi üzerine; uzmanlar sebebini araştırdı ve sonunda soykırıma uğramış yüzlerce insana ait toplu mezarlar ortaya çıktı.

Soykırımların biri

Hem de Birleşmiş Milletler Srebrenitsa’yı güvenli bölge ilan ettiği bir zaman diliminde.

11 Temmuz BİR leş olan İLLETLER topluluğu güvenlik birimlerinin bilgisi dâhilinde işlendi bu soykırım.

Srebrenitsa’da 11 Temmuz 1995’te başlayan soykırım bir daha şunu gösterdi.

Birleşmiş Milletler, bağlı kuruluşları, NATO sadece Siyonist haçlılara hizmet eden, asla insanların güvenliği ilgilenmeyen, aksine soykırımlara yol açan ihanet teşkilatlarıdır.

Mavi Kelebekler Srebrenitsa’da gerçekleştirilen soykırımın toplu mezarlarını ifşa etmişlerdir. Mavi kelebekler, onların soykırımının izlerini silmesine izin vermedi biiznillah. O günden bu yana “mavi kelebekler” Bosna halkının ve bütün mazlum halkların, Gazze’nin, Doğu Türkistan’ın, Arakan’ın acısının bir sembolü haline geldi.

Evet.

Soykırımlar Unutulmamalı, Unutturulmamalıdır.

11 Temmuz soykırımını ve bütün soykırımları unutma. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır. Dünyada soykırımların tekrarlanması bunun en belirgin nişanesidir.

“Affet ama unutma” demiş atalarımız.

Doğru bir sözdür.

Ayette; “O takvâ sahipleri ki, bollukta da darlıkta da Allah için harcarlar; öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. Allah da güzel davranışta bulunanları sever. Âl-i İmrân-134” buyrulur.

 “Affet ama unutma zira unutmak pusudur”.

Tarih boyunca İslam ve Türk coğrafyaları “istila” ve “soykırım”a uğramış, uğratılmaya çalışılmış ve çalışılmaktadır.

Gazze’de, Filistin’de, Sudan’da, Türkistan coğrafyasında, Balkanlarda, Arakanda, Afrika’da ve dahi yeryüzünün hemen hemen her yerinde Müslümanlara yönelik soykırımlar yapılmış ve yapılmaya çalışılıyor.

Onun için Aliya İzzetbegoviç Savaşta büyük zulme uğradınız. Zalimleri affedip affetmemekte serbestsiniz. Ne yaparsanız yapın, ama soykırımı unutmayın. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır” diye tarihi tembihatta bulunmuştur.

Ve Aliya

“Her şeye kadir olan Allah'a andolsun ki köle olmayacağız” diyordu.

Onun dediği gibi hiçbir “soykırım”ı unutmamamız, unutturmamamız gerekir.

Ne dildeki, yaşayışımızdaki, ne de biyolojik soykırımları unutmasak Allah nurunu tamamlayacaktır.

Buna inanıyoruz.

Unutmak pusudur, soykırımın tekrarına zemin hazırlamadır.

Hafızası olmayan veya duygusu ve hafızası kaybolmuş olanlar unutur.

Evet.

Soykırımlar binlerce, milyonlarca masum insanın, Müslüman’ın, Türk’ün canına kıyıldığı, işkencelere tabi tutulduğu, kanının akıtıldığı vahşetin sergilendiği zamanlardır.

Soykırımları unutmadık ve unutturmayacağız inşallah.

Biliyoruz ve unutmuyoruz.

Allah ” Ey iman edenler! Bir düşman birliği ile çatıştığınız vakit sebat ediniz ve Allah’ı çokça anınız ki zafer sizin olsun.  Allah ve resulüne itaat edin, birbirinize düşmeyin, sonra zayıflarsınız ve zaferi elden kaçırırsınız. Sabredin, kuşkusuz Allah sabredenlerle beraberdir. Enfal 45-46”

Ayette belirtildiği gibi birbirimize düşünce, düşman her yerden saldırıyor ve katliamları, soykırımları gerçekleştiriyor.

Evet.

Soykırımı, katliamı ve katliamları unutmamalıyız, unutturmamalıyız, zalime meyl etmemeliyiz merhum Akif’in ifadesiyle;

“Zulmü alkışlayamam, zâlimi asla sevemem;

Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.

Biri ecdâdıma saldırdı mı, hattâ boğarım!...

-Boğamazsın ki!

-Hiç olmazsa yanımdan koğârım!

Üç buçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam;

Hele hak nâmına haksızlığa ölsem tapamam.”

Hâsılı kelam.

Affetsek bile soykırımları, katliamları, vahşetleri, işgalleri ve işgalcileri unutmamalıyız, unutturmamalıyız.

Evet.

Soykırımları, Srebrenitsa’ları unutmasak “İnkârcılar hoşlanmasalar da Allah nurunu muhakkak tamamlayacak! Saff- 8”

Soykırımcılar kaybedecek, inananlar kazanacak.

Selam ve Sabırla… 11.07.2026