17 Haziran 2026 Çarşamba

Kalp Gözü Kapanınca KIÇ açılır

Kalp Gözü Kapanınca KIÇ açılır

Veysi ERKEN Dr.

Kalp gözü, gönül gözü kapanınca hayâ perdesi yırtılır, kıç açılır.

Ahlaki bozulma, çökme ve İslam’dan uzaklaşma o kadar arttı ki, acaba Müslüman nüfuslu bir ülkede mi yaşıyoruz diye tereddüt geçiriyorum.

Sokaklar elbiseden arındırılmış bedenlerle dolu. Ruhu tuz ruhuna dönüşmüş yürüyen, yemek yiyen bedenler, İki ayaklı mahlûklar her yeri istila etmiş vaziyettedir.

Merhum Abdurrahim Karakoç ağabeyimiz istihzalı bir dille bunların reçetesini yazmış idi.

“Artist ol, filim çevir; ismine yıldız derler…
Bin kez kürtaj yaptırsan gene sana kız derler!
Çıplak resim çektirsen, ne şahane poz derler.
Dışının görünüşü içinin aynasıdır;
Açıl kızım utanma, bu devrin modasıdır.

Mayoyla endam göster, git jürinin önünde.
Mahremini teşhir et her birinin önünde..
Seçil bir kıraliçe imtihanın sonunda.
Dışının görünüşü içinin aynasıdır;
Açıl kızım utanma, bu devrin modasıdır.

Hayır, inanma kızım! Bunlar hep istihzadır.
Namus, insanlar için en mukaddes meyvadır.
Gençlikte hissiyatın belki seni aldatır.
Dışının görünüşü içinin aynasıdır;
Haddinden çok açılmak soysuzun modasıdır.”
Evet.

Kalp, gönül gözü açık olanların hayâ perdeleri yırtık olmaz, örtülüdürler. Maddi ve manevi örtüye sahiptirler.

Bilirler ve inanırlar ki "Hayâ (utanma duygusu) imandandır".

Hayâ, insanı kötülükten alıkoyan ve İslam ahlakının temelini oluşturan bir düsturdur.

 “Hayâ ancak hayır kazandırır.” (Buhârî, Edeb 77, “Hayânın hepsi hayırdır” (Müslim, Îmân 61)

 

Sistemin imalatları veya sonradan dönüşüp sistemin payandaları olanlar, öyle bir hale duçar olmuşlardır ki KALP, GÖNÜL GÖZLERİ kapandı, kıçları açıldı.

Ayette “Bunların kalpleri vardır ama onlarla kavrayamazlar; gözleri vardır ama onlarla göremezler; kulakları vardır ama onlarla işitemezler. Onlar hayvanlar gibidir, hatta daha da şaşkındırlar. İşte asıl gafiller onlardır. A’raf-179” diye tavsif edilmektedir.

Bunlar kendi çabaları ile kötülüklere yönelmektedir, kıçlarını açmaktadır. “İnsan ancak çabasının sonucunu elde eder. Necm-39”

Kendi iradeleriyle kötülüğe yönelenler, kötüleri, ahlaksızları, rüşvetçileri, metresleşenleri, metres edinenleri, irtikâpçıları lider, önder, başkan kabul edenlerin kalpleri Allah tarafından mühürlenir.

“Allah onların kalplerini ve kulaklarını mühürlemiştir, gözlerinde de kalın bir perde bulunmaktadır ve onlar için büyük bir azap vardır. Bakara-7

“Onlara irade, tercih, güç gibi imkânları ve kabiliyetleri veren Allah’tır. Bunları O’nun rızâsı veya gazabı yönünde kullanan, sarfeden –ki, bu sarfa “kesb” denilmiştir– insandır. Dünyadan göçüp giderken insanın elinde ya cennetin anahtarı ya da cehennemin ateşi vardır. Bunları o kesbetmiştir. Dünya hayatı, sermayesi ömür olan bir ticarettir, bunlar da kulun elde ettiği kazanç veya uğradığı zarardır. https://kuran.diyanet.gov.tr/tefsir/Bakara-suresi/14/7-ayet-tefsiri

Bilindiği üzere Allah kullarına seçme hürriyetini ve iradesini kullanma yetkisiyle birlikte “Ve ona iki yolu göstermedik mi? Beled-10” ayetinde belirtildiği gibi iki yol göstermiş, kaldıramayacağı yükü yüklememiş ve kişinin lehinde veya aleyhinde kendi kazancının olacağı belirtilmiştir.

Allah hiçbir kimseyi, gücünün yetmediği bir şeyle yükümlü kılmaz; lehinde olanı da kendi kazandığıdır, aleyhinde olanı da kendi kazandığıdır. Bakara-286”

Bütün ikazlara ve yol göstermelere rağmen insanların bir kısmı kendi iradeleriyle kötülüğe yönelmekte, kıçlarını açmakta ve bedenlerini teşhir etmektedir.

Tabii ki bunlar sepetteki çürük elmalar gibi toplumun çürümesine sebep olmaktadır.

Unutulmamalıdır ki, Allah’ı birlemeyen her anlayış ve inanışta “müşrik tavır” söz konusudur.

Bugün içinde düşürüldüğümüz durum ve kıç açma “müşrik tavır” ve yaşayıştır. Cinayetlerin, katliamların, tecavüzlerin, fuhşiyatın asıl nedeni “müşrik tavır”dır.

Hâsılı kelam.

Müşrikler, kalp ve gönül gözü kapalı olanlar kıçlarını açarak bedenlerini teşhir edenler “İman edenlerle karşılaşınca “inandık” derler, şeytanlarıyla baş başa kaldıklarında ise “Biz sizinleyiz, biz yalnızca alay etmekteyiz” derler. Bakara-14”

Rabbulalemin bizleri ve bütün toplumları KIÇlarını açanların şerlerinden muhafaza eylesin.

Selam ve Sabırla… 17.06.2026

16 Haziran 2026 Salı

Gerçeği Değiştirmez

Gerçeği Değiştirmez

Veysi ERKEN Dr.

Resmi kurumların açıkladığı rakamlar şunlardır.

AÇLIK sınırı 40.000, ASGARİ GEÇİM sınırı 130.000

En düşük emekli maaşı 20.000

Asgari ücret 28.500

Resmi kurumların açıklamaları bunlar iken fetöitlerin, ajanların, vatan hainlerinin yoksullar ile yaptıklarını istismar olarak anlatmak, söylemek gerçeği değiştirmez.

Gelir makası korkunç derecede açılmıştır.

Takip edilen ekonomik sistem zengini daha da zenginleştiren, fakiri daha da fakirleştiren tarzdadır.

Bilhassa sabit ve düşük gelirliler için yıkım boyutundadır.

Sabit gelirliler için hesap yapılırken bile geliri çok olan kayırılmakta, gelir makası açılmaktadır.

Özellikle yüzdelik hesaplarla kitle aldatılmaktadır.

Mesela 20.000 TL alan ile 300.000 tele alan sabit gelirlilerin maaşına yüzde 10 artış yapıldığında 20.000 alanın maaşı 22.000, 300.000 lira maş alanın maaşı 330.000 liraya yükselmekte ve makas artmaktadır.

Kısaca adaletsizlik artmaktadır.

Bu durumu 1993 yılında başkan Recep Tayyip Erdoğan dile getirmişti.

Mecliste bu konu çorum vekili 30.01.2024 oturumda şu şekilde dile getirmişti.

“MEHMET TAHTASIZ (Çorum) - Sayın Başkan, keser döner sap döner, gün gelir hesap döner. Recep Tayyip Erdoğan 1993 yılında yaptığı bir konuşmada çok güzel çay ve simit hesabı yapıyor ve iktidarı zalimlikle suçluyordu. 1 çay, 1 simit 20 lira -Tayyip Erdoğan'a inanan insanlarımız 3 çocuk yaptı- 5 kişilik bir aile günde 3 öğün çay ve simit yese günde 300 lira, ayda 9 bin lira ödeyecek. En düşük emekli maaşı 10 bin, asgari ücret 17.002 lira. Yirmi dokuz yıl sonra Sayın Erdoğan'ın sözleriyle sesleniyorum: Bu zalim yönetim bu aziz millete 1 bardak çay ile 1 simidi bile layık görmüyor mu? Halkımız sadece çay ve simit yese dahi evin kirasını, elektrik parasını, yakıtını, internetini, telefonunu, su parasını kim ödeyecek, çoluk çocuğun masrafını kim karşılayacak? Halkımıza çay ve simit hesabı yaptıranlara yazıklar olsun!

En düşük emekli maaşı en az asgari ücret olana kadar mücadeleye devam edeceğiz. Emeklimiz sizden sadaka değil, hakkını istiyor.”

https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=121818

O konuşma izlenebilir. https://www.youtube.com/watch?v=NfPgqKhCY68

Evet.

İstismarcılar, vatan hainleri, fetöitler devrede olduklarını unutmuyoruz.

Ama gerçek de değişmiyor.

Sayın Başkan toplumun ahlakını, hayatını bozan, toplumu çökerterek yok olmaya sürükleyen bu düzenden vazgeçiniz.

Hz. Muhammed Mustafa’nın (sav) yolunu ve tavsiyelerini esas alınız ve az gelirlilerin durumunu düzeltecek adımları atınız.

Unutmayınız.

“Sevgili Efendimiz, fakirlikten, darlıktan, zillete düşmekten, zulmetmek ve zulme uğramaktan Yüce Rabbimize sığınıyordu. “Allah"ım, küfürden, fakirlikten sana sığınırım.” sözleriyle dua ettiğini duyan bir sahâbî kendisine, “İkisi (küfür ve fakirlik) birbirine denk mi?” diye sormuştu ve Allah"ın Resûlü, “Evet.” diye cevap vermişti. Çünkü fakir eğer dikkatli ve sabırlı olmazsa birçok tehlike ile karşı karşıya kalabilirdi.

Efendimiz (sav) bir yandan aşırı zenginliğin iman ve ahlâkî yapılarını zedelemesi tehlikesine karşı Müslümanları uyarırken, öte yandan fakirliğin, onları inançsızlığa sürükleyebileceğine dikkat çekiyordu.

https://hadislerleislam.diyanet.gov.tr/sayfa.php?CILT=5&SAYFA=53

Hâsılı kelam.

Şimdi zenginden alıp fakire, az gelirliğe verme zamanıdır.

Milleti kandırma, yüzdelik artışlarla fakirin gelirinde YÜZ delik açma zamanı değil.

Selam ve Sabırla… 16.06.2026