19 Ağustos 2026 Çarşamba

Haset eden daima hastadır, cimri daima fakirdir

Haset eden daima hastadır, cimri daima fakirdir

Veysi ERKEN Dr.

Hz. Ali’ye (r.a.) atfedilen bir söz vardır. “Haset eden daima hastadır, cimri insan daima fakirdir.”

İbret alıp nefsini “haset” ve “cimri”likten azat edenler bahtiyar olur.

Haset ve cimrilikle ilgili ayet ve hadisler vardır.

Bunlar bizin hayatimizin temel ilkeleridir.

Hasetle ilgili şu iki ayet ve iki hadisle yetinelim. Ayetler;

“Bir de kıskandığı vakit kıskanç/hasetçi kişinin şerrinden/hasedinden! Felak-5”

“Yoksa onlar, Allah’ın lütfundan verdiği şeylerden dolayı insanlara haset mi ediyorlar? Nisâ-54”

Hadisler

Hasetten sakının, çünkü ateşin odunu yakıp tükettiği gibi haset de iyi amelleri yakıp bitirir.”

Geçmiş toplumların hastalığı size de bulaştı. Haset ve kin beslemek, işte bunlar (imanı) kökten yok edicidir.”

Haset insanı hem fert hem de toplum olarak tüketen bir duygudur. Ateşin odunu tükettiği gibi fert ve toplumları tüketir.

Bir darbı mesel vardır. Bir gözü kör olan kıskanç bir adama melek gelir.

Melek adama der ki, Allah dilediğin bir şeyi verecek ancak komşuna iki katını verecek. Kıskanç adam o zaman benim gözümü kör etsin der.

Kendi gözü kör olunca komşusunun iki gözü kör olacak düşüncesiyle bu isteğini iletir.

Haset gibi “cimri”lik de bireyi ve toplumu tüketen bir duygudur.

Kur’ân’da cimrilikle “buhl” ve “şuh” kelimeleri, bazı ayetlerde “katr ve men” kelimelerinin de kullanıldığını görmekteyiz.  Türkçede “hasis, eli sıkı yahut çok cimri” anlamlarına gelmektedir.

“Gerçekten insan cimri olarak yaratılmıştır. Başı derde düştü mü sızlanır durur. Ama servet sahibi olunca da pinti kesilir. Mearic, 19-21”

“Nefisler cimriliğe eğilimli yaratılmıştır. (İnsanın mayasında cimrilik vardır). Nisâ-128

“Şeytan sizi fakir olacaksınız diye korkutur, (fakir olursunuz diyerek sadaka vermenize engel olur) sizi cimriliğe ve çirkin şeylere teşvik eder. Allah ise kendi katından bir af ve lütuf vaad eder. Allah’ın ihsanı geniştir, her şeyi hakkıyla bilir. Bakara-268”

“De ki, Rabbimin rahmet hazinelerine siz sahip olsaydınız, tükenir korkusuyla yine de cimrilik ederdiniz. Hakikaten insan çok cimridir. İsrâ-100”

“O cimrilik eden, üstelik etrafındaki insanlara cimriliği tavsiye eden ve Allah’ın lütfundan kendilerine verdiği nimetleri gizleyen nankörler yok mu, işte Biz onları zelil ve perişan edecek bir azap hazırladık. Nisa-37”

Esasında insan için bu dünyada yiyerek tükettiği, giyerek eskittiği bir şey yoktur. Hatta ölünce mirasçılar genel olarak birbirine düşerek geride kalanı çarçur eder.

Bu anlamda insanın tükettiği ve Allah yolunda harcayıp da ahireti için biriktirdiğinden başka bir malı yoktur diyebiliriz.

Hâsılı kelam.

Kur’an ve sünnet bağlamında düşündüğümüzde Hz. Ali’nin (r.a.) “Haset eden daima hastadır, cimri insan daima fakirdir sözünün ehemmiyetini daha iyi kavrarız.

Haset ve cimriliğin ilacı Allah’ı zikretmek ve vahyini yaşamaktır.

“Bilesiniz ki gönüller ancak Allah’ı zikrederek huzura kavuşur. Ra’d-28”

Selam ve Sabırla… 19.08.2026

 

18 Ağustos 2026 Salı

Namazı Terk Edenler, Savsaklayanlar

Namazı Terk Edenler, Savsaklayanlar

Veysi ERKEN Dr.

İnsanı diri tutan inancı ve inancına uygun amelidir.

Asr süresinde hüsranda, zararda olmayanlar şu şekilde tavsif edilir. “iman edenler, Salih ameller işleyenler, birbirine Hakkı ve sabrı tavsiye edenler.”

Bu zaviyeden bakarak Kur’an-ı kerimi anlayarak okuma, yaşama ve namazı tebliği etmeye gayret ediyoruz.

“Kitaptan sana vahyedilenleri oku, namazı özenle kıl. Kuşkusuz namaz hayâsızlıktan ve kötülükten meneder. Allah’ı anmak her şeyden önemlidir. Allah yaptıklarınızı bilir. Ankebût-45” ayeti vahyedilennin, Kur’anın okunması ve namazın hakkıyla, itinayla eda edilmesi anlatılır.

Bilhassa namazı üşenerek kılma, savsaklamayı bir münafıklık belirtisi olarak anlatır. “Münafıklar Allah’a oyun etmeye kalkışıyorlar. Hâlbuki Allah onların oyunlarını kendi başlarına çevirmektedir. Onlar namaza kalktıklarında üşenerek kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar, Allah’ı da pek az hatıra getirirler. Nisâ-142”

Gaflet ve dalaletle namazı terk edenler, savsaklayanlar, Kur’an'ın ahkâmını anlayarak yaşamayanlar, yaşama gayretinde olmayanlar zamanla dünyeviperest olur, Allah kendilerini kendilerine unutturur.

Böylece hem dünya hayatı hem de ahret hayatı cehenneme dönüşür. Ey iman edenler! Allah’a itaatsizlikten sakının. Herkes yarın için ne hazırladığına baksın! (Evet) Allah’a itaatsizlikten sakının; şüphesiz Allah yapıp ettiklerinizden tamamen haberdardır. Allah’ı unutan, bu yüzden Allah’ın da onlara kendilerini unutturduğu kimseler gibi olmayın. İşte onlar gerçekten yoldan çıkmışlardır. Cehennemliklerle cennetlikler bir değildir. Muratlarına erecek olanlar ancak cennetliklerdir. Haşr,18-20”

Evet.

Unutulmamalıdır ki Kur’an ve NAMAZ insanı ihya ve inşa eder.

Gönülleri ve kalpleri huzura kavuşturur. Namazı terk edenlerin, savsaklayanların hayatı cehenneme dönüşür.

Ve.

Kalpler, gönüller ancak Allah’ı zikretmekle huzur bulur ilkesini yaşamakla mükellefiz. Buradan hareketle diyoruz ki, öyle bir hayat yaşa ki, dünyanın kulu, kölesi ve esiri olmayasın.

Bilinmelidir ki “Hayat bize verilen bir yol değil, kısa bir imtihandır; dünya kalacağımız değil, geçip gideceğimiz bir menzildir. Malımız olsun ama kalbimize girmesin, makamımız olsun ama bizi büyütmesin, kibirlendirmesin, dostlarımız olsun ama Rabbimizi unutturmasın. Çünkü geriye ne mal, ne makam ne de dünya kalacak; geriye, nasıl yaşadığımız ve ardımızda bıraktığımız iyilikler kalacak.”

Hâsılı kelam.

Hz. Muhammed Mustafa’nın  (sav) buyurduğu gibi “Dünyada bir garip veya bir yolcu gibi ol”, hayatını Kur’’an ve namazla ihya eyle huzur bul.

Selam ve Sabırla…18.08.2026