5 Eylül 2026 Cumartesi

Ömer’i Anlamaktan Daha Önemlisi Hz.Ömer Gibi Yaşamaktır

Ömer’i Anlamaktan Daha Önemlisi Hz.Ömer Gibi Yaşamaktır

Veysi ERKEN Dr.

İnsanlarla sohbet ederken Hz. Ömer için şöyle adildi, Hz. Ali için şöyle der dururlar.

Tabii ki onlar Ömer ve Ali diyorlar.

Geçenlerde böyle bir taifeyi dinlerken onlara şunu söyledim.

Samimi misiniz?

Gerçekten Hz. Ömer ve Hz. Ali’yi anlamaya mı çalışıyor ve davranışlarını doğru mu buluyorsunuz?

Neredeye tamamı evet diye cevap verdiler.

Benim onlara cevabım şu oldu ve hepsi sustular.

Önemli olan Ömer’i anlamak değil, Hz. Ömer gibi yaşamaktır.

Hz. Ömer gibi yaşamadıkça, yaşamaya çalışmadıkça Ömer’i anlamak ve masal gibi anlatmak size ve topluma bir şey kazandırmaz.

Kazandırmadığı da yaşayışınızdan bellidir.

Namaz yok, infak yok, ahlak yok siz sadece laf ebeliği yapmakla meşgulsünüz.

Bilmeliyiz ki Hz. Ömer Peygamberimizi örnek almış ve öyle yaşamaya, adaleti sağlamaya çalışmıştır.

Ayette “İçinizden Allah’ın lutfuna ve âhiret gününe umut bağlayanlar, Allah’ı çokça ananlar için hiç şüphe yok ki, Resûlullah’ta güzel bir örneklik vardır. Ahzab-21” buyurulur ve peygamberin üstün ahlak üzere olduğu belirtilir. “Sen elbette üstün bir ahlâka sahipsin. Kalem-4”

Tabii ki bütün peygamberler örnek gösterilmiştir. İnananlar peygamberlerin yaşayışını kendileri için bir hayat nizamı olarak seçmeye ve yaşamaya çalışmışlardır.

“İbrâhim’de ve ona uyanlarda size güzel bir örneklik vardır; onlar kavimlerine şöyle demişlerdi: Bilin ki bizim sizinle ve Allah’ı bırakıp da taptıklarınızla bir ilişiğimiz yoktur. Sizi (ve değerlerinizi) reddediyoruz. Sizinle bizim aramızda, siz bir tek Allah’a iman edinceye kadar sürüp gidecek bir düşmanlık ve nefret açıkça ortaya çıkmıştır. Ancak İbrâhim’in, babasına “Hiç şüphen olmasın bağışlanman için dua edeceğim, ama Allah’tan sana geleceklere karşı yapabileceğim bir şey de yoktur” demesi başka. Rabbimiz! Sadece sana dayanıp güvendik, sana yöneldik; dönüş de ancak sanadır. Rabbimiz! Bizi, inkâr edenler için bir sınama konusu yapma. Bizi bağışla ey rabbimiz! Çünkü kudret ve hikmet sahibi olan sensin.  Şüphe yok ki, içinizden Allah’ın lutfuna ve âhiret gününe umut bağlayanlar için onlarda güzel bir örneklik vardır. Kim yüz çevirirse bilsin ki Allah hiçbir şeye muhtaç değildir, her türlü hamde lâyıktır. Mümtehine, 4-6”

Hâsılı kelam.

Başta kendimizle birlikte dostlara ve gerçekten ahlaklı olarak yaşamaya çalışanlara tavsiyemiz şudur.

Hz. Muhammed Mustafa’nın Kur’an ahkâmının uygulaması olan sünnetini yaşamaya çalışan Hz. Ömer’i anlamaya ve adaletini methetmeye çalışmayınız. Hz. Ömer (ra) gibi Hz. Muhammed Mustafa’nın sünnetini yaşamaya çalışan Hz. Ömer gibi yaşamaya, eylemde bulunmaya çalışınız. Ayetlerde “Ey iman edenler! Niçin yapmayacağınız şeyleri söylüyorsunuz? Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz Allah katında çok çirkin bir davranıştır.  Saff, 2-3”

Selam ve Sabırla… 05.09.2026

4 Eylül 2026 Cuma

Cihad Edenler Allah’a Giden Yollara Yönelir

Cihad Edenler Allah’a Giden Yollara Yönelir

Veysi ERKEN Dr.

Allah; “Bizim uğrumuzda cihad edenlere, elinden gelen çabayı sarf edenlere gelince, onları bize ulaşan yollara mutlaka yöneltiriz. Kuşkusuz Allah iyilik yapanların yanındadır. Ankebût-69” buyurur.

Merhum bestekâr İsmail Hakkı Bey cihad ile Allah’a giden yollara yönelenleri şöyle tavsif eder.

“Artar cihadla şanımız*

Fahr-i Resûl sultanımız.

Şer’i bize ihsân-ı Hak

Uğrunda aksın kanımız.

Osmanlıyız, Osmanlı

Unvanlı, namlı, şanlıyız.

Allah deyu harb ederiz.

Var nusrete imanımız.”

Evet 

"Cihad"la artar insanın, mü’minin şanı.

Cihad bir yol ve yöntemdir İnanan ve Allah’a teslim olanlar için.

“Cihad, hayatın gayesi olarak Allah’a kulluk etmek, Allah ve resulünün koyduğu ölçülerin fert ve toplum hayatına uygulanmasına çalışmaktan İslâm’ı diğer insanlara tebliğe, İslâm ülkesini ve Müslümanları her türlü tehlike ve saldırılara karşı savunma ve bu konuda gerektiğinde savaşmaya kadar kapsamlı bir anlam taşımakta; kalp, dil, el ve silâh gibi beşerî aksiyonun ortaya konulduğu her vasıta ile yapılabilmektedir. https://islamansiklopedisi.org.tr/cihad

Merhum Arif Nihat Asya YOL isimli şiirinde cehd, cihad yolunu şu şekilde gösterir ve tavsiye eder.

“Sormadan Aslı semtini
Doldur ışıkla testini…
Yen bu güreşte kendini;
El seni yıkmadan yürü!
Bir şakadır sıcak, soğuk…
Köprü yıkık ve yol bozuk
Olsa da, ey garip çocuk,
Sen -yine- bıkmadan yürü!
Ellere örtü gömleğin…
Gölge kuşan, güneş giyin…
Kuytularında isteğin
Şimşeğin çakmadan yürü!
Ufka düşen karaltıda
Bir gibidir yapıyla dağ…

 Çevre karanlık olsa da
Lâmbanı yakmadan yürü!”

Cihad etmek yolda yürümektir. Allah’ın yollarına yönelmektir. Sırat-ı müstakim’den ayrılmamaktır.

Bütün eylemlerde, fiillerde, iş ve işlemlerde Allah’ın rızasını kazanmayı gaye edinmek ve bu uğurda çabalamaktır.

Cihad yoldur, yılmamaktır.

Cihad emr-i bil maruftur.

Cihad “Ey mü’minler! İçinizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü yasaklayan seçkin bir topluluk bulunsun. İşte onlar, doğru ve kalıcı yatırım yapıp kurtuluşa erenlerin ta kendileridir. Âl-i İmrân-104”

ayetinin gereğini ifa etmektir, Allah’a diden yollara yönelmenin adıdır, çabası ve gayretidir.

Selam ve Sabırla… 04.09.2026