5 Mayıs 2026 Salı

Dinlerine Uymadıkça

Dinlerine Uymadıkça

Veysi ERKEN Dr.

“DİN” muhtelif şekillerde tarif edilebilir.

 Kur’anı kerimden yola çıkara İslam dinini bir nizam olarak telakki ediyoruz.

“İslâm, bir nizamın ve sistemin adı olması ve bu dinin temel ilkeleri olan Allah’a ve O’nun buyruklarına teslim olma, boyun eğme, böylece kurtuluş ve esenliğe ulaşma ve sosyal barışı gerçekleştirme anlamlarını vurgulaması bakımından vazgeçilemez bir isimdir.

Bu isim Kur’an ve Hz. Peygamber kadar ilâhî vahiyle bağlantılıdır.

Hz. Muhammed’i görevlendiren, Kur’an’ı vahiy yoluyla insanlığa gönderen yüce kudret dini bu isim altında vazetmiştir. Allah, kitabını olduğu gibi dinin adını da böylece garanti altına almıştır.” Din kavramını geniş bir şekilde öğrenmek isteyenler ilgili maddeyi okuyabilirler. https://islamansiklopedisi.org.tr/din

İslam nizamı Hz. Âdem’den Hz. Muhammed Mustafa’ya (s.a.v.) kadar “tevhid” esasına dayalıdır.

Zamanla dinlerini parça parça ayıranlar şirke, küfre, sapıklığa yönelmişlerdir ve her parçayı, anlayışı “din” olarak dayatmışlardır. Ayette “Dinlerini bölüp gruplara ayrılanlar var ya, senin onlarla hiçbir alâkan yoktur. Onların işi ancak Allah’a kalmıştır. Sonra Allah onlara yaptıklarını bildirecektir. En’âm-159”

Günümüzde Hıristiyanlık, Yahudilik adı altında pek çok din çeşidi vardır. Bunlara ilaveten Siyonizm, Kapitalizim, Sosyalizm, Kominizm gibi dinlerde türetilmiştir.

Bu dinlere uyulmadıkça, bu dinlerin mensupları “İslam’dan” ve “Müslüman”lardan asla hoşlanmayacaklar, memnun olmayacaklar.

Ayette “Sen onların dinlerine uymadıkça yahudiler de hıristiyanlar da senden asla memnun kalmayacaklardır. De ki: “Asıl doğru yol ancak Allah’ın yoludur.” Eğer sana gelen ilimden sonra onların arzularına uyarsan, bilesin ki artık Allah sana ne dost ne de yardımcı olacaktır. Bakara-120”

Gayrı Müslim taife, kâfirler, münafıklar, fasıklar, müşrikler taifesi Hz. Muhammed Mustafa’nın (sav) vahyi tebliğinden itibaren Kur’an-ı Kerimi e İslam’ı parçalara ayırmaya, bir kısmını reddetmeye veya bazı ayetlerin anlamını kaybettiğini söylemeye başladılar ve günümüzde de aynı tavrı sergilemeye devam ediyorlar.

Ayetlerde “Kur’an’ı parçalara ayıranlar yok mu; Rabbine andolsun ki yaptıklarından dolayı muhakkak surette onların hepsini sorguya çekeceğiz! Hicr, 91-93” buyrulmakta.

Allah Kur’anı parçalamak isteyen iki ayaklı, insan görünümlü şeytanlara şöyle cevap verir. “Bu Kur’an, Allah kelâmı olup O’ndan başkası tarafından ortaya konulabilecek bir kitap değildir. O, kendinden önceki ilâhî kitapları doğrulayan, Allah’ın hükümlerini açıklayan, kendisinde hiçbir şüphe bulunmayan ve Âlemlerin Rabbinden gelen bir kitaptır. Yunus-37”

Dinlerine uymadığımız müddetçe bizden nefret edenlerin gerçek sebebi Kur’an’a uymamız ve onu rehber kabul etmemizdir.

“Elif Lâm Mîm. Bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir. Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar. Onlar sana indirilene de, senden önce indirilenlere de inanırlar. Ahirete de kesin olarak inanırlar. İşte onlar Rab'lerinden (gelen) bir doğru yol üzeredirler ve kurtuluşa erenler de işte onlardır. Bakara, 1-5” ayetleriyle bu durum belirtilir.

Kur’an bir hidayet rehberidir.

Kur’an nasıl davranacağımızı, nasıl tavır sergileyeceğimizi, nasıl amellerde bulunacağımızı ve hangi fiileri işleyemeyeceğimizi veya kaçınacağımızı belirler.

Hâsılı kelam.

“Bugün sizin dîninizi kemâle erdirdim, üzerinizdeki nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm’ı seçtim. Maide-3” ve “Kuşkusuz Allah katında din İslâm’dır. Kitap verilenler, ancak kendilerine ilim geldikten sonradır ki, aralarındaki hak tanımazlık yüzünden ayrılığa düştüler. Allah’ın âyetlerini inkâr edenler bilmelidirler ki Allah’ın hesabı çok çabuktur. Âl-i İmrân-19” ayetiyle Geçerli bir tek din olarak İslam olarak ifade edilmiştir.

Kendilerine kitap verilenlerin ilim sahibi kılındıktan sonra ihtilafa düşüp ayetleri inkâr etmeleri, “ana yoldan”, İslam'dan ayrılmaları sebebiyle farklı adlandırmalarla anlayışlar türemiştir ve yoldan ayrılanlara tabi olmadıkça biz Müslümanlardan hoşlanmayacaklar.

Selam ve Sabırla… 05.05.2026

4 Mayıs 2026 Pazartesi

Aile ile ilgili ÇÖZÜM değil, ÇÖZÜMSÜZLÜK üretiliyor

Aile ile ilgili ÇÖZÜM değil, ÇÖZÜMSÜZLÜK üretiliyor

Veysi ERKEN Dr.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Aile ve değerleri ile ilgili güzel konuşuyor ancak takip edilen politikalar, çıkarılan mevzuat ve gerçekleştirilen eylemler AİLE’yi felakete sürüklüyor, dağıtıyor, boşanmaları arttırıyor, evlilikleri azaltıyor ve ülkeyi yokluğa sürüklüyor.

Başkanın şu konuşmasına katılmamak mümkün değildir. "Ailevi değerlerin muhafazasını bir milli güvenlik ve beka meselesi olarak görüyoruz"
Ailenin toplumdaki yeri ve misyonuna değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bireyden aileye, aileden millete uzanan zincirin halkalarında yaşanacak en ufak bir kırılma, Allah muhafaza tamir ve telafisi uzun yıllar sürecek sorunları beraberinde getirecektir. Bunun için aileye yönelen her saldırının aynı zamanda milletin ve devletin omurgasını nişan aldığını unutmamalıyız. Aile kurumunun ve ailevi değerlerin muhafazasını bu bakımdan bir milli güvenlik ve beka meselesi olarak görüyoruz. Merhum Samiha Ayverdi hanımefendinin aileye yönelik şu tespitlerini şahsen çok kıymetli buluyorum. Toplumun en küçük fakat en sağlam hücresi dediği aileyi merhum Ayverdi bakınız nasıl tarif ediyor? 'Aile cemiyete sağlam fertler veren, içine sızmak isteyen bakterileri yaşatmayan ve üretmeyen, yerleşmiş nizamlara ve temel kıymetlere yaylım ateşi açarak tahribat yapmak isteyenlere fırsat vermeyen, arınmış, inanmış ve kendini sağlama almış bir bünyedir.' Evet ailenin toplumdaki yeri budur. Misyonu budur. Oynadığı rol işte budur" ifadelerini kullandı.. https://www.sozbursa.com/siyaset/erdogan-aile-degerlerini-korumak-milli-guvenlik-meselesidir-315384

Evet konuşma güzel, ancak icraat felaket.

Bu konuda onlarca yazı yazdım. Benim gibi inanmış yüzlerce kişi iktidar partisini, etkilileri, yetkilileri uyardı, uyarmaya devam ediyor.

Maalesef duyan, tedbir alan, aileyi ihya ve inşa etmek isteyen yok.

Uyarı görevini yapanlardan biri de Mehmet Boynukalın:

Boynukalın: “Sayın cumhurbaşkanım 3 çocuk konusunda haklısınız ama oraya giden yol ailenin İslami ahlak ve milli örf ve adetimiz üzere korunmasından geçer. Maalesef izlediğiniz politika ülkemizde özellikle kadın ve aile konusunda batılılaşma üzerine kuruludur.

Yaradılışa aykırı şekilde kadın erkek eşitliği, kadının adeta erkekleşmeye yönlendirilmesi, aile reisliğinin erkekten alınması, kadının beyanı esastır kuralının getirilmesi, süresiz nafaka, kadının çalışmasının teşvik edilmesi hatta erkekten daha çok teşvik edilmesi, zinanın ve fuhşun suç olmaktan çıkarılması, kadının sokakta neredeyse anadan üryan şekilde dolaşmasına izin verilmesi, boşanma halinde malların eşit bölüşülmesi, 12 yıllık zorunlu eğitim, toplumsal cinsiyet eşitliği, eğitimin büyük ölçüde batılı değerler üzerine devam etmesi gibi birçok kanun ve uygulama sebebiyle evlilik ve aile kurumu zayıflamış, nüfusumuz azalmaya başlamış, geleneksel anne baba, erkek kadın rolleri bozulduğu için çocuklarda cinsiyet ve cinsellik konularında sapkınlıklar artmış ve lgbt akımları güçlenmiştir.

Çözüm batıda değil İslam'dadır.

Batılda ısrar etmektense hakka dönmek gerekir.

Aile ve her konuda İslami değerlere dönmek, yeni anayasada, eğitim ve hukuk alanlarında ahlak ve din esaslı milli ve manevi bir kalkınmaya şiddetle ihtiyaç var.

Öte yandan gelir dağılımında adalete, faizsiz ekonomiye ağırlık vermeye, dar gelirli insanımızı korumaya, devlet erbabının topluma örnek olarak lüks harcamalardan ve gösterişli yaşantı tarzından uzak durmasına ihtiyacımız var.

Rabbim cümlemizin yar ve yardımcısı olsun. Rabbim bize hakkı görmeyi ve hakka tabi olmayı nasip etsin. https://x.com/M_Boynukalin/status/2050802405432791139

Bizler tebliğ görevimizi yapıyoruz, Ya Rab. Şahid ol diyoruz.

Aile konusunda “Ev Hanlığı”na dönülmesini kurtuluş yolu görüyoruz.

https://veysierken.blogspot.com/2025/05/anneyle-guclu-aile-aileyle-guclu.html

https://veysierken.blogspot.com/2025/05/nufus-arts-hz-felaket.html

https://veysierken.blogspot.com/2025/05/aile-konusunda-felaket-var-tedbir-yok.html

Selam ve Sabırla… 04.05.2026