20 Ağustos 2026 Perşembe

Cemaatlere/ Tarikatlara Operasyon mu?

Cemaatlere/ Tarikatlara Operasyon mu?

Veysi ERKEN Dr.

Siyonist fetö aparatına yönelik operasyondan sonra Alihan Kuriş ve Alpaslan Kuytul’un örgütlenmelerine karşı operasyonlar düzenlendi, düzenleniyor.

Maalesef bu operasyonları itibarsızlaştırmak için sanki cemaatlere/ tarikatlara karşı yapılıyormuş gibi algı oluşturulmaya çalışılıyor.

Fetö örgütü darbe teşebbüsüne kalkışmadan önce(2013) bunların bir cemaat olmadıklarını, kim olduklarını şöyle sormuştum.

“Bir cemaatten bahsediliyor. Tabana bakıyorum saf ve masum. Tavana bakıyorum heyula.

Gerçekten cemaat kim.

Temsil makamında kim/kimler var.

Faaliyet alanları nedir.

Televizyon ve medyaları hangileridir.

Faizin her türlü reklamını yapanlar ve pazarlayanlar mı yoksa magazin programları ayyuka olanlar mı?

Her alanda tekelleşmek ve başkasına hayat hakkı tanımak istemeyenler mi?

Mazlumun değil zalimin yanında yer alanlar mı?

Top sakallılar mı bıyıksızlar mı?

Sözcüleri kim?

Namazda olanlar mı, el öpenler mi?

Cemaat kim?

Amaçları ve gayeleri nedir?

Sahi bilen var mı?  

Varsa lütfen bize de bildirsin ki öğrenelim.

Daha sonra kendi metinlerine dayanaraktan Hizmet Hareketi” İslami Bir Hareket Değildir” diye yazmıştım.

https://www.blogger.com/blog/post/edit/7206286205755371355/6708596076259153007

Son operasyonları da bu şekilde okumak gerekir.

Zira bu operasyonlar cemaatlere/ tarikatlara karşı yapılmış değildir.

Operasyonlar Siyonist FETÖ örgütlenmelerin benzerlerine yönelik görünüyor.

Görünen manzara budur.

Unutulmamalıdır ki,  Siyonist tapınak yıkım faaliyetlerini Deyvit veya Corclarla yapacak değildir. İsmi ismimize, görünümü görünümümüze benzeyenlerle yürütecektir faaliyetlerini.

Nitekim böyle oluyor. Kimini parayla, kimini şöhretle, kimini şehvetle devreye sokuyor maalesef.

Son operasyon’lara baktığımızda bunu görürüz.

Selam ve Sabırla…20.08.2026

Edeb’in Ehemmiyeti/Önemi

Edeb’in Ehemmiyeti/Önemi

Veysi ERKEN Dr.

Hz. Ali’ye (r.a.) atfedilen bir söz vardır.

“Edebin ne kadar önemli olduğunu bilseydiniz, Allah’tan rızık yerine edeb isterdiniz.”

“Edeb” hem fert hem toplum hayatında önemlidir, vazgeçilmezdir.

Toplumlar “edeb”sizlikten yıkılır, dağılır.

Edebsizlik güzel vasıfların, niteliklerin terkidir, nimetin kesilmesinin sebebidir

Ayetlerde “Kişinin önünde ve arkasında Allah’ın emriyle onu kayıt ve koruma altına alan takipçiler vardır. Bir toplum kendisindekini değiştirmedikçe Allah onlarda bulunanı değiştirmez. Allah herhangi bir toplumun başına bir kötülük gelmesini diledi mi, artık onun geri çevrilmesi mümkün değildir. Onların Allah’tan başka yardımcıları da bulunmaz. Ra’d-11”

Ve.

“Bir toplum kendilerinde bulunan (iyi davranışlar)ı değiştirmedikçe, Allah onlara verdiği bir nimeti değiştirmez Enfal-53” buyrulur.

Atalarımız EDEB kelimesini güzel tarif etmiş ve yaşamaya çalışmıştır.

Bilindiği üzere “edeb” kelimesi “elif” “de” ve “be” harflerinden oluşur.

Elif eli, de dili ve be beli temsil eder. İnsanlar eline, diline, beline hâkim ve sahip olursa toplum ahlaklı ve huzurlu olur. 

Bireyler eline, diline ve beline sahip olursa kendilerine ve başkalarına zarar vermez, toplum emin ve güvenilir liman olur.

Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.) “Müslüman, dilinden ve elinden Müslümanların emin olduğu kişidir. Muhacir de Allah’ın yasakladıklarını terk edendir” buyurur.

El, dil ve bel hâkimiyetine sahip İnsanlar birbirinin hak ve hukukuna tecavüz etmez, birey ve toplum olarak kimseye zarar vermez ve verilmek istenen zararı kabul etmez.

Abdulkadir Güllü

“İnsanlık anlık değil ömür boyu bir demdir

İnsanlığı yücelten edep, ahlak erdemdir”

Demek ki insanı ve insanlığı yücelten edep, ahlak ve erdemdir.

 “Edeb Yâ Hû” diyerek edebin kaynağına ulaşırız.

.Edep bireyin kişiliğinden daha çok toplumun kişiliği, huzuru ve mutluluğu için önemlidir dersek abartılı ifade kullanmış olmayız.

Yunus Emre:

“İlim meclislerinde aradım, kıldım talep,

İlim geride kaldı ille edep ille edep" diyerek EDEB’İN, AHLAK’IN; ERDEM’İN ehemmiyetini vurgularken Celaleddin Rumî

Edep bir tac imiş nur-u Hüdadan

Giy o tacı emin ol her beladan” der.

Ve Edebin insanı belalardan, musibetlerden muhafaza edeceğini beyan eder.

Ameller niyetlere göre şekillenir. Niyet iyi ise "Edeb"li olunur.

Niyetin düzgün olsun, budur sana pusula

Kul ol yalnız Allah’a, kul olma sakın kula s.55”

Hâsılı kelam.

Rızkı veren Allah’tır.

Bizler halis niyetlerle EDEBİMİZİ muhafaza eder ve yaşarsak Rabbulalemin rızkımızı ziyadeleştirir. O dilediğine, inanıp Salih amel işleyenlere rızık kapısını açar.

Unutmamalıyız ki “şüphesiz Allah dilediğine sayısız, hesapsız rızık verir. Âl-i İmran-37”

Selam ve Sabırla… 20.08.2026