22 Ağustos 2026 Cumartesi

Siyonistlerin Kışlası Tasfiye Edilmedikçe

Siyonistlerin Kışlası Tasfiye Edilmedikçe

Veysi ERKEN Dr.

Coğrafyamızın, Türkistan’ın ve bütün dünyanın huzuru için “Kabil” soylu, soykırım dininin mensupları, Siyonist haçlılar, içimizdeki Siyonistler ve onların kışlası İsrail  tasfiye edilmedikçe ülkemize huzu yoktur.

Vicdan, iman ve ahlak sahibi olan herkes, her insan, Habil soylu olan bu ifadeyi onaylar ve gereğinin hemen yapılmasını bekler.

Unutulmamalıdır ki, Vahşeti durdurma seferinden kaçınan, seferi başlatmayan yeryüzündeki bütün yöneticiler ve yetkililer sorumludur.

Yeryüzünde Müslüman kabul edilen bütün liderler sorumludur.

Dünyanın, bölgemizi ve ülkemizin huzuru için, Siyonistlerin durdurulması için hemen ve acil bir şekilde İsrail denilen kışla tasfiye edilmelidir.

Unutulmamalıdır ki BM sadece seyrediyor ve savaş makinesi İsrail soykırımına, saldırganlığına devam ediyor.

Konuşma zamanı değil, kışla olan İsrail’i tasfiye zamanıdır.

Esasında Siyonist düşüncenin tamamı ve bilhassa kışlaları olan İsrail tasfiye edilmedikçe dünyaya, bölgemize ve ülkemize huzur yok.

Asırlardır devam eden bir gerçekliktir.

Temel amaç Siyonist düşüncenin ve İsrail’in tasfiyesi olmalıdır.

Yoksa Siyonistler ve Evangelistler el ele dünyayı yakmaya yıkmaya devam edeceklerdir.

Kısaca dünyanın her yerinde Siyonistler durdurulmalı ve coğrafyamızdaki İsrail denilen kışla tasfiye edilmelidir.

Biliyoruz ve inanıyoruz Hak- Batıl mücadelesi, Hz. Âdemin döneminden beri vardır ve var olacaktır.

Habil ile Kabilin,  Hakkın dostlarıyla Şeytanların uşakları arasındaki mücadele bitmeyecektir.

Evet.

Bu mücadelenin bir tarafında “hayırların fethi şerleri def’i” için çırpınan ve medeniyetini “cehd ve feth” ile kurmaya çalışan anlayış, öbür tarafta yaşayışını “kital, işgal ve vahşet” üzere bina eden iblisin uşakları -insan şeytanları/DEMON- olan küresel vahşi haydutlar, Siyonistler, İngilizler. İsraillilervardır.

Hasılı kela.

Bu gerçeği görerek dünyanın huzuru için siyonistler ve kışlaları olan İsrail tasfiye edilmelidir.

Selam ve Sabırla… 22.08.2026

 

Kur’an’dan, kitaptan Sorgulanacaksınız

Kur’an’dan, kitaptan Sorgulanacaksınız

Veysi ERKEN Dr.

Allah, insanoğlunun hangi ilke ve kurallara göre yaşaması ve o kural ve ilkelere göre yaşayıp yaşamadığı sorgulayacağını vahiyle bildirmiştir.

Bu ilke ve kuralları yani vahyi peygamberi vasıtasıyla insanlara ulaştırmıştır.

Peygamberin görevi tebliğ etmektir. “Bize düşen Allah’ın mesajını tam olarak, açık ve anlaşılır bir şekilde size ulaştırmaktır. Yasin-17”

Artık sen öğüt ver, çünkü sen ancak bir uyarıcısın.  Onların üstünde egemen bir zorba değilsin. Ancak kim yüz çevirir ve inkâr ederse, Allah onu en büyük azapla cezalandırır. Gaşiye, 21-24” ayetleri tebliği ve zorba olmamayı izah eder.

Vahye sarılmayı ve ondan sorgulanacağımız şu ayetler açıklamaktadır.

“O halde sana vahyolunan Kur’an’a sımsıkı sarıl! Çünkü sen gerçekten dosdoğru bir yoldasın. Şüphesiz bu Kur’an hem senin için hem de kavmin için bir hatırlatmadır ve bir şereftir. Yakında ona uyup uymadığınızdan sorguya çekileceksiniz. Zuhruf, 40-44”

Hangi inanç ve görüş olursa olsun yazılı veya sözlü(şifahi) ilke, kural ve kaidelere dayanır. Bizim yaşayışımızın ilke ve kurallarını Kur’an belirler, o hem şifa hem sorgulanma ilkeleridir.

Hz. Âdem’den beri böyledir ve böyle olmaya devam edecektir.

Müslüman Kur’an-ı Kerim’de göre yaşadığı müddetçe kâmil Müslüman ve sorgusu kolay olur..

Unutulmamalıdır ki Kur’an- Kerim inananlar için hem rehber hem de şifa ve sorgu kaynağıdır.

“O, inananlar için bir rehber ve şifadır; inanmayanlara gelince onların kulaklarında bir sağırlık vardır, Kur’an onlara kapalıdır. (Sanki) onlara çok uzaktan sesleniliyor. Fussilet-44”

Kur’an-ı Kerim “insanlara hidâyet rehberi olup onlara doğru yolu gösteren ve hakkı bâtıldan ayırıcı en açık delilleri ihtiva eder. Bakara-185”

Sorgulanacağımız Kur’an-ı Kerim rahmete erme vesilesidir. Tabii ki ahkâmına odaklanarak, üzerinde tefekkür ederek, biz susup Kur’an konuşsun dediğimiz zaman rahmete ermemizi sağlar. “Kur’an okunduğu zaman hemen dikkat kesilerek ona kulak verin, susup dinleyin ki rahmete eresiniz. A’raf-204” ayeti buna işaret eder.

Hakikatin peşinde olmayanlar, heva, heves ve önderlerini ilah edinenler Kur’an-ı Kerimden rahatsızlık duyar, değiştirilmesini ister, ondan sorgulanacaklarını unutur..

Tarih boyunca münafıklar bunu yapmaya çalışmış ve günümüzde de aynı tavırlar sergilenmektedir.

“Onlara âyetlerimiz açık açık okunduğu zaman, öldükten sonra huzurumuza çıkacakları inanç ve beklentisi içinde olmayanlar: “Ya bize bundan başka bir Kur’an getir veya onu değiştir” derler. Onlara şunu söyle: “Benim onu kendi arzuma göre değiştirmem mümkün değildir. Ben, ancak bana vahyedilene uyarım. Ayrıca, eğer Rabbime karşı gelecek olursam, doğrusu ben, pek büyük bir günün azabından korkarım. Yunus-15”

Özetle, Kur’an-ı Kerim insanları doğru yola yönlendiren, ulaştıran bir rehber ve şifa kaynağıdır. Aynı zamanda SORGULAMA ölçüsüdür.

Nasipsizler bunu idrak edecek durumda değildir. Hiç şüphesiz bu Kur’an, insanları her hususta en doğru yola, en sağlam ve en isabetli tutuma iletir. Sâlih ameller yapan mü’minlere, kendilerini çok büyük bir mükâfatın beklediğini müjdeler. İsra-9”

Tabii ki kalpleri perdelenmişler tefekkür, taakkul kabiliyetlerini kaybetmişler bu hakikati anlayamazlar. Ayetlerde, Ayrıca kalplerinin üzerine Kur’an’ı anlamalarına mâni kılıflar geçirir, kulaklarına da bir tıkaç koyarız. Bu yüzden, sen Kur’an’da Rabbinin tek ilâh olduğunu yâdettiğin zaman onlar nefretle arkalarını dönüp giderler. İsra-46”

Ve

Biz, insanlar düşünüp ders alsınlar diye bu çok şerefli Kur’an’da gerçekleri bütün yönleriyle ve farklı farklı açılardan anlatıp duruyoruz. Fakat bu, onların doğru yoldan daha çok nefret edip uzaklaşmalarına yol açmaktadır. İsra-41” buyrulur.

Hâsılı kelam.

İman edip hak ve hakikati yaşamaya çalışanlar için,“Kur’an inananlar için bir rehber ve şifadır; inanmayanlara gelince onların kulaklarında bir sağırlık vardır, Kur’an onlara kapalıdır. (Sanki) onlara çok uzaktan sesleniliyor. Fussilet-44”

Münafıklar Kur’anın bir sorgu kaynağı ve ölçüsü olduğunu hatırlamak istemezler.

Selam ve Sabırla… 22.08.2026