27 Temmuz 2026 Pazartesi

Ahlaksızlığın yaygınlaşmasında yönetimin sorumluluğu

Ahlaksızlığın yaygınlaşmasında yönetimin sorumluluğu

Veysi ERKEN Dr.

Toplumlarda, milletlerde, devletlerde, cemiyetlerde, ailede ve her türlü sosyal yapılarda AHLAKSIZLIĞIN, KÖTÜLÜĞÜN yaygınlaşmasında veya İYİLİĞİN hâkim olmasında yönetimlerin, iktidarların sorumluluğu büyüktür, en etkin sebeptir.

Zira yönetimler zemini düzenlemekle mükelleftirler.

Ayette “Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. Tahrim-6” buyrulur.

Ayetten anlaşılacağı üzere yönetme gücünü elinde bulunduranlar hem kendilerini hem de ehlini (aile, toplum) korumakla görevlidir.

Yine hadiste “Hepiniz çobansınız. Hepiniz güttüğünüz sürüden sorumlusunuz. Amir memurlarının çobanıdır. Erkek ailesinin çobanıdır. Kadın da evinin ve çocuğunun çobanıdır. Netice itibariyle hepiniz çobansınız ve hepiniz idare ettiklerinizden sorumlusunuz. Buhârî, Cum`a 11”

İfade gayet açıktır.

Herkes yönettiği alanlardan ve kişilerden sorumlu olup kötülüklerden ve ahlaksızlıklardan korumakla mükelleftir.

Dolayısıyla toplumda ahlaksızlık ve kötülük yangınlık kazanmışsa birinci derecede tedbir almayan iktidar sahipleridir.

Maalesef ülkemizde kötülük, ahlaksızlık, çıplaklık, fuhşiyat, metreslik, hayvani ilişkiler, boşanma yaygınlık kazanmış, toplum yok olmaya yuvarlanmaya başlamış ve hızla uçurumun kenarına itilmiştir.

İktidar sahipleri bu yaygınlıktan sorumludur.

Tedbir almakla mükelleftirler.

Ahlaksızlık maddi kalkınmayı, sanayileşmeyi yok edecek boyuta ulaşmıştır.

Bilindiği üzere toplumu oluşturan fertlerin davranışları, inançları ve yaşayışları birbirinden etkilenerek, görerek ve yaşayışa dönüştürerek gelişir. Ayette Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve sadıklarla (doğrularla) beraber olun. Tevbe-119)  denilir.

İktidar ahlaksızlığın yaygınlaşmaması için çevreyi iyi niteliklerle düzenlemek zorundadır.

Medya, sosyal medya ve fiziki çevre dâhildir.

Unutulmamalıdır ki, bireyi kuşatan çevre önemlidir ve çevrede gerçekleşen iyi veya kötü fiiller sâri (bulaşıcı)dir.

Kötülüğün sirayeti kolay, iyiliğin sirayeti güçtür. Zira “nefis” kötülüğe meyletme özelliğine sahiptir. Nefs kötülüğü emreder, ortam cazipse kötülüğün bulaşıcılığı hızlanır.

İktidar bulaşıcı olan ahlaksızlığı ve kötülüğü tedbir alarak, kanuni düzenlemeleri yaparak engellemek zorundadır.

Tedbir alınmazsa yıkım kendiliğinden gelir.

Özellikle iktidar, sadıklardan oluşan çevrenin oluşması engelliyor veya zorlaştırıyorsa ahlaksızlık için zeminin oluşması daha da kolaylaşır ve kötü fiiller “huy”a dönüşür. Bilindiği üzere “fiiller tekrar edile edile alışkanlıklara, alışkanlıklar tekrar edile edile huylara dönüşür”

Huylara dönüşen davranışlar ve eylemler toplumu habis ur misali yer bitirir, tüketir ve yıkıma sürükler.

Hz. Muhammed Mustafa s.a.v kötülüğün yaygınlaşmaması ve toplumun yıkılmaması için: herkese, iktidar sahiplerine “Kim bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin. Şayet eliyle değiştirmeye gücü yetmezse, diliyle değiştirsin. Diliyle değiştirmeye de gücü yetmezse, kalbiyle düzeltme cihetine gitsin ki bu imanın en zayıf derecesidir.” (Müslim, Îmân 78. Ayrıca bk. Tirmizî, Fiten 11; Nesâî, Îmân 17) diyerek bizlere, iktidar sahiplerine yol gösterir.

Artık iktidar sahipleri, Müslümanlar kâfir ve münafıklara “sizin dininiz size, bizim dinimiz bize” demeleri icab eder ki, toplumdaki kötülükler, cinayetler, şiddet ve ahlaksızlıklar azalsın.

Bunun için iktidar sahipleri unutulan ve unutturulan “Emri bi’l-maruf, nehyi ani’l-münker” farzı ihya edilmelidir ki, toplum İslam’la yeniden inşa edilsin, ahlaksızlık ve kötülük bitirilebilsin.

Selam ve Sabırla…27.07.2026


26 Temmuz 2026 Pazar

Yılanın rengi Değişse de zehri değişmez

“Yılanın rengi Değişse de zehri değişmez”

Veysi ERKEN Dr.

CHP’den ayrılanlarla ilgili yazımı yorumlayan bir arkadaş “Yılanın rengi Değişse de zehri değişmez” diye bir yorum yaptı.

Evet.

Renk değişse de zehir değişmiyor.

Bunların yaptığı sadece istismardır.

Rüşvet, hırsızlık, irtikâp, işten çıkarma, kayırmacılık, metres edinme gibi ithamları, yargılamaları, para kulelerini saymaya gerek yok.

Sadece Barış Yarkadaş’ın şu tespiti istismarı anlatmaya yeter.

Barış Yarkadaş "Ben Özgür Özel'le üç yıl milletvekilliği yaptım. Bir gün camiye gittiğini görmedim. Cuma namazına gittiğini görmedim. Bunlar samimi olmayan şeyler. Kimsenin itikadını sorgulayacak durumda da değilim, hâşâ. Ama bunlar doğru değil. Bizim hiçbir genel başkanımız bugüne kadar basın bilgilendirme notunda ya da Twitter'ında ‘Cuma namazı şu camide’ diye bir not koymadı. Erdoğan'ı eleştirdiğimiz her şeyi yaptı bu arkadaşlar."

Barış Yarkadaş'tan Özgür Özel'e Sert Cuma Namazı Tepkisi: 3 Yıl Camiye Gittiğini Görmedim! - Ege Medyası

Bunların hayatları İslam dışı, yerine göre İslam’ı ve Müslümanları istismar.

Unutulmamalıdır ki CHP zihniyeti İslam düşmanıdır ve isim, renk değiştirse de düşmanlığından vazgeçmez.

Bunun için CHP kapatılmalı veya kendini feshetmelidir.

Sadece parti değil, zihniyetini değiştirmelidir.

CHP zihniyetinin rengi değişse de milletimizin hayatında yeri olmamalıdır.

Milleti zehirlemekten, yaşayışını tahrip etmekten başka bir icraatı yoktur.

Biliyorsunuz merhum Necip Fazıl yıllar önce: "CHP bir parti değil, Türk’e dinini, dilini ve özünü kaybettirmeye memur bir katliam müessesesidir" teşhisinde bulunmuştu.  

Süleyman Hilmi Tunahan ise “CHP’ye bırakın oy vermeyi, muhabbet beslemek bile imanı götürmeye kâfidir. Çünkü bu fırka İslam ile mücadele için kurulmuştur”  diyordu.

CHP zihniyetinin tasfiyesini ve partinin kapatılmasını gerektiren şu hadise bile yeterlidir. “Yer Rize, CHP’liler seçim çalışmalarında bir köye ziyarete giderler. Yaşlı bir teyzemiz sırtındaki bir su kabıyla evine su götürmektedir. Malum Karadeniz’de evler yamaçlarda kuruludur. İnip çıkmak zordu. CHP’liler kadıncağıza yardım edip suyu taşımak isterler. Teyzemiz itiraz etse de, suyunu taşırlar. Teyzenin evine tam varacakken, CHP’liler biz CHP’liyiz seçim çalışması için geldik der demez teyze, “ Evladım, baştan söyleseydiniz ya, ben o suyla abdest alacaktım tövbe, tövbe der ve suyu olduğu gibi döker”

https://yurtsever.org.tr/2021/akpli-erol-kavuncu-chplilerin-tasidigi-suyla-abdest-alinmaz-461744/

Hâsılı kelam CHP zihniyetinin dünü ne idiyse bugünü de aynıdır. Yeni partilerin kurulması zehri değiştirmez, bal eylemez.

Bu zihniyette İslam düşmanlığı bitmez.

Türkiye ve milletimiz İslam düşmanı olan bu zihniyetten zehrinden acilen kurtarılmalıdır.

Selam ve Sabırla… 26.06.2026