3 Mart 2026 Salı

Hainlere, Alçaklara, soysuzlara Tükürün

Hainlere, Alçaklara, soysuzlara Tükürün

Veysi ERKEN Dr.

Siyonist haçlılar, Haydut Amerika’nın, İsrail’in, İngiliz’in bombaları İran’da, daha önce Irak’ta, Suriye’de, Afganistan’da, Somali’de, Venezuela’da ve nice yerlerde patlarken, oranın insanı olup da alkış tutan hainleşmiş, zibilleşmiş, satılmış alçaklar Siyonistler lehine eylemler düzenliyor, sevinç çığlıkları atıyor.

Tabii ki bu alçaklığı, şerefsizliği, hainliği sergileyen, ülkemizi İngiliz'e, conilere şikâyet eden bizden görünümlüler, hainler, alçaklar da var.

Bunların tamamı Siyonist haçlı şeytanlarının uşaklarıdır ve yüzlerine tükürmekle yetinilmemelidir.

Bunlar yeryüzünden temizlenmeli, imha edilmelidir ki, ülkemiz ve dünya huzur bulsun.

Bu HAİNLER enkazı, soykırımı, işgali vahşeti, talanı görmüyor, Siyonistlere uşaklık ediyor.

 Merhum Mehmet bu vahşeti görmeyen kalpsiz hain ve alçaklara şöyle anlatıyor.

“Ah! Karşımda vatan nâmına bir kabristan
Yatıyor şimdi Nasıl yerlere geçmez insan?

Şu mezarlar ki, uzanmış gidiyor, ey yolcu,
Nereden başladı yükselmeye, bak, nerede ucu!

Bu ne hicrân-ı müebbed, bu ne hüsrân-ı mübîn
Ezilir rûh-i semâ, parçalanır kalb-i zemin!

Azıcık kurcala toprakları, seyret ne çıkar:
Dipçik altında ezilmiş, parçalanmış kafalar!

Bereden reng-i hüviyetleri uçmuş yüzler!
Kim bilir hangi şenaatle oyulmuş gözler!

«Medeniyet» denilen vahşete lânet eder,
Nice yekpâre kesilmiş de sırıtmış dişler!

Süngülenmiş, kanı donmuş nice binlerle beden!
Nice başlar, nice kollar ki, cüdâ cisminden!

Beşiğinden alınıp parçalanan mahlûkât;
Sonra nâmusuna kurban edilen bunca hayat!

Bembeyaz saçları katranlara batmış dedeler!
Göğsü baltayla kırılmış memesiz vâlideler!

Teki binlerce kesik gözdeye âid kümeler:
Saç, kulak, el, çene, parmak Bütün enkaz-ı beşer!

Bakalım, yavrusu uğrar mı, deyip, karnından,
Canavarlar gibi şişlerde kızarmış nice can!

İşte bunlar o felâket-zedelerdir ki, düşün,
Kurumuş ot gibi doğrandı bıçaklarla bütün!

Müslümanlıkları bîçârelerin öyle büyük
Bir cinâyet ki: Cezâlar ona nisbetle küçük!

Ey bu toprakta birer nâş-ı perişan bırakıp
Yükselen, mevkib-i ervâh! Sakın arza bakıp”

Ve Siyonist haçlıları alkışlayan şerifsiz hainlere, bizden görünüp bize ihanet edenlere tükürün diyor.

Her şeylerine tükürmemizin gereğini, içimizden temizlenmeleri gerektiğini vurguluyor.

“Tükürün cebhe-i lâkaydına Şark'ın, tükürün!
Kuşkulansın, görelim, gayreti halkın, tükürün!

Tükürün milleti alçakça vuran darbelere!
Tükürün onlara alkış dağıtan kahbelere!

Tükürün Ehl-i Salîb'in o hayâsız yüzüne!
Tükürün onların aslâ güvenilmez sözüne!

Medeniyet denilen maskara mahlûku görün:
Tükürün maskeli vicdânına asrın, tükürün!”

Hâsılı kelam.

Bütün İslam ve mazlum diyarlarda Siyonist haçlılara köpeklik edenlere, alkış tutanlara, eylem yapanlara tükürmek yetmez, tasfiye ve imha edilmeleri gibi.

Tıpkı kuduz köpeklerin itlaf edildiği gibi itlaf ve imha edilmelidir.

Selam ve Sabırla…03.03.2026

2 Mart 2026 Pazartesi

Akletmeyen Kalb Körleşir, Katılaşır

Akletmeyen Kalb Körleşir, Katılaşır

Veysi ERKEN Dr.

Kalb akleder mi?

Elbette kalb, gönül akleder.

Ayette “Yeryüzünde dolaşmıyorlar mı ki, orada olanları akledecek kalbleri, işitecek kulakları olsun. Ama yalnız gözler kör olmaz, fakat göğüslerde olan kalbler de körleşir. Hac-46”

Akletmeyen kalb, insanla ilgili duygularını kaybeder, körleşir, zalimleşir, esfelleşir ve katılaşır.“Bundan sonra kalpleriniz yine katılaştı; artık kalpleriniz taş gibi, hatta daha da katıdır.

Taşın öylesi var ki ondan ırmaklar kaynar; öylesi de var ki çatlayıp bağrından su fışkırır; bazı taşlar da var ki Allah korkusuyla yuvarlanıp düşer. Allah, yapmakta olduklarınızdan habersiz değildir. Bakara-74” ayetinde belirtildiği gibi taşlardan beter katılaşır.

Katı taşlardan ırmaklar fışkırdığı, ağaçlar yetiştiği halde katı kalplerden hayra yönelik duygular sadır olmaz.

Katılaşmış kalpliler şeytanları takip ederek esfele yuvarlanır, zararlı mahlûk derekesine düşer.

Katılaşmış kalplerin üstü örtülüdür.

Muhtemeldir ki, katı kalplileri kalpleri çelikten daha sağlam bir örtüyle örtülmüş, insanlıktan çıkmışlardır.

Anlama kabiliyetlerini kaybetmişlerdir. “Ayrıca onu anlamamaları için kalplerinin üzerine örtüler, kulaklarına da bir tıkaç koyarız. Sen rabbinin Kur’an’daki ismini tek başına andığında canları sıkılmış olarak arkalarını dönüp giderler. İsrâ-46”

Kalpleri taşlaşmış ve örtülmüş olanların yanında Allah’ın adı anıldığında arkalarını döner, havlayarak kaçışırlar.

Hâsılı kelam.

Katılaşmış kalplere sahip olan ademler, sadece insanlara zarar veren, vermeye çalışan, şeytanları takip eden ve sonunda cehennemin dibini boylayan iki ayaklılardır.

Felah, kurtuluş için akletmeyen kalplilerden uzak durulması bir mükellefiyettir.

Selam ve Sabırla… 02.03.2026