Leş Kargaları İle Mücadele
Veysi ERKEN Dr.
“AK
Parti siyasetinde seçimle iş başına gelen meşru nüfuzu temsil eden Sn. Recep
Tayyip Erdoğan'dır. Ve her seçimde halka hesap vermektedir. Hiç bir vasfı ve meşruiyeti olmayan
insanlar külliye merdivenlerine kolayca tırmandırılınca bu vasıfsızlıktan
geriye ülkeyi dolandırmak kalıyor. 2015 yılında ikili bir yapı oluşunca
karşı safa geçmekte kimse gözünü kırpmamıştı. Bugün Türkiye'nin mücadelesi dünyada bağımsız güçlü bir devlet olarak
var olma mücadelesidir. Yeni bir medeniyet inşa etmek isterken leş kargaları
ile de mücadele edeceğiz anlaşılan.”
https://x.com/ihsanaktas/status/2114489618343109112
Bu ifadelere aklı
başında olan hiçbir kimse itiraz etmez.
Maalesef kifayetsiz
muhterisler, çapsızlar, fetöit hainler, şahsi menfaati ülkesini satabilecek
olanlar külliyenin merdivenlerini kolaylıkla tırmanabilmiş, tırmandırılmış ve
ülkeyi dolandırarak, ülkeye ihanet ederek Recep Tayyip erdoğan’ın şahsında
ülkeyi çökertme oyununun figüranlığını üstlenmişlerdir.
Tabii ki bunlar Siyonistler
tarafından organize edilen ittihatçı, rüşvetçi, metresçi, irtikapçı, fetöit vs.
şebekelerle işbirliği ve iş bölümü şeklinde saldırıya geçmişlerdir.
Bilhassa 2004 yılında
toplanan Savunma sanayi icra komitesinden beri bu sarmalama ve ülkeyi
zayıflatma faaliyeti kesintisiz bir şekilde sürdürülmüştür.
Bu süreç yüzlerce
misalle izah edilebilir.
Türkiye’yi Siyonistlere
teslim etmek isteyen rüşvetçi, metresçi, LGBT’ci taifeye FONCULAR
eklemlendirilmiş ve ülkemiz parçalanmak istenmiştir.
Zira FONCULAR elmanın
içindeki kurt misali bünyeyi içinden çökertmeye, güven, bağlılık ve heyecan
duygularını yok etmeye başlamıştır.
Sayın Başkan Recep
Tayyip Erdoğan,
Sayın Devlet Bahçeli
Tehlike büyük hem de
çok büyük.
Bu keneler,
şebekeler, ağaç kurtları temizlenip gerçek dostlara, vatan sevdalılarına
dönülmez, tedbir alınmaz, mevzuat düzenlenmezse tehlike gerçekten büyük, daha
da büyür.
Maddi güçlenme ve
teknoloji heba olur.
Ebâ Müslim Horasanî asırlar
önce iktidarları şöyle uyarıyordu. “Çünkü Onlar, Zararlarından Emin Oldukları
İçin Dostlarını Uzak Tuttular, Kendilerine Bağlamak ve Kazanmak İçin de Düşmanlarını Yakınlaştırdılar. Yakınlaştırılan
Düşman Dost Olmadı, Ama Uzaklaştırılan Dost Düşman Oldu. Herkes Düşman Safında Birleşince Evet.
Tehlikenin farkında
mısınız? Farkında olduğunuzu düşünüyorum.
Artık merdivenleri
tırmanan, tırmandırılan keneleri, yılanları, fetöitleri temizleyip sokağa
salınan çıyanları etkisizleştirmek farzdır.
Tehlike büyük.
Fetöitler,
mossadçılar, Siyonistler ve işbirlikçileri elbirlik FONCU HIRSIZLARI öne
sürerek “seyyanen zam” ve “ az gelirliler” üzerinde müthiş bir algı operasyonu
yürütüyor, kitlelerin duygularını sömürüyor ve az gelirlilerle,
yoksullaştırılmışlarla aranızı açmaya çalışıyor.
Lütfen sahaya ininiz,
halkın nabzını tutunuz.
Foncularla,
rüşvetçilerle, para kulecilerler, metresçilerle, tecavüzcülerle mücadeleye
devam ederken halkın, sokağın sesini duyunuz, duygularını anlayınız ve asgari
geçimlerini sağlayınız.
Unutmayınız duygu
kırılması çok büyüktür.
Kırılma kalıcı olmaya
yönelmiş vaziyette.
Memur emeklisinden
esirgediğiniz “seyyanen zam”mı sahibine, emekliye iade ediniz.
“Yüzdelik” maaş
artışından vazgeçiniz.
Bilindiği üzere
“yüzdelik” artışlar gelir makasını açıyor ve onulmaz yaralara sebep oluyor.
Ülkenin imkanlarını
hırsızlardan, rüşvetçilereden, Fonculardan tahsil ederek, onları zindanlarda
çürüterek ülkenin imkanlarını insanımıza tahsis ediniz.
Vatandaş yüzdelik
artışların hesabını iyi yapıyor.
20000 lira alan kişi ile
300000 lira maaş alana aynı %10, yüzdelik artışı yaptığınızda gelir makası çok açılıyor
ve halkın sizden kopmasına yol açıyor.
Bu hesaba göre 20.000
geliri olanın maaşı 22.000 TL olurken, 300.000 geliri olanın maaşı 330.000
oluyor ve gelirler arasındaki uçurum büyüyor.
Sayın Başkan.
Siyonist fetöit taife,
çete bu konuda Nurcu, Süleymancı, ulusalcı, milliyetçi vs gruplara sızarak
tehlikeyi büyütüyor, duygu kırılmasını derinleştiriyor. Foncular tipik
yapılanmalarıdır.
Dostlarınızı, sizi
sevenleri, inanmış insanları, fakirleri, mazlumları az gelirlileri
küstürmeyiniz, haklarını teslim ediniz ve Siyonistlerin, kapitalist dininin
mensuplarının sevinmesine zemin hazırlanmasına katkı sağlamayınız.
Dostlarınızı küsme
noktasına sürüklemeyiniz. Gönül kırgınlığı ve yarası derinleşirse tamiri mümkün
olmaz.
Kötülük yaygınlaşır,
dostlarınız kötülerin safında yer alır ve yıkılma mukadder olur.
Sizi
destekleyenlerden, gönül verenlerden, az gelirlilerden, mağdurlardan, 15
Temmuz’un kahramanlarından, mazlumlarından feryatlar yükselmeye başladı.
Bu feryatlar
kusurlarınızı, hatalarınızı gösteren dostlarınızın feryatlarıdır.
Gidişat iyi değil.
Bu gidişle dost
edindiğiniz kapitalistler de sizi kurtaramaz. Yaptığınız yollar, hastaneler,
sanayi yatırımları da kurtarmaz.
Uygulamalarla dostlar
küstürülüyor. Keneler seviniyor.
Dostlarınızın
feryadını duyun, tehlikenin farkına varın, farkındaysanız hatanızdan dönün ve
Allah için hak sahiplerine hakkını verin. Foncuları, rüşvetçileri, metresçileri
tarihe gömün.
Selam ve Sabırla… 27.10.2026