3 Şubat 2026 Salı

Asgari Geçim veya Tamamlayıcı Gelir

Asgari Geçim veya Tamamlayıcı Gelir

Veysi ERKEN Dr.

Testi kırılmadan önce tedbir alınması şarttır, gereklidir, farzdır.

Gelir adaletsizliği yüzünden insanımızın duyguları yaralandı, çatladı bir kısmında kırıldı.

Özellikle az ve sabit gelirli insanımızın duyguları zedelendi.

Asgari ücret düzenlemeleriyle insanımız kandırılmaya, fakirden alıp zenginlere servet aktarılmaya devam ediliyor.

Az gelirli emekli ve vatandaş bizar oldu.

Vatandaşın bir kısmı hırsızları, rüşvetçileri, ahlaksızları, irtikâpçıları savunur derekesine düştü, düşürüldü.

Artık yeter.

ASGARİ GEÇİM düzenlemeleri yürürlüğe konulmalı, az gelirli emekliler rahatlatılmalı, gönülleri tamir edilmelidir.

Bir düzenlemenin yapılacağından bahsediliyor.

Adına TAMAMLAYICI GELİR ve VATANDAŞLIK MAAŞI deniliyor. İktidar partisinden aylardır bu yönde açıklamalar yapılıyor.

Yakın zamanda AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, emekli sayısının 2002'de 7 milyon iken bugün 17 milyonu aştığını hatırlattı. Tüm vatandaşların refahını artırmaya yönelik politikalar geliştirdiklerini söyleyerek, 'Gelir Tamamlayıcı Aile Bazlı Destek Sistemi' adlı yeni bir çalışmanın devam ettiğini duyurdu. Bu sistemin, başta emekliler olmak üzere toplumun tüm kesimlerini kapsayacağını söyledi. https://www.haberhergun.com/haber/ak-parti-den-emeklilere-yeni-destek-sozu-gelir-tamamlayici-sistem-geliyor_56198/

Bu tür açıklamalarla vakit geçirilmemelidir.

ASGARİ GEÇİM uygulaması başlatılmalı, zenginden alıp fakire verilmelidir.

Adına isterseniz “tamamlayıcı gelir desteği deyin, isterseniz asgari geçim” deyin fark etmez.

Unutulmamalıdır ki ülkemizde az gelirliler, az gelirli emekliler yanıyor, zenginlerin, kapitalistlerin zenginliklerine zenginlik katılıyor. Bu çark kırılmalıdır.

Fakirin ve mahrumun bitmeyen ve gittikçe artan GEÇİM derdi var. Geçim sıkıntısı insanımızın duygularını sakatladı, çatlattı, kırdı.

Bunu istismar eden fetöitler, Siyonistler, iç işgal güçleri vardır.

Acil olarak ASGARİ GEÇİM uygulamasına geçilmelidir.

Maaşlarla ilgili CARİ hesaplamalar ASGARİ GEÇİM ile ilgili değildir.

Hesaplamalar ASGARİ geçim derdine düşmüş olanların geçimine YÜZ DELİK daha açma üzerinde kurgulanıyor.

ASGARİ ÜCRET ve YÜZDELİK Hesabı üzerinde kuruluyor toplu sözleşme, görüşme tiyatroları.

Asgari ücret ve yüzdelik hesaplamaları fakirleri, düşük gelirli emeklileri daha da fakirleştiriyor, pahalılık ve yangını arttırıyor, toplumun birliğini, huzurunu bozuyor.

 Asgari ücret yaklaşımı mutfaktaki yangını ve kiralardaki artışları körükler hale dönüşmüştür.  Yangın her yerleri sarmış ve ülkeyi yıkıma doğru sürükler hale gelmiş.

Asgari geçimini sağlayamayan milyonlarca aile varken, takip edilen politika zenginleri daha da zenginleştirmekte, mallarına yeni mal, lüks hayatlarına ve israflarına yeni hayatlar ve israflar ilave etmekledir.

Bu politika geçim sıkıntısına düşenlerin sayılarına her gün yeni sayılar katarak devam ediyor.

Kapitalizm anlayışının mensuplarında ve uygulayıcılarında din iman ve ahlak yok.

Güdülen politikalar yüzünden geçinemeyen milyonlara milyon kişiler ekleniyor.

Evet, ASGARİ ÜCRET ve YÜZDELİK hesaplar zengini daha zengin, fakiri daha da fakirleştiriyor.

Evet.

Ülkede pahalılık durdurulmalı, yangın söndürülmelidir.

Fakir ve düşük gelirli rahatlatılmalıdır.

Bunun yolu adaleti sağlamaktır.

Fakirden alıp zengini daha zenginleştirmek değil, zenginden alıp fakire ve yoksula vermektir.

Vergilerin servetten, zenginlikten alınmasıdır, iç ve dış borçlanmalara, birden fazla maaşa ve israfa son verilmesidir. Asgari ücret yerine ASGARİ GEÇİM anlayışına ve ADİL artış düzenine geçilmelidir.

Bunun adı ne olursa olsun ASGARİ GEÇİMİ sağlayacak maaş, ücret verilmelidir ki, insanımızın duyguları tamir edilebilsin, yönünü ve duruşunu HAK ve HAKLIDAN yana çevirebilsin.

Resulullahın “Allah"ım, küfürden, fakirlikten sana sığınırım.” sözleriyle dua ettiğini duyan bir sahâbî kendisine, “İkisi (küfür ve fakirlik) birbirine denk mi?” diye sormuştu ve Allah"ın Resûlü, “Evet.” diye cevap vermişti.” hadisini https://hadislerleislam.diyanet.gov.tr/sayfa.php?CILT=5&SAYFA=53

Ve

“Mallarında (yardım) isteyen ve (iffetinden dolayı isteyemeyip) mahrum olanlar için bir hak vardır. Zariyât-19” ayetini unutmayalım.

Selam ve Sabırla…03.02.2026

2 Şubat 2026 Pazartesi

Birinin Adamı Olmak mı?

Birinin Adamı Olmak mı?

Veysi ERKEN Dr.

Fıtrat gereği İçtimai/ sosyal hayatımızda bize yol ve yön gösterenler hep olmuştur ve olacaktır. Çocukluk döneminde en çok yol ve yön gösteren anne, baba ve yakın çevresidir. Günümüzde yakın çevreye internet ortamı, sanal medya ve televizyon hâkim olmuştur desek mübalağa etmiş sayılmayız.

Toplumun bütününü ilgilendiren siyaset sahnesinde de aynı durum geçerlidir. Tabii ki, hayatımızı kurgularken örnek aldıklarımız ve takip ettiklerimiz olacaktır.

Rabbulalemin takip ettiklerinizi yanılmaz olarak görmeyin. Aksi takdirde sizi yanıltabilir ve cehenneme gitmenize yol açabilir diyor.

Onun için diyorum ki birinin adamı olarak kolay yaşamaktansa Allah’ın adamı olarak zor yaşamayı tercih ettiğimizde ADAM oluruz. Sadat ve kübera denilenlere mutlak teslimiyet insanı adam olmaktan, doğru yoldan çıkarır.

Adam olmak için “Senin yanında hak yola dönenlerle birlikte, sana buyurulduğu gibi dosdoğru ol! Siz de azıp sapmayın. Allah, yaptıklarınızı çok iyi görmektedir. Hûd-112” ayetine uymak ve Allah’a teslim olmak gerekir. “Çünkü rabbi ona, “Bana teslim ol” buyurmuş; o da, “Âlemlerin rabbine teslim oldum” demişti.  İbrâhim de bu dini oğullarına vasiyet etti, Ya‘kūb da. “Oğullarım! Allah sizin için bu dini seçti; öyleyse yalnız O’na teslim olmuş müminler olarak can verin!” (dediler). Bakara, 131-132”Özetle ADAM olmak Allah’a teslimiyetle mümkündür. Kul’un adamı olmak insanı adam etmez.

Kul’un adamı olanlarda pişmanlık söz konusudur. Ayetlerde büyük ve efendi(sadat) kabul edinilenlere uyanların pişmanlıklarını şöyle dile getirilir. “Rabbimiz! Biz efendilerimizi ve büyüklerimizi dinledik, onlar da bizi yoldan saptırdılar. “Rabbimiz! Onlara iki kat azap ver ve onları ağır bir şekilde lânetle!” Ahzâb -67-68”

Ayetler şu şekilde tefsir edilmektedir. Allah insanlara akıl vermiş, ona yardımcı olmak üzere peygamberlerle çok değerli bilgi ve ölçüler göndermiştir. Asıl kullanılacak olan bilgi araçları bunlardır. Bunları bırakıp da din, siyaset, cemiyet, sanat, medya vb. alanlarda meşhur veya karizma sahibi olmuş, otorite kazanmış olan veya öyle sunulan kimseleri taklit edenler, bunların söylediklerini ölçüp biçmeden, tenkide tâbi tutmadan kabul edip uygulayanlar ya doğru yoldan uzaklaşırlar veya tesadüfen onun üzerinde bulunsalar bile bunun şuurunda olamazlar. Hiç kimseyi, dünyada ve âhirette “Filân dedi ben de inandım ve yaptım” gibi bir mazeret kurtaramaz; “İnsana senin aklın ve iraden neredeydi diye?” sorarlar. https://kuran.diyanet.gov.tr/tefsir/Ahz%C3%A2b-suresi/3599/66-68-ayet-tefsiri

Evet, nedamet getirmek istemiyorsak sadat ve kübera olarak gördüklerimizi, desteklediklerimizi, seçtiklerimizi hakka ve hakikate davet edelim.

Onları Allah’a teslim oldukları müddetçe takip edelim ki, adam olalım ve kurtulalım.

Bilmeliyiz ki son pişmanlık ve inanma fayda vermez, Kul’un adamı olmak insanı adam etmez. .” Daha önce inanmamış yahut inancı kendisine iyilik kazandırmamış kimseye, rabbinden bazı işaretler geldiği gün iman etmesi fayda sağlamaz. En’âm- 158”

Selam ve Sabırla… 02.02.2026