29 Nisan 2026 Çarşamba

İnsanlığın Ortak Vicdanı: SUMUD

İnsanlığın Ortak Vicdanı: SUMUD

Veysi ERKEN Dr.

Gazze, dini, dili, rengi, cinsiyeti, yaşı ne olursa olsun insanlara insanlığı, insan olmayı, şeytanların uşaklarını öğretti, öğretmeye devam ediyor.

SUMUD bunun neticesidir.

SUMUD kararlılık, azim, cesaret, fedakârlık ve insanlıktır.

Küresel vicdan hareketi 2010 yılında “Mavi Marmara” ile başladı ve SUMUD filosu ile büyüyerek devam ediyor.

Herkes biliyor ki İsrail denilen kışla korsanlıkla ABD ve İngilizleri yöneten Siyonistlerce kurulmuş bir yapıdır. Devlet değildir.

Sınırları bile yoktur.

Korsanlık birleşmiş milletler denilen organizasyonda gerçekleştirilmiş ve politikaları tam bir korsanlıkla sürdürülmektedir.

Bu bağlamda kışla olan İsrail’in değişmeyen politikasının dört ilkesi vardır.

SUMUD Siyonistleri ve kışlaları olan İsrail’i durdurmaya yönelik bir vicdani, insani, özgürlük hareketidir.

İnsanlık vicdanını temsil eden bütün iyi insanlar Siyonistlerin, katillerin, soykırımcıların bu ilkelerini bilmek durumundadır ki, korsanlığı bitirebilsinler.
Korsanların değişmeyen ilkeleri

1-Sınırsızlık

2-Soykırımı ve halkı yerinden etmeyi devam ettirme

3-Hukuk tanımama

4- Karartma

Bu ilkeleri anlamadan, anlatmadan ve dünyadaki iyi insanları ikna etmeden korsanların zulümlerini durdurmak mümkün değildir.

SUMUD aynı zamanda Siyonistlerin vazgeçilmez ilkelerini deşifre hareketidir.

SUMUD İnsanlığın ortak vicdanı olarak iyi insanları kıyama davettir.

Siyonistler ilk ilkeleriyle Fırat ve Nil nehirleri arasında kalan bölgeyi kendileri için vaat edilmiş(!) toprak olarak kabul eder. Burada kendileri için sınır tanımamaktadırlar. İki nehir arasında kalan her toprak parçası kendi tabii sınırları içinde olduğundan buraları işgal etme haklarını kendilerinde görürler. Eldeki haritalar bu durumu göstermektedir. 1948’den beri devam eden işgaller ve Filistinlilerin dar bir alanda sıkışmışlıkları bunun sonucudur.

Korsanların bir diğer ilkesi tabii sınırlar kabul ettikleri her yerde soykırım yapmak, yapılan soykırımı unutturmak ve sınırlar içinde kalan halkı yerlerinden sürmek, topraklarını işgal etmek, mallarını yağmalamak. 1948’den beri işgal edilen bölgelerde defalarca soykırım uygulanmış ve unutturularak yerlerinden edilen insanların topraklarında yerleşim bölgeleri açılmıştır. Sabra ve Şatilla ve günümüzde bütün Gazze’deki kamplarındaki katliamlar, Lübnan’daki vahşet ve Gazze’de gerçekleştirilen soykırım bunun örnekleridir.

Korsan Siyonist yönetim katliamı sürekli yapar ve karşı tarafı suçlayacak bir şey uydurur. Yönetimde kim olursa olsun değişmeyen alçakça bir ilkedir bu.
Siyonistlerin değişmeyen üçüncü ilkeleri hukuk tanımazlıktır. Üyeleri oldukları uluslararası kuruluşların hukukunu da tanımazlar. Kendileri aleyhine olabilecek hiçbir kanununu ve kuralını tanımazlar. Nükleer silahların sınırlandırılması, Uluslararası adalet divanı ve uluslararası ceza mahkemesi gibi anlaşma ve kurumları tanımamakta ve kendisi için bağlayıcı kabul etmemektedir. Onlar için hukuksuzluk ve kanunsuzluk değişmez bir ilke ve politikadır.

Değişmeyen son ilkeleri “olanı biteni karartma” ve kendi lehleri için kullanmadır. Bir başka ifade ile insanları enforme ederek (yanlış, yalan bilgilerle bilgilendirerek) cahilleştirmedir. Uluslar arası düzlemde satın aldıkları medya ile tabii sınırlar kabul ettikleri alandaki her türlü haydutluğu meşrulaştırmak için kesintisiz propaganda uygulamaktan geri durmazlar.

 Dünyadaki ve Türkiye’deki yerleşik Siyonistlerin yazıları, yorumları ve müsvetteleri bunun örnekleridir.

Hâsılı kelam dünyayı kana bulayan zihniyetin felsefesini ve dayandığı ilkeleri kavramadan onlarla mücadele etmek kolay değildir. Trilyon dolarlarla karartma uygulayan, katiller, soykırımcılar, vahşiler, işgalciler, korsanlar sürüsünü haklı bulan zavallılar, hainler ve cahiller vardır.

İnsanlığın ortak vicdanı olan SUMUD gerçeği haykırmak, Gazze’deki ablukayı kırmak ve Siyonistlerin hâkimiyetini tasfiye etmek için yollardadır. Denizde, Karada ve havada desteklenmelidir. Ebabiller Siyonistlerin tepelerine sicilleri yağdırmalı ve insanlar, insanlık AZAD olmalıdır.

SUMUD bunu başaracak ve dünyanın her yerinde Siyonist korsanlığı bitirecektir biiznillah.

Selam ve Sabırla… 29.04.2026

28 Nisan 2026 Salı

Korsanlık Yönetimi

Korsanlık Yönetimi

Veysi ERKEN Dr.

Korsanlık, denizlerde, karada, havada kısaca her yerde devlet denilen yapılar veya bir devlete bağlı olmaksızın, kıymetli malları ele geçirmek amacıyla yapılan soygun ve şiddet eylemidir.

Siyonist haçlı zihniyeti tamamen “korsanlık” üzerine bina edilmiştir.

Her türlü soygun ve şiddeti kendine bir hak olarak kabul eder.

Bugün ABD’ye çökmüş ve dünyanın bütününe çökmeye çalışan yönetim kâmilen "hırsızlar yönetimi", “korsanlık” veya "yağma düzeni"dir.

Siyonistlerin şiddet ve soygun yönetimi devlet ve devletlerin başlarına oturttukları kişiler vasıtasıyla kamu, dünya kaynaklarını sistematik olarak kişisel zenginlikleri için çaldığı, gasp ettiği, sömürdüğü, işgal ettiği, şiddet uyguladığı yozlaşmış bir yönetim biçimidir.

ABD’nin başına çöreklenmiş Siyonistler, bilhassa Trump döneminde hırsızlık ve soygun düzeni bütün dünyada tamamen yerleştirilmeye çalışılıyor.

Ali Baba ve kırk haramilerinin düzeni kurulmaya çalışılıyor dünyada.

Bizim dışımızda karar alamazsınız, ihracat-ithalat yapamazsınız, üretemezsiniz, ticaret yapamazsınız, elçi atayamazsınız, vs. ifadeleri korsanlık yönetiminin buyurgan ifadeleridir.

Bu soygun düzeni BM kuruluşlarıyla sürdürülüyor.

Trump ve Siyonistlerin kışlası olan İsrail tam bir korsan ve haydut anlayışı ile her yere saldırıyor, soykırımları gerçekleştiriyor ve Bir LEŞ miş  M illetler seyrediyor.

Trump, Siyonist atalarının soygun ve gasp yolunu takip ediyor.

ABD’nin, İsrail’in, haydut ülkelerin oluşturulması da böyledir.

ABD’nin işgal ve satın almalarla oluşturulması ve İsrail denilen kışlanın tarihini okursak bunu görürüz.

Evet.

Siyonist haçlıların, Trump’ın korsanlık yönetimi dünyayı kıyamete doğru evirmeye çalışıyor. İnanışları gereği “Tanrı’yı kıyamet”e zorlamaya çalışıyor.

Tramp’ın küresel Siyonist haçlı çetesi tarafından koltuğuna oturtulduğu günden beri korsanlık yönetimi tarzı, icraatları, söylemleri ve tehditleri bunun açık göstergesidir.

Anlaşılacağı üzere Siyonist haçlı çetesinin, korsanlık yönetim tarzı, amacı değişmez ve Siyonist haçlılar dünyada sadece kan ve gözyaşını arttırmakla görevlidir.

Unutmayalım Siyonist haçlı zihniyetinin “armegadon ve arz-ı mev’ud” teo- politiği budur ve değişmemektedir.

Trump ve Siyonist mahlûklar durdurulmalıdır.

Acilen durdurulmalı ve kışlaları ile birlikte tasfiye edilmelidir.

Dünya korsanlık yönetimini elbirliği ile durdurulmalıdır, İran’da, Gazze’den, Filistin’den, Suriye’den, Irak’tan, Venezuela’dan, Ukray’na’dan, Grönland’tan, Panama’dan ve işgal etmeye çalıştıkları her yerden  kovulmalıdır.

Türkiye öncü olmalıdır.

Dini, dili, meşrebi, mezhebi, cinsiyeti, cibilliyeti ne olursa olsun, İNSAN olan, insan kalan, şeytanın izinde gitmeyenler, bu sapkın inanış sahiplerini, armegadon ve arz-ı mev’udçularınını durdurmak için çaba sarf etmekle mükelleftir.

Herkes gücünü ortaya koymak mecburiyetindedir.

Ülkeleri yönetenler, Siyonistlerin kölesi olmayanlar, bir araya geliniz, seyirci kalmayınız, Vahşeti, soykırımı, işgali durdurunuz.

Unutmayın. Korsanlık yönetim anlayışları tasfiye edilmezse felaket ve yıkım dünyayı saracak.

Selam ve Sabırla… 28.04.2026