8 Eylül 2026 Salı

Zihniyet Değişmedikçe YENİ olunmaz

Zihniyet Değişmedikçe YENİ olunmaz

Veysi ERKEN Dr.

Zihniyet “Belirli görüş, inanç ve alışkanlıkların etkisiyle oluşan düşünme tarzı” olarak tanımlanır.

Bu bağlamda inanç ve alışkanlıklarını terk etmeyenler YENİ olamazlar ve ülkemize, insanlığa katkıları olamaz.

Bunun en tipik misallerinde birisi YENİ diye yutturulmaya çalışan partidir.  Özgür Özel’in şahsında bizler Jöntürk’üz, CHP’nin ilkelerini ve yaşayışını terk etmedik ve etmiyoruz dedikleri müddetçe YENİ olamazlar ve ülkemize hayırları, faydaları olamaz.

Eskitilmiş ülkücü, nurcu, milli görüşçü, tarikat erbabı olanlara sesleniyorum.

YENİ diye aldanmayın.

Hele hele oraya iltisak etmeyin.

Yenilik peşinde iseniz zihniyet değişimini sağlayan Hz. Muhammed Mustafa’nın (sav) yolundan ve sünnetinden ayrılmayın.

Hz. Muhammed Mustafa (sav) zihniyet devrimini gerçekleştirmiştir.

Kız çocuklarını canlı canlı toprağa gömen, kadınları meta olarak gören, her türlü haramı mubah telakki eden, içkiyi, şarabı fıçılarıyla deviren, faizi, irtikâbı, rüşveti normal bilen zihniyeti devirmiş ve dönüştürmüştür.

Zihniyet devrimi ile insanlar karanlıktan nura evrilmiş, insanlaşmışlardır.

Evet, kötülüğe, kötülerin yanına, zihniyetine evrilmeyin.

Biliniz ki YENİ denilen parti yeni değil çürümüş ve her şeyi çürüten zihniyetin mirasçısıdır, ta kendisidir.

Unutmayın

Eski zihniyet zemininde ve inancına dayalı kurulan hiçbir parti yeni değildir.

Siyonist basın ve sosyal medya ne kadar bağırırsa bağırsın kurulan, kurdurulan partiler yeni değil, işe yaramaz.

Ülkemize ve inancımıza zarar vermeye devam ederler.

Bu CHP’den kopanlar, koparılanlar için de geçerli ilkedir.

Basının ve sosyal medya denilen mecralarda köpürtülenlere bakmayın ortada bir yenilik yoktur.

Kötüleri ve kötülükleri savunmalarından anlaşılmalıdır.

Anadolu irfanı bu köhnemiş zihniyetin yeni olmadığını, bunların Türkiye’yi yönetme kabiliyetlerinin olmadığını ortaya koymaktadır.

Yerli, milli ve İslami olmama bunların vazgeçilmezleridir.

Anlayışları yerli olmayan bir zemine dayandığı için davranışları, fiilleri, eylemleri bize uygun değildir ve olamaz.

Yeni olabilmeleri için “reddi miras”ta bulunmaları, tevbe ve istiğfar etmeleri gerekir. Hz. Muhammed Mustafa’nın yolunu ve sünnetini yaşamaları gerekir.

Bu da mümkün değildir. Zira kendi iradeleri ile hareket etme durumları yoktur.

Kendi iradeleri olmadığından para kuleleri inşaatından, rüşvetten, irtikâptan ve diğer bütün kötü davranışlardan vazgeçemezler.

Dolayısıyla bu taifenin düzeleceği ve hayırlı bir icraatta bulunması beklenemez.

Sadece bunların peşine takılıp, ilke ve ülkülerini kaybedenlere hayıflanıyorum.

YENİ diye yutturulanlar  “Ben artık O değilim” deme durumunda değiller.

Siz kötülüğe ve kötülerin yanına evrilmeyin.

Allah, şeytanın adımlarını takip etmeyiniz diye bizleri uyarıyor.

Unutulmamalıdır ki, kötü ile arkadaş olan kötüleşir.

Şeytanın yoluna evrilir.

Hâsılı kelam

Jöntürk ve ittihatçı zihniyetini terk etmeyen, reddi mirasta bulunmayan YENİ diye yutturulmaya çalışılan taifeden ve türevlerinden, CHP’den uzak durmak hayra yönelmenin başlangıcıdır.

Selam ve Sabırla… 08.09.2026

MHP’nin “Türkiye Nüfus Vizyonu” Raporu Ve “Ev Hanlığı”

MHP’nin “Türkiye Nüfus Vizyonu” Raporu Ve “Ev Hanlığı”

Veysi ERKEN Dr.

MHP'den 11 maddelik "Türkiye'nin Nüfus Vizyonu"  başlıklı bir rapor hazırlanmış.

Ev başta belirtelim ki kadınlarımızı, analarımızı, bacılarımızı, kızlarımızı  “Ev Hanı”na dönüştürecek düzenlemeler yapılmadıkça arzu edilen sonuç alınamaz.

Bilindiği üzere yapılmış ve mevcut düzenlemeler kadınlarımızı “evden ihraç” etme mantığı üzerine kurgulanmış ve kurgulanmaya çalışılmaktadır.

Kadınları evinin dışına iten her teşvik evlenmenin, doğurganlığın ve nüfusun azalmasına, boşanmaların, çocuksuz evlerin, gayrı meşru yaşayışların artmasına vesile olduğunu bilmeyen yoktur.

Türkiye’nin Nüfus vizyonu kadını “Ev Hanı”na dönüştürücü olmalıdır.

MHP’nin hazırladığı raporda kadının evden ve ev hanlığından uzaklaştırıldığını tespit etmekte ve çözüm teklifleri sunulmaktadır.

Raporda “Türkiye'de son 100 yılda demografik dönüşümü sağlamak amacıyla belli dönemlerde arz, belli dönemlerde ise talep merkezli aile planlaması ve nüfus programları uygulandığı hatırlatılan raporda, Türkiye'de 1980 sonrasında talep merkezli modelin benimsenmesiyle doğurganlık hızında aşağı yönlü bir seyrin başladığı anımsatıldı.

"TARİHSEL OLARAK EN DÜŞÜK SEVİYELERDEN BİRİ"

Türkiye'deki toplam doğurganlık hızının 2001'de 2,38 çocuk iken 2014'ten itibaren aralıksız düştüğü ve 2025'te 1,44 çocuğa gerilediği aktarılan raporda, şu ifadelere yer verildi:

"Toplam doğurganlık hızı son 9 yıldır nüfusun yenilenme seviyesi olan 2,10'un altında kalmaya devam etmektedir. 2007-2025 döneminde nüfus sürekli artmasına rağmen, buna karşılık nüfus artış hızı belirgin biçimde yavaşlamıştır. Türkiye nüfusu 2007 yılında 70,6 milyon iken 2025 yılında 86,1 milyona yükselmiştir. Yıllık nüfus artış hızı aynı dönemde genel olarak düşüş eğilimi göstermiş ve 2023 yılında binde 1,1 ile tarihsel olarak en düşük seviyelerden birine gerilemiştir."

Nüfus artış hızındaki düşüşün konjonktürel bir süreç değil, Türk milletinin varlığını ve geleceğini tehdit eden milli bir beka sorunu olarak görüldüğü belirtilen raporda, nüfusun MHP açısından yalnızca istatistiki bir veri veya iktisadi bir çarpan olmadığı, nüfusun Türk milletinin bu coğrafyadaki mührü ve devletin dayanağı olarak değerlendirildiği kaydedildi.

"ANNELER İÇİN ESNEK VE UZAKTAN ÇALIŞMA MODELİ"

Raporda, 11 maddelik politika önerisine yer verildi. Analık sigortasının uzun vadeli sigorta kolları kapsamına alınarak yeniden düzenlenmesi tavsiye edilen raporda, annelerin emeklilik için prim günü ve yaş şartı kriterlerinin çocuk sayısına bağlı olarak kademeli olarak azaltılması gerektiğine işaret edildi.

Çalışan anne ve babalardan gelir vergisi kesintisinin çocuk sayısına bağlı olarak kademeli olarak azaltılması, 3 ve daha fazla çocuk sahibi aileler için gelir vergisinin tamamen kaldırılması önerisinde bulunulan raporda, kamuda çalışan anneler için ücretli doğum izni süresinin her bir çocuk için 12 aya, babalar için 2 aya çıkarılması gerektiği kaydedildi.” https://www.hurriyet.com.tr/gundem/mhpden-11-maddelik-turkiyenin-nufus-vizyonu-raporu-43299270

Raporun tespit kısmı doğru, çözüm için teklifler yetersizdir.

Teklifler kadını “EV HANI”na dönüştürecek yapıda olmalıdır.

Mesela Evinde çalışan ve çocuk doğuran, çocuğunu değerlerimizle yetiştiren annelere 1. Dereceden maaş başlanabilir ve “Ev Hanı” olmasına katkı sağlanabilir.

Hasılı kelam.

Kadınlarımızı “Ev Hanı” yapacak düzenlemelere ihtiyacımız vardır. Bu konuda Blogumdaki yazılarımdan istifade edilebilir

Selam ve Sabırla… 08.09.2026