26 Haziran 2026 Cuma

Felaha Vuslat Zamanı

Felaha Vuslat Zamanı

Veysi ERKEN Dr.

Allah bizleri felaha, kurtuluşa davet ediyor, vuslat edin diyor.

Felaha vuslat için yolu belirlemiştir.

“Kitaptan sana vahyedilenleri oku, namazı özenle kıl. Kuşkusuz namaz hayâsızlıktan ve kötülükten meneder. Allah’ı anmak her şeyden önemlidir. Allah yaptıklarınızı bilir. Ankebût-45”

Bu yol vahyedilenleri okumak, öğrenmek, anlamak, yaşamak ve namazı hakkıyla ikame etmedir.

Vahyi yaşayan ve namazı kılan “emredildiğin gibi dosdoğru ol” emrine tabi olur.

Ezan felaha bir davettir.

Bir hatırlatmadır.

“Allâhü ekber, Allâhü ekber, Allâhü ekber, Allâhü ekber.

Eşhedü en lâ ilâhe illallah, Eşhedü en lâ ilâhe illallah.

Eşhedü enne Muhammeden Resûlullah, Eşhedü enne Muhammeden Resûlullah.

Hayye ale’s-salâh, Hayye ale’s-salâh.

Hayye ale’l-felâh, Hayye ale’l-felâh.

Allâhü ekber, Allâhü ekber.

Lâ ilâhe illallâh.”

Davete icabet etmek kurtuluş için farzdır.

Davetin anlamını bilerek namazı ikamet gerekir.

İbadetlerimiz, eylemlerimiz, fiillerimiz şuurlu olmalıdır.

Ezan’ın anlamı:

“Allah en büyüktür, Allah en büyüktür, Allah en büyüktür, Allah en büyüktür.

Allah’tan başka ilah olmadığına şehâdet ederim, Allah’tan başka ilah olmadığına şehâdet ederim.

Muhammed’in Allah’ın elçisi olduğuna şehâdet ederim, Muhammed’in Allah’ın elçisi olduğuna şehâdet ederim.

Haydin namaza, haydin namaza.

Haydin kurtuluşa, haydin kurtuluşa.

Allah en büyüktür, Allah en büyüktür.

Allah’tan başka ilah yoktur.”

Ezan uyandırmadır.

Sabah namazına uyandırmak için 2 defa "es-Salâtü hayrün mine’n-nevm" (Namaz uykudan hayırlıdır) denir.

Artık felaha erme vakti gelmiştir.

Gecikenler ve geciktirenler yola çıkmalı, hedefe ermeli ve ruku ile sücuda ermelidir.

Mümin’in başı ancak Allah için, Allah’ın huzurunda eğilir ve huzura kavuşur. “İnkârcılar, “Ona rabbinden bir mûcize indirilseydi ya!” diyorlar. De ki: “Allah dilediğini saptırır; kendisine yöneleni de gerçeğe ulaştırır. Bunlar, iman edenler ve Allah’ı zikrederek gönülleri huzura kavuşanlardır. Bilesiniz ki gönüller ancak Allah’ı zikrederek huzura kavuşur. Ra’d, 27-28” ayetlerinde belirtildiği gibi kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur. Huzur namazı hakkıyla, şuurlu bir şekilde eda etmekle mümkündür.

Haydi, felaha, huzura vuslata.

Selam ve Sabırla… 26.06.2026

25 Haziran 2026 Perşembe

Kendisi Ölüm Döşeğinde Gözü Arsada

Kendisi Ölüm Döşeğinde Gözü Arsada

Veysi ERKEN Dr.

İnsanoğlu nankördür, aç gözlüdür derler.

Doğrudur.

İnsanoğlu Allah’tan, Allah’ın vahyinden, Hz. Muhammed’in (sav) sünnetinden koptukça nankörleşir, aç gözlü olur, doyumsuzlaşır.

Dilimizde güzel bir söz vardır.

“Gözünü ancak toprak doldurur” diye.

Bazılarının, nankörlerin, doyumsuzların, Allah’tan kopanların gözünü toprak bile doyurmaz.

Doyumsuzlar ölüm döşeğinde bile arsa, tarla alma, mal ve mülk yığma derdine düşer.

Arsaları almak için bazılarını aracı koymaya çalışır.

Doymaz.

Göbeğini şişirmeye, ensesini kalınlaştırmaya çalışır ölüm döşeğinde.

Malının, mülkünün hesabını vereceği aklına gelmez.

Muhtemelen bu tiplerin zekâtla, sadakayla, infakla, hayır hasenatla işi yoktur.

Umumiyetle bu tipler, başkalarına iyilik edin diyerek kendini unutanlardandır. Ayette, “Sizler kitabı okuduğunuz halde insanlara iyiliği emredip kendinizi unutuyor musunuz? Aklınızı kullanmıyor musunuz? Bakara-44” biçiminde tavsif edilir.

Hâlbuki Allah bize iyiliği, erdemli, faziletli olmayı emrediyor. Malı severek yığmayı değil.

Malı çok sevenler şöyle tavsif edilir. “İnsan, rabbine karşı pek nankördür. Şüphesiz buna kendisi de şahittir; O, aşırı derecede mal sevgisine kapılmıştır. Adiyat,  6-8”

İyilikten nasibi yoktur.

İyilik, erdem ve fazilet şöyle tarif ediyor.

“Yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz erdemlilik, fazilet, birr değildir. Asıl erdemli kişi Allah’a, âhiret gününe, meleklere, kitaba ve peygamberlere iman eden; sevdiği maldan yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, yardım isteyenlere ve özgürlüğünü kaybetmiş olanlara harcayan; namazı kılıp zekâtı verendir. Böyleleri anlaşma yaptıklarında sözlerini tutarlar; darlıkta, hastalıkta ve savaş zamanında sabrederler. İşte doğru olanlar bunlardır ve işte takvâ sahipleri bunlardır. Bakara-177”

İyilikten nasibi olanlar yardım eder. Ölüm döşeğinde arsaları, malı yığmayı düşünmez.

Rabbulalemin bizlerden yönümüzü doğruya, erdeme çevirmeyi ve iyilik yapmada yarışmayı talep eder.

“Herkesin yüzünü ona doğru çevirdiği bir yönü vardır. Öyleyse hayırlarda yarışın. Nerede olursanız olun, Allah sizin hepinizi bir araya getirecektir. Şüphesiz Allah her şeye kadirdir. Bakara-148”

Ölüm döşeğinde bile arsa, mal, mülk peşinde koşanların halini, hayırda yarışmayan kişilerin, özendiklerin durumları şöyle anlatılır.

“Eğer insanlar tek tip bir topluluk haline gelecek olmasaydı rahmânı inkâr edenlerin evlerine (her biri) gümüşten tavan, yukarı çıkmak için kullanacakları merdivenler yapardık. (Ayrıca) evleri için kapılar, üzerlerinde yaslanıp istirahat edecekleri koltuklar yapar, altınla da süslerdik. Ama bunların hepsi dünya hayatına ait geçici faydalardan ibarettir, rabbinin katında âhiret (mutluluğu) ise takvâ sahiplerine mahsustur. Zuhruf, 33-35”

Hâsılı kelam.

Ölüm döşeğinde bile arsa satın alma peşinde koşan, aracı koymaya çalışan, malını zekâtla temizlemeyenlere tavsiyemiz şudur.

Akıbetinizi düşünün ve Yunus’un şu dörtlüğünü unutmayın.

“Mal sahibi, mülk sahibi,
Hani bunun ilk sahibi?
Mal da yalan, mülk de yalan,
Var biraz da sen oyalan! “

Selam ve Sabırla…25.06.2026

.