Kur’an’dan, kitaptan Sorgulanacaksınız
Veysi ERKEN Dr.
Allah, insanoğlunun
hangi ilke ve kurallara göre yaşaması ve o kural ve ilkelere göre yaşayıp
yaşamadığı sorgulayacağını vahiyle bildirmiştir.
Bu ilke ve kuralları yani
vahyi peygamberi vasıtasıyla insanlara ulaştırmıştır.
Peygamberin görevi
tebliğ etmektir. “Bize düşen Allah’ın mesajını tam olarak, açık ve anlaşılır
bir şekilde size ulaştırmaktır. Yasin-17”
“Artık sen öğüt ver, çünkü sen ancak bir uyarıcısın. Onların üstünde egemen bir zorba değilsin. Ancak kim yüz çevirir ve inkâr ederse, Allah onu en büyük
azapla cezalandırır. Gaşiye, 21-24” ayetleri tebliği ve zorba olmamayı izah
eder.
Vahye sarılmayı ve ondan sorgulanacağımız şu ayetler
açıklamaktadır.
“O halde sana
vahyolunan Kur’an’a sımsıkı sarıl! Çünkü sen gerçekten dosdoğru bir yoldasın. Şüphesiz bu Kur’an hem senin için hem de
kavmin için bir hatırlatmadır ve bir şereftir. Yakında ona uyup uymadığınızdan
sorguya çekileceksiniz. Zuhruf, 40-44”
Hangi inanç ve görüş
olursa olsun yazılı veya sözlü(şifahi) ilke, kural ve kaidelere dayanır. Bizim
yaşayışımızın ilke ve kurallarını Kur’an belirler, o hem şifa hem sorgulanma
ilkeleridir.
Hz. Âdem’den beri
böyledir ve böyle olmaya devam edecektir.
Müslüman Kur’an-ı
Kerim’de göre yaşadığı müddetçe kâmil Müslüman ve sorgusu kolay olur..
Unutulmamalıdır ki Kur’an-
Kerim inananlar için hem rehber hem de şifa ve sorgu kaynağıdır.
“O, inananlar için bir rehber ve şifadır; inanmayanlara
gelince onların kulaklarında bir sağırlık vardır, Kur’an onlara kapalıdır.
(Sanki) onlara çok uzaktan sesleniliyor. Fussilet-44”
Kur’an-ı Kerim “insanlara hidâyet rehberi olup onlara doğru
yolu gösteren ve hakkı bâtıldan ayırıcı en açık delilleri ihtiva eder. Bakara-185”
Sorgulanacağımız Kur’an-ı
Kerim rahmete erme vesilesidir. Tabii ki ahkâmına odaklanarak, üzerinde
tefekkür ederek, biz susup Kur’an konuşsun dediğimiz zaman rahmete ermemizi
sağlar. “Kur’an okunduğu zaman hemen dikkat
kesilerek ona kulak verin, susup dinleyin ki rahmete eresiniz. A’raf-204” ayeti buna işaret eder.
Hakikatin peşinde olmayanlar, heva, heves ve önderlerini
ilah edinenler Kur’an-ı Kerimden rahatsızlık duyar, değiştirilmesini ister,
ondan sorgulanacaklarını unutur..
Tarih boyunca münafıklar bunu yapmaya çalışmış ve günümüzde
de aynı tavırlar sergilenmektedir.
“Onlara âyetlerimiz
açık açık okunduğu zaman, öldükten sonra huzurumuza çıkacakları inanç ve
beklentisi içinde olmayanlar: “Ya bize
bundan başka bir Kur’an getir veya onu değiştir” derler. Onlara şunu söyle:
“Benim onu kendi arzuma göre değiştirmem mümkün değildir. Ben, ancak bana
vahyedilene uyarım. Ayrıca, eğer Rabbime karşı gelecek olursam, doğrusu ben,
pek büyük bir günün azabından korkarım. Yunus-15”
Özetle, Kur’an-ı
Kerim insanları doğru yola yönlendiren, ulaştıran bir rehber ve şifa
kaynağıdır. Aynı zamanda SORGULAMA ölçüsüdür.
Nasipsizler bunu
idrak edecek durumda değildir. “Hiç şüphesiz bu
Kur’an, insanları her hususta en doğru yola, en sağlam ve en isabetli tutuma
iletir. Sâlih ameller yapan mü’minlere,
kendilerini çok büyük bir mükâfatın beklediğini müjdeler. İsra-9”
Tabii ki kalpleri perdelenmişler tefekkür, taakkul
kabiliyetlerini kaybetmişler bu hakikati anlayamazlar. Ayetlerde, “Ayrıca
kalplerinin üzerine Kur’an’ı anlamalarına mâni kılıflar geçirir, kulaklarına da
bir tıkaç koyarız. Bu yüzden, sen Kur’an’da Rabbinin tek ilâh olduğunu
yâdettiğin zaman onlar nefretle arkalarını dönüp giderler. İsra-46”
Ve
“Biz, insanlar düşünüp ders alsınlar diye bu çok şerefli
Kur’an’da gerçekleri bütün yönleriyle ve farklı farklı açılardan anlatıp
duruyoruz. Fakat bu, onların doğru yoldan daha çok nefret edip uzaklaşmalarına
yol açmaktadır.
İsra-41” buyrulur.
Hâsılı kelam.
İman edip hak ve
hakikati yaşamaya çalışanlar için,“Kur’an
inananlar için bir rehber ve şifadır; inanmayanlara gelince onların
kulaklarında bir sağırlık vardır, Kur’an onlara kapalıdır. (Sanki) onlara çok
uzaktan sesleniliyor. Fussilet-44”
Münafıklar Kur’anın bir
sorgu kaynağı ve ölçüsü olduğunu hatırlamak istemezler.
Selam ve Sabırla… 22.08.2026