16 Temmuz 2026 Perşembe

Sana Kusurlarını Göstereni Terk Etme

Sana Kusurlarını Göstereni Terk Etme

Veysi ERKEN Dr.

“Sana Kusurlarını Göstereni Terk Etme Çünkü O Senin Gerçek Dostundur” diyor Hz. Ali(r.a.)

Unutulmamalıdır ki gerçek DOST kusur arayan değil, farkına vardığı kusurları, hataları hatırlatan, giderilmesi için çalışandır.

Atalarımız “dost acıyı ama gerçeği söyleyendir” demişlerdir.

Gerçekler acı da olsa söyleyen, giderilmesi için çalışan dosttur.

İbret alınmalıdır, dostları ve her halükârda doğruları savunanları, yol gösterenleri küstürmemeliyiz.

 Hal ve gidiş iyi değil.

Adaletten sapma artıyor.

Adalet katlediliyor.

Evet.

Dış politika, uluslar arası ilişkiler ve savunma sanayinde işler iyi gidiyor, yollar, köprüler, hastaneler, okullar, üniversiteler yapılıyor.

Türkiye maddi anlamda hızla gelişiyor.

Doğrudur.

Ama günlük geçim geniş halk kitleleri için çekilmez bir hal aldı.

Bugün dünü aratır hale dönüştü.

Duygular ve Adalet katledildi.

Uygulamalarla zenginler daha da zenginleştirilirken fakirlerin canı çıktı. Zamlar, vergiler halkın sırtına yüklenirken kapitalistler zenginliklerine zenginlik katar oldu. Servet belirli ellerde dolaşır hale geldi.

Geçmişten ibret alınmalıdır.

Türkiye aynı zamanda partiler mezarlığıdır. ANAP ve DYP bunun örnekleri.

CHP iktidarsızlığa ebediyen mahkûmdur.

Cumhur ittifakının bileşenlerinden, sizi destekleyenlerden de, 15 Temmuz’un kahramanlarından, mazlumlarından da feryatlar yükselmeye başladı. Bu feryatlar kusurlarınızı, hatalarınızı gösteren dostlarınızın feryatlarıdır.

Gidişat iyi değil.

Bu gidişle dost edindiğiniz kapitalistler de sizi kurtaramaz.

Ebu Muslim Horasani der ki: “Onlar şerlerinden emin oldukları için dostlarını uzak tuttular. Kendilerine bağlamak için düşmanlarını yakınlaştırdılar. Yakın tutulan düşman dost olmadı. Ama uzak tutulan dostları düşman oldu. Herkes Düşman Safında Birleşince de, Yıkılmaları Mukadder Oldu.

Evet.

Uygulamalarla dostlar küstürülüyor.

Heyecan ve güven katlediliyor.

Dün 15 Temmuz ihanet kalkışmasının 10. Yıl dönümü idi.

Coşku ve heyecan bayağı sönük idi.

Üzüldüm.

Epey dost sessizliğe bürünmüş, adeta küsmüş.

İbret alınız.

Kusur ve hatalarınızı gösterenleri gerçek dost biliniz ve terk etmeyiniz ki terk edilmeyiniz.

Merhum Mehmet Akif'in tembihini unutmayın

"Geçmişten adam hisse kaparmış. Ne masal şey!

Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi?

 'Tarih'i 'tekerrür' diye tarif ediyorlar;/

Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?.."

Tarih tekerrür etmesin.

ANAP, DYP ve nice partiler gibi tarihe gömülmeyin. CHP gibi ebedi iktidarsızlığa mahkûm olmak istemiyorsanız hatalarınızdan vazgeçiniz, ekonomik hayatla ilgili düzenlemelerin gerçekleştirilmesini yabancılara teslim etmeyiniz.

Nimeti ve sıkıntıyı adil paylaştırınız.

Sıkıntıyı fakir halkın sırtına yüklemeyiniz, servetlerine servet katanlara yöneliniz.

Evet.

Halk oynatmak üzeredir.

Hani bir kralın vergi alma hikâyesi anlatılır. O hikâye kısaca şöyle; Ülkenin birinde kral vergileri arttırmaya başlayınca, halk önce öfkelenmiş, sonra homurdanmaya başlamış, vergiler daha da arttıkça, halk arasında kavgalar da artmış ama kral vergiyi daha da arttırmış. Bakmış bu kez halktan ses yok bütün halk susmuş konuşmaz olmuş. Kral sessizlikten korkmuş ve vergileri azaltın demiş. Kral biliyormuş ki, suskunluğun sonu önlenemez patlamadır.”

Evet.

Halk patlama noktasına gelmiş.

Kusurları gösteren gerçek dostlar küsmeye başlamış.

Son vergiler ve yüzdelik kandırmalarla yapılan maaş artışlarıyla halkın umudu yok edilmiş..

Unutmayın ki, halkın güven duyguları zedelenir öfkeye dönüşürse yapılan köprüler, yollar, hastaneler, okullar ve diğer bütün hizmetler işe yaramaz hale gelir.

Yapılanları heba etmeyiniz.

Bizler tebliğ görevimizi yapıyoruz inşallah.

Tevfik Allah’tan.

Selam ve Sabırla…  16.07.2026

15 Temmuz 2026 Çarşamba

Fetöitlerin Parlattığı Ahlaksız Güruh

Fetöitlerin Parlattığı Ahlaksız Güruh

Veysi ERKEN Dr.

İslam’la hiç ilgisi olmayan veya dönüşerek onlardan olanların tipik savunma mekanizmaları geliştirdiklerini biliyor ve görüyoruz.

Bu mekanizmaları geliştirmelerinde FetöCİA etkisi küçümsenemez.

Bunlar ahbap çavuş ilişkileriyle iç içedirler.

Fetöit dailer/propagandistler yalan, inkâr, iftira, itham yöntemleri ile talancı ahbapları, metreslileri ve metresleştirilenleri iyi parlatırlar.

Fetöitler zihinleri bulandırmaya, meydanlara çıkan ahlaksızları, hırsızları, rüşvetçileri, zimmetçileri alkışlatmaya devam ediyor.

Mankurtlaştırılmışlar da bu hırsızları, metreslerden, rüşvetten, hırsızlıktan vazgeçmeyenleri alkışlamaya, mağdur göstermeye, deterjanla paklamaya ahbap çavuş ilişkisiyle devam ediyor.

Yıllar öncesine gitmeye gerek yok.

Belediye başkanları ile ilgili yapılan soruşturmaların neticesinde açılan davalar ve istenilen soruşturma izinleri karşısındaki müptezellerin savunma mekanizmalarını bilmek yeterlidir.

Evet.

Ahbap çavuş müptezellerin savunmaları şudur.

Müptezelleşmişlere ise diyorum ve soruyorum.

Bu kadar hırsızlığı, şerefsizliği, rüşvet alışverişlerini, metres düzenini nasıl savunabiliyorsunuz.

Hiç mi değeriniz, İslam’la bağınız kalmadı.

Maalesef İslam’dan koparak müptezelleşmişler ahlaksızlaşmışlar haksızlığı, hırsızlığı, edepsizliği, tecavüzü, rüşveti savunur ademlere, şeytanlara dönüşmüşlerdir.

Kısaca İslami terbiyeden mahrum nesiller arttıkça hırsızları, rüşvetçileri, arsızları, edepsizleri, fahşayı savunan ve yaşayanların sayısı artacaktır.

Tabii ki bu artışta iyi bilinenlerin yanlış uygulamaları ve yaklaşımları da önemli rol oynamaktadır.

Eba Müslim Horasanı “Onlar, zarar vermeyeceklerinden emin oldukları için dostlarını kendilerinden uzak tuttular. Kendilerine bağlamak ve kazanmak içinde düşmanlarını yakınlaştırdılar. Yakınlaştırılan düşman dost olmadı. Ama uzaklaştırılan dost düşman oldu. Herkes düşman safında birleşince yıkılmaları mukadder oldu”  tespitinde bulunmuştu asırlar önce.

Bu tespit doğrudur.

Bunun en tipik misali günümüzün hırsızlarını savunan güruha dönüşenlerdir.

İktidar mensupları kendilerini iktidara taşıyan kitleleri, İslami hassasiyetleri ve yaşayışları, az gelirli olanları terk edip, kapitalistleri, yabancı sermayedarları, Türkiye’yi sömürenleri, ahlaksız sanatçıları(!) kazanacağım diye onlara yöneldi.

Bunun sonucunda iktidarı terk eden kitle, hırsızlara, rüşvetçilere, ahlaksızlara, fuhşiyatı savunanlara, İslam düşmanlarına yönelmeye konsercileri, heykelcileri, halka hizmeti olmayanları, ahbap çavuşları savunmaya başladı.

Maalesef bu yöneliş kalıcı olmaya başladı gibi görünüyor.

Unutulmamalıdır ki, “fiiller tekrar edile edile alışkanlıklara, alışkanlıklar tekrar edile edile huylara dönüşür ve can çıkar huy çıkmaz misali kalıcı olur.”

Konser, heykel ve başka adlarla kamu imkânlarını heba edenleri savunanların durumu ve savunmaları mekanizmaları bunun göstergesidir.

İktidar sahipleri bu durumu görüp tedbir almazsa hırsızları, soyguncuları, rüşvetçileri savunan grup çoğalacak ve ülkemizin yıkılmasına yol açacaktır.

Ayette belirtilir.

Bir topluluk kendindeki güzel vasıfları değiştirip kötülüğe dönüştürmedikçe nimet kesilmez.

Müptezelleşenler yüzünden nimet kesiliyor maalesef.

Selam ve Sabırla… 15.07.2026