Diken Sulayanlar
Veysi ERKEN Dr.
Kötülük DİKEN gibidir. En kötü DİKEN türü hangisi ise KÖTÜLÜK ondan beterdir.
Halkın içinde KÖTÜLÜK dikenini sulayanlar çoktur, çoğalmıştır, artmaya devam ediyor.
Hz. Muhammed Mustafa s.a.v kötülüğün toplum içinde yaygınlaşmaması ve toplumun yıkılmaması için: “Kim bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin. Şayet eliyle değiştirmeye gücü yetmezse, diliyle değiştirsin. Diliyle değiştirmeye de gücü yetmezse, kalbiyle düzeltme cihetine gitsin ki bu imanın en zayıf derecesidir.” (Müslim, Îmân 78. Ayrıca bk. Tirmizî, Fiten 11; Nesâî, Îmân 17) diye bize tebliğde bulunarak yol göstermiş ve göstermektedir.
Buna rağmen fıtratı itibarıyla insanoğlu nankörlük ederek kötülük dikenlerini sulamaya devam ediyor Ayette bu durum şöyle izah edilir. “Şüphesiz rabbin insanlara karşı lütuf sahibidir; fakat onların çoğu şükretmezler. Neml-73”
Elbette GÜL (iyilik) ile DİKEN (kötülük) bir olmaz. “İyilikle kötülük bir olmaz. Sen (kötülüğü) en güzel olan davranışla sav; o zaman bir de göreceksin ki seninle aranızda düşmanlık bulunan kimse kesinlikle sıcak bir dost oluvermiş! Bu sonuca ancak sabırlı olanlar ulaşabilir, yine buna ancak (erdemlerde) büyük pay sahibi olanlar ulaşabilir. Füssilet, 34-35”
Müminin vazifesi İyiliği çoğaltmaya çalışması, kötülüğün azalmasına katkı sağlamaya çalışmasıdır.
“Ey mü’minler! İçinizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü yasaklayan seçkin bir topluluk bulunsun. İşte onlar, doğru ve kalıcı yatırım yapıp kurtuluşa erenlerin ta kendileridir. Âl-i İmrân-104”
“Ey mü’minler! Siz, insanların iyiliği için yeryüzüne çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. Çünkü siz usûlünce iyilikleri ve güzellikleri emredip yayar; kötülük ve çirkinlikleri yasaklayıp önüne geçmeye çalışırsınız. Bunu da zâten Allah’a inandığınızdan dolayı, onun bir gereği olarak yaparsınız. Ehl-i kitap da iman etseydi, elbette kendileri için hayırlı olurdu. Gerçi içlerinde inananlar da var, fakat onların çoğu dinden çıkmış fâsıklardır. Âl-i İmrân-114”
Şeytan’a uyanlar ise kötülüğü, DİKENLERİ yaygınlaştırmaya çalışır. Şeytan, insanın zaaflarından faydalanarak kötülükleri, dikenleri cazip hale getirir, günahları süslü gösterir ve "herkes yapıyor" veya "bir kereden bir şey olmaz" gibi bahanelerle insanı haramlara yönlendirir. Böylece diken olan haramlar toplumda artar ve sulandıkça gürleşir, toplumu yıkar.
Bilindiği üzere toplumu oluşturan fertlerin davranışları, inançları ve yaşayışları birbirinden etkilenerek, görerek ve yaşayışa dönüştürerek gelişir.
Bireyi kuşatan çevre önemlidir ve çevrede gerçekleşen iyi veya kötü fiiller sâri, bulaşıcıdır. Kötülüğün, DİKENLERİN sirayeti kolay, iyiliğin, GÜLLERİN sirayeti zordur. Zira “nefis” kötülüğe meyletme, dikenleri sulama özelliğine sahiptir.
Nefs kötülüğü emreder, ortam cazipse kötülüğün bulaşıcılığı, dikenlerin yaygınlığı hızlanır.
Peki, kötülük, DİKENLER nasıl yaygınlaşıyor.
Dikenler sulandıkça ve uygun zeminleri büyüdükçe yaygınlaşır, ayrık otu gibi toplumu sarar ve zamanla yok eder.
Şu davranışlarımızla kötülük dikenlerinin yaygınlaşmasına vesile oluyoruz, sulamış oluyoruz
“ Zemin oluşurken seyirci kalıyoruz
Ucu bize dokunmuyorsa izliyoruz
Bizden olanlar yapınca susuyoruz
İşimize yarayınca destek veriyoruz
İtiraz eden olursa yalnız bırakıyoruz
Kendi kendine de düzelsin istiyoruz”
Bu ifadeler doğrudur. Özellikle sadıklardan oluşan çevrenin oluşması engelleniyor veya zorlaştırılıyorsa zeminin oluşması daha da kolaylaşır ve kötü fiiller “huy”a dönüşür. Bilindiği üzere “fiiller tekrar edile edile alışkanlıklara, alışkanlıklar tekrar edile edile huylara dönüşür”
Huylara dönüşen davranışlar, DİKENLER ve eylemler toplumu habis ur misali yer bitirir, tüketir ve yıkıma sürükler.
Selam ve Sabırla… 03.07.2026
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?