26 Mayıs 2026 Salı

Sizden Değiller

Sizden Değiller

Veysi ERKEN Dr.

Ayetler gayet açık bir şekilde MÜNAFIKLARIN niteliklerini ortaya koyar ve müminlerden olmadıklarını izah eder.

Sadece şu ayetler yeterlidir.

“Kolay elde edilecek bir kazanç ve kısa bir yolculuk olsaydı mutlaka peşinden gelirlerdi; fakat o meşakkatli yol onlara uzun geldi. Bir de kalkıp, “Gücümüz olsaydı inanın ki sizinle beraber sefere çıkardık” diye Allah’ın adına yemin edecek, böylece kendilerini helâke sürükleyecekler.

Oysa Allah onların yalan söylediklerini elbette biliyor. Allah seni affetti de, doğru söyleyenler sence belli olmadan ve kimlerin yalancı olduğunu bilmeden niçin onlara izin verdin? Allah’a ve âhiret gününe iman edenler, kendilerini mallarıyla ve canlarıyla cihad etmekten muaf tutman için senden izin istemezler. Allah, buyruğuna karşı gelmekten sakınanları çok iyi bilir.

Senden izin isteyenler sadece, Allah’a ve âhiret gününe iman etmeyenler ve şüpheye kapılmış olanlardır; onlar şüpheleri içinde bocalayıp dururlar.Eğer onlar savaşa çıkmak isteselerdi elbette bunun için bir hazırlık yapabilirlerdi; fakat Allah da onların sefere çıkmalarını istemedi, onları geri koydu, onlara “Oturun bakalım diğer oturanlarla beraber!” denildi.

Şayet onlar sizinle beraber sefere çıkmış olsalardı, size bozgunculuktan başka katkıları olmayacak ve sizi fitneye düşürmek istedikleri için aranıza sokulacaklardı; içinizde onlara kulak asacak olanlar da vardı. Allah zalimleri çok iyi bilir. Aslında onlar daha önce de fitne çıkarmak istemişler ve sana karşı türlü türlü işler çevirmişlerdi.

Nihayet onlar istemeseler de hak yerini buldu ve Allah’ın iradesi galip geldi.  İçlerinden “Aman bana izin ver, başımı derde sokma!” diyenler de var. Ama bilmiş olsunlar ki asıl (bu tutumlarıyla) belânın içine düşmüş oldular. Cehennem inkârcıları mutlaka kuşatacaktır.

Sen iyi bir sonuç elde etsen bu onlara üzüntü verir; ama başına bir musibet gelse, “Biz tedbirimizi önceden almıştık” derler ve sevine sevine dönüp giderler. De ki: “Allah bize ne yazmışsa başımıza ancak o gelir, O bizim mevlâmızdır.” Müminler yalnız Allah’a güvenip dayansınlar. De ki: “Sizin bizim hakkımızda beklediğiniz, ancak iki güzellikten biridir. Bizim sizinle ilgili beklentimize gelince, Allah ya katından bir belâ gönderecek veya sizin cezanızı bizim elimizle verecektir. O halde sonucu siz de bekleyin, biz de sizinle birlikte bekleyelim.” De ki: “İster gönüllü harcayın ister gönülsüz, sizden asla kabul edilmeyecek! Zira siz günaha gömülmüş kimseler oldunuz.” Yaptıkları harcamaların kabul edilmesine engel olan esas sebep de şudur: Onlar Allah’ı ve peygamberini tanımadılar; namaza da ancak üşene üşene gelirler ve harcamalarını gönülsüz olarak yaparlar. O halde onların malları da evlâtları da seni imrendirmesin; çünkü Allah onlara dünya hayatında bunlarla eziyet çektirmeyi ve canlarının da kâfir olarak çıkmasını murat ediyor. Kesinlikle sizden olduklarına dair Allah’a yemin de ederler, halbuki onlar sizden değildir, fakat onlar korkak bir topluluktur. Eğer sığınacak bir yer, barınacak mağaralar veya girilecek bir kovuk bulsalardı, hemen koşup oraya sokulurlardı. Tevbe, 42-57”Hasılı kelam.

Müminler içlerindeki münafıkları teşhis edip ona göre tedbir almaları gerekir ki, Allah nusretini ihsan eylesin.

Selam ve Sabırla… 26.05.2026

CHP Kapanmalıdır ki MİLLET Bayram Etsin

CHP Kapanmalıdır ki MİLLET Bayram Etsin

Veysi ERKEN Dr.

CHP’liler maalesef milletimizi sürekli olarak kötülüğe sürüklemeye çalışıyor.

Son tutum, tavır ve davranışları ortadadır.

CHP’lilerin bir kısmı diğerlerine HAİN diye hitap ediyor, diğer yarısı ise ötekine Hırsız/rüşvetçi diye bağırıyor.

Herkese soruyorum.

Sizce hangi taraf haklı ve doğru söylüyor.

Benim kanaatime göre İKİ taraf da haklı ve doğru söylüyor.

CHP’nin tarihini bilenler şunu rahatlıkla ifade ediyorlar.

Bunun için CHP kapanmalıdır, fesh edilmelidir ki MİLLET bayram edebilsin.

İki tarafa da tavsiyemiz şudur.

Bir araya gelin, anlaşın ve partinizi, CHP’yi fesh edin ki MİLLET BAYRAM etsin.

Unutulmamalıdır ki, CHP’liler daim olarak birbirlerini itham etmişler, kirli çamaşırlarını ortaya dökmüşler, birbirlerinin ayaklarını kaydırmaya çalışmışlar ve içinde bulundukları gayya çukuruna milleti çekmeye, düşürmeye ve çürütmeye çalışmışlardır.

Artık milletin yakasından düşünüz.

Verdiğiniz zararın haddi hesabı yok.

Bilinen gerçek şudur.

CHP zihniyeti çürüktür, her şeyi çürüttü, çürütüyor. Dolayısıyla birbirlerini hainlikle, hırsızlıkla, rüşvetçilikle, metres edinmekle suçlamaları doğrudur. CHP iyiliğin muhafızı değil, kötülüğün bekçisidir.

Bunun için yapılması gereken tek şey CHP’nin kendini fesh etmesi veya birbirlerini itham ettikleri fiillerden dolayı kapatılmasıdır.

CHP kapanmalıdır ki, MİLLET bayram etsin.

Malumdur ki merhum Necip Fazıl yıllar önce: "CHP bir parti değil, Türk’e dinini, dilini ve özünü kaybettirmeye memur bir katliam müessesesidir" teşhisinde bulunmuştu.

Evet.

CHP iyi olan her şeyin katili olduğu için haram ve kirlerden arınması mümkün değildir. Daima haram ve kir üreten bir yapıdır.

Kurultay için verilmiş olan mutlak butlan kararı, feshin veya kapatmanın kapısını açmalı ve milletin huzuruna katkı sağlamalıdır.

Millet bayram etmelidir.

Hasılı kelam.

CHP İyiliğin Muhafızı Değil, Kötülüğün ve çürümüşlüğün bekçisidir.

Kendi itiraflarıyla Hainlerin, rüşvetçilerin membaıdır.

Milletimizi, ahalimizi, insanımızı fazlasıyla çürütmüştür.

Bu milletin tahammülü kalmamıştır.

CHP kendini fesh etmeli veya kapatılmalı ve tasfiye edilmelidir ki çürüme durdurulabilsin ve millet bayram edebilsin.

Selam ve Sabırla… 26.05.2026

 

 

 

Siyonistler Şeytandır

Siyonistler Şeytandır

Veysi ERKEN Dr.

Siyonizm İblisi, şeytani, ahlaki ve insani olmayan bir anlayıştır.

Bütün Siyonistler, işbirlikçileri ve uşakları İKİ AYAKLI ŞEYTANLARDIR. Amelleri, fiilleri, eylemleri, düşünceleri ve icraatları şeytanidir.

Şeytanla, Siyonist şeytanlarla asla barış, anlaşma olmaz.

Şeytanın insan olanla barışık olması fıtratına aykırıdır.

Siyonist şeytanlar, efendileri şeytan gibi daim olarak hile, kan dökme, insanı aldatma, vahşet, soykırım, işgal, talan peşindedir.

Barış ve anlaşma talepleri yeni soykırımları gerçekleştirebilmek içindir.

Allah “Şeytanın adımları ardınca gitmeyin. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır. Bakara-168” buyurur.

Barış ve huzur iklimine giriş ancak şeytanları terk etme ve onlarla savaşma ile mümkündür.

Ey iman edenler! Hep birlikte ve bütün varlığınızla İslâm’ın barış ve huzur iklimine girin. Şeytanın adımları ardınca gitmeyin; çünkü o, size apaçık bir düşmandır. Bakara-208”

Siyonist şeytanlardan korkmaları için iki ayaklı iblisler devreye her zaman faaliyet halindedir. “İki ordunun karşı karşıya geldiği o gün, içinizden arkasını dönüp savaştan kaçanlar var ya, yaptıkları bazı hatalar yüzünden şeytan onları doğru yoldan kaydırmak istemişti. Yine de Allah onları affetti. Çünkü Allah, çok bağışlayandır, ceza vermede acele etmeyendir. Al-i İmran-155”

Ve.

“Sizi korkup düşmandan kaçmaya çağıran ancak şeytandır ki, içinize kendi dostlarının korkusunu yerleştirmek istiyor. Şu halde, gerçekten mü’min iseniz onlardan korkmayın, yalnız benden korkun! Âl-i İmrân-175” ayetleriyle bu hakikat dile getirilir.

İyi insanlar, iman edenler Siyonist şeytanların hilelerini idrak eder ve onlarla mücadele eder. “İman edenler Allah yolunda savaşırlar. Kâfirler ise şeytânî güçlerin yolunda savaşırlar. Öyleyse, ey mü’minler, haydi şeytanın taraftarlarıyla savaşın. Bilin ki, şeytanın hîlesi cidden zayıftır. Nisâ-76”

Hâsılı kelam.

Siyonizmlin şeytanlık, Siyonistlerin, uşaklarının ve işbirlikçilerinin ŞEYTAN olduklarının hakikatini asla unutmamak, barış tekliflerine kanmamak ve ona göre onları tasfiye etmeye çalışmak insan olmanın gereğidir.

Selam ve Sabırla…26.05.2026

25 Mayıs 2026 Pazartesi

Çocuğunuzu Yerlendirin ki YURDU olsun

Çocuğunuzu Yerlendirin ki YURDU olsun

Veysi ERKEN Dr.

Yüzünü görmediğim, sesinden ve hitabından dost olduğuna kanaat getirdiğim bir zatı rüyamda gördüm.

Bana hitaben bir tek cümle kurdu.

“Çocuğunuzu Yerlendirin ki YURDU olsun.”

Bununla ne demek istediğini sordum.

Aynı cevabı defalarca tekrarladı.

Bu cümleden anladığım şu oldu.

Çocuğumuzun YURT SEVGİSİNİN artmasında MÜLK sahibi olmasının etkisi vardır.

Gücünüz ve imkânınız varsa çocuğunuza mülk olacak toprak, ev vs. gayrı menkul alın ve EVLENDİRİN ki aile, devlet olsun.

Aile ve toprak sevgisinin olmadığı yerlerin VATANLAŞMASI mümkün değildir.

Hz. Muhammed Mustafa sav. “Nikâh benim sünnetimdir. Kim benim sünnetime uygun davranmazsa benden değildir. Evlenin. Çünkü ben (kıyamet günü diğer) ümmetlere karşı sizin çokluğunuzla iftihar edeceğim…” (İM1846 İbn Mâce, Nikâh,1) buyurmuştur. https://hadislerleislam.diyanet.gov.tr/sayfa.php?CILT=4&SAYFA=31

Samimi bir duyguyla okuyuculardan dileğim şudur.

Lütfen rüyamı yorumlamaya ve özelden bildiriniz.

Selam ve Sabırla… 25.05.2026

CHP’liler Hain mi? HIRSIZ/ Rüşvetçi mi?

CHP’liler Hain mi? HIRSIZ/ Rüşvetçi mi?

Veysi ERKEN Dr.

CHP’lilerin bir kısmı diğerlerine HAİN diye hitap ediyor, diğer yarısı ise ötekine Hırsız/rüşvetçi diye bağırıyor.

Herkese soruyorum.

Sizce hangi taraf haklı ve doğru söylüyor.

Benim kanaatime göre İKİ taraf da haklı ve doğru söylüyor.

CHP’nin tarihini bilenler şunu rahatlıkla ifade ediyorlar.

CHP’liler daim olarak birbirlerini itham etmişler, kirli çamaşırlarını ortaya dökmüşler, birbirlerinin ayaklarını kaydırmaya çalışmışlar ve içinde bulundukları gayya çukuruna milleti çekmeye, düşürmeye ve çürütmeye çalışmışlardır.

Unutulmamalıdır ki, CHP zihniyeti çürüktür, her şeyi çürüttü, çürütüyor. Dolayısıyla birbirlerini hainlikle, hırsızlıkla, rüşvetçilikle, metres edinmekle suçlamaları doğrudur. CHP iyiliğin muhafızı değil, kötülüğün bekçisidir.

Bunun için yapılması gereken tek şey CHP’nin kendini fesh etmesi veya birbirlerini itham ettikleri fiillerden dolayı kapatılmasıdır.

Hakikatte CHP gayrı Müslim Jöntürk ve ittihatçıların varisidir ve sepetteki sağlam meyveleri çürüten bozuk, çürük meyve misalidir, bütün ahlaki değerleri çürütendir.

Bu gerçeklik yüzünden rahatlıkla birbirini hainlikle, hırsızlıkla, rüşvetçilikle, metres edinmekle itham edebiliyorlar.

Kendi ithamlarıyla gerçekler piyasaya sürülmektedir.

Metresler, rüşvetler, irtikâplar, peşkeşler, kayırmalar ve İslam dışı olan her şeyin faili ve membaı olma.

Malumdur ki merhum Necip Fazıl yıllar önce: "CHP bir parti değil, Türk’e dinini, dilini ve özünü kaybettirmeye memur bir katliam müessesesidir" teşhisinde bulunmuştu.

Evet.

CHP iyi olan her şeyin katili olduğu için haram ve kirlerden arınması mümkün değildir. Daima haram ve kir üreten bir yapıdır.

Hazır kirli çamaşırlar kendileri tarafından ilan edilmişten kendilerini fesh etme ve millete kir ve haramı bulaştırmaktan vazgeçmeleri hayırlı bir hizmetleri olacaktır.

Kurultay için verilmiş olan mutlak butlan kararı feshin veya kapatmanın kapısını açmalı ve milletin huzuruna katkı sağlamalıdır.

Hasılı kelam.

CHP İyiliğin Muhafızı Değil, Kötülüğün ve çürümüşlüğün bekçisidir.

Kendi itiraflarıyla Hainlerin, rüşvetçilerin membaıdır.

Milletimizi, ahalimizi, insanımızı fazlasıyla çürütmüştür.

Bu milletin tahammülü kalmamıştır.

CHP kendini fesh etmeli veya kapatılmalı ve tasfiye edilmelidir ki çürüme durdurulabilsin

Aksi takdirde Allah’ın hükmü gerçekleşecek ve millet yok olacaktır.

Ayetlerde Bu cezalandırmanın sebebi şudur: Bir toplum, kendisinde bulunan güzel ahlâk ve meziyetleri değiştirmedikçe Allah da onlara verdiği nimetleri değiştirmez. Hiç şüphe yok ki Allah hakkıyla işiten ve kemâliyle bilendir. Enfâl-53” ve  Her bir insanın önünde ve arkasında Allah’ın emriyle onu kayıt ve koruma altına alan takipçi melekler vardır. Bir toplum, içinde bulundukları iyi hâli değiştirmedikçe, Allah, onlara olan nimetini değiştirmez. Fakat Allah, bir topluma kendi günahları yüzünden bir kötülük dilediği zaman, artık onun geri çevrilmesi mümkün değildir. Onları, Allah’tan başka koruyacak kimse de bulunmaz. Ra’d-11

Selam ve Sabırla… 25.05.2026

 

 

24 Mayıs 2026 Pazar

Aksiyon, Cehd ve Cihad

Aksiyon, Cehd ve Cihad

Veysi ERKEN Dr.

Merhum Malik el Şahbaz, maruf ismiyle Malcolm X “Biraz Aksiyon, Rahat Durmayacağız” diyordu.

Cihad ve cehd kavramlarının tam karşılığı olamazsa bile Aksiyon hareket, eylem veya anlamına gelen bir kelimedir.

Cehd, çalışıp çabalamayı, uğraşmayı, gayreti, Cihad ise İslâm nizâmını yeryüzünde hâkim kılma ve bu nizâmı savunma maksadıyla yapılan her türlü eylemi ifade eder.

Allah’ın rızasını kazanmak için yola çıkanlar, cehd ve cihad edenler Aksiyoner olmak zorundadır.

Bilhassa gençler heyecan ve hafakan duygularıyla hareket ve eylem halindedir. Onlar “Demek ki zorlukla beraber bir kolaylık vardır. Evet, doğrusu her güçlüğün yanında bir kolaylık var. O halde önemli bir işi bitirince hemen diğerine koyul. Ve yalnız rabbine yönel. İnşirâh, 5-8”ayetlerinin gereğini yaşarlar, boş durmazlar, bir işi bitirince başka bir işi yapmaya yönelirler.

Onlar, aksiyoner olanlar, Malcolm X’in belirttiği gibi "İnsanlar tek kitabın bile bir insanın hayatını değiştirmeye yetebileceğini bir türlü anlamıyor" cinsinden değil, anlayanlardandırlar ve "Özgürlüğü savunanların direnme gücü, zulmedenlerin gücünden daha fazladır" diyenlerdir.

Aksiyonerler “Sizinle savaşanlarla Allah yolunda siz de savaşın. Fakat Allah’ın koyduğu kuralları çiğneyerek haddi aşmayın. Çünkü Allah, haddi aşanları sevmez. Bakara-190” ayetini yaşarlar.

Aksiyonerler, Malcolm X’in dediği gibi hakikatin peşindedir. "Ben gerçeğin peşindeyim, kimin söylediği önemli değil. Ben adaletin peşindeyim, kim için veya kime karşı olduğu önemli değil."

Gerçeğin peşinde olanlar kendilerini Allah’a adamışlardır. “Nice peygamberler gelip geçti ki, kendilerini Allah’a adamış pek çok kimse onlarla beraber savaştılar. Onlar, Allah yolunda başlarına gelen sıkıntılardan dolayı gevşemediler, zaafa düşmediler ve düşmana boyun eğmediler. Allah, sabredenleri sever. Âl-i İmrân-146”

Aksiyonerler hakikati elde etmek istiyorlar. Malcolm X’in dediği gibi engel olmak isteyen herkes suçludur. "Eğer sen, sana ait bir şeyi elde etmek için onun peşinden koşuyorsan, seni engelleyen herkes, kim olursa olsun suçludur."

Aksiyonerler özgürlüklerine düşkündürler ve uğrunda ölmeye hazırdırlar. Malcolm X’in "Eğer uğrunda ölmeye hazır değilseniz, "özgürlük" kelimesini lügatinizden çıkarın." İlkesini hayata geçirmeye çalışırlar ve özgürlük kelimesini lûgatlerinden çıkarmazlar..

Aksiyoner mücahidler insanlar arasında ayırım yapmazlar. Onların nazarında "İyi siyah veya iyi beyaz olmak gibi bir durum yoktur. İyi veya kötü insanlar vardır."

Aksiyonerler, cehd edenler bilirler ki  "Amerika (bütün dünya v.e.), İslam'ı anlamaya muhtaç. Çünkü bu din, ırk sorununu söküp atan dindir."

Aksiyonerler, cehd edenler dikkatli ve sabırlıdırlar. "Eğer, dikkatli olmazsanız, gazeteler (bütün medya ve sosyal medya v.e.), mazlumlardan nefret etmenizi, zalimleri ise çok sevmenizi sağlar" hakikatini unutmazlar ve “Ey iman edenler! Sabredin, sebât gösterin, sabır yarışında düşmanlarınızı geçin, dâimâ savaşa hazırlıklı olun, uyanık bulunun ve Allah’a karşı gelmekten sakının ki kurtuluşa erebilesiniz. Âl-i İmrân-200” ayetinin gereğini yaşarlar.

Haydi, iyi insanlar.

Şimdi aksiyon ve cehd zamanıdır.

Selam ve Sabırla…24.05.2026

Merhum Necip Fazıl

Merhum Necip Fazıl

Veysi ERKEN Dr.

Tarih 25 Mayıs 1983 Necip Fazıl irtihal eyledi dar-ı beka’ya.

Meşhur sözdür.

“İnsan ölür kalır ESERİ, eşek ölür kalır SEMERİ”

Büyük diye anılan binlerce iki ayaklı öldükleri zaman miras olarak SEMERLERİ kalıyor, hatta kendilerinden sonra taraftarları SEMER kavgasına tutuşabiliyor veya tutuşuyor.

Merhum Necip Fazıl dar-ı Beka’ya irtihalinden sonra ESERİ, gençlik ve ESERLERİ kaldı.

Eserleri davasının davacısı olarak vazifelerini ifa ediyorlar.

Merhum Necip Fazıl’ın davası tekti.

İ’layı Kelimetullah’ı dünyaya hâkim kılmak.

Bütün yazdıkları, çektiği çileler bunun içindi.

Bütün yazdıkları ve çektiği çileler “Çöle İnen Nur” diye tavsif ettiği Hz. Muhammed Mustafa’nın (sav) hayatını benimsemiş ve yaşayışını numune-i timsal edinmiş GENÇLİK yetiştirmek için idi.

Onun çabası Allah’ın rızasını kazanmaktı.

Onun çabası insanı bohemlikten uzaklaştırmak, Allah’ın yoluna girmesini sağlamaktı.

Merhum Necip Fazıl, merhum Abdulhakim Arvasi'yle mülaki olduktan sonra eylemleriyle, yazdıklarıyla, hafakanlarıyla, tefekkürüyle ismiyle daha fazla müsemma olmuş ve gençliğin yetişmesine, yetiştirilmesine hayatını harcamıştır.

O, bohem hayatından kopup Necip ismi gibi asil, soyu temiz, fazıl ismi gibi faziletli, seçkin, üstün yaşamaya ve yaşatmaya çalışmıştır.

Merhum Necip Fazıl’la bir tanışıklığım olmamıştır kitapları ve Ankara’da bir konferansında dinlemem dışında.

“Çöle İnen Nur”,

“Cinnet Mustatili”,

“Çile”,

“Sahte Kahramanlar”,

“İdeolocya Örgüsü”,

“Ulu Hakan II. Abdulhamid Han” okuduğum eserleri arasındadır.

Merhum Necip Fazıl ve Osman Yüksel ruh ikizi gibidirler.

İkisi de cevval, yerinde duramayan, İslam davası için hafakanlar içinde yaşayan, cehd ve cihad halinde olan, tavizsiz kişiliğe sahip insanlardır.

Bazıları merhum Necip Fazıl’ı her konuda yazmakla eleştirirler.

Evet.

Onu anlamayanlar tenkit edebilirler, kendi sığlıklarını, beceriksizliklerini ortaya koyarlar.

Tabii ki ahlaksız ve muhteris olanları kast etmiyorum.

Onlar zaten “çukur”durlar.

Merhum Necip Fazıl her konuda yazmaya çalışmıştır.

Hani toplumda şöyle bir kanaat vardır.

“Pratisyen Doktor her şeyi bilir, Uzman Doktor bir şeyi bilir”

Merhum Necip fazıl “hakikat”in peşinde, Hz. Muhammed Mustafa’nın (sav) yolunda olduğundan her alanda yazmaya ve gençliği yetiştirmeye çalışmıştır.

Hakikati parçalayan ve uzman diye geçinenler bunu anlamazlar.

Merhum Necip Fazıl bir aksiyon, eylem, hareket insanıdır ve gençlerin eylem halinde olmasını ister, bekler.

Şu satırlar merhum Necip Fazılı anlatmaya yeter.

“Sanatkârlığı dışında siyasî ve fikrî yazılarıyla daha yaygın bir şöhret kazanan Necip Fazıl bu açıdan Cumhuriyet döneminin birkaç büyük polemikçi yazarı arasında sayılır. Özellikle yakın dönem tarihi ve daha aktüel konular üzerinde yazdıklarının arkasında adları da zikredilmek şartıyla devrin siyaset, yönetim, basın gibi alanların kişileri hakkında tenkit sınırlarını aşan ağır ifadeler, suçlamalar bulunmaktadır. Polemiklerinden başka fikir yazılarında ve hatta tarihî-fikrî araştırma kategorisine girebilecek eserlerinde esas olan, ilmî disiplin ve metodik düşünce değildir. Fikir ürünlerinin arkasında yer yer bir disiplin bulunmakla beraber bu ölçüleri aşan heyecanlı ve mübalağalı çıkışları belki sistemli fikirlerinden daha fazla itibar görmüştür. Onun din, tarih, felsefe, kültür, edebiyat (tenkit) vb. konularda arka arkaya sıraladığı bir yığın hadise ve kişi adı vurucu bir üslûpla, belâgat ustalıklarıyla okuyucuyu bir anda cezbetme amacındadır. Bununla beraber bu alanlara genel nüfuzuyla, kişi ve olaylar arasındaki gözden kaçmış ilişkileri yakalayan zekâsıyla etrafında kendisine hayran bir okuyucu kitlesi oluşturmuştur.” https://islamansiklopedisi.org.tr/kisakurek-necip-fazil

Hâsılı kelam.

Vefat yıldönümü münasebetiyle merhum Necip Fazıl’ın okunması, anlaşılması, onun gibi aksiyoner, daimi cihad halinde olunması ve takip ettiği Hz. Muhammed’in (sav) yolundan gidilmesini temenni ediyorum.

Ruhuna el-Fatiha.

Selam ve Sabırla… 24.05.2026

23 Mayıs 2026 Cumartesi

Haramın ve Kirlenmişliğin Sığınağı

Haramın ve Kirlenmişliğin Sığınağı

Veysi ERKEN Dr.

Kemal Kılıçdaroğlu CHP “Haramın ve Kirlenmişliğin Sığınağı” olmamalı diyor.

Kemal Kılıçdaroğlu biliyor ki CHP’nin bütün fiil ve eylemleri haram ve kirlidir ve kendi zamanında da fazlasıyla gerçekleşmekteydi.

Kendi başkanlık dönemi de bundan, kir ve haramdan müstağni değildir.

Esasında CHP’nin bütün eylem ve fiilleri “haram li-aynihi/li-zatihi”dir.

Bu baptan dolayı CHP haram ve kirlenmişliğin sığınağı değil, bu nitelikler/ haram ve kirlilik ayrılmaz vasfıdır.

Dolayısıyla “mutlak butlan” ile vurgun yemiş CHP’nin Kılıçdaroğlu ve şürekâsı tarafından fesh edilmesi ve kapatılması milletimiz için hayırlara vesile olacaktır.

Hani bir fıkra anlatılırdı eskiden.

Uçakta seyahat eden İsmet İnönü ve Torununun yanında Osman Bölükbaşı vardır. İnönü'nün torunu Bölükbaşı'dan on lira ister.

Bölükbaşı ne yapacaksın diye sorunca torun aşağıya atacağım bir fakir bulur sevinir diye cevap verir.

Bölükbaşı İnönü’nün torununa şöyle cevap verir. Dedeni aşağıya at bütün millet sevinsin.

Evet.

Bütün milletin sevinmesi, huzur ve sükûna kavuşması için hazır Kılıçdaroğlu’nun eline fırsat geçmişken CHP’nin feshine vesile olmalıdır ki haram ve kirlenmişlikten kurtulabilsinler, ahali huzur bulsun.

Bilinen hakikati binlerce kişi dile getirmiştir.

CHP’nin her icraatı milletimizin aleyhinedir.

CHP nifak kaynağı durumundadır.

CHP Nadiroğulları gibi daima nifak yayıyor.

Daha önce Faruk Dinç bunlara Beni Nadir’den mülhem olarak Şaibe oğulları/ beni şaibe” demişti.

HÜDA PAR Milletvekili Faruk Dinç, “CHP öyle bir harekettir ki, yaptıkları kurultay şaibeli, delegeleri şaibeli, dövizle ilgili yaptıkları işler şaibeli, bir tane başkan seçtiler, başkanın kendisi de şaibeli. Bir ara başkanlarının ayağı kırılmıştı, ama kimse niçin kırıldığını biliyor mu? Kırıldı mı yoksa kurşun mu sıkıldı, başka bir şey mi var? Kendilerine bir fenomen buldular, onun arkasına sığındılar. Ama o fenomenin de diploması şaibeli çıktı.”

“Onlar öyle şaibeli bir hareket ki, düşünün yakıt tankerinde ne taşımışlardı? Beykoz Belediyesi yakıt tankerinde biber, patlıcan, havuç aklınıza ne geliyorsa hepsini koymuşlar. Ondan sonra yakıt tankeri içerisinde güya sebze falan bir şeyler taşıyorlar. Orada da ne şaibe var bilmiyoruz? Yani siyasi bir parti mi şaibe oğulları mı şaibe kabilesi mi? Ben onlara açıkçası ‘Ben-i Şaibe Oğulları’ diyorum. Allah bu memleketi onlardan korusun. Gerçekten bu memleket onlardan çok zarar gördü. Bugün memleketimiz ilerleyememişse bu şaibe oğullarının önümüzdeki engelleridir, her şeyleri şaibelidir.”

https://www.haber7.com/siyaset/haber/3514313-huda-pardan-chpdeki-saibelere-manidar-gonderme-ben-i-saibe-ogullari

Bu benzetme doğrudur.

Sadece Faruk Dinç söylemiyor. Yıllar önce “CHP Müze olsun” diyen CHP yandaşı/candaşı Can Ataklı daha beterini söylüyor.

CHP yandaşı Can Ataklı CHP’li belediyelerdeki yolsuzluğa isyan eder hale geldi. “Yolsuzluğun, pisliğin, ahlaksızlığın CHP’li belediyeleri sardığını söyleyen Can Ataklı, “Hiçbir şey olmasa bile CHP’nin sosyal medyalarına bakın. Kendi aralarındaki konuşmalarında sayısız yolsuzluk var. Hepsini görevden alın kardeşim.” ifadelerini kullandı. https://video.haber7.com/video-galeri/307307-can-atakli-itiraf-etti-yolsuzluk-chp-sarmis-durumda

Mutlak butlan kararından sonra görevden alma yetmez.

CHP fesh edilmelidir.

Kılıçdaroğlu Can Ataklı’nın yıllar önce yaptığı teklif doğrultusunda CHP’nin “müze” olmasını sağlamalıdır.

Bilindiği üzere CHP’nin zihniyetini ve temelini Jöntürk ve ittihatçı anlayış oluşturmuştur. On yılda Devletimizi dağıtan, İngiliz mandacılığına talip olan zihniyettir.

Merhum Necip Fazıl "CHP bir parti değil, Türk’e dinini, dilini ve özünü kaybettirmeye memur bir katliam müessesesidir" teşhisinde yıllar önce bulunmuştu.

Hâsılı kelam.

Her şeyi şaibeli olan, her türlü yolsuzluğun kaynağı, haram ve kirlenmişliğin numunesi olan CHP “mutlak butlan” hükmünden sonra Kılıçdaroğlu marifetiyle fesh edilmeli veya en kısa zamanda kapatılmalıdır ki, millet huzur bulsun.

Selam ve Sabırla… 23.05.2026

22 Mayıs 2026 Cuma

Türkiye SUMUD’UN hikâyesini yazmalıdır

Türkiye SUMUD’UN hikâyesini yazmalıdır

Veysi ERKEN Dr.

“Sen kendi hikâyeni yazmazsan başkası senin hikâyeni yazar” gerçeğini unutmayalım.

Türkiye ve milletimiz aslına, kamet ve istikametini İslam’a yöneltmeye başlayınca kendi hikâyesini kendisi yazmaya başladı.

Allah nusretini arttırdı.

Karabağ’da, Libya’da, Suriye’de, Irak’ta, Somali’de hikâyesini yazmaya başladı.

İHA, SİHA, Tank, Füze ve bütün mühimmat konusunda kendi hikâyesini yazıyor ve dünyaya kendisi anlatmaya başladı.

Hikâyesini kendisi ve kendi medyası, iletişim araçlarıyla anlatmaya başladı.

Eğitim programında da kendi hikâyesini yazmaya başladı,

Yakın zamanda kendi hikâyesini, destanlarını, kendisini ileriye fırlatacak yaylarının hikâyesini de anlatacak.

Bir de SUMUD hikâyesini yazmalı ve dünyaya anlatmalıdır.

Bu hikâye “Mavi Marmara” ile yazılmalıydı.

Geç kalındı, güç olmamalıdır.

Türkiye SUMUD’LA azimle, kararlılıkla, cesaretle dünyaya, mazlumlara, mağdurlara sahip çıkmalı, hikâyesini yazmalı ve Siyonist haçlı saldırganlığını tasfiye ederek bitirmelidir.

SUMUD’ UN hikâyesi Salahaddinlerin, yavuzların, Alpaslanların, Celaleddin Harzemşahların ruhuyla, cesaretleriyle, kararlılıklarıyla yazılmalıdır.

Bize ait Kudüs, Gazze, Filistin, Doğu Türkistan, Arakan esaretten kurtarılmalıdır.

Türkiye’nin SUMUD hikâyesi Küresel SUMUD’A dönüşmeli, mazlum coğrafyaları ADALET güneşiyle aydınlatmalı, hürriyetlerine kavuşturmalıdır.

Artık durulmamalıdır.

SUMUD’A müdahale eden, engelleyen her güç ve kışla tasfiye edilmelidir.

Bu da Türkiye’nin kendi yazdığı ve dünyaya anlattığı hikâyesi olmalıdır.

Türkiye’nin SUMUD hikâyesi karada, havada ve denizde yazılmalı ve İslam’ın sancağını, bayrağımızı Kudüs’e, Gazze’ye, Rohingya’ya, Doğu Türkistan’a dikmelidir.

Sancağın ve bayrağın gölgesi insanlığa yeter.

Hikâyemizi yazmakta yılgınlık, pes etme yok.

Zafere erişmek, anaların gözyaşını dindirmek, çocukları kurtarmak, dünyayı özgürleştirmek için hikâyemizi kendimiz yazmakla mükellefiz.

Selam ve Sabırla…22.05.2026


Mutlak Butlandan Sonra

Mutlak Butlandan Sonra 

Veysi ERKEN Dr.

21 Mayıs 2026 tarihinde Mahkeme CHP’nin kurultayı için “mutlak butlan” kararı vermiş. Hayırlı bir karar olmuş.

Vakıayı Hayriyenin başlangıcı olsun.

“Vakıayı Hayriye” CHP’nin kapatılması veya kendini fesh etmesiyle tamamlanır.

Kanaatime göre CHP’liler hemen partilerini fesh ederek kendilerini ziyaret eden Ümit Özdağ’ın partisine iltihak ve iltisak etmelidirler.

Ne de olsa aynı zihniyetin, Jöntürk ve ittihatçıların dallarıdır. 

Yeter ki CHP kapansın. 

Bunda bir beis yok.

Ama bir kere olsun bu ülkeye faydaları ve hayırları olabilmesi için ya kendilerini fesh etmeli veya kapatılmalıdır.

Şaibelerin, rüşvetlerin, irtikâpları, metres hayatlarının ayyukaya çıktığı bir partinin bu ülkeye asla faydası yoktur ve olamaz.

Bunun için CHP kapatılmalı veya kendini fesh ederek Ümit Özdağ’ın partisine iltihak etmelidir.

Gece ziyareti, gençlerin tabiriyle “kanka” olduklarını göstermektedir.

Evet.

CHP kapatılmalıdır.

Her şeyi ile şaibelilerin merkezi durumundadır ve mutlak butlan kararının devamı gelmeli, CHP kapatılmalıdır.

Bunu CHP’liler daha fazla dillendiriyor.

CHP yandaşı ve candaşı olan Can Ataklı bugünlerde de her yolsuzluğun, pisliğin, ahlaksızlığın CHP’ye bulaştığını söylüyordu.  “Yolsuzluğun, pisliğin, ahlaksızlığın CHP’li belediyeleri sardığını söyleyen Can Ataklı, “Hiçbir şey olmasa bile CHP’nin sosyal medyalarına bakın. Kendi aralarındaki konuşmalarında sayısız yolsuzluk var. Hepsini görevden alın kardeşim.” ifadelerini kullanıyordu.

https://video.haber7.com/video-galeri/307307-can-atakli-itiraf-etti-yolsuzluk-chp-sarmis-durumda

Her türlü kötülüğün kaynağına dönüşen CHP’nin kapatılması ülkemize yapılacak büyük bir iyiliktir.

Geç kalınmamalıdır.

Selam ve Sabırla… 22.05.2026

21 Mayıs 2026 Perşembe

METRES Mİ olmak istiyorsun?

METRES Mİ olmak istiyorsun?

Veysi ERKEN Dr.

Mümkün olduğu kadar “Şeytane”lerden fersah fersah uzak durmaya çalışıyorum.

Mecbur kalıp toplu ulaşım araçlarına binince istemezsek de “şeytane”ler yakınımızda yer alıyor maalesef.

Meğerse “şeytane”ler epey çoğalmış.

METRES olma gayretini had safhaya ulaştırmışlar vardır.

Geçenlerde böyle bir tip belediye otobüsünün içinde bağıra bağıra şaibeler partisinin metreslerini ve metresleştirenlerini savunmaya başladı.

Otobüsün içinde rahatsız olmayan yoktu herhalde.

“Şeytane”ye sadece şunu söyledim.

Bizi rahatsız etme.

“Metres” olmayı kafaya koymuşsan şaibeler partisine git.

Seni metres edinecekler bolca vardır.

Otobüstekiler beni destekleyince otobüsten inerek terki diyar etti.

Maalesef hem zihin hem de yaşayış tarzı, kültür olarak soykırıma uğratıldığımız için METRES olmaya yönelenlerin sayısı çoğaldı.

Bizim inancımızda, anlayışımızda, hayatımızda kadın ana, bacı, yâr idi.

Erkek DAĞ (Koca), kadın TAC’I(KAR) idi.

Kadınlar namus, iffet, ahlak timsaliydi.

Maalesef kadın(!) diye yutturulan ahlaksız bir güruh oluşturuldu.

Kadın dernekleri kurduruldu, feminizm denilen anlayış kutsallaştırıldı.

Peki, bunlar ne yapıyor.

Bu güruh neyi savunuyor.

Bu güruh hem cinslerini metresleştirenleri, partilerini pavyonlara çevirenleri savunuyor, hırsızlık ve ahlaksızlıklara kalkan oluyor.

Bu kadınlar(!) güruhu hala içimizde, otobüslerde, sokaklarda, caddelerde cirit atıyor, ahkâm kesiyor, ahlaksızlığı yayıyor.

Bazen kendi kendime soruyordum.

Bunlar metres mi olmak istiyor.

En sonunda bir “şeytane”ye metres olmak istiyorsan şaibeler partisine git dedim.

Bu güruh kadın diye geçindikleri halde metresleştirilenleri, tecavüze uğrayanları, gencecik olduğu halde öldürülenleri görmezlikten, duymazlıktan geliyor.

Bu insan Sûretli Şeytan Siretliler insanımızı, ahlakımızı ve denilebilir ki, evlerimizden evladımızı çalmıştır, çalmaya devam ediyor.

Evet.

Türkiye’de İslam’ı terk eden milyonlar, kadınlar(!) insan “suret”li olsalar da, fiilleri, eylemleri, hırsızlıkları, rüşvetleri, tecavüzleri, mazlumların, mağdurların yanında durmayışlarıyla “siret”en şeytanlaşmışlardır.

Şaibeler partisinin elemanları, savunucuları olmuşlardır.

Allah encamımızı hayreyliye.

Bizleri metreslerin ve metres olmak isteyenlerin şerrinden muhafaza eylesin.

Selam ve Sabırla…21.05.2026