1 Eylül 2026 Salı

Allah Milletimizi Aziz Eder

Allah Milletimizi Aziz Eder

Veysi ERKEN Dr.

Milletimizin İslam’la şereflendiği tarihten itibaren Kur’an ve onun uygulaması olan Sünnet’e tabi olduğu müddetçe aziz ve şerefli olduğu, Kur’an ve Sünnetten uzaklaştığı oranda zelil ve rezil olduğunu görürüz.

Günümüzde milletimizi aziz etmek isteyenlerle rezil etmek isteyenler arasında müthiş bir mücadele vardır.

Rüşveti, hırsızlığı, metresliği, irtikâbı kısaca her türlü ahlaksızlığı ve ihaneti yaşayanlarla İ’layı Kelimetullah diyenler arasında kıyasıyla bir mücadele vardır.

Rezil hainler her yol ve yöntemle milletimize savaş açarak ahlakını, cihadını bozmaya çalışıyorlar, ülkemizi Siyonist haçlılara teslim etme gayretinde bulunuyorlar.

Bu ülkenin sevdalıları, İslam’ı hakkıyla bilip yaşamaya çalışanlar İslam’dan asla dönmeyecek ve Allah’ın ve insanlığın düşmanlarını bertaraf edecektir inşallah.

İşte dinlerinden dönenlerin ve dönmeyenlerini durumunu izah eden ayet.

Okuyalım ve kâmil bir mümin olarak cehd edelim.

“Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse bilsin ki Allah öyle bir kavim getirecektir ki Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler; müminlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı vakarlıdırlar; Allah yolunda cihad ederler ve hiç kimsenin kınamasından korkmazlar. İşte bu Allah’ın dilediğine verdiği bir lütfudur. Allah’ın lütfu geniştir; O, her şeyi bilir. Mâide-54”

İslâm’a düşman olan gayri Müslimleri dost edinmek ve önder olarak tanımak münafıklık gibi bir kalp hastalığından ileri gelmekte ve insanların mürted olmalarına yani dinden dönmelerine sebep olmaktadır. Bu yüzden Allah konunun akışı içerisinde müminlere hitap ederek içlerinden böylelerinin çıkabileceğine işaret buyurmakta, onların dinden dönmeleriyle İslâm’ın değil, kendilerinin kaybedeceğini bildirmektedir. …..

Allah’ın insanlığı aydınlatmak için yakmış olduğu meşale her geçen gün biraz daha güçlenerek dünyayı aydınlatmaya devam etmektedir. Bununla birlikte yüce Allah müminlerin dinden dönmeleri durumunda yerlerine yeni nesiller getireceğini haber vermektedir. Âyette bunların vasıfları şöyle sıralanmıştır:

a) Bunlar Allah’ın sevgili kullarıdır. Allah’ın kulunu sevmesinden maksat onun doğru yolu bulmasını murat etmesi, ondan razı olması, itaat ve ibadetlerine bolca sevap vermesi, onu övmesi ve hayırlı işlerde başarılı kılmasıdır. Allah’ın sevgisine mazhar olan kimseler, O’nun yardımına, dolayısıyla başarıya ve kurtuluşa namzettirler. Çalışma, ilerleme ve başarma hususunda Allah’ın yardımı daima onlarla beraberdir.

b) Bunlar Allah’ı severler. Allah sevgisi, O’nun yüceliğini ve nimetlerini düşünme neticesinde kişinin kalbinde meydana gelen bir duygudur. Bu duyguya sahip olanlar Allah’a karşı saygılıdırlar, O’nun emirlerini yerine getirip yasaklarından sakınırlar. Allah yolunda ve din uğrunda gayret göstermekten, mallarını ve canlarını feda etmekten kaçınmazlar. Kur’an-ı Kerîm insanlığı en başta Allah’ın birliği inancına ve Allah’ı her şeyden daha çok sevme duygusuna ulaştırmak ister. ….İslâm düşüncesinde hakiki sevgi Allah sevgisidir. Çünkü kişinin asıl varlığının sebebi, mazhar olduğu iyilik ve ikramların, maddî ve mânevî nimetlerin aslı O’dur. En iyi, en güzel olan O’dur. Bütün iyilikler, güzellikler O’ndan gelir, bu sebeple sevilmeye en çok lâyık olan O’dur (bu konuda ayrıca bk. Bakara 2/165; Âl-i İmrân 3/31).

c) Müminlere karşı alçak gönüllü yani şefkatli, merhametli ve naziktirler. Onlara karşı kuvvete başvurmazlar; zekâ, yetenek, etki, servet ve diğer güçlerini müminlerin aleyhine baskı aracı olarak kullanmazlar.

d) Kâfirlere karşı vakarlıdırlar, yani İslâm düşmanlarına karşı sert, dirençli ve tâvizsizdirler; maddî menfaatlere kapılmayacak kadar yüksek şahsiyete sahiptirler.

e) Allah yolunda cihad ederler, yani Allah rızâsını kazanmak için hakkı ve adaleti gerçekleştirmeye gayret ederler; bu uğurda başlarına gelecek her türlü sıkıntıya katlanırlar; mal ve canlarını Allah yolunda harcamaktan çekinmezler. Cihad, samimi müminlerin en önemli özelliklerinden ve ayırıcı vasıflarındandır.

f) Hak uğrunda cihad ederken hiçbir kimsenin kınamasından korkmazlar; varlığına ve birliğine inandıkları Allah yolunda yürürler, O’nun hükümleriyle hükmederler, karşıtlarının muhalefet, eleştiri, itiraz ve alaylarına aldırış etmezler. Çünkü bunlar yaptıklarına karşılık olarak insanlardan ne bir ödül ne de övgü beklerler; sadece hakkı gerçekleştirmek, bâtılı yok etmek, iyiliği ve güzelliği yaymak, kötülüğü ve çirkinliği önlemek, böylece Allah’ın rızâsını kazanmak için çaba harcarlar.” https://kuran.diyanet.gov.tr/tefsir/M%C3%A2ide-suresi/723/54-ayet-tefsiri

Hâsılı kelam.

Aziz olmak ve aziz kalmak için Kur’an’a salmalı ve onu yaşamalıyız.

Rabbulalemin bizleri ve milletimizin azizliğini daim eylesin.

Selam ve Sabırla… 01.09.2026

 

 

 

Sen Düşmanını Ye

Sen Düşmanını Ye

Veysi ERKEN Dr.

“Düşman seni yemeden, sen düşmanı ye” diye meşhur bir söz vardır. Siyonist haçlı zihniyeti başta Türkiye olmak üzere bütün İslam ve mazlum coğrafyaları parçalayarak, yiyerek yutmak istiyor.

Artık planlarını da, saldırganlıklarını da, işgallerini de, soykırımlarını da gizlemiyorlar.

Ecellerinin yaklaştığını düşünüyorlar.

“Eceli gelen köpek cami duvarına işer” diye bir söz vardır. Ecelleri yaklaştığı için Türkiye’ye kuduz köpek gibi saldırganlıklarını artıyorlar.

Türkiye hem kendisinin hem de coğrafyamızın yenilmesini istemiyorsa düşmanlarını yemek için planlar yapmalıdır.

Mekke Savunma ittifakı bunun için kurulmuştur diye düşünüyorum. Temennimiz bu ittifakın İslam ve mazlum ülkelerin birliğine vesile olur ve Siyonistleri kışlaları olan İsrail ile birlikte tasfiye eder.

Unutulmamalıdır ki Siyonistlerin bütün planları ülkeleri, coğrafyamızı parçalamak, yemek ve yutmak üzere kurgulanmış ve kurgulanmaktadır.

Gazze direnişi bu planları boşa çıkarılmasına bir vesile olmuşsa da Siyonistler asla amaçlarından vazgeçmiş değiller.

Dünyadaki insanların ve insan kalanların Siyonistlere duydukları öfkeleri artmıştır. Bu gerçektir. Ama Siyonist şeytanlar ve onların uşakları emellerinden, işgallerinden, soykırımlarından geri durmuyorlar.

Siyonistlerin bir analizi bunu anlamamıza yeter.

"Gölge CIA" olarak bilinen RAND Corporation'ın Küresel Riskler ve Güvenlik Merkezi Direktörü Andrew Parasiliti, Al Monitor'daki sözde analizinde bölgenin geleceğine ilişkin karanlık senaryoları gözler önüne seren Parasiliti'nin açıklamaları, özellikle Gazze, Suriye ve Türkiye'yi ilgilendiren kritik ayrıntılar içeriyor. Karanlık planların deklare edildiği yazıda, Siyonist İsrail'in önünü açacak hamleler yapılacağına dikkat çekiliyor.

SURİYE'Yİ BÖLECEK TALEP! 

İsrail'in hedefleriyle benzer ifadeler kullanan RAND direktörünün en dikkat çekici önerisi Suriye'ye yönelik oldu. "Suriye, İsviçre tarzı federal bir yapıya geçmeli" diyen Parasiliti, yerel yönetimlerin güçlendirilmesini ve merkezi ordunun yetkilerinin kısıtlanmasını istedi.

"ERDOĞAN ŞİDDETLE KARŞI ÇIKACAK"

ABD'nin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın şiddetle karşı çıkmasından endişe ettiğini belirten RAND Corporation Direktörü Parasiliti "Erdoğan, Suriye'nin bölünmez bütünlüğünü savunuyor" ifadesinde bulundu.

TÜRKİYE'NİN ENERJİ KORİDORUNU PASİFİZE ETME PLANI

Analizde dikkat çeken bir diğer konu, Kerkük-Baniyas boru hattının yeniden açılması planı oldu.

Günde 1.4 milyon varil petrol taşıma kapasitesi bulunan bu hat, Türkiye'nin Ceyhan boru hattına doğrudan darbe vuracağı belirtiliyor. Yazıda, "Bu proje hayata geçerse, Türkiye'nin bölgedeki enerji üstünlüğü sarsılabilir" ifadesi kullanıldı. Boru hattının terör örgütü YPG kontrolündeki bölgelerden geçeceği belirtilirken, gelir paylaşım modeliyle işletileceği vurgulandı.

LÜBNAN'DA HİZBULLAH'A SİLAHSIZLANMA ÜLTİMATOMU

Parasiliti, ABD'nin Lübnan hükümetine Hizbullah'ı silahsızlandırması için ağustos sonuna kadar süre verdiğini açıkladı. "Trump yönetimi, Lübnan'a 'Hizbullah'ı silahsızlandır ya da ekonomik ambargoyla karşılaş' şeklinde bir mesaj iletti" diyen Parasiliti, bu planın İsrail'in güney Lübnan'dan çekilmesiyle destekleneceğini belirtti. Lübnan'ın bu adımı atması halinde Körfez ülkeleri ve Avrupa'nın ekonomik yardım taahhüt ettiği ifade edildi.

"HAMAS'I DEVRE DIŞI BIRAKMA" PLANI

RAND direktörü Gazze’de bilinçlerin kökten değişmesi gerektiğini de savunarak ABD’nin Filistin planı için şunları aktardı:

“Nihaî hedef, Trump yönetiminin stratejisine uygun olarak, HAMAS’ın rol almadığı, ticaretin hâkim olduğu bir bölgede, İsrail ve gelecekteki bir Filistin devleti için ortak bir vizyonun oluşmasıdır.”

https://www.haber7.com/guncel/haber/3555999-abdden-suriye-ve-turkiye-plani-golge-cia-ekonomik-darbeyi-agzindan-kacirdi

Evet, yaptıkları planlardan biri budur.  Bu ve yapılacak bütün planlar engellenmelidir. Kısmen engellenmiştir.

“Düşman seni yemeden, sen düşmanı ye”  ilkesi gereğince Siyonistler engellenmeli ve tasfiye edilmelidir.

Mekke Savunma ittifakı öncülük etmeli ve dünya rahatlatılmalıdır.

Hâsılı kelam.

Siyonist haçlı zihniyeti İslam dünyasını, mazlum coğrafyaları, insanları ve insanlığı yemeye çalıştığı için her yere saldırıyor, sıranın Türkiye’ye geldiğini ilan ediyor. Gazzelileri, Filistinlileri ve bütün mazlumları boğmaya çalışıyor ve Gazzelilere yardım etmeye çalışanları,  bütün dünyayı yutma gayretini, planlarını sürdürüyor.

Türkiye “Düşman seni yemeden, sen düşmanı ye”  ilkesini benimser ve bizler cihad şuuruna sahip olursak, planlarımızı ona göre yaparsak “nasrun minellah ve fethun karib” ayetinin hükmü gerçekleşecek, düşmanımızı, insan düşmanlarını Siyonist zihniyetini ve uşaklarını tasfiye edebileceğiz biiznillah.

Selam ve Sabırla…01.09.2026