Arkamızdan Havlayanlara Kızmıyorum
Veysi ERKEN Dr.
İrfan sahibi Mümin bir teyzemize soruyorlar.
Senin arkandan konuşuyorlar, dedikodunu yapıyorlar bunlara kızmıyor musun?
İrfanıyla cevap veriyor.
Hayır, “arkamdan havlayanlara kızmıyorum”
Evet.
İnanan ve daim olarak hak ve hakikatin peşinde olanlar da arkalarından havlayanlara kızmıyorlar.
Bunu niye yazıyorum
Yıllarca İ’layı Kelimetullah için nizam âlem davası için beraberce yürüdüğümüzü zannettiğimiz sonradan metamorfoza uğrayarak münafıklaşan, ademleşenler arkamızdan konuşuyormuş, dedikodumuzu yapıyorlarmış.
Yapabilirler.
Onlara havlıyorlar diye kızmıyorum.
Dedikodu yaparak bunu söyleyen kişiye sadece şunu söyledim.
Sahi hangi ilkeden saptım da dedikodumu yapıp iftira atıyorsunuz.
Mert olun, dürüst olun diyeceğim sizde bunların eseri kalmamış anlaşılan.
Tereddiye uğradınız, alçaldınız ve münafıklaştınız.
Bunun için arkamızdan havlayanlara dönüştünüz.
Sizlere kızmıyorum, havlamaya devam edebilirsiniz.
Bilindiği üzere Atalarımız
“Evvela Selam, Sonra Kelam
Evvela Refik, Sonra Tarik” diye bizlere tembih etti.
Kelam etmeden emniyeti ve emanı belirten SELAM ile başlamak hepimizin görevidir. Aynı tavsiyede önce arkadaşımızı seçmemizin gereği anlatılır.
Arkadaşını iyi seçememişseniz, sizi yarı yolda bırakabilir veya yoldan saptırabilirler.
Arkamızdan havlayanlar selamı terk ederek kaçanlardır zihnen Siyonistleşenlerdir.
Atsızın “hâlbuki yoldaşını bırakıp kaçanların değişilir topu da bir sokak kaltağına” diyordu.
Sokak kaltağı kadar değeri kalmayanların havlamasına kızılmaz.
Bu anlamda kimseyi yolda bırakmadığıma, saf değiştirmediğime, Allah’ın birliği ve Hz. Peygamberin risaletinin dışında her şeyin tartışılabileceğine inandığımdan arkamızdan havlayanlara kızmıyorum.
Yazı yazarken de bu minvalde düşünüyorum.
Hiç kimseye yazılarımı okutma çabasına girmedim.
Girmem de.
İsteyenler veya ihtiyaç duyanlar okusunlar dediğim için arkamızdan havlayanlara kızmıyorum.
Fi sebilillah yazdığımı isteyen okur, istemeyen okumaz.
Dedikodu yapanlara tavsiyem şudur.
Yazdıklarımın yanlışlarını, eksikliklerini ortaya koyunuz, söylediklerimi Kur’an’ı esas alarak tartışınız. Buna tahammülünüz yoksa rahatsızlık duyuyorsanız, kendinize eziyet etmeyiniz. Yazılarımı ve paylaşımlarımı okumayın, beni dinlemeyin.
“İman edenlerle karşılaşınca “inandık” derler, şeytanlarıyla baş başa kaldıklarında ise “Biz sizinleyiz, biz yalnızca alay etmekteyiz” derler. Ayetinde belirtildiği gibi şeytanlarınızla baş başa kaldığınızda çukurlaşmayın.
Çukurlaşıp havlasanız bile size kızmıyorum.
Hidayetiniz için dua ediyorum.
Zira Enes radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurdu:“Din kardeşin zalim de mazlum da olsa ona yardım et.”
Bir sahabi
Ya Resûlallah! Kardeşim mazlumsa ona yardım edeyim. Ama zâlimse nasıl yardım edeyim, söyler misiniz? dedi. Peygamberimiz:
“Onu zulümden alıkoyar, zulmüne engel olursun. Şüphesiz ki bu ona yardım etmektir” buyurdu. Buhârî, Mezâlim 4; İkrâh 6. Ayrıca bk. Tirmizî, Fiten 68”
Hâsılı kelam arkamızdan havlayanlara kızmıyorum zalimleşerek düştükleri çukurdan kurtulmaları için dua ediyorum.
Selam ve Sabırla… 02.09.2026