Ahbar ve Ruhban’a Benzeyen Cemaat Önderleri
Veysi ERKEN Dr.
Kur’an ve sünneti anlayarak yaşama gayretinde olmayanların cemaat, tarikat, parti, sendika, dernek, vakıf vs yapıların önderleri tarafından aldatılmaları, mal ve mülklerinin çalınması her zaman mümkündür.
Uzak geçmişe gitmeye gerek yoktur.
Günümüzün Türkiye’sinde bir kısım cemaat, tarikat, parti önderlerinin hırsızlıklarını, rüşvetlerini, irtikâplarını, metreslerini bilmeyen kalmamıştır herhalde.
Fetö ve fetönün sızdığı parti ve yapılara yönelik düzenlenen operasyonlar bunu göstermektedir.
Kur’an ahkâmı evrensel ve bütün zamanlar içindir. Dolayısıyla “önder, lider, başkan, büyük, sadat, ümera, kübera” denilen kişilerin ahlaksızlıklarını “ahbar ve ruhban”ların durumunu izah eden şu iki ayet açıklamaya yeter.
“Ey iman edenler! Bilin ki yahudi din bilginlerinin ve hıristiyan din adamlarının birçoğu halkın mallarını haksızlıkla yerler ve Allah yolundan alıkoyarlar. Altın gümüş biriktirip Allah yolunda harcamayanları elem veren bir azapla müjdele! O gün bunlar cehennem ateşinde kızdırılıp onların alınları, böğürleri ve sırtları dağlanacak: İşte yalnız kendiniz için toplayıp sakladıklarınız; tadın şimdi biriktirip sakladıklarınızı! Tevbe,34-35”
Bu ayetler şu şekilde tefsir edilmektedir.
“Dinin gönderilmesinden maksat, onu sadece Allah emrettiği için ve O’nun rızâsını kazanmak üzere bir kulluk şuuru içinde yaşamaktır. Bu sebeple dini dünya adına bir kazanç vasıtası yapmak; onu mal, makam, mevki, şöhret ve siyaset gibi şeylere alet etmek yasaklanmıştır.
Bu konuda en önemli tehdit de âlim, fakih, mürşidler gibi dini birinci derecede temsil ve tebliğ etmesi gereken kişilere yapılmıştır. Çünkü onların halk nazarında mühim bir yeri vardır ve bu yeri ve sahip oldukları statüyü başka maksatlarla kullanma riski, başkalarına nispetle onlar için daha fazladır. Dolayısıyla bu âyetlerde insanların mallarını haksız yollarla yiyen ve daha çok dinî hükümleri yanlış tevil ederek insanları Allah yolundan alıkoyan yahudi ve hıristiyan din adamları; onlar üzerinden de aynı vasıfları taşıyan bütün din adamları ciddi olarak ikaz ve tehdit edilirler.
Onların insanların mallarını yedikleri haksız yollardan bazıları şunlar olabilir:
› Verdikleri hükümler ve fetvalar karşılığında rüşvet almaları,
› İlâhî kitapta değişiklik yapıp, yazdıkları tahrif edilmiş nüshaları satmaları,
› Allah katında duaların kabulüne vesile olacağını söyleyerek bağış toplamaları,
› Günah çıkarma karşılığında gelir elde etmeleri,
› Bu ve bunlara benzer dolambaçlı yollarla malî kaynaklar oluşturmaları.
İkinci olarak altın ve gümüşü biriktirip onları Allah yolunda harcamayanlar can yakıcı bir azapla korkutulurlar. Çünkü altın ve gümüş, para olarak alışverişi kolaylaştırmak ve insanların gerçek ihtiyaçlarını karşılamak üzere ihsan edilmiştir. Buna göre altın, gümüş ve diğer paralar bütün halk arasında tedavül etmeli; ihtiyaçların daha önemlisi diğerine, şiddetlisi hafifine tercih edilerek güzelce harcanmalıdır. Bunlar, ihtiyaçların önceliklerine göre kullanılması gerekirken bazıları onu tedavülden çeker, gömer, herhangi bir yerde gizler, yığar, sımsıkı saklar ve bunları Allah yolunda sarf etmezler. Allah için hakkını vermezler. Bunlar parayı toplayıp saklamak suretiyle aynı zamanda onun Allah yolunda harcanmasını engellemiş olurlar. Esasında bu paralarla Allah yolundan saptırmak için para harcayanlara karşı mücadele etmek gerekirken, bunlar ellerinde tutmak suretiyle parayı hiçbir işe yaramaz hale getirirler.
Bunlar kim olursa olsunlar, gerek o haham ve rahiplerden, gerek onları örnek alıp para saklayanlardan, gerekse zekâtlarını vermeyen ve paralarını saklayan Müslümanlardan olsun işte bunları elem verici bir azap beklemektedir. Bu azap, günahın cinsinden olacak; biriktirilen altın ve gümüşler cehennem ateşinde iyice kızdırılarak, onlarla, kendilerini haksız yollarla kazanan ve gerektiği şekilde harcamayan ahmak sahiplerinin alınları, yanları ve sırtları dağlanacaktır.
https://www.kuranvemeali.com/tevbe-suresi/34-ayeti-tefsiri
Hâsılı kelam.
Bu iki ayet son operasyonları açıklamaya yetmiyor mu?
Anlayanlara ve İslam’ı yaşamaya çalışanlara yeter.
Selam ve Sabırla… 06.09.2026
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?