Malları Haksızca yemek ve Rüşvet
Veysi ERKEN Dr.
İnsanlar Kur’an’dan, Sünnet’ten, ahlaktan ayrılınca her türlü mel’aneti işleyebilir derekeye düşebilir.
Özellikle, ticarette, alışverişte, mal mübadelesinde, yetki ve makam kullanımında haksızlıklar, şerefsizlikler, rüşvetler tavan yapabilir.
Ayette “Birbirinizin malını haksız yollarla yemeyin. Başkalarına âit bazı malları, günah olduğunu bile bile haksız yolla yemek için mevki ve makam (idareci ve hâkimler vs.) sahiplerine rüşvet vermeyin. Bakara-188” buyrulur.
Maalesef günümüzde malların haksızca yenilmesi, kamuya ait malların yenilmesi, gasp, irtikâp, metres edinilmesi için rüşvet de yaygınlaşmıştır.
Bütün bunlar Kur’an ve sünnetten uzaklaşılmasının neticesidir.
Unutulmamalıdır ki Kur’an ve Sünnet hayatı şekillendirmiyorsa, İslam dışı şeyler hayatı yönlendirir ve şekillendirir.
Halkının çoğunluğu Müslüman addedilen Türkiye’nin insanlarının hayatını kapitalist dini şekillendirmekte ve yönlendirmektedir.
İnsanımız Müslüman olduğunu iddia eder ama İslam dışı yaşar.
Hatta İslam dışılığı İslam diye pazarlamaya kalkar.
Belediyelerdeki yolsuzluklar, rüşvetler, metresler, irtikâplar, para kuleleri, fonlarla yapılan vurgunlar, soygunlar bunun delilleridir.
Bunları sonuçları olarak da münafıklık artmış durumdadır.
Münafıklaşanlar rüşvet alanları, irtikâpta bulunanları, metres edinenleri, paradan kuleler inşa edenleri, ahlaksız ve şerefsizleri görmezlikten gelirken fon soyguncularını bahane ederek İslam’a, İslami değerlere, Kur’an’a ve sünnete saldırmaya başladılar.
Esasında münafıklaşan taife şunu iyi bilmektedir.
İslam her türlü adaletsizliği yasaklar.
“Ey iman edenler! Kendinizin, ana-babanızın ve yakın akrabanızın aleyhinde bile olsa, Allah için doğru dürüst şâhidlik yaparak, adâleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun! Hakkında şâhidlik yaptığınız kimse zengin de olsa fakir de olsa böyle davranın. Çünkü Allah, ikisine de sizden daha yakındır, hâllerini daha iyi bilir. Şu hâlde, sakın âdil davranmaktan yüz çevirip nefsin arzularına uymayın. Eğer dilinizi eğip büker, gerçeği olduğu gibi söylemekten çekinir veya büsbütün ondan yüz çevirirseniz, başınıza geleceği siz düşünün! Zira Allah, yaptığınız her şeyden hakkıyla haberdârdır. Nisa-135” buyrulur.
Sadece bu ayeti dikkate alsalardı hırsızları, rüşvetçileri, paradan kuleler inşa edenlerin savunur derekeye düşmezlerdi.
Tabii ki münafıkların her şeyi mühürlenmiştir.
“Allah, küfürdeki inatları yüzünden onların kalplerine ve kulaklarına mühür vurmuştur. Gözleri üzerine de kalın bir perde gerilmiştir. İşte böyle kimseler için pek büyük bir azap vardır. Bakara-7”
Bu bakar körlere hakikati anlatmak kolay değildir.
Umulur ki tevbe ve istiğfar ederler ve yukarıda meali verilen ayetler ışığında “Birbirinizin malını haksız yollarla yemeyin. Başkalarına âit bazı malları, günah olduğunu bile bile haksız yolla yemek için mevki ve makam (idareci ve hâkimler vs.) sahiplerine rüşvet vermeyin. Bakara-188”ayetini kavrar ve adaletle hükmederler.
Selam ve Sabırla… 06.11.2026
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?