10 Haziran 2026 Çarşamba

Toplumsal Çürüme

Toplumsal Çürüme

Veysi ERKEN Dr.

Neredeyse herkes TOPLUMSAL ÇÜRÜMEĞİ dillendiriyor

Etkilisi, yetkilisi, etki ajanları, namuslusu, namussuzu, zengini, fakiri, hırsızı, arsızı toplumsal çürümeden bahsediyor.

Evet.

Toplumsal çürüme had safhada.

Hırsızları, rüşvetçileri, fuhşiyatı, teşhirciliği, sokak ortasında hayvanlar gibi çiftleşmeye çalışanları, irtikâpçıları, İslam düşmanlarını önder edinenleri, şeytanı yolunu takip edenleri kutsayacak kadar bir çürüme vardır.

İyi dediklerimiz, İslam’ı yaşıyorum diyenler, iktidar sahipleri toplumsal çürümenin nedenlerini sorgulamıyor, tedbir almaya çalışmıyor, aksine çürümeyi arttıracak kanuni düzenlemeleri gerçekleştiriyor.

Unutulmamalıdır ki İslam’dan kopuş arttıkça “toplumdaki çürümüşlük, kokuşmuşluk ve tefessüh” o nispette artar.

Toplumsal çürüme arttıkça zamanla toplum yıkılır, dağılır ve tarihin sayfalarına gömülür.

Günümüzün Türkiye’si maalesef bu durumdadır ve yokluğa doğru hızla koşmaktadır.

Toplumsal çürüme o kadar fazlalaştı ki, Müslüman bildiklerimiz de hırsızları, arsızları, ahlaksızları savunmada ön plana çıkmış, hırsızları savunmak için imza verir hale gelmiş vaziyettedir.

Tabii ki, bu tür hadiseler, hırsızlıklar, rüşvetler, kayırmalar tek bir alanla sınırlı değil her alanda yaygınlık kazandığı biliniyor ve kutsanıyor.

Bu durum toplum denilen çınarı içten içe çürütmektedir.

Çürümüşlük bedenin tamamını ve içini sarmış durumdadır.

Evet.

“Çınarı Deviren rüzgâr değil içindeki kurttur…” sözlü doğrudur. Devletler ve milletler de böyledir.

Milletler ve devletler “çınar“ ağacına benzer. Bilindiği üzere “çınar” uzun ömürlü ve fırtınalara, rüzgârlara, boranlara dayanıklıdır.

İçine kurt düştü mü ömrü kısalır, dayanıksız hale dönüşür ve en ufak rüzgâra dayanamaz hale gelir, yıkılır, devrilir.

Tarihi süreç içinde milletimizi, ümmetimizi ve devletlerimizi incelediğimizde bu gerçekle karşılaşırız.

İçimize “adaletsizlik”, “ahlaksızlık”, “kayırmacılık”,” rüşvet”, “yolsuzluk” kurtçukları düştüğü veya yerleştirildiği zaman “çınar ağacımızın çürüdüğünü, en ufak etkilere karşı dayanıksız hale geldiğini görüyoruz.

Kurtçuklar ve virüsler milletin niteliğini değiştirir. Güzel vasıfların ortadan kalkmasına ve nimetin kesilmesine yol açar.

Ayetlerde “Kişinin önünde ve arkasında Allah’ın emriyle onu kayıt ve koruma altına alan takipçiler vardır. Bir toplum kendisindekini değiştirmedikçe Allah onlarda bulunanı değiştirmez. Allah herhangi bir toplumun başına bir kötülük gelmesini diledi mi, artık onun geri çevrilmesi mümkün değildir. Onların Allah’tan başka yardımcıları da bulunmaz. Ra’d-11”

Ve.

“Bir toplum kendilerinde bulunan (iyi davranışlar)ı değiştirmedikçe, Allah onlara verdiği bir nimeti değiştirmez Enfal-53” buyrulur.

Üzülerek belirtmeliğim ki, içimize kurtçuklar ve virüsler yerleştirilmiş ve bu kurtçuklar hızla çoğalmakta olduğunu görüyoruz.

Bilhassa CİA, mossad uşakları olan fetö kurtçukları ve virüsleri devletin yapılanmasında, kamunun her alanında, belediyelerde varlıklarını korudukları anlaşılıyor. Bu kurtçuklar rüşveti, kayırmacılığı, yolsuzluğu yaymakla görevlerini ifa ettikleri ve hırsızları, metres edinenleri, paradan kuleler inşa edenleri kutsadıkları anlaşılıyor.

Sonuç olarak ister "şüyu", ister “gerçek” olsun toplumun bütününde, adliyede, emniyette ve dahi bütün bürokraside olan habis urlar temizlenmez ve yok edilmezse toplumsal çürüme artar, maddi kalkınmamız işe yaramaz hale dönüşüp yıkılırız.

Unutulmamalıdır ki, toplumsal çürüme, tefessüh kokusu burnu kapatmakla giderilemez.

Temizlik için İslam’a rücu şart.

Selam ve Sabırla…10.06.2026

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?