Vefa Dosta Yakışır
Veysi ERKEN Dr.
“Bahar” Güle,
“Sevgi” Dile,
“Vefa” Dosta yakışır…
“Gül” yaşamayı,
“Dil” paylaşmayı,
“Dostluk” hatırlamayı bilenler içindir.”
Ne güzel bir paylaşımdır.
Bunu paylaşanlara teşekkür ediyorum.
Vefa, dostluk ve muhabbette sebat etme, sevgide süreklilik, bağlılık ve sadakat” olarak tanımlanır.” https://www.lugatim.com/s/VEF%C3%82
Demek ki VEFA hatırlamak değil UNUTMAMAKTIR.
Unutmamak dost olanların bir sıfatıdır.
Kaçımız unutmuyoruz.
Çok az.
Kendimizi bile unutabiliyoruz.
Asıl ve önemli olan ALLAH’I unutmamaktır.
ALLAH’I daim olarak hatırlamak, Allah’ın dostu olmak Hz. Muhammed Mustafa’ya (sav) vahyettiklerini, bize tebliğ ettiklerini yaşamaktır.
“Vefa” ve “sadakat”in insanoğlu için zayıfladığının izahı babında “yok dostum yok o aşklar bu devirde, “Vefa” İstanbul’da bir semtin adı, “sadakat” ise köpeklerde kaldı” deyimi kullanılır.
Tabii ki İslamî anlamda böyle bir söz ancak Müminlik vasfını kaybetmeye ve münafıklaşmaya başlayanlar için söylenebilir.
Vefa sözünde durmayı, unutmamayı, dilinde sevgiyi, baharında gül’ü daim kılmayı gerektirir.
Ayette; “Hayır! Kim sözünde durur, günah ve haksızlıktan sakınırsa, şüphesiz ki Allah takvâ sahiplerini sever. Âl-i İmrân-76”
Vefalı olan Sadık olur. Vefa Allah’ı ve dostları unutmamayı, dostluk ise arkadaşlara, gönüldaşlara ve iletişim halinde olanlara sadık kalmayı icab ettirir.
Sadakat “Dürüst olmak, yalandan ve hileden kaçınmak, ne olursa olsun bağlılık yeminin arkasında durmak anlamına gelen en önemli insani değerlerden biridir.”
Bizim sadakatimiz, samimiyetimiz ve vefamız Kur’an-ı Kerim zeminli olmalıdır ki kıymeti harbiyesi olsun.
Zira Usvemiz ve örnekliğimiz Hz. Muhammed Mustafa’dır. Sav. Bu bir zorunluluktur.
“İçinizden Allah’ın lütfuna ve âhiret gününe umut bağlayanlar, Allah’ı çokça ananlar için hiç şüphe yok ki, Resûlullah’ta güzel bir örneklik vardır. Müminler düşman kuvvetlerini karşılarında görünce, “Bu, Allah’ın ve resulünün bize vaad ettiği durumdur, Allah ve resulü hep doğru söyler” dediler; bu onların ancak imanlarını ve teslimiyet duygularını arttırdı. Müminlerden bazı kimseler Allah’a verdikleri sözü yerine getirdiler, kimileri onun yolunda can verdiler, kimileri de ecellerini bekliyorlar; (vaadlerini) asla değiştirmediler. (Böyle oldu ki) Allah, sözünde duranları sadakatleri sebebiyle ödüllendirsin, münafıkları da dilerse cezalandırsın, dilerse bağışlasın! Allah çok bağışlayıcı, ziyadesiyle esirgeyicidir. Ahzâb; 21-24”
Kur’an ve Resule uyma söz konusu ise vefa, samimiyet ve sadakat duyguları insanda gelişir ve karar bulur.
Baharı gül, dili sevgi ile donanır.
Şimdi bizler samimiyeti, vefayı ve sadakati insanlarda, çevremizde arıyoruz.
“Bir kahve fincanın kırk yıl hatırı vardır” denilir ya, bizler de kırk yıllık hatırları pekiştirecek vefayı, samimiyeti ve sadık dostları arıyoruz.
Bulabilir miyiz?
Herkes sorunun cevabını kendisi versin.
Hayatımız menfi olarak ne kadar tağayyur etti, ne kadar müspet yönde değişti.
Ölçü Kur’an ve sünnet olmak kaydıyla kendimizi ve etrafımızı değerlendirelim, kıyaslayalım.
Vefanın hatırlama olmayıp unutmama olduğunu kavrayalım ve yaşayalım.
Selam ve Sabırla… 01.06.2026
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?