1 Haziran 2026 Pazartesi

Bir zulmü engelleyemiyorsanız

Bir zulmü engelleyemiyorsanız

Veysi ERKEN DR.

Siyonist şeytanların, uşaklarının, işbirlikçilerinin ZULÜMLERİ ve SOYKIRIMLARI başta GAZZE, Filistin, Doğu Türkistan, Arakan olmak üzere dünyanın muhtelif yerlerinde devam ediyor.

Ve lider denilenler susuyor, seyrediyor, zulme engel olmaya çalışmıyor.

Hz. Ali r.a. “Bir zulmü engelleyemiyorsanız en azından onu herkese duyurun” buyuruyordu insanlara, liderlere ve insan kalanlara.

İnsanlık öldü.

Şeytanlık ve vicdansızlık had safhadadır.

Vicdansızlığın, şeytanlığın, katliamın, vahşetin, işgalin, soykırımın hüküm sürdüğü bir dünyada vicdanın hâkim olması için “zulüm bizdense ben bizden değilim” dememiz, haykırmamız ve zulmü dünyaya duyurmamız gerekir.

Zulmü engellemeye çalışmak her insan olan için farzdır.

SUMUD tipi örgütlenmeler bunun için yapılmaktadır.

“Zulüm bizdense ben bizden değilim” Rachel Corrie’nin İsrail askerlerinin buldozeri karşısında haykırdığı sözdür. Belki vicdan hâkim olur insanlığa diye haykırmıştır.

Rachel “zulüm bizdense ben bizden değilim” diye haykırıyordu ve gereğini yapıyordu.

Ve

 “Ben diğer çocuklar için buradayım. Buradayım çünkü önemsiyorum. Buradayım çünkü her yerde çocuklar ıstırap çekmekte. Çünkü kırk bin insan açlıktan ölmekte. Buradayım çünkü o insanların çoğu çocuklar. Anlamalıyız ki fakirler her yanımızda ve biz onları görmezden geliyoruz. Anlamalıyız ki bu ölümler önlenebilir! Anlamalıyız ki üçüncü dünya ülkelerindeki insanlar da tıpkı bizim gibi düşünür, endişelenir, güler ve ağlar! Anlamalıyız ki onlar bizim rüyalarımızı görüyor, biz de onların rüyalarını! Anlatmalıyız ki onlar biz, biz de onlarız! Rüyam, her gün ölen kırk bin insanı kurtarabilmek! Rüyam gerçekleşebilir ve gerçekleşecek, eğer hepimiz geleceğe bakıp oradaki ışığı görebilirsek...” diyen ve hayatını farklı dine, yani Müslüman Filistinliler için feda eden küresel vicdan sahibi bir genç kız.

Ya bizler ne yapıyoruz.

Siyonist şeytanların, uşaklarının işbirlikçilerinin zulümlerini engellemeye çalışmadığımız gibi duyurmaya da çalışmıyoruz.

Mallarını boykot etmiyoruz, onlara uşaklık edenler vardır.

Maalesef sessizliğimiz, suskunluğumuz ve engel olmaya çalışmamamız yüzünden zulüm her yerde devam ediyor.

Merhum Arif Nihat Asya Ebucehil anlayışının/ zulmün kıtaları dolaştığını şu dizeleriyle terennüm ediyor.

“Yeryüzünde, riya, inkâr, hıyanet

Altın devrini yaşıyor.

Diller, sayfalar, satırlar

"Ebu Leheb öldü” diyorlar.

Ebu Leheb ölmedi, ya MUHAMMED;

Ebu Cehil, kıtalar dolaşıyor!”

Günümüzün en yaygın zulmü insan olmayan Siyonist haçlıların ve uşaklarının gerçekleştirdikleri ve yaydıklarıdır.

“Bir zulmü engelleyemiyorsanız en azından onu herkese duyurun” gereğini bile getirmeyecek derin bir suskunluk çukuruna gömülmüş vaziyetteyiz.

Gazze, Doğu Türkistan, Arakan, Sudan, Filistin ve dünyanın bütün mazlum coğrafyalarında gerçekleştirilen katliamlar, işgaller, soykırımlar, vahşetler, talanlar suskunluğumuzun, sessizliğimizin, engel olmayışımızın, duyurmayışımızın en açık delillerdir.

Unutmayalım şimdi ve her zaman zalimlere başkaldırı ve onları boykot zamanıdır.

Zulümlerini engelleme ve dünyaya duyurma zamanıdır.

Zulmü engellemeye, en azından duyurmaya çalışmayanlar için Hz. Ali r.a. şöyle der. “Haksızlık karşısında susan hem hakkını hem de şerefini kaybeder.”

İnsan olanlar zulmü engellemeye ve herkese duyurmaya çalışarak hak ve şerefini korurlar.

Selam ve Sabırla… 01.06.2026

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?