Kardeşlik İhya Eder
Veysi ERKEN Dr.
Allah “Müminler ancak kardeştirler, öyleyse kardeşlerinizin arasını düzeltin, Allah’a itaatsizlikten sakının ki rahmetine mazhar olasınız. Hucurât-10” buyurur.
Bu ayetle amel edenler kardeşlerin, bilhassa mümin kardeşlerin arasını düzeltmeye, dayanışmayı arttırmaya, adaleti sağlamaya ve kardeşlik duygusunu ihya etmeye çalışır.
Bizler şuna inanıyoruz.
En az ya ademiyette, ya sıhriyette veya inançta kardeşiz.
Tabii ki en önemli ve vazgeçilmez iman kardeşliğidir.
Kardeşlik en büyük sermayedir.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan “Şunu unutmayacağız, bizim en büyük sermayemiz kardeşliğimizdir. Kardeşliği korursak, bu ülkeye hiç kimse kem gözle bakamaz. Bu ülkeyi kardeşlik büyütecek, kardeşlik güçlendirecek. 21'inci yüzyılı, inşallah kardeşlik 'Türkiye Yüzyılı' yapacağız, hiç kimsenin endişesi olmasın” ifadesiyle bu gerçekliği dillendirdi.
Merhum Mehmet Akif 1912 yılında kardeşlikle ilgili şunu yazmış.
“Hakiki Müslümanlar birbirine kardeş nazarıyla bakarlar. Zaten aradaki râbıta bu kuvvette olmazsa Müslümanlık kuru bir unvandan ibaret demektir.
Azıcık dikkat olunursa görülür ki: Şeriat-ı mutahharanın hemen bütün ahkâmı uhuvvet, vahdet esasını tahkim eylemektedir. Namazlar, haclar, zekâtlar, şehadetler, oruçlar, aynı kıbleye teveccühler, hep Müslümanları birbirine bağlayacak vasıtalardır.
Resûl-i Ekrem (s.a.s) Efendimiz; “Müslümanların haline aldırmayan Müslüman değildir” buyuruyorlar. Şu hadis-i şerife göre, hakiki Müslümanların mikdarını anlayabilmek için, nüfûs-ı hâzıradan ne dehşetli bir yekûn indirmek lazım gelecek!
Bizler “hiçbir Müslüman’ın vücûduna bir diken batmaz ki, onun acısını kendimde duymuş olmayayım” diyen bir peygamberin ümmeti iken, cihân-ı İslâm’ı kırıp geçiren felaketlerden haberimiz bile olmuyor!
Din-i mübin, kavmiyet, cinsiyet gibi insanları birbirinden uzaklaştıran esbâbı aradan kaldırarak, dünyanın muhtelif noktalarındaki cemaatleri birleştirmiş iken, biz kalkıyoruz da aynı toprakta yaşayan cemaat-i islâmiyeyi, kavmiyet hissiyle parçalamak istiyoruz. Sebilürreşad, 20 Haziran 1912/7 Haziran 1328, s.293-294.”
“Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge” ve nihayette “Terörsüz dünya” ülküsü kardeşliğin ihyası ile mümkündür.
Bu ülkünün peşinde koşanlar, ülkemizde ve bölgemizde kardeşliği ihya etmeye çalışanlar, kamet ve istikametini İslam’la belirleyenler çoğalmıştır, daha da çoğalacak ve “Türk Kürt kardeştir, kabullenmeyen alçaktır” şiarını tahkim edecek inşallah.
Birbirimizin haline aldırmayan topluluktan, kuru kalabalık olmaktan kurtulacağız ve yeniden kardeşlik türkülerini haykıracağız biiznillah.
Gazze’de, Türkistan’da, Arakan’da, Afrika’da vahşet, soykırım, katliam, işgal vs yerine KARDEŞLİK hâkim olacak inşallah.
Kardeşlikle kurtuluş, felah ve necat mümkün mü?
Elbette mümkündür.
Kur’an-ı Kerim’e, aslımıza dönersek elbette mümkündür.
Kur’an ve Sünneti yaşayışımızın zemini haline getirirsek mümkündür.
Bunu başarabilirsek “Kardeşlik” temennilerde kalmaz, tahakkuk eder ve hayatımıza şekil verir.
O zaman Gazzelileri, Türkistanlıları, Afrikalıları kardeş olarak görürüz, kardeş olarak yaşarız, dünyaya nizam veririz.
O günleri görür müyüz?
Bilemem.
Ama niyetimiz halistir inşallah.
“Niyet hayır akıbet hayır” denilir.
Rabbulalemin niyetimizi ve akıbetimizi hayr eylesin.
Selam ve Sabırla…15.08.2026
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?