14 Haziran 2026 Pazar

Hem Âlim HEM de Mücahid: Mehmet Emin Buğra

Hem Âlim HEM de Mücahid: Mehmet Emin Buğra

Veysi ERKEN Dr.

Emir’ül-Müminin olma vasfını taşımaya layık olanlar hem âlim hem de mücahidlerdir.

Merhum MEHMET EMİN BUĞRA (1901-1965) da bu iki niteliğe sahip bir şahsiyettir.

Unutulmamalıdır ki medeniyetler yaşadığı, kitabından kopmadığı müddetçe kendi insan tipini inşa eder.

“Her medeniyet, kendi insan tipini vücûda getirir. O insan tipi de, mensup olduğu medeniyetin sıfat ve karakteriyle âhenk teşkil eder.

İslâm medeniyeti, insanlık tarihinde bir kere ulaşılabilmiş bir zirvedir. Bunun sebebi, fıtrî istîdatların, İslâm sâyesinde ilâhî ilim, irfan ve hikmetle teçhiz edilmiş olmasıdır. Yani o toplumun güzîde insanları, nefsânî problemleri bertaraf ederek, gönüllerini, hakikî ilim ve irfan ile mezcetmişlerdi.

Osmanlıʼnın velî bânîsi Osman Gâziʼnin, oğlu Orhan Gâziʼye ve onun şahsında istikbâlin bütün devlet adamlarına yaptığı nasihatler de bunun bir ifadesiydi. Diyordu ki o büyük insan:

Oğul! Bil ki bizim mesleğimiz, Allah yoludur ve maksadımız da O’nun dînini yaymak (hidâyetlere vesîle olmak)tır. Bizim dâvâmız, kuru bir kavga ve cihangirlik dâvâsı değil, «i‘lâ-yı kelimetullah»tır, yani Allâh’ın dînini yüceltmektir, (kalplerin fethidir).”

https://www.islamveihsan.com/bizim-davamiz-kuru-bir-kavga-ve-cihangirlik-davasi-degildir.html

14 Haziran ta dar-ı bekaya irtihal eden merhum MEHMET EMİN BUĞRA da İslam medeniyetinin Doğu Türkistan’ında yetiştirdiği âlim ve mücahidlerindendir.

O, Hz. Muhammed Mustafa’ın (sav) izinde ilme ve cihada talip olmuş ve ömrünün son gününe kadar bu şekilde mücadelesini sürdürmüştür.

Evet.

Osman Gazinin oğluna vasiyetinde belirttiği gibi yaşamıştır. Osman Gazi, “bizim mesleğimiz, Allah yoludur ve maksadımız da O’nun dînini yaymak (hidâyetlere vesîle olmak)tır. Bizim dâvâmız, kuru bir kavga ve cihangirlik dâvâsı değil, «i‘lâ-yı kelimetullah»tır” diyordu.

Merhum MEHMET EMİN BUĞRA’nın davası da kuru bir cihangirlik davası değildi. O, Çin zalimlerinin yaktığı, yıktığı Doğu Türkistan’da Allah’ın adını yüceltmeye, dinini yaymaya çalışıyordu, cihadı, mücadelesi ve hayatı bu şekilde sürüyordu.

Tâ ki vatanda cuda oluncaya kadar.

Tabii ki cihadı ve âlimliği hicretinden sonra da vefatına kadar aynı minval üzere devam etmiştir. Geniş bilgi için: https://islamansiklopedisi.org.tr/bugra-mehmet-emin

https://www.youtube.com/watch?v=tTWysFql1aM

Merhum MEHMED EMİN BUĞRA bir âlim ve mücahid olarak hayatını ikmal etmiş ve dar-ı bekaya irtihal etmiştir.

Evet.

Cihad etmek Allah’ın yolunda yürümektir, olmaktır. Sırat-ı müstakim’den ayrılmamaktır.

Bütün eylemlerde, fiillerde, iş ve işlemlerde Allah’ın rızasını kazanmayı gaye edinmek ve bu uğurda çabalamaktır.

Cihad yoldur, yılmamaktır.

Cihad emr-i bil maruftur.

Cihad “Ey mü’minler! İçinizden hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü yasaklayan seçkin bir topluluk bulunsun. İşte onlar, doğru ve kalıcı yatırım yapıp kurtuluşa erenlerin ta kendileridir. Âl-i İmrân-104”

“Ey mü’minler! Siz, insanların iyiliği için yeryüzüne çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz. Çünkü siz usûlünce iyilikleri ve güzellikleri emredip yayar; kötülük ve çirkinlikleri yasaklayıp önüne geçmeye çalışırsınız. Bunu da zâten Allah’a inandığınızdan dolayı, onun bir gereği olarak yaparsınız. Ehl-i kitap da iman etseydi, elbette kendileri için hayırlı olurdu. Gerçi içlerinde inananlar da var, fakat onların çoğu dinden çıkmış fâsıklardır. Âl-i İmrân-110”

“Onlar Allah’a ve âhiret gününe inanır, iyiliği teşvik edip kötülükten sakındırır ve hayır işlerde birbirleriyle yarışırlar. İşte bunlar, sâlih kullardandır. Âl-i İmrân-114” ayetlerinin gereğini ifa etmektir, ifa etmenin yoludur.

Doğu Türkistan mücadelesinin âlimi ve mücahidi MEHMET EMİN BUĞRA. 14 Haziran 1965’te Ankara’da dar-ı bekaya irtihal etti.

Mekânı Firdevs cennetidir inşallah.

Fatihalarınızı unutmayınız.

Selam ve Sabırla…14 Haziran 2026

 

 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?