İradelerin Savaşı
Veysi ERKEN Dr.
İradelerin savaşı kesintisiz devam ediyor.
Hem ferdi olarak hem de toplusal olarak devam ediyor.
Buna devletlerin yönetimlerinde bulunanların iradelerinin savaşını da ekleyebiliriz.
Ülkeleri yönetenlerin iradeleri arasındaki savaşı ve halka yansımasını şu ifadeler açıklamaktadır.
“İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, "Bugün tanık olduğumuz şey iradelerin savaşıdır. Düşmanın İran’da kullandığı ateş gücünün Vietnam Savaşı sırasında kullandığından daha fazla olduğunu gördünüz. Ancak, halkımız dimdik durdu ve hiçbir sonuç alınmadı" dedi.
Bilindiği üzere Siyonistler ülkeleri emelleri doğrultusunda kullanmak, işgal etmek, sömürmek için sürekli planlar yaparlar, şeytani fiillerde bulunurlar ve ülkelerin içinden devşirdiklerini kullanırlar.
İran’da bundan nasibini almış ve iç karışıklıklarla çökertilmek istenmiştir.
İç karışıklık yoluyla yönetimi deviremeyen Siyonistler İran’ı doğrudan hedef alarak bombalanmıştır.
Galibaf’ın açıklaması bunun dışa vurumu ve iradelerin savaşının izahıdır.
Unutulmamalıdır ki Trump ve avanesi İran’ı bombalamakla yetinmemiş hergün bir açıklama ile İran’ı ele geçirdiklerini, Hürmüz boğazının kontrolünü ele aldıklarını söyleyerek İranlıların iradelerini yıkmaya çalışmış ve çalışmaktadır.
Bütün saldırılara rağmen İran iradesini teslim etmemekle Siyonist ABD yönetimini ve kışlası olan İsrail’i zayıflatmaktadır.
Tabii ki “irade savaşları” sadece İran’la Siyonist Trump arasında değildir.
İrade savaşlarının büyüğü Türkiye ve Siyonistler arasında cereyan etmektedir.
Türkiye ne zaman ki, Allah’a dayanıp kendi iradesiyle iş yapmaya, sanayisini, savunmasını, eğitimini, ticaretini, kısaca yaşayışını düzenlemeye kalkışmışsa Siyonistler doğrudan ve işbirlikçileri, maşaları, uşakları vasıtasıyla hücuma geçmişlerdir.
Evet.
Türkiye bu irade savaşını kazanacak inşallah.
Allah “Ey iman edenler! Sabredin, kararlılıkta yarışın, düşmana karşı hazırlıklı olun (birbirinize dayanıp bağlanın), Allah’a karşı gelmekten sakının ki başarıya ulaşabilesiniz. Âl-i İmrân-200” buyurmaktadır.
Sabır bir iradeyi, direnci, direnişi ifade eder.
Türkiye Siyonistlere karşı her alanda iradesini, direncini, direnişini göstermektedir.
Teknolojide, savunmada, ticarette, sanayide iradesini göstermekte, kararlılıkla yarışmakta, düşmana karşı hazırlığını ifa etmektedir.
Bu iradeye “takva” eklendiği ölçüde başarı artacak ve nizâm-ı âlem’in tesisi kolaylaşacaktır.
Kassam mücahitlerinin “takva boyutundaki iradesi” zaferlerin muştusudur.
İlahi ahlaka dayalı irade şeytanların iradelerini imha edecektir inşallah.
Afganistan’da, Vietnam’da, Somali’de, Suriye’de ve nice yerlerde olduğu gibi zafer mümkündür.
Şimdi ve her zaman “takva”ya dayalı bir “irade” ile zafer mümkündür.
Bu Allah’ın müjdesidir. “Ey iman edenler! Sizi, elem verici azaptan kurtaracak bir ticareti size göstereyim mi? Allah’a ve resulüne iman edersiniz, Allah yolunda mallarınızla ve canlarınızla cihad edersiniz. Bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır. O sizin günahlarınızı bağışlar, sizi altından ırmaklar akan cennetlere, adn cennetleri içindeki güzel köşklere koyar. İşte büyük kurtuluş budur. Hoşunuza gidecek bir şey daha var: Allah’ın yardımı ve yakın bir fetih! Haydi müminleri müjdele. Saff, 10-13”
Selam ve Sabırla… 17.08.2026
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?