27 Aralık 2024 Cuma

TAK’ın, (Türk, Arab, Kürt) Ümmetin Birliği

 TAK’ın,  (Türk, Arab, Kürt) Ümmetin Birliği

Veysi ERKEN Dr.

TAK, gür,  tok ses demektir. TAK İslam’ın sadasıdır. İslam’ın, İslam ümmetinin “Gür” sadasıdır.

TAK ümmetin birliğidir. Tefrikanın ortadan kaldırılmasıdır.

TAK Secde-i rahmanda tevhidin sağlanmasıdır. Merhum Abdurrahim Karakoç;

“Birleşin ey! Yolları Kur'an'da birleşenler

Birleşin, itikatta, imanda birleşenler

Ayrılık yakışmıyor, bölünmek günah size

Birleşin ey! Secde-i Rahman'da birleşenler.

Diyordu, bize ayrılık ve tefrika yakışmıyor.

Allah “Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı yapışın; bölünüp parçalanmayın. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani siz birbirinize düşman idiniz de Allah gönüllerinizi birleştirdi ve O’nun nimeti sayesinde kardeş oldunuz. Siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi Allah kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle açıklıyor ki doğru yolu bulasınız. Âl-i İmran-103” diye buyurur.

Birlik ve tevhidin farziyetini, ümmet bilincini Erdoğan şöyle dile getiriyor. "Biz bu kadim coğrafyada, Türk'üyle Kürt'üyle Arap'ıyla Sünni'siyle Alevi'siyle velhasıl tüm farklılıklarımızla inşallah kıyamete kadar birlikte yaşayacağız. İttihadımız itikadımızdan gelir, insanlığımızdan gelir. Bunun için bizim teröre asla müsamahamız yoktur." diye konuştu

https://www.iletisim.gov.tr/turkce/haberler/detay/cumhurbaskani-erdogan-partisinin-mardin-mitinginde-konustu

Evet.

Bu coğrafyada TAK ağırlıktadır.

TAK bir ve beraber olduğu müddetçe Siyonist haçlı zihniyetinin oyunları bozulacak, piyonları ve uşakları kahrolacak, kışlaları olan İsrail kapatılacak, İslam ümmeti ve yeryüzünün bütün mazlumları huzura kavuşacak inşallah.

Şimdi birlik zamanıdır.

Şimdi Türk, Arab, Kürt denile İslam anasırı arasında birliğin, beraberliğin, kardeşliğin sağlanması, ümmet şuurunun ihya edilmesinin zamanıdır.

Şimdi TAK zamanıdır.

Selam ve Sabırla… 27.12.2024

 

Fantom( Hayalet) Ağrısı ve Gazze

 Fantom( Hayalet) Ağrısı ve Gazze

Veysi ERKEN Dr.

Yeni bir ağrı tipi keşfedildi.

Adına fantom ağrısı deniliyor. Bir nevi hayalet ağrı.

Fantom ağrısı şu şekilde ifade edilir. “Vücuttan bir uzvun kesilmesinden sonra sanki kesilen uzuv yerinde duruyor ve ağrımaya devam ediyormuş gibi ağrı hissedilmesidir. Genellikle kol veya bacak kesilmelerinden sonra ortaya çıkar. Ancak memenin, gözün ya da son bağırsağın çıkarıldığı operasyonlardan sonra da görülebilir. Ayrıca fantom ağrısı doğuştan kolu ya da bacağı olmayanlarda da ortaya çıkabilmektedir.”

Bu ağrı “kalb” ve “beyin” arasındaki ilişkiyle de izah edilir. Kalbin içinde küçük bir beyin varmış aynı zamanda “Kalbin sadece beyinden gelen vagus siniri ile uyarılan ve kontrol edilen bir organ değil, aynı zamanda kendi beyni olacak şekilde lokal sinir ağına da sahip bir organ dokusuna sahip olduğu görüldü. https://www.saglikiletisimplatformu.com/tr/article/desc/68420/kalbimizin-beyni-var-mi.html

Tabii ki tababet ile bilgim azdır.

Ama bu kavramlardan hareketle şunu söyleyebilirim ve bunun gerçekliğine inanıyorum.

Müslüman kalbiyle ve beyniyle İslam ümmetini ve mazlumları bir bütün beden olarak görür.

Ümmet denilen vücudun bir parçası koparıldığı, yok edildiği, soykırıma ve işgale uğratıldığında “fantom” ağrısı kendisinde belirir, aynı acıyı duyar ve yaşar.

Gazze’nin, Filistin’in, Doğu Türkistan’ın, Arakan’ın, Afrika, Amerika veya dünyanın her yerindeki zulmün, soykırımın, işgalin, kırımın ızdarabını her mümin Müslüman hisseder, acı duyar.

Ümmetin ızdırabını hissetme hakikatini Hz. Muhammed Mustafa s.a.v asırlar öncesinden bizlere bildirmiştir. Numân İbni Beşir radıyallahu anhümâ’ dan rivayet edildiğine göre, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Mü’minler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücuda benzerler. Vücudun bir uzvu hasta olduğu zaman, diğer uzuvlar da bu sebeple uykusuzluğa ve ateşli hastalığa tutulurlar.”  Buhârî, Edeb 27; Müslim, Birr 66 https://www.islamveihsan.com/muminler-bir-vucudun-azalari-gibidir-hadisi.html

Gazze’nin, Filistin’in, Doğu Türkistan’ın, Arakan’ın, Afrika, Amerika veya dünyanın her yerindeki zulmün, soykırımın, işgalin, kırımın ızdarabını hissetmeyen, acısını duymayan, kalbi ürpermeyen kişi mümin değildir denilebilir.

Adına ne denirse densin.

İster fantom, ister hayalet ağrı denilsin fark etmez.

Her mümin Müslüman fıtratı gereği ümmetin ızdırabını gönlünde hisseder, kalbinde duyar, beyninde yaşar ve mazlumlara yardım etmeye, tedaviye çalışır.

Gücü nispetinde Cehd ve cihad eder.

Selam ve Sabırla… 27.12.2024