Kur’an-ı Kerimi Okumak ve yaşamakla mükellefiz
Veysi ERKEN Dr.
Müslüman olan Kur’an-ı Kerimi okumak, öğrenmek, anlamak ve yaşamakla mükelleftir. Müslüman olmak ve Allah’a teslim olmak isteyenler de İslam’ı Kur’andan ve onu tebliğ eden Hz. Muhammed’in sav sünnetinden öğrenmek durumundadır.
Kur’an OKU ile başlar ve insanı okumaya, Kur’anı öğrenmeye, fıtratını, çevresini, yaratılmış olan her şeyi öğrenmeye davet eder.
İlk emir.
“Yaratan rabbinin adıyla oku! O, insanı alaktan (asılıp tutunan zigottan) yaratmıştır. Oku! Kalemle (yazmayı) öğreten, (böylece) insana bilmediğini bildiren rabbin sonsuz kerem sahibidir. Alak, 1-5”
İkra emri gereğince kendisinde şüphe olmayan Kur’’anı okumak, öğrenmek bir mükellefiyettir, zorunluluktur, farzdır. Bizler ondan hesaba çekileceğiz.
“Elif Lâm Mîm. Bu, kendisinde şüphe olmayan kitaptır. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir. Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar. Onlar sana indirilene de, senden önce indirilenlere de inanırlar. Ahirete de kesin olarak inanırlar. İşte onlar Rab'lerinden (gelen) bir doğru yol üzeredirler ve kurtuluşa erenler de işte onlardır. Bakara, 1-5”
Kur’an bir hidayet rehberidir.
Nasıl davranacağımızı, nasıl tavır sergileyeceğimizi, nasıl amellerde bulunacağımızı ve hangi fiileri işleyemeyeceğimizi veya kaçınacağımızı belirler.
Kur’an Allah’ın mutlak hâkimiyetini, yoldan sapanları, peygambere uymayanları, sahte dostlara uymanın bedelini, şeytanın kendilerini nasıl terk ettiğini ve Resulün onlarla ilgili nasıl cevap vereceğini bildirir. “İşte o gün gerçek egemenlik Rahmân’ındır ve o gün inkârcılar için çok zor bir gün olacaktır. O gün, (dünyada iken) haktan sapmış kişi ellerini ısırarak şöyle diyecek: “Keşke peygamberle birlikte aynı yolda olsaydım! Eyvah! Keşke falancayı kendime dost edinmeseydim! Meğer bana uyarıcı mesaj geldikten sonra, o dost bildiğim kişi bu mesajdan beni saptırmış!” İşte şeytan insanı (böyle) çaresizlik içinde yapayalnız bırakır. Resul, “Rabbim! Kavmim bu Kur’an’a büsbütün ilgisiz kaldılar” dedi. Furkân, 26-30”
Kur’an-ı Kerimi öğrenmeyenler, Kur’an’a sırt çevirenler, Allah'ı anmaktan yüz çevirenler hem dünyada hem de ahrette ziyanda olacaklardır. “Kim de benim kitabıma sırt döner ve beni anmaktan uzak durursa, şüphesiz dünyada onun için sıkıntılı, dar bir geçim vardır; kıyâmet günü de onu kör olarak diriltip huzurumuza getireceğiz Ta-Hâ-124.”
Hâsılı kelam.
Mümin Müslüman hayatını Allah’ın emir ve yasakları zemininde kurgulamak istiyorsa ilk emir gereği, Kur’anı okumak, öğrenmek, anlamak ve yaşamakla mükelleftir.
Unutulmamalıdır ki, hayat Kur’an zemininde kurgulanırsa anlamlı olur ve yaşanmaya değer.
Selam ve Sabırla… 02.05.2026
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?