29 Aralık 2025 Pazartesi

Dava Kavimler Üstüdür

Dava Kavimler Üstüdür

 Veysi ERKEN Dr.

BİRR Hilalin Etrafında toplananların davasıdır, sevdasıdır Kudüs, Gazze, Sudan, Doğu Türkistan

Müminler ancak kardeştir ayetinin hükmüne iman edenlerin davasıdır, sevdasıdır Kudüs.

Etrafı bereketlenmiş AKSA Müslümanların hayalidir, davasıdır, ülküsüdür.

Zalimlere karşı duruş ve direniş insan olmanın sıfatıdır.

GAZZE, KUDÜS, Doğu Türkistan unutulmamalıdır.

Unutturulmamalıdır.

Dünya Siyonistlerin zulmünden kurtarılmalıdır.

Dünyanın her yerinde Siyonistleri tasfiye etmek insan olanların görevidir.

Gazze, Doğu Türkistan, Kudüs davası her yerde, her ortamda desteklenmelidir.

Gazze’nin, Kudüs’ün, Doğu Türkistan’ın harab haline, terk edilmişliğine asla alışılmamalıdır.

Merhum Aliya, “Ve her şey bittiğinde, hatırlayacağımız şey; düşmanlarımızın sözleri değil, dostlarımızın sessizliği olacaktır.

Bizi, yok etmekle tehdit ediyorlar; ama bilsinler ki Müslümanlar yok olmayacaktır.

Ben Müslüman’ım ve Müslüman olarak kalmaya kararlıyım. Bu hayatımın sonuna kadar böyle devam edecek. Çünkü İslam benim için iyi ve asil olmanın en doğru ifadesidir” diyordu ve zalimlere, Siyonistlere direniyordu.

 BİRR Hilalin Etrafında ve davasında “bir” olma zamanıdır.

Allah“Hep birlikte Allah’ın ipine sımsıkı yapışın; bölünüp parçalanmayın. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın. Hani siz birbirinize düşman idiniz de Allah gönüllerinizi birleştirdi ve O’nun nimeti sayesinde kardeş oldunuz. Siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi Allah kurtarmıştı. İşte Allah size ayetlerini böyle açıklıyor ki doğru yolu bulasınız. Âl-i İmrân- 103”

GAZZE, Kudüs, Doğu Türkistan davası KAVİMLER, topluluklar, milletler üstüdür.

 “BİRR” olanların davasıdır.

İnsan olanın davasıdır.

Ve.

 “BİRR”in, iyiliğin, ihsanın davasıdır.

Yeryüzüne, Gazze’ye, Kudüs’e, Sudan’a ve bütün dünyaya adaletin, huzurun, sükûnun, özgürlüğün hâkim kılınması davasıdır.

 Gazze’liler, Kudüslüler, Filistinliler, Doğu Türkistanlılar ve bütün mazlumlar var olmak, varlıklarını devam ettirmek, elem verici azaptan kurtulmak için mallarıyla, canlarıyla cehd ve cihad ediyorlar.

İnsan olarak, Müslüman olarak, Türk olarak bizim vazifemiz onlara yâr ve yardımcı olmaktır.

UNUTMAMAKTIR.

Zira “unutmak pusudur”.

Aliya İzzetbegoviç “Ne yaparsanız yapın soykırımı unutmayın. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır” dediği gibi hiçbir “soykırım”ı, kültürel soykırımı unutmamamız gerekir.

Mazlumların yanında olmamız gerekir.

Siyonistleri boykotla, onları ademiyete terk etmekle soykırıma uğrayanların, aç bi ilaç bırakılanların merhemi olmakla mükellefiz.

Dava Kavimler üstüdür.

Unutmadık. Unutmamalıyız. Unutturmayacağız biiznillah.

Selam ve Sabırla… 29.12.2025

 

28 Aralık 2025 Pazar

Uyuşturma Araçları

Uyuşturma Araçları

Veysi ERKEN Dr.

Kitleleri uyuşturmak için pek çok araç ve oyun kullanılır. Aktarıldığına göre İspanya diktatörü Franko’ya “insanlar bu kadar zulme nasıl sessiz kalabiliyorlar diye sorulmuş”

Franko “Ben onları milyonluk beşiklerde (futbol) sallıyorum” cevabını vermiş.

Evet.

Kitleleri uyuşturmak için pek çok oyun ve araç kullanılır.

Futbol, basketbol, voleybol gibi oyunlar, tepinmeler, müzik adı altında ahlaksız sözler ve araç olarak kullanılan medya ve sosyal medya en etkilileridir.

Uyuşturma araçları zihnimiz kirletilmektedir.

Maalesef iktidar sahipleridirler.

“Dünya tarihinde hiçbir iktidar sahibi, bugün Amerikan kitle iletişim araçlarını yönlendiren bir avuç kişinin sahip olduğu imkânlara sahip olmamıştır. Üstelik bu iktidar, hiçte öyle soyut bir ‘iktidar’ değil; bu iktidar, elle tutulur, gözle görülür bir biçimde evlere giriyor, çoluk çocuk dinlemeden milyonlarca insanın zihnini denetim altında tutuyor.

Kitle iletişim araçlarıyla, önce bir dünya imajı çiziliyor, ardından da, çizilen bu imaj hakkında ne düşünülmesi gerektiği kitlelere empoze ediliyor. Bir başka deyişle, üzerinde düşünülecek dünya da, bu dünya hakkında düşünülebilecek şeyler ve düşünme biçimleri de, bu bir avuç insan tarafından tayin ediliyor.

Kendi yakın çevremiz ve yüz yüze iletişimde bulunduğumuz insanlar hakkında sahip olduğumuz bilgiler dışında, dünya hakkında bütün bildiklerimiz veya bildiğimizi sandıklarımız bize günlük gazeteler, haftalık dergiler, radyolar ve televizyonlar gibi kitle iletişim araçlarından aktarılıyor, benimsetiliyor.

Hangi haberlerin bize ulaştırılması gerektiğine, hangi sırayla ulaştırılacağına ve dünya imajımızın hangi kelimelerle çizileceğine hep bizim dışımızda yüzlerini bile görmediğimiz bu insanlar karar veriyorlar. Bununla da yetinmiyorlar, bize ulaştırdıkları bu haberleri, ayrıca tahlil de ediyorlar: Böylece neyi nasıl düşüneceğimizi de bu insanlardan öğreniyoruz.  Nabi Avcı, Kitle Kültürü Enformatik Cehalet,  Rehber Yayınları, Ankara 1990. 170-171.  14.10.2001”

Uyuşturma araçlarını izah eden çalışmalardan birisi de “İlâhların Silâhları” ismiyle yayınlanmıştı.

26 yıl önce basılmış bir kitap (1999). Yazarı Ramazan Demir.

Kitap üç temel kavram etrafında şekillendirilen yazılardan oluşuyor.

Din, İlah ve Silah.

Yazar, ilahların kullandığı uyuşturucu silahlarını şu şekilde sıralar : “Medya, Market, Bürokrasi, Müzik, Moda, Spor, Tüketim, Eğlence... s.18” (bunlar çoğaltılabilir. Sosyal medya vs. V.E.)

“İlahların Silahları” yirmi altı yıl önce yayınlanmıştır. Yazar günümüzün dünyasını ve uyuşturma araçlarını tasvir etmiştir.

Kendini Kur’an ahkâmı ile sorgulamayan, uyuşturma araçlarını kullanan “şirk” bataklığına kolaylıkla düşebilir.

Zalimlerden kurtulmak, zulme direnmek için uyuşturma araçlarından, beşiklerinden kurtulmamız gerekir.

Beşiklerde mışıl mışıl uyumaya devam edersek zulüm bizi de yakar. Ayette “Zalimlerin yanında olmayın; sonra ateş sizi de yakar. Hûd-113”

Selam ve Sabırla…

 

*İlahların Silahları, Ramazan Demir, Ankara-1999