28 Ekim 2023 Cumartesi

Kavramların Esiri Bedeviler…

 Kavramların Esiri Bedeviler…

Veysi ERKEN Dr.

İnsanın fıtratı icabı yeni “şey”leri icad eder.

İnsanın yaratılış niteliği, onu diğer “mahlûk”lardan farklılaştırmıştır. Akıl ile donatılmış olan İnsan, bu niteliği ile icat ettiği “şey”lerden birisi de Kur’an-ı Kerim’e istinad etmeyen kavramlardır.

Allah, insana “eşya”nın yani şeylerin isimleri öğretilmiştir ve bu öğretilme ile icat yapabilmektedir. Allah “Ve Adem'e bütün isimleri öğretti, sonra eşyayı meleklere gösterdi. "Eğer sözünüzde samimi iseniz bunların isimlerini bana söyleyin" dedi. Bakara-31” Öğreten (Allah) “eşya”nın isimlerini kodlamış ve insan onları bulmakla meşgul edilmiştir.

Eşya’nın isimlerini bulma, şeyleri (eşya) bulma bazen bulunulanın putlaştırılmasına kadar uzanır. Meşhur sözdür.

“Kendi yapar, kendi tapar”.

 Kur’anla ilgisi olmayan İnsanoğlu bulduğu isimleri Kur’an-ı Kerim’deki kavramların dışında kavramlaştırarak hayatını devam ettirir ve bazen bu kavramlara tapar hale gelir.

Esasında insan kavramlara esir olmamalı, bir başka ifadeyle “put” kırıcılığı görevini yerine getirmelidir. Böyle bir görev gelişimin önünü açar. Aksi takdirde “kavram”ların mahkûmu oluruz.

Ülkemizde mahkûmu olduğumuz ve edildiğimiz kavramlardan bazıları “çağdaş, “uygarlık”, “uygar”, “irtica” biçiminde sıralanabilir. Bu kavramlara kendini hapsedenlerin zihinlerinin dumura uğradığını hep birlikte müşahede etmekteyiz. Dünya, medya denilen ucubenin marifetiyle “beyni” ve “zihni” dumura uğramış ve kavramın esiri olmuş iki ayaklılarla doludur.

Esasında, kavramlar insanlar için gereklidir. Ama onların esiri olunmadan.

Medeniyet kavramı da diğer kavramlar gibi bize lazımdır ve doğru kullanılmalıdır. Batılıların “sivil” kavramına tekabül eden “medeniyet” hem şehirliliği, hem de askeri olmayanı ifade eder.

Bedevilikten kurtulamayan, bir başka ifade ile zihnen şehirleşemeyen ve sivilleşemeyen milyonlarca insanımızın varlığını hepimiz görüyoruz.

Sıkıştıkça “askeri” mantığa sarılan milyonlarca sivil görünümlü birey vardır.

Bunların birer bedevi olduğunu, kendilerine “çağdaş”, “uygar” vs. sıfatları yakıştırmalarının onları medenileştiremediğini ifade etmek durumundayız.

Zihinleri “badiye”de olan bu tür “mahlûk”ları, üniversitede, medya’da, bürokrasi’de, ticari ve sınaî alanda görmek mümkündür.

Ürettikleri veya ithal ettikleri kavramların esiri olup bedevilikten kurtulamayan bu mahlûkların iç yüzünü topluma anlatmak her medeninin görevidir.

Bedevilerden kurtulmanın başka yolu yoktur.

Umulur ki, batının papazlığına soyunan bu bedevi “mahlûk”lar deşifre edilsin. Aksi takdirde bunların zararı giderilemez.

Her medeniyi göreve çağırıyorum.

Selam ve Sabırla… 28.11.2006

Filistin Vatanımızdır, Vatanı Savunmak İmandandır

 Filistin Vatanımızdır, Vatanı Savunmak İmandandır

Veysi ERKEN Dr.

Evet.

Filistin, Gazze, Kudüs vatanımızdır.

Vatanı savunmak imandandır.

Bu bir iman meselesidir.

“İman varsa imkân vardır”

İçimizdeki Siyonist haçlı haydutlarının uşaklarına, maşalarına, magandalarına, hile ve desiselerine rağmen Filistin ve Kudüs vatanımızdır, toprağımızdır ve ecdadımızın mirasıdır diye haykıracağız ve alçakların oyunlarını bozacağız inşallah.

Siyonist haçlı zihniyetinin piyonları olan İngilizler, Fransızlar, İtalyanlar ve bilumum ihanet şebekelerinin işgal ettikleri, katliam gerçekleştirdikleri topraklarımızdan onları çıkarmak ve fitneyi durdurmakla mükellefiz. Ayette Onları yakaladığınız yerde öldürün; sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Fitne öldürmekten daha kötüdür. Bakara-191” buyurur Rabbulalemin.

Toprağımız ve vatanımız olan Gazze’de büyük katliam ve zulüm yaşanıyor. Masumlar, bebekler katlediliyor, aç susuz ve ilaçsız bırakılıyor, tepelerine bomba yağdırılıyor.

Bu vahşet karşısında susmamalıyız. Merhum Muhsin Yazıcıoğlu"Ninnilerle uyutulması gereken bebeklerin, silahlarla susturulduğu bir dünyada susmak alçaklıktır!" diyordu.

Hamas terörü ve militanları diyen içimizdeki soysuz Siyonist uşaklarına rağmen susan alçaklardan olmayacağız.

Gazze’yi ve topyekûn Filistin'i sahipleneceğiz, sahiplenmek mecburiyetindeyiz. Çünkü oralar bizden hile ve desiselerle çalınmış vatanımızdır, vatanımızın ecdat yadigârı ve mirası parçasıdır.

Devlet Bahçelinin çağrısına uyulmalı ve hemen vatanımızın parçası olan Filistin’e hemen sahip çıkılmalı ve vahşet durdurulmalıdır.

Devlet Bahçeli “Türkiye süratle devreye girmeli, tarihi, insani ve inanç sorumluluğunun gereği her neyse yapmalıdır. Gazze’yi koruma ve kollama misyonunu üstlenmek bize ecdadımızın mirasıdır.

Türkiye Cumhuriyeti, Gazze’yi yüzü gülen çocukların şehri, kardeşlerimizin huzur ve güven içinde yaşayacağı bir İslam beldesi yapmaya hazırdır, buna da and olsun, hamd olsun muktedirdir” diyor.

Aynı çağrıyı tekrar ediyor ve gitmeyen namerttir, katılmayan kaçaktır.

Hâsılı kelam; “İslam miraçtır, ülkü sancaktır, bu davadan dönen alçaktır” diyoruz ve gereğini bekliyoruz.

Şimdi vatanımızı sahiplenme zamanıdır. Aksi takdirde bu vahşeti ve zulmü Anadolu’ya sıçratma gayretindedir Siyonist haçlı alçaklar ve içimizdeki piyonları.

Unutulmamalıdır ki, savunma hatlarımız Edirne’den Ardahan’a, Hatay’dan Sinop’a kadar olan bir coğrafyadan ibaret değildir, gönül coğrafyamızın sınırlarıdır.

Bilinmelidir ki, İ’lay-ı Kelimetullan davasını unutan, vatanını sahiplenmekten kaçınan haysiyetini, şerefini, izzetini ve vatanını kaybeder.

Selam ve Sabırla… 28.10.2023