Çanakkale’den Kudüs’e
Veysi ERKEN Dr.
Yüzyıl öncesinden beri Siyonist haçlı zihniyeti coğrafyamızı parçalıyor, işgal ediyor, soykırıma uğratıyor ve talan ediyor.
Asım’ın nesli yüzyıl öncesinde Çanakkale’de mıhladı, bugün ise Kudüs’ü fethederek çiviyi Siyonistlerin kalbine çakacak biiznillah.
Asırlar öncesinde Siyonistlerin kalbine çiviyi çakarak Kudüs’ü fetheden merhum Selahaddin Eyyubinin torunları, asımın nesilleri camide erkeklere başörtüsü atarak insanımızı Kudüs’ün fethine çağırdılar. Asımın nesli olduklarını gösterdiler.
Önemli bir çağrı şu şekilde haberleştirildi.
“İstanbul’da Kadir Gecesi’nde Fatih Camii’nde dikkat çeken bir eylem gerçekleştirildi. Bir grup kadın, Mescid-i Aksa’nın 17 gündür kapalı olmasına tepki göstermek amacıyla sembolik bir protestoya imza attı.
Kadınlar, bulundukları balkon kısmından erkeklerin bulunduğu alana başörtüleri fırlattı. Atılan başörtülerinin üzerinde “Mescid-i Aksa Müslümanların namusudur, sahip çıkın” ifadeleri yer aldı.
Gerçekleştirilen eylemin, İslam tarihindeki sembolik bir olaya gönderme taşıdığı belirtiliyor.
Kudüs’ün Haçlı işgali altında olduğu dönemde bir kadın, Diyarbakır Ulu Camii’nde Selahaddin Eyyubi’ye başörtüsünü atarak Kudüs’ün kurtarılması çağrısında bulunmuştu. Bu olayın ardından Eyyubi’nin fetih hazırlıklarına hız verdiği aktarılır.
Terörist İsrail rejimi, uluslararası hukuku bir kez daha ayaklar altına alarak İslam'ın en kutsal mekânlarından biri olan Mescid-i Aksa'yı kapalı tutuyor. Siyonist İsrail, 28 Şubat'ta İran İslam Cumhuriyeti'ne karşı başlattığı saldırılarla birlikte "bölgesel güvenlik" endişeleri bahanesiyle Mescid-i Aksa'nın kapılarına kilit vurdu. Müslümanların Harem-i Şerif'te ibadet etmesine izin vermeyen İsrail, ramazan ayında teravih ve cuma namazı kılınmasını engelledi. 1967'de Kudüs'ün işgal edilmesinden bu yana ilk kez ramazan ayında Aksa'da teravih namazı ve itikaf ibadetinin engellenmesi, dini ve tarihi statünün fiilen değiştirilmesine yönelik tehlikeli bir girişim olarak değerlendiriliyor.
Asımın nesli dün Çanakkale’de Siyonist haçlıları nasıl imha ettiyse günümüzde de Kudüs’te imha etme yollarını bulacaktır inşallah.
Merhum Akif, o cepheyi ve asımın neslini şöyle tasvir etmişti.
“Saçıyor zırha bürünmüş de o namerd eller,
Yıldırım yaylımı tufanlar, alevden seller.
Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,
Sürü halinde gezerken sayısız teyyare.
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler…
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal’a mı göğsündeki kat kat iman?
Hangi kuvvet onu, hâşâ edecek kahrına ram?
Çünkü te’sis-i İlahi o metin istihkâm.
Sarılır, indirilir mevki-i müstahkemler,
Beşerin azmini tevkif edemez suni beşer;
Bu göğüslerse, Hüda’nın ebedi serhaddi;
“O benim sun’-i bedi’im, onu çiğnetme” dedi.
Asım’in nesli… diyordum ya… nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek.
Şüheda gövdesi, bir baksana dağlar, taşlar…
O, rükû olmasa, dünyada eğilmez başlar.”
Hâsılı kelam.
Asımın nesli Çanakkale’den sefere çıkmalı ve Siyonist vahşeti durdurmalıdır.
Bu insanım diyen herkesin vazifesidir.
Selam ve Sabırla… 18.03.2026
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?