Hain Bakışlar ve Sine’de Gizlenenler
Veysi ERKEN Dr.
Allah’ın vahyinden, peygamberlerin sünnetinden kaçış arttıkça toplumlarda çürüme ve hain bakışlar artar.
Bu çürüme ve hain bakışlar Hz. Âdem (a.s.) döneminden beri söz konusu olup gönderilen peygamberler vasıtasıyla düzeltilmeye çalışılmıştır.
Hain bakış ve sinede gizlemeler ahlakî çürüme ifsadın kaynaklarından biri olan çıplaklığın normal karşılandığı ortamlarda daha çok yeşerir ve yaygınlaşır.
Hain bakışlar ve sinelerdeki gizlemeleri şüphesiz ki Allah mutlak olarak bilir ve ayetinde şöyle belirtir. “Allah, gözlerin kötü niyetli bakışını ve kalplerin sakladıklarını bilir. Ve Allah adaletle hüküm verir; onların Allah’tan başka taptıkları ise hiçbir şeye hükmedemezler. Kuşkusuz Allah her şeyi en iyi işiten ve en iyi görendir. Mü’min, 19-20”
Ayetler şu şekilde tefsir edilebilir. “Gözlerin kötü niyetli bakışı”ndan maksat, bakılması helâl olmayan şeylere veya helâl olmayan şekilde, tarzda bakmak; “kalplerin, gönüllerin, sinelerin sakladıkları” ise insanın içinden benimsediği, ancak farklı sebeplerle eylem olarak dışa yansıtmadığı veya yansıtamadığı niyet ve düşünceleridir.
Daha çok ahlâk kitaplarında insanın bütün tutum ve davranışları “uzuvların fiilleri ve kalbin fiilleri” diye ikiye ayrılır.
Allah’ın ilmi her iki fiil alanını da kuşatmıştır.
Hz. Peygamber, amellerin niyetlere göre değerlendirileceğini (Buhârî, “Îmân”, 41; Müslim, “İmâre”, 155); bir kimse hayırlı bir iş yapmaya niyet etmekle birlikte herhangi bir engel yüzünden bunu gerçekleştiremese bile yine de Allah’ın ona sevap yazacağını bildirmiştir (Nesâî, “Kıyâmü’l-leyl”, 63; İbn Mâce, “İkāme”, 177).
Buna karşılık insan, içinden bir kötülük yapmayı düşünmek, hatta kesin karar vermekle birlikte, düşünce ve niyetini eyleme dönüştürmezse bundan dolayı günahkâr sayılmaz (bk. Buhârî, “Talâk”, 11; Müslim, “Îmân”, 201, 203, 204). https://kuran.diyanet.gov.tr/tefsir/M%C3%BC%27min-suresi/4152/19-20-ayet-tefsiri
Sinelerde gizlenenleri bizler bilemezsek bile Allah bilir ve gereğini adilce ifa edecektir.
“Ameller niyetlere göre değişir” ifadesi gereğince amellerimizi temiz, halis niyetlere göre ifa edersek Allah katında kabul ve makbul olur. “Ey o bütün iyman edenler! Allaha itaat edin ve Resule itaat edin de amellerinizi ibtal eylemeyin. Muhammed-33” ayeti sahih niyetin ancak Allah ve Resulüne itaat ile mümkün olacağını ve amellerin iptal edilmemesi, boşa çıkarılmaması gerektiğini açıklar.
Allah ve Resulüne itaat söz konusu olursa “hain bakışlar”ın yeşereceği ortamların oluşmasına engel olunur.
Maalesef günümüzün içtimaî/ sosyal ortamları “hain bakışlar”ın artacağı tarzdadır. Hatta bu ortamları etkili ve yetkili kurumlar tarafından teşvik edilmektedir.
Bu nedenlerden dolayı da sinelerde/gönüllerde, sadırlarda, kalplerde gizlenen ve toplumların yıkılmasına, dağılmasına ve sodom gomorlaşmasına sebep olan fiiller çoğalmaktadır.
Umulur ki, etkili, yetkili ve sorumlu olanlar en kısa zamanda tedbir alır, ıslah yollarını açar. Aksi takdirde toplum olarak yok olmamız yakındır.
Selam ve Sabırla… 28.03.2026
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?