Siyonistler Asla Soykırımdan Vazgeçmez
Veysi ERKEN Dr.
Hakikat şudur.
Siyonist haçlı şeytanları için Sünni, Şia fark etmez, onlar için her Müslüman ve iyi insan düşmandır.
Bu hakikat defalarca teyit edilmiş ve Siyonist haydut ABD’nin, Savunma Bakanı Pete Hegseth'ten de ifade etti. “İster Sünni, ister Şii, ister Müslüman olsun. Düşmanlarımızla savaş halindeyiz ve onlarla her yerde savaşacağız"
Bu ifade gayet açıktır ve emperyalistler, sömürgeciler, katiller, vahşiler, soykırımcılar Sünni- Şii diye ayırmazlar, İslami ve insani olan herkesi düşman bilirler, imha etmeye çalışırlar.
Evet.
Siyonist haçlıların, evangelistlerin, fetöitlerin zihniyeti aynıdır ve Allah’ı, İslam’ı ve Müslümanları düşman olarak kabul ederler.
Bu tarihi bir gerçektir ve değişmez.
Siyonist şeytanlar zihniyet olarak “Kabil” soyludurlar, iflah olmazlar.
Allah’ın ve insanlığın düşmanı olan Siyonistler, emrine girenlerle konuşur, onları kandırır ve kendisine hizmet ettirir. Kullanamadığı takdirde düşmanlığını açıklamaktan kaçınmaz.
İslam ise selam dinidir.
Barışı esas alır.
Bunu bilmeyen yoktur.
Müslüman şunu da bilir veya bilmek mecburiyetindedir.
Dünyada sadece “Habil” ruhlular yoktur. Hatta “Kabil” ruhlular daha çoktur. “Soykırım dini”nin mensupları olan Siyonist haçlılar, coğrafyamızı, İran’ı, Suriye’yi, Filistin’i, Gazze’yi, Libya’yı, kısaca dünyayı istila ve işgal etmişlerdir.
Zihnimizi kırıma uğratmışlardır.
Şimdi İran’ı, Gazze’yi, Suriye’yi, Sudan’ı ve zihnimizi işgalden, işgalcilerden kurtarma zamanıdır.
Siyonistleri ve kışlaları olan İsrail’i tasfiye zamanıdır.
Bilinmelidir ki, Soykırım dininin mensupları daim olarak Müslümanlara ve mazlumlara eziyet etme ve şiddet uygulamakla meşguller.
Tarih boyunca böyle olmuştur ve olmaya devam edecektir.
“Kabil” ruhludurlar.
Müslüman ise Cihad’la görevlidir. Daim olarak iman, sabır ve cihad hali.
Cehd her türlü gayreti ve çabayı ifade eder.
Savaş başka kavramla ifade edilir Kur’an-ı Kerimde.
Dolayısıyla Kital ile Cihad farklı kavramlardır. Yerine göre birbirinin mütemmimidir.
Müslüman için hayat, merhum Erbakan’ın ifadesiyle “iman ve "Cihad”tan ibarettir ve gerektiğinde de cehdiyle İslam ve Müslüman düşmanlarıyla savaşır, savaşması farzdır.
Kur’an-ı Kerim’de: “Size karşı savaşanlarla siz de Allah yolunda savaşın, fakat aşırılığa sapmayın; Allah aşırılığa sapanları sevmez. Onları yakaladığınız yerde öldürün; sizi çıkardıkları yerden siz de onları çıkarın. Fitne öldürmekten daha kötüdür. Bakara 190-191”
Ayetlerde şunlar belirtilir.
Size karşı savaşanlarla savaşın.
Aşırılığa sapmayın.
Onları, sizinle savaşanları yakaladığınız yerde öldürün.
Fitne öldürmekten kötüdür.
Vazgeçerlerse Allah affedicidir, merhametlidir.
Başka bir ayette “Onlarla savaşın. Allah sizin ellerinizle onları cezalandırsın, onları rezil rüsvay etsin. Size yardım ederek onlara galip kılsın. Mü'min toplumun gönüllerine ferahlık versin. Tevbe-14” buyrulmaktadır ki, ceza ve rusvaylık insan eliyle verilsin.
Hâsılı kelam İslam ve Müslüman düşmanlarıyla savaşmak, işgalcileri kovmak, Suriye’nin bütünlüğünü, Gazze’nin işgalini sonlandırmak farzdır.
Ya barışla ya zorla.
Onun için diyoruz ki sulh-u salah için cenge hazır olmak ve Siyonistleri coğrafyamızdan tasfiye etmek gerekir.
Şair Abdulhak Molla’nın ifadesiyle
"Bu mesel ile bulur cümle düvel fevz-ü felâh;
Hazır ol cenge eğer ister isen sulh-ü salah”
Evet.
Bütün devletlerin Fevz-ü felah bulmalarının yolu cenge hazır olmak ve Siyonistlerin Amerikasını, inlilizini, kışlaları olan İsrail’i temizlemekle mümkündür.
Hazırlık ihmale gelmez.
Müslüman ve İslam düşmanlarını, Müslümanları çıkardıkları yerlerden çıkarmak, işgali, katliamı, soykırımı sonlandırmak, coğrafyamızdan temizlemek ise farzdır.
Selam ve Sabırla… 24.03.2026
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?