30 Mart 2026 Pazartesi

Kinini Din Edinenler

Kinini Din Edinenler

Veysi ERKEN Dr.

“Müslüman tereyağına benzer bozulursa zehir olur” diyordu merhum hocamız Tahir Silahtaroğlu.

Evet.

Fetöitlerin etkisinde kalarak bozulan, Jöntürk ve İttihatçı zihniyetine evrilenler “zehirleşmiş” “kin”lerini dinleri haline dönüştürmüşlerdir.

Maalesef voleybolcuları, çalışanlarını veya gözüne kestirdiklerini metres edinenleri savunan bir güruh oluştu Türkiye’de.

Bu güruh Siyonist düşünceye sahip fetöitlerin emirleriyle her türlü ahlaksızlığı, hırsızlığı, rüşveti savunur oldular.

Anlaşılmıştır ki bunların mayaları bozuktu.

Mayaları bozuk olmasaydı bu kadar savrulup kinlerini dinleri haline getirmezlerdi.

Bilhassa Recep Tayyip Erdoğan’ın şahsını hedefe koyarak İslam ve Türkiye düşmanlığını had safhaya çıkarıp her türlü ahlaksızlığı, edepsizliği, fuhşu, hırsızlığı, rüşveti savurur olmuşlardır.

Bunları ayetler ”Ey iman edenler! Sizden olmayanları sırdaş edinmeyin, onlar size kötülük yapmaktan geri durmazlar, sıkıntıya düşmenizi isterler. Onların ağızlarından nefret taşmaktadır; kalplerinin gizlediği ise daha büyüktür. Gerçekten size delilleri açıklamışızdır, eğer düşünüyorsanız! Size gelince, bakın siz onları seviyorsunuz, ama onlar sizi sevmiyorlar. Siz kitabın tamamına inanıyorsunuz; onlar sizinle karşılaştıkları zaman “inandık” diyorlar; yalnız kaldıklarında ise size karşı öfkelerinden parmaklarını ısırıyorlar. De ki: “Öfkenizle, kininizle geberin!” Şüphesiz Allah kalplerde olanı bilmektedir. Size bir iyilik gelirse bu onları üzer, ama başınıza bir kötülük gelse buna sevinirler. Eğer sabreder ve sakınırsanız, onların tuzağı size hiçbir zarar vermez. Allah onların yaptıklarını çepeçevre kuşatmıştır. Âl-i İmran,118-120” biçiminde tanımlar.

İslam’la hiç ilgisi olmayan veya dönüşerek onlardan olanların Müslümanlara karşı tipik savunma mekanizmaları geliştirdiklerini biliyor ve görüyoruz.

Yıllar öncesine gitmeye gerek yok.

İstanbul, Antalya, Bolu, Uşak ve Ankara Belediye başkanları ile ilgili yapılan soruşturmaların neticesinde açılan davalar ve istenilen soruşturma izinleri karşısındaki müptezellerin savunma mekanizmalarını bilmek yeterlidir.

Evet.

Müptezellerin savunmaları şudur.

Melih Gökçek ile ilgili soruşturma izni verilmedi, şimdiki başkan için talep ediliyor.

Müptezel gayrı Müslimlere sormuyorum bile onlar vazifelerini yapıyor. Müptezelleşmişlere ise diyorum ve soruyorum.

Varsayalım ki Melih Gökçek hata yaptı, günah işledi, kamu mallarını çarçur etti.

Mansur’un veya bir başkasının kamu mallarını çarçur etmesini haklı çıkarır mı? Meşru hale getirir mi?

Konserler, heykeller ve benzer işlerde dönen dolapları, gayrı meşru yaşayışları, akıtılan imkânları, paraları aklar mı?

Allah’ın suyu parayla satılır mı deyip suya yüzde binlerden fazla zam yapmayı meşru kılar mı?

Para kulelerinin inşa edilmesini meşru kılar mı?

Maalesef İslam’dan koparak müptezelleşmişler, fetöitler böyle bir savunma mekanizması geliştirmiş ve ahlaksızlaşarak haksızlığı, hırsızlığı, edepsizliği, tecavüzü, rüşveti savunur ademlere, şeytanlara dönüşmüşlerdir.

Maalesef zihinleri işgal edilmiş, dönüştürülmüşlerin sayısı artmış ve bu güruh her türlü ahlaksızlığı, hırsızlığı, tecavüzü, rüşveti savunur hale gelmiştir.

Tabii ki bu artışta iyi bilinenlerin yanlış uygulamaları ve yaklaşımları da önemli rol oynamaktadır.

Eba Müslim Horasanı “Onlar, zarar vermeyeceklerinden emin oldukları için dostlarını kendilerinden uzak tuttular. Kendilerine bağlamak ve kazanmak içinde düşmanlarını yakınlaştırdılar. Yakınlaştırılan düşman dost olmadı. Ama uzaklaştırılan dost düşman oldu. Herkes düşman safında birleşince yıkılmaları mukadder oldu”  tespitinde bulunmuştu asırlar önce.

Bu tespit doğrudur.

Bunun en tipik misali günümüzün hırsızlarını savunan güruha dönüşenlerdir.

İktidar mensupları kendilerini iktidara taşıyan kitleleri, İslami hassasiyetleri ve yaşayışları, az gelirli olanları terk edip, kapitalistleri, yabancı sermayedarları, Türkiye’yi sömürenleri, ahlaksız sanatçıları(!) kazanacağım diye onlara yöneldi.

Bunun sonucunda iktidarı terk eden kitle hırsızlara, rüşvetçilere, ahlaksızlara, fuhşiyatı savunanlara, İslam düşmanlarına yönelmeye konsercileri, heykelcileri, halka hizmeti olmayanları savunmaya başladı.

Maalesef bu yöneliş kalıcı olmaya başladı.

Son maaş artış teklifleri, yüzdelik tekliflerle milletin gelirlerinde YÜZ DELİK daha açma çabaları, emeklilerin seyyanen zamdan mahrum edilmeleri dostların terkinin belirgin olduğunu göstermektedir.

Unutulmamalıdır ki, “fiiller tekrar edile edile alışkanlıklara, alışkanlıklar tekrar edile edile huylara dönüşür ve can çıkar huy çıkmaz misali kalıcı olur.”

Konser, heykel ve başka adlarla kamu imkânlarını heba edenleri savunanların durumu ve savunmaları mekanizmaları bunun göstergesidir.

İktidar sahipleri bu durumu görüp tedbir almazsa hırsızları, soyguncuları, rüşvetçileri savunan grup çoğalacak ve ülkemizin yıkılmasına yol açacaktır.

Ayette belirtilir.

Bir topluluk kendindeki güzel vasıfları değiştirip kötülüğe dönüşmedikçe nimet kesilmez.

Müptezelleşenler, kinlerini din edinenler yüzünden nimet kesiliyor maalesef.

Selam ve Sabırla… 30.03.2026

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?