21 Temmuz 2026 Salı

Aptallar Olmasaydı...

Aptallar Olmasaydı...

Veysi ERKEN Dr.

“Aptallar olmasaydı tilkiler aç kalırdı” diye bir deyim vardır.

Türkiye’deki olay ve olgulara baktığımızda bu sözün ne kadar geçerli olduğunu daha iyi anlıyoruz.

Aptallar, ahmaklar olmasaydı hırsızlar, rüşvetçiler, metresler, metres edinenler, parada kuleler inşa edenler, konser adı altında hırsızlık yapanlar, heykel ve kazık dikmekten başka icraatı olmayanlar oy alıp desteklenir miydi?

Her türlü ahlaksızlığın merkezinde olanlar alkışlanır hırsızlıkları kutsanır mıydı?

Maalesef ülkemizde aptallar ve ahmaklar çoğalmıştır.

Özellikle ipleri Siyonistlerin elinde olan medya ve sosyal medya marifetiyle insanlar efsunlaştırılmış, aptal ve ahmaklaştırılmıştır.

Onun için tilkiler aç kalmıyor, ahlaksızlıklarına, hırsızlıklarına, haysiyetsizliklerine devam edebiliyor.

Bilindiği üzere Ahmak kelimesi Kur’an-ı Kerim’de “sefih/süfeha” olarak geçer.

Lûgatte sefîh (çoğulu süfehâ’), halîm kelimesinin zıddı olup “hem cahil ve ahmak hem de kaba ve saldırgan” anlamına gelir.

İmam Gazali'ye atfedilen bir kelam vardır. “eşeğin önünde, katırın arkasında, ahmağın hiçbir yerinde durma” diye.

Maalesef ademiyete dönüşmüşler ahmağın, aptalın yanında duruyor, etrafında dönüyor, adeta huşu halinde tavaf ediyor.

Olay ve olgulara bu bağlamda yaklaştığımızda akıl-ahmaklık/aptallık arasında şu ilişki kurulur.

“Aklı hiç olmayana deli denir. Aklı olup da aklını kullanmayana veya kullanamayana ahmak/aptal denir. Ahmak/aptal, aklı az, görüşü kısa, basiretsiz kimsedir.”

Hz. Musa içlerindeki ahmaklar yüzünden olsa gerek şöyle dua eder. “Ey rabbim! Dileseydin onları ve beni daha önce helâk ederdin. İçimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden bizi helâk edecek misin? Bu iş, senin imtihanından başka bir şey değildir; onunla dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletirsin. Sen bizim velîmizsin. Artık bizi bağışla ve bize acı! Sen bağışlayanların en iyisisin. A’râf-155”

Ahmaklar/aptallar akıllarını kullanmadıkları/kullanamadıklar için etrafa zarar verir. Akıllarını kullanmayanlar için ayette; “O, akıllarını kullanmayanları inkâr /rics bataklığında bırakır. Yûnus -100” Aklını kullanmayan aptallar her şeylerini kaybederler, tilkilere kaptırırlar, tilkileri kutsarlar, masum görürler ve onların esiri olurlar.

Ayetten anlaşılacağı üzere “ahmak/aptallar” bir toplumun yok olmasına ve zarar görmesine vesile olabiliyorlar.

Türkiye bunun açık delilidir.

Genel anlamda İslam ve Müslüman düşmanları “içimizdeki ahmakları/aptalları” kullanırlar, eleman olarak devşirirler ve muhtelif alanlarda kullanırlar.

Ahmak/aptal tipler düşmanın zekâ ve akıllarının etkisinde konuşur, yazar ve eylemde bulunur.

Gazeteci, vekil, sanatçı, tüccar, sanayici, akademisyen, sporcu vs. kılıklarla donatılarak toplumun içine salınır.

Bunlar toplumu yönlendirir, hantallaştırır, “hak ve hukuku”nu savunamaz hale dönüştürür.

Onun içindir ki ahmaktan/aptaldan uzak durmak gerekir.

Gazalinin ifade ettiği gibi “ahmak”ın hiçbir yerinde durmamak insani bir davranış ve faydalı eylemdir.

Birkaç kelam-ı kibar, hadis ile bitirelim kelamımızı.

“Ahmakla/aptalla arkadaşlıktan sakın. Çünkü, sana iyilik edeyim derken, zararı dokunur. Hz. Ömer”

Hatasında ısrar eden ahmaktır. Abdulhakim Arvasi”

Akıllı ile istişare galibiyet, ahmakla/aptalla istişare mağlubiyettir.”

Selam ve Sabırla… 21.07.2026

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?