Fetöitlerin Parlattığı Ahlaksız Güruh
Veysi ERKEN Dr.
İslam’la hiç ilgisi olmayan veya dönüşerek onlardan olanların tipik savunma mekanizmaları geliştirdiklerini biliyor ve görüyoruz.
Bu mekanizmaları geliştirmelerinde FetöCİA etkisi küçümsenemez.
Bunlar ahbap çavuş ilişkileriyle iç içedirler.
Fetöit dailer/propagandistler yalan, inkâr, iftira, itham yöntemleri ile talancı ahbapları, metreslileri ve metresleştirilenleri iyi parlatırlar.
Fetöitler zihinleri bulandırmaya, meydanlara çıkan ahlaksızları, hırsızları, rüşvetçileri, zimmetçileri alkışlatmaya devam ediyor.
Mankurtlaştırılmışlar da bu hırsızları, metreslerden, rüşvetten, hırsızlıktan vazgeçmeyenleri alkışlamaya, mağdur göstermeye, deterjanla paklamaya ahbap çavuş ilişkisiyle devam ediyor.
Yıllar öncesine gitmeye gerek yok.
Belediye başkanları ile ilgili yapılan soruşturmaların neticesinde açılan davalar ve istenilen soruşturma izinleri karşısındaki müptezellerin savunma mekanizmalarını bilmek yeterlidir.
Evet.
Ahbap çavuş müptezellerin savunmaları şudur.
Müptezelleşmişlere ise diyorum ve soruyorum.
Bu kadar hırsızlığı, şerefsizliği, rüşvet alışverişlerini, metres düzenini nasıl savunabiliyorsunuz.
Hiç mi değeriniz, İslam’la bağınız kalmadı.
Maalesef İslam’dan koparak müptezelleşmişler ahlaksızlaşmışlar haksızlığı, hırsızlığı, edepsizliği, tecavüzü, rüşveti savunur ademlere, şeytanlara dönüşmüşlerdir.
Kısaca İslami terbiyeden mahrum nesiller arttıkça hırsızları, rüşvetçileri, arsızları, edepsizleri, fahşayı savunan ve yaşayanların sayısı artacaktır.
Tabii ki bu artışta iyi bilinenlerin yanlış uygulamaları ve yaklaşımları da önemli rol oynamaktadır.
Eba Müslim Horasanı “Onlar, zarar vermeyeceklerinden emin oldukları için dostlarını kendilerinden uzak tuttular. Kendilerine bağlamak ve kazanmak içinde düşmanlarını yakınlaştırdılar. Yakınlaştırılan düşman dost olmadı. Ama uzaklaştırılan dost düşman oldu. Herkes düşman safında birleşince yıkılmaları mukadder oldu” tespitinde bulunmuştu asırlar önce.
Bu tespit doğrudur.
Bunun en tipik misali günümüzün hırsızlarını savunan güruha dönüşenlerdir.
İktidar mensupları kendilerini iktidara taşıyan kitleleri, İslami hassasiyetleri ve yaşayışları, az gelirli olanları terk edip, kapitalistleri, yabancı sermayedarları, Türkiye’yi sömürenleri, ahlaksız sanatçıları(!) kazanacağım diye onlara yöneldi.
Bunun sonucunda iktidarı terk eden kitle, hırsızlara, rüşvetçilere, ahlaksızlara, fuhşiyatı savunanlara, İslam düşmanlarına yönelmeye konsercileri, heykelcileri, halka hizmeti olmayanları, ahbap çavuşları savunmaya başladı.
Maalesef bu yöneliş kalıcı olmaya başladı gibi görünüyor.
Unutulmamalıdır ki, “fiiller tekrar edile edile alışkanlıklara, alışkanlıklar tekrar edile edile huylara dönüşür ve can çıkar huy çıkmaz misali kalıcı olur.”
Konser, heykel ve başka adlarla kamu imkânlarını heba edenleri savunanların durumu ve savunmaları mekanizmaları bunun göstergesidir.
İktidar sahipleri bu durumu görüp tedbir almazsa hırsızları, soyguncuları, rüşvetçileri savunan grup çoğalacak ve ülkemizin yıkılmasına yol açacaktır.
Ayette belirtilir.
Bir topluluk kendindeki güzel vasıfları değiştirip kötülüğe dönüştürmedikçe nimet kesilmez.
Müptezelleşenler yüzünden nimet kesiliyor maalesef.
Selam ve Sabırla… 15.07.2026
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?