Ahde vefa/ verilen sözde durmak
Veysi ERKEN Dr.
İnsanın, İNSAN olarak kalabilmesi, kemâle erebilmesi vahiy zemininde yaşamasına bağlıdır.
Vahye dayalı yaşama zemini ilke ve kurallarla belirlenmiştir.
Bu kuralları Allah vazetmiş ve insanların bunları davranışa dönüştürmesini istemiştir.
Bir kısmı İsrâ Süresinde şu şekilde belirlenmiş ve biz bu yazımızda “Ahde vefa/ verilen sözde durma” üzerinde duracağız
“1. Allah’ın birliğini tanımak, bir olan Allah’a inanmak,
2. Ana babaya iyi davranmak,
3. Akrabaya ve muhtaçlara iyilik etmek, hayır yapmak,
4. Hem cimrilikten hem israftan sakınmak,
5. Çocukların hayatını korumak,
6. Zinadan, fuhuştan kaçınmak,
7. Adam öldürmemek,
8. Yetim malı yememek,
9. Verilen sözü tutmak, Ahde vefa gösterin; çünkü ahid sorumluluk doğurur.
10. Ölçüyü ve tartıyı tam yapmak,
11. Bilmediği şeyin peşine düşmemek, bilgisiz hüküm vermemek,
12. Büyüklük taslamaktan sakınmak. İsrâ, 22-40”
https://www.kuranvemeali.com/isra-suresi
Evet.
Verilen SÖZ’e vefa göstermek şarttır ve SÖZ büyük sorumluluk gerektirir.
Bunun için söz vermeden iyi düşünmek, Kur’anı Kerimin ahkâmını ve Hz. Muhammed Mustafa’nın (sav) sünnetini esas almalıyız.
Vereceğimiz sözü ifa edeceğimiz gücümüz, imkânımız var mı?
Vereceğimiz sözün ahlaki ve mâli sorumluluk açısından bize bir külfeti, zararı var mı? Vereceğimiz sözün ileride bize bir olabilir mi?
Ne kadar HASBİ olursak olalım SÖZ konusunda HESABİ olmamız gerekir ve TEENNİ ile yaklaşmamız gerekir.
Teenni, “Sözlükte “beklemek, gecikmek, sebat etmek, düşünüp taşınmak” anlamlarındaki eny kökünden türeyen teennî ve yine aynı kökten enât “acelecilikten sakınma”; “hilim, vakar, sabır, yumuşaklık ve sebatkârlık” diye tanımlanır.” https://islamansiklopedisi.org.tr/teenni
Hz. Muhammed Mustafa (sav) olaylar, olgular ve getirilen haberlerle ilgili insanlara teenniyi tavsiye etmiştir. Rasulullah “teenni” ile hareket etmiş ve acelenin şeytandan olduğunu ifade etmiştir.
“Güvenilir olmayan birinin getirdiği habere inanıp mâsum insanlara zarar vermemek için haberin doğruluğunu araştırmayı emreden âyet de (el-Hucurât 49/6) hüküm vermekte acele edilmemesi ve basîretle davranılması gerektiği şeklinde yorumlanmış, bu âyet indiğinde Resûlullah’ın, “Teennî Allah’tan, acelecilik şeytandandır” buyurduğu bildirilmiştir.” https://islamansiklopedisi.org.tr/teenni
Ayet ve sünnetten anladığımız şudur.
Söz vermek büyük bir sorumluluğu gerektirir.
Bunun için SÖZ vermeden sözün bize yükleyebileceklerini hesaplamak ve acele etmeden teenni ile yaklaşmak mükellefiyetlerimiz arasındadır.
Söz vermişsek de onu yerine getirmemiz gerekir. Atalarımız “söz namustur” demişlerdir. Allah’ın vahyi dairesinde yaşayan NAMUSLUDUR.
Selam ve Sabırla…06.07.2026
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?