23 Ağustos 2026 Pazar

İslam ve Müslüman Düşmanları

İslam ve Müslüman Düşmanları

Veysi ERKEN Dr.

Türkiye İslam beldesidir ve böyle kalacaktır biiznillah.

Siyonistlerin, içimizdeki Siyonistlerin, Siyonistleşerek münafıklaşanların bütün ifsad ve fitne faaliyetlerine rağmen Türkiye İSLAM BELDESİ olarak kalmaya devam edecek, İslam yaşanacak ve insanımız topyekûn insanlara ilayı kelimetullah için nizam verecektir.

Tabii ki bunun için cehd, cihad, gayret vazgeçilmezdir.

Unutulmamalıdır ki en ufak İslamileşmeye, İslami yaşayışa tahammülleri yoktur.

İslam’a ve Müslümanlara saldırılarını genellikle kendilerine benzettikleri münafıklaşanlara yaptırmaktadırlar.

Adı Ahmet, Mehmet, Fatma, Ayşe olan bu Siyonist münafıklar Gazeteci, Bürokrat, Yargıç, Siyasetçi, Sanatçı, tüccar, sanayici vs kisvesi ile İslam, Müslümanlara kin ve nefret kusmaktadır.

Bu sapık, münafık taife kendi ahlaksızlıklarını, çıplaklıklarını, edepsizliklerini ve kararlarını İslam diye dayatmaya çalışmaktadır.

Bu ahlaksız, Siyonistleşmiş münafıklaşmış taifeye sizin bu anlayışınız, kararlarınız, giyiminiz, kuşamınız hangi ayete veya sünnete uymaktadır diye sorulduğunda söyledikleri şudur.

“Biz de Müslüman’ız”

Bunlar Müslüman değil münafıklardır.

Ayetlerde bu Siyonist münafıklar şöyle anlatılmaktadır.

“Onlara “Diğer insanlar gibi siz de iman edin” denildiğinde, “Akılsızların inandıkları gibi biz de inanalım mı?” derler. Biline ki, asıl akılsızlar onlardır, fakat bilmezler. İman edenlerle karşılaşınca “inandık” derler, şeytanlarıyla baş başa kaldıklarında ise “Biz sizinleyiz, biz yalnızca alay etmekteyiz” derler. Asıl onlarla alay eden ve azıp saparak dolaşmalarına izin veren Allah’tır. Doğruya karşılık sapkınlığı satın alanlar işte onlardır. Bu sebeple ticaretleri kâr etmemiş ve doğru yolu da bulamamışlardır.

Münafık İslam düşmanlarını anlatan bu ayetler şu şekilde tefsir edilmektedir. “Alay etmek, aldatmak, tuzaklara karşılık vermek” gibi fiillerin Allah’a nisbet edilmesi, bunları yapanları, fiillerine uygun bir şekilde cezalandırması, kazdıkları kuyuya kendilerini düşürmesi sebebiyledir; nisbet bu mânaya yöneliktir. Münafıklar durumlarını gizlediklerini ve müminleri aldattıklarını zannederek işlerini yürütürken ve bunda başarılı olduklarını düşünerek kendi aralarında müminleri alay konusu edinirken, Allah her şeyi bildiği ve Hz. Peygamber’e durumu bildirdiği için –yaptıkları, gizli kameradan ekrana aktarılan kimseler gibi– kendilerini alay konusu haline getirmektedirler. İkiyüzlülüğün dünyadaki cezası bununla da kalmamakta; kendilerini akıllı, iman edenleri de akılsız ve ahmak sananlar, kendilerine emanet edilen hayat, akıl ve irade sermayesiyle hidayet yerine sapkınlığı aldıkları için hayat ticaretini de iflasla kapatmaktadırlar.

İnsanoğlunun hayat çizgisini belirleyen âmiller yalnızca onun kendi akıl ve iradesi, kendi çabasıyla elde ettiği bilgiler değildir; bunların ve daha başka âmillerin yanında eğitim çevresinin, rahmân veya şeytandan gelen yönlendirici etkilerin önemli tesirleri vardır. Şeytanın cin türünden yardımcıları olduğu gibi insanlar arasından edindiği işbirlikçileri de vardır. 14. âyet “şeytanlarıyla başbaşa kaldıklarında...” diyerek bu saptırıcı etkiye işaret etmekte ve insanları, kimlerle beraber olduklarına, kimlerin tesiri altında kaldıklarına dikkat etmeleri konusunda uyarmaktadır. Bakara, 13- 16” https://kuran.diyanet.gov.tr/tefsir/Bakara-suresi/21/14-16-ayet-tefsiri

Hâsılı kelam.

Adı Ahmet, Mehmet, Fatma, Ayşe olan Siyonist münafıklara Gazeteci, Bürokrat, Yargıç, Siyasetçi, Sanatçı, tüccar, sanayici vs kisvelilere İslam, Müslümanlara kin ve nefret kusanlara karşı tedbir alınmalı, onlara selam verilmemeli, cenazelerine katılmamalı ve teşhir edilmelidirler ki belki tevbe ederler.

Selam ve Sabırla… 23.08.2026

 

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?