13 Eylül 2026 Pazar

Haramzadeleşenler

Haramzadeleşenler

Veysi ERKEN Dr.

İmam Şafii “Haramın en zoru başıdır, sonra kolaylaşır, sonra sıradanlaşır, sonra alışılır, sonra tatlanır, Sonra kalbe yerleşir, sonra da kalb bir başka haram arar” der.

Evet.

Geçmişte ülkücüyüm, milli görüşçüğüm, nurcuyum, tarikat ehliyim diyenlerin bir kısmımı jöntürk, ittihatçı zihniyetine evrilerek “haramzadeleştiler”.

Artık onlar başka haramlar arar haldedirler.

Artık onlar, haramları işleyen, metresleri olanları kutsayan, para kulelerini mubahlaştıran, rüşvet, irtikâp, yolsuzluk, bataklığına batanların safında olan, kursaklarından helal lokma girmeyenlerin savunuculuğunu yapan tasmalılar dönüşmüşlerdir.

Haramzadeleşenler, yanaşmalar, haramzadelerden daha fazla her yere, her yerde, her hayırlı icraata saldırıyor, yakıyor, yıkıyor, dağıtıyor, ülkeye zarar veriyor ve milletin huzurunu bozuyor.

Haramzadelere dönüştürülen bu kitle kırk haramiler gibi davranıyor, rüşvetçileri, yolsuzluk yapanları, irtikâpçıları, domuz eti yiyenleri, paradan kuleler inşa edenleri, zimmetçileri savunuyor.

Haramzadeleşenler tamamen İslam dışı bir kitleye, gayrı Müslim taifeye ve “kırk haramiler”e inkılâp etmiş durumdalar.

Haramzadeleşenlerin artık ihanet şebekesinin ihanetlerini, casusluklarını, mankurtluklarını, hırsızlıklarını kutsayan, kısaca Siyonizm dininin bir aparatı ve suç örgütü olduğunu görüyoruz.

“Atalarımız “fazla söze ne hacet” demişlerdir.

Gerçekten öyle sözler vardır ki, ciltlerle ifade edilecek kadar geniş bir muhtevanın özetidir ve en güzel izah tarzıdır. Kısa, veciz ve ihatalı bir lafzı sarf etmek her kişiye değil er kişiye nasip olur.

 “Asıl hırsızlık insan malzemesinden çalmaktır” sözü bu gerçeği anlatmaya yeter, artar.

Eskimiş ve eskitilmişlerin malzemeleri, en büyük malzemeleri olan ahlakları çalınmıştır.

Cinnet haline dönüştürüldüler.

Açıktan hırsızları, rüşvetçileri, irtikâpçıları, metresleri olanları, ülkelerini yabancılara şikâyet edip satmaya çalışanları savunuyorlar.

Eskitilmişler “Kem âlât”a dönüştürülmüşlerdir.

Kalitesiz malzemeden asla kaliteli insan meydana gelmez. “Kem âlât ile kemâlât olmaz” demiş atalarımız.

Peki, eskimişleri çalan kim?

Elbette ki Siyonist haçlı zihniyetinin aparatları.

Çaldıran kim?

Okullar, medya ve aileler.

Maalesef kötü tohumun, diken tohumlarının ekilmesine zemin hazırlanıyor ve metresçiler, paradan kuleler inşa edenler bunları ekiyor dönüştürüyor, piyasaya salıyor.

Terbiye müesseselerimizde, eğitim kurumlarımızda terbiyesizlikten başka bir şey talim edilmiyor.

İstisnalar eğitimin yanlış imalatlarıdır.

Hâsılı kelam.

“Birbirine karıştı âblarla dolaplar, âblar galip gelince döndü dolaplar” darb-ı meselinin geçerli olduğu mekânda ve zamanda politikada haramzadeleşenlerin çoğalması yadırganacak bir durum değildir. Zira kalpleri sürekli yeni haramları arar hale dönüşmüştür.

Selam ve Sabırla… 13.09.2026

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?