12 Ekim 2026 Pazartesi

Ayrıştırıyor, Çatıştırıyor, Sömürgeleştiriyor

Ayrıştırıyor, Çatıştırıyor, Sömürgeleştiriyor

Veysi ERKEN Dr.

Unutma, unutturma.

Siyonist haçlı zihniyeti, uşakları, işbirlikçileri ve piyonlarıyla birlikte milletleri, devletleri, grupları, tarikatları önce ayrıştırmayı sonra köleleştirmeyi ve sömürmeyi esas alıyor, nihai hedef olarak belirliyor.

Dünyada ve ülkemizde asırlardır sahnelenen oyun budur.

 Önce Ayrıştır, Çatıştır, Köleleştir, işgal et ve sömürgeleştir.

Asya’nın, Afrika’nın sömürgeleştirilmesi bu yöntemle gerçekleştirilmiş ve günümüzde dünyanın her bölgesinde devam ettirilmeye çalışılmaktadır.

Filistin, Gazze, Doğu Türkistan, Yemen, İran, Irak, Suriye bunun misalleridir.

Tabii ki en büyük darbeyi Türkiye’ye vurmaya çalışıyorlar. Hem dıştan hem de Türkiye’yi kuşatıyorlar, aramıza tefrikayı sokuyorlar, 15 Temmuz’da başaramadıklarını Ekonomik hayatı felç ederek, Terörsüz Türkiye ve bölge politikasını akamete uğratarak Türkiye’yi imha etmeye çalışıyorlar.

Onun içindir ki Siyonist haçlı zihniyetinin hedeflerini, yöntemlerini unutmadan, unutturmadan tedbir almak bir zorunluluktur.

Türkiye “düşman seni yok etmeden sen onu yok et” ilkesinden hareketle Siyonist haçlı zihniyetini kışlası olan İsrail’le birlikte tasfiye etmeye odaklanmalıdır.

Unutulmamalı ve unutturulmamalıdır ki Siyonist haçlı zihniyeti tefrikayı ve çatıştırmayı esas alıyor.

Siyonist haçlı zihniyetinde olanlar biliyor ve inanıyor “tevhidi”, birliği esas alan ve uygulayan milletleri köleleştirmek zordur.

Bunun için milletlerin arasında tefrikayı, ayrıştırmayı arttırmaya ve bu şekilde onları köleleştirmeye çalışır.

Haçlı seferlerinin ilkinden itibaren tarihin seyrini incelediğimizde Türkistan’da, Afrika’da, Selçuklu ve Osmanlı coğrafyalarında aynı senaryonun sahnelendiğini görüyoruz.

Gazze, Filistin, Venezuela, Ukrayna, Afganistan’da, Yemen’de, Lübnan’da ve dünyanın bütün topraklarında işlenmekte olan cinayetler, katliamlar, soykırımlar, işgaller, sömürüler bunun göstergeleridir.

Siyonist haçlı zihniyeti “farklı aidiyet”ler, gelirler, renkler, kavmiyetler, cemaatler, vs. üzerinde toplumları ayrıştırır, kışkırtır ve ülkeleri dağıtır.

Siyonistlerin aparatı, uşağı ve kölesi olanlar akademisyen, parti başkanı, gazeteci, tüccar, sanayici, sanatçı vs kisvesiyle insanları kışkırtmaya, bölmeye ve parçalamaya vesile edilir.

Milletimiz ve bütün iyi insanlar bu habis ruhluları, yılanları, çıyanları, Siyonistlerin uşaklığını yapanları bilmek ve tedbir alarak onları tecrit etmek mecburiyetindedir ki dünyada huzur ve sükûn olsun.

Aksi takdirde milletlerin arasında tefrika mikrobu yayılır ve milletlerin birliği ve huzuru biter.

Ayrışarak köleleşir.

Ayette; “Hep birlikte Allah'ın ipine (kitabına, dinine) sımsıkı sarılın. Parçalanıp ayrılmayın. Allah'ın üzerinizdeki nimetini düşünün. Hani siz birbirinize düşmanlar idiniz de, O, kalplerinizi birleştirmişti. İşte O'nun (bu) nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi O kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki, doğru yola eresiniz. Âl-i İmrân-103” belirtilir.

Demek ki, Allah “tevhid”i emrediyor, “tefrika”yı zemmediyor.

Siyonist haçlı zihniyetinin tuzaklarına düşmeyin, ayrışmayın buyuruyor.

Parçalamayı, ayrıştırmayı, işgal etmeyi, köleleştirmeyi hedefleyen Siyonist haçlı zihniyetlilere ve uşaklarına karşı uyanık olmak ve kılıçlarımızı parlak tutmak mecburiyetindeyiz.

Tapınak şövalyelerinin ve uzantılarının ayrıştırıcı politikalarını tespit edilip hayatımızdan çıkarabildiğimiz an kurtuluşun adımı atılmış olur.

Kısaca melun zihniyet tefrika ağlarını İslam coğrafyasında, şehirlerimizde örmeye çalışmaktadır, örmektedir.

Felahımız mümkün mü?

Elbette mümkündür.

Felahımız Siyonist haçlı zihniyetinin maşaları ve taşeronları marifetiyle dünyada oluşturduğu “tefrikacılık” zemini kurutmak ve “tevhid” anlayışını hâkim kılmakla mümkündür.

Bilinmelidir ki Allah, tefrikaya düşmeden, Siyonistlerin senaryosuna göre sahnelenen oyunda piyon olmadan tevhidi yaşayanları sever.

“Bilin ki Allah kendi yolunda sağlam örülmüş bir duvar gibi kenetlenmiş saflar halinde çarpışanları sever. Saff-4

Selam ve Sabırla… 12.10.2026

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?