10 Temmuz 2018 Salı

Sayın Başkan: Evet, Mazeret Yok


Sayın Başkan:  Evet Mazeret Yok

Veysi ERKEN

            Cenabı Allah’ın nusretiyle yeni bir yönetim sistemine geçiş sağlandı.
            Dua, salâvat, tehlil ve tekbirlerle merasimi gerçekleşti ve ilk kararname ile teşkilat yapısı değiştirildi.
            “Halka rağmen halk için” diyen zihniyet bu hızı anlamada zorlandı, zorlanacak.
            Bilinen hususlardan biri “ilk düğme nasıl iliklenir ise gerisi o şekilde devam eder” gerçeğidir.
            Konuşmanızda belirttiğiniz gibi icraat için artık mazeret yok.
            Artık oligarşik bürokratik düzen veya vesayetten şikâyet edilecek bir durum söz konusu değil.
            Halkımız tam yetkiyi verdiğine göre, doğru, tam, adil icraat beklemek hakkımız.
            Bahsi geçen niteliklerle donanmış bir yönetim modelinin oluşması için makam ve mevkilere atanacak kişilerde bilgi, beceri, adalet, ahlak, merhamet gibi niteliklerin olması gerekir.
            Bu niteliklerle donanmış kişilerin yerine liyakatsiz ve kifayetsizlerle makamlar doldurulursa iyi ve doğru kabul edilen ilke ve kurallarla  yönetim zıvanadan çıkarılabilir.
            Bu bağlamda ilk defa oluşturulan bakanlık, kurul ve ofisler nitelikli ve kifayetli şahsiyetlerle kaim hale getirilmelidir.
            Tabii ki, sadece üst yönetim unsurları ile işler doğru yürümez.
            Alt yönetim birimleri ile ilgili düzenlemeler de kısa bir zaman diliminde yapılmalı, mahalli idareler ve akademik dünya yeniden tanzim edilmelidir.
            Yıllardır başkanlık sistemi üzerinde kafa yoran, yazı yazan ve siyaset dünyasına ileten biri olarak zaman zaman uyarılarımı ve tekliflerimi bu köşeden dile getirmeye devam edeceğim inşallah.
            Bizim bir tek emelimiz vardır.
            O da ülkemizin güçlü olması ve adaletle dünyaya yön vermesidir.
            Bu bağlamda uyarılarımız hesabi değil, hasbidir.
            Katkılarımız insanımızın mutluluğu, refahı ve ahlaklı yaşamasına vesile olabilir ise seviniriz.
            Hakkın rızası için yapılan her şey, söylenen her söz, yazılan her kelime değerlidir ve bir kısmı sadaka-i cariyedir.
            Lafı uzatmaya gerek yok.
            Konuşmanızda belirttiğiniz gibi artık mazeret yok.
            Yeni yönetim sistemi mazeret üretme değil, adil icraat yeridir.
            Böyle bir icraat güçlü Türkiye’nin güçlü kültürünün ihyasını sağlayacak inşallah.
            Belki hatırlarsınız.
            Aylar önce siyasi ve ekonomik iktidarı sağladığınızı ancak kültürel iktidarı sağlayamadığınızı ifade etmiştiniz.
            Gerçekten yaşayışta ve düşünüşte iflas halindeyiz. İslami duyuş ve yaşayış bitirilmiş durumda.
Yaşayışımız içi boşaltılmış kavramlar üzerinde inşa edilmiş ve kofluk medya yoluyla teşvik edilir durumda.
            Bilhassa Milli Eğitim Bakanlığı, Millet Kıraathaneleri ve Öğretim kurul ve ofisine atanacak personelle kültürel ihya ve inşa gerçekleştirilebilir.
            Sayın Başkan
            Evet, doğru ifade ettiniz.
            Mazeret yok.
            İlayı Kelimetullah davasında nizamı-ı âlemin inşası için durmak ve mazeret yok, icraata devam.
            Selam ve Sabırla...

            NOT: Doksanlı yıllardan beri tanıdığım Ziya Selçuk Beyin Milli Eğitim Bakanlığı görevine getirilişini tebrik ediyorum. İnşallah hayırlı icraata imza atar. Kültürel iktidarın inşasında tuğla ve harcı olur. Bu konuda ve her konuda bize danışan herkese fikrimizi rıza-i bari için söyleriz. Yol gösteririz. Duruşumuz hesabi değil, hasbidir.

5 Temmuz 2018 Perşembe

Sayın Başkana Açık Çağrı


Sayın Başkana Açık Çağrı

Veysi ERKEN

            Sayın Başkan!
            24 Haziran 2018 tarihi ülkemiz için bir dönemin başlangıcıdır.
            Yeni bir yönetim sisteminin ilk cumhurbaşkanı olarak seçilmenizin ülkemiz ve bütün insanlık âlemi için hayırlara, iyiliklere ve güzelliklere vesile olmasını Cenabı Allah’tan niyaz ediyorum.
            Zorlu bir seçim süreci nihayete erdi. Özellikle ülkemizin gelişmesini, müreffehleşmesini ve dünyaya adaletin tesisi için çaba göstermesini engellemek isteyen şer odakları bütün elemanlarını, piyonlarını, maşalarını ve uşaklarını topyekûn devreye soktukları bir seçim süreci geride kaldı.
            Hamdolsun.
            Seçim sonucu iyi oldu ve ilk başkan seçildiniz.
            Yıllarca merhum Muhsin Yazıcıoğlunun partisinde MKYK üyesi ve Yüksek İstişare Kurulu Başkanlığı yapmış bir akademisyen olarak doğruluğuna inandığım her şeyi desteklemeye, yanlış bulduğum her şeyi reddetmeye çalıştım.
            Bizler “Cenabı Allah’ın birliği ve Hz. Muhammed’in (s.a.v.) risaleti dışında tartışılmazı olmayanlar” olarak hakkın ve hakikatin yanında olduk.
            2007 yılındaki seçim sonuçları itibarıyla cumhurbaşkanlığı seçimleri ve akabindeki halk oylamaları ve seçimlerdeki tutumumuz açıktır.
            Aynı şekilde 2014’te ilk cumhurbaşkanlığı seçildiğinizde de aynı tavrı sergilemiş ve o günün yöneticilerini uyarmıştım.
            Özellikle 16 Nisan halk oylaması ve akabinde gerçekleşen 24 Haziran seçimleri ülkemiz için bir dönüm noktası olmuştur.
            Yeni bir yönetim sistemi devreye giriyor. Ancak seçim döneminde hem aday belirlemede hem de seçim sürecinde yanıltıldığınızı düşünüyorum.
            Özellikle haşhaşi guruplarla iltisaklı olabilecek bazı kişilerin aday gösterilmesi ve seçim sürecindeki zafiyet sonucu olumsuz yönde etkilemiştir. Bilhassa partinizde görünüp de aleyhinize çalışanların sayısı yüz binlerle ifade edilebilir. Bürokraside olanlar da işin cabası.
            Seçim bitmiş.
            Bunu tartışacak değilim.
            Bilesiniz ki, uyarılarımız hesabi değil, hasbidir.
            İsterim ki, Türkiye dünyaya adaletle damgasını vursun.
            Bunun için hasbi insanlara ihtiyaç vardır.
            Bilinmelidir ki, ilke ve kurallar ne kadar iyi ve doğru olursa olsun onları kullanacak kişiler yetersiz, liyakatsiz, art niyetli ve kötü olursa yönetim başarılı olamaz.
            Yeni yönetim sisteminin ilkeleri 16 Nisan öncesine göre daha iyidir. Oligarşik bürokrasiyi kırabilirsiniz.
            Ama görüyorum ki, kuzgunlar yer kapmak için etrafınızı kuşatmaya çalışıyorlar. Gerek bakanlıkların gerekse çalışma ofislerinin oluşturulmasında ve personelin istihdamında seçici davranmanız gerekir.
            Tavsiyem efendimci olmayan ve beklenti içine girmemişlere danışmanızdır. Hatta danışacağınız kişiler fahri olmalıdır bence.
            Aksi takdirde yapmak istediğiniz icraatların aksine size iş yaptırırlar.
            Birkaç örnek verecek olursak, Seçimden önceki icraatlardır. Çıkarılan kanunlarla 36 bin öğretim üyesi küstürülmüş, milyonlarca gencin beklentisi heba edilmiş, vekillere birkaç implant kazandıracağız diye imajınız zedelenmiştir.
            Bunlarla ilgili verebileceğim misaller çoktur.
Etrafınız sizi yanıltıyor.
Yeni dönemde yeni başlangıç yapınız ve bu başlangıç etrafınızı sizi yanıltanlardan temizlemiş olsun.
Sayın Başkan!
Bizler “veşavirhum fil emr” emri ilahisine uyanlarız.
Bu emre uygun olarak hasbi olanlara danışırsanız, Türkiye’nin dünyada adaletin tecellisi için öncü rol oynayacağına inanıyorum.
Umarım ki, danıştıklarınız bu yazımı ve talebimi size iletirler.
Hâsılı kelam.
Halkın teveccühü ile bütün şer ittifaklara ve şerirlere rağmen tekrar cumhurun “Başkan”lığına seçilmenizi tebrik ediyor, hayırlara, iyiliklere ve güzelliklere vesile olmasını cenabı Allah’tan niyaz ediyorum.
Selam ve Sabırla...

CHP’deki Gelişmeler

Dostlar soruyor.
CHP hakkında ne düşünüyorsun.
Defalarca yazdım.
Kanaatim aynıdır.
Deniz Baykal’ın gitmesi, Kemal Kılçdaroğlunun gelmesi, Kemal’in gitmesi Muharremin gelmesi vs. CHP için bir şeyi fark ettirmez.
Çünkü CHP’nin temel ilkesi “halka rağmen halk için”dir. Jakobendir. Tepeden inmecidir.
Bu ilke ve zihniyet terk edilmedikçe CHP’den bu ülkeye hayır gelmez.
Bu anlamda CHP hakkında bir şey düşünmüyorum.
Yıllar önce yaptığım teklif geçerlidir.
CHP’liler toplanıp partiyi fesh etmeleri gerekir.
Bunu başarırlarsa hem kendilerine hem de ülkemize hayırlı bir iş yapmış olurlar.
O zaman yeni bir isim, yeni ilkeler ve zihniyetle yeni bir başlangıç yapabilirler. Başka çıkış yok.