14 Ağustos 2022 Pazar

Uyan, Diren, Özgürleş

 Uyan, Diren, Özgürleş

Veysi ERKEN

Kütle, kendisi için –iyi veya kötü- özel sahalara dayalı hiçbir hedef seçmeyen, kendini “herkes gibi hisseden”, ve bu halin kendisini, gerçekte herkes gibi hissetmekle kendisini mesut hisseden herkestir. Ortega Y Gasset, Kütlelerin İsyanı, S.18.

Farkında olmak başarmanın ilk basamağıdır. Alperenlerin olup bitenin farkında olduğunu gözlemledim Palamutbükü’nde.

Gençlerle olmak, onlarla hemhal olmak, halleşmek ve bilgileri paylaşmak geleceğimiz için elzemdir.

Dostlarla birlikte bunu yapmaya çalıştık.

Gençlik... Heyecandır, duygudur, gayrettir, fedakârlıktır, paylaşmaktır. Kısaca bilenler için gençlik Ahîliktir.

Palamutbükü’nde bunu hissettim Mahmut’la, Murat’la, Cebrail’le, Fatih’le, Ercan’la, Selçuk’la, Okan’la, Yusuf’la ve isimlerini sayamadıklarımla.

Alperen gençlik âleme nizamât vermek iddiasındadır. Alperenin zorbalığa karşı koyma gücü, grubunun Kur’an ahlakına dayanan kimliğini taşımasından doğmaktadır. Bu kimlik sayesindedir ki, Alperen mazlumların sesi olma gayretindedir. Alperen mazluma Yunus zalime Yavuz, mazluma Umut zalime Korkudur. Alperen mazlumun sesine kulak verir ve “uyan, diren, özgürleş” taleplerini gerçekleştirmeye çalışır. O hiçbir tasmayı kabul etmez.

Mazlumun tasmalaşmasına rıza göstermez.

Alperen bireyi Kur’an ahlakı, mozaik olmayan ebruli İslam toplumunu iyiliği emretme kötülükten sakındırma düsturu ile diri tutmanın çabasındadır. O kötülüklere ve kötülülere karşı direncin sembolüdür. Merhum Nurettin Topçunun deyimi ile kötülere karşı İsyan ahlakı ile ahlâklaşmıştır Alperen.

Alperen Tonilere, Conilere ve yardakçılarına karşı boykot şuurundadır.

Alperen kendini ve Müslümanları ısıran köpeği beslemez, efendilerini boykot eder.

Alp eren

Dinine,

Diline,

Tarihine,

Yaşayışına,

Örtüsüne,

Eğitimine karışanı affeder ama asla unutmaz.

Alp eren bilir ki, unutmak pusudur.

Unutmak köleliktir. Direnmek özgürlüktür. Boykottan vazgeçmek bir zaafiyettir.

Alperen zayıf iradeli değildir. Boykotunu tek başına kalsa bile devam ettirecek ve başkalarına telkin edecek kadar iradelidir.

Palamutbükü’nde gençler soruyorlar. Ne kadar özgürlük ve ne kadar boykot?

Cevabım tektir ve nettir.

Önce beynin özgürlüğü sonra sınırsız hürriyet ve sınırsız boykot.

Beyni özgür olan birey zalimlerin mallarını, gazetelerini, televizyonlarını, üretimlerini, ziyaretlerini, sohbetlerini, cenazelerini boykot eder.

Alperen özgür beyinli bireydir, o enayi değildir ki, zalimlerin, hırsızların, hortumcuların İslam düşmanlarının cenaze namazlarını kılsın, gazetelerini alsın ve kendisine küfrettirsin.

Alperen güzel insandır. O Kur’an ahlakıyla ahlâklaşmıştır. Kur’an’da ifade edildiği gibi sözü sonuna kadar dinler ve en güzeline uyar. Kimsenin ifade ve inandıklarını yaşama özgürlüğünü kısıtlamaz. Alperen için özgürlüğün sınırı Hududullahtır. Beşer iradesiyle geliştirilmiş kısıtlamaları reddeder.

Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? İlahi kelamından hareketle kimsenin bilgi edinme ve beceri kazanma özgürlüğünü kısıtlamaz, kısıtlamak isteyen despotlara direnir, onları boykot eder. Böylece ülkeyi kamusal alan zırvalarıyla belene kampına çevirenlerin oyununu boşa çıkarır.

Bilinmelidir ki, ülkemizde özgürlüğü istemeyenlerin tamamı İslam düşmanlarıdır. Bir kısım Müslüman gafletinden dolayı onlara maşalık eder.

Alperen asla maşa olmaz. Bilakis özgürlük düşmanlarını teşhir eder ve onların hayatımızdan çıkarılması için toplumda boykot şuurunun gelişimine katkı sağlar. Çünkü Alperen kütlenin unsuru değil düzenleyicisidir.

Düzenleyicilik kütleyi sömüren, köleleştiren, hortumlayan, ahlaksızlaştıran zihniyetin

mensuplarını ve itaatkârlarının boykotunu gerektirir.

Boykot direnmektir. Direnmek zaferdir.

Direnmek kartelcilerin müsveddelerini almamak, marketlerinden alışveriş etmemektir.

Boykot kavramı genişledikçe güzel vatanımızda hayatı bize zehir etmek isteyen Boğazdaki aşireti oluşturan Sabatayist çetenin hâkimiyeti kırılacaktır.

“Kur’an ahlakı” ile ahlaklanmış bireylerden oluşmuş ebruli İslam toplumunun oluşumu ancak bu yolla gerçekleşir.

İlayı Kelimetullah doğrultusunda Nizam-ı Âlemin gerçekleşmesi ve hayatımızı -zihin, iktisat, kültür ve ruh boyutuyla - esaret altına alma gayreti ve çabası içinde olan dış bağlantılı Sabetayist Boğazdaki aşiret ve şürekâsının şerrinin bertaraf edilmesi insanımızın boykot şuuru ile donanmasına bağlıdır.

Bu şuurlandırma sürecinde yer almak, uyanmak, direnmek ve özgürleşmek her müminin,  Alperenin görevidir.

Selam ve Sabırla... 27.05.2005

13 Ağustos 2022 Cumartesi

BARINMA ve YURT SORUNU TAMAMEN ÇÖZÜLMELİDİR

 BARINMA ve YURT SORUNU TAMAMEN ÇÖZÜLMELİDİR

Veysi ERKEN

Meşhur bir duamız vardır. “Allah kimseyi yersiz ve yurtsuz bırakmasın”. Bu duaya her zaman âmin diyoruz.

Yersizlik ve yurtsuzluk zordur. Gurbet sahipsizlik ile birleşirse acısı daha fazla olur. Kemalettin Kamu:

“Gurbet o kadar acı

Ki ne varsa içimde

Hepsi bana yabancı,

Hepsi başka biçimde” diye özetler.

Bunun için diyoruz ki, gurbette olan öğrenciler bir de yersizlik ve yurtsuzluk ızdırabını yaşamamalıdır.

Bu konuda yıllardır yazı yazıyorum.

Bilhassa fetö denilen iblislerin yurt ve barınma sorununu nasıl istismar ettiklerini hepimiz biliyoruz.

O dönemde de yazı yazmıştım.

Yurtlarına el koymak yetmez.

Yeni yurtlar açmak ve talep eden her öğrenciye barınma ve yurt imkânı sağlanması gerek diye ifade etmiştim ve ediyorum.

Bilindiği üzere geçen öğretim yılının başında aynı art niyetli çevreler ve Türkiye muhalifleri tarafından “BARINAMIYORUZ” kampanyası başlatılmış idi.

“BARINAMIYORUZ” kampanyası, art niyetli olduklarından asla şüphe etmediğim kuruluşlar ve gruplarca düzenlenmiş bir “kalkışma” hareketi idi. Geçen yıl bu kalkışma provası engellendi ve bu sene erken tedbir alınmaya başlandı.

2022-2023 yılı için bu tür eylemlere fırsat vermemek için barınmak için müracaat eden her öğrencinin yeri öğrenim başlamadan önce hazır olmalıdır.

Şimdiden bütün il ve ilçeler bazında tedbir alınmalıdır. Genelge yayınlandı. Genelgede “Üniversite Öğrencilerinin Barınma İmkânları Artırılacak


Artan öğrenci sayısı öğrenci yurtlarına olan talebi artıracağı için üniversite öğrencilerinin barınmalarına yönelik il/ilçe bazlı ihtiyaç analizleri yapılacak. Barınma sorunu olan öğrencilerin tespit edilerek kamu kurum ve kuruluşlarına ait misafirhanelere yerleştirilecek, gerektiğinde sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği sağlanacak. Öğrenci yurtlarında var olan kapasitenin tam olarak kullanılması ve imkânlar ölçüsünde ek kapasite oluşturulacak. Bu kapsamda; boş durumdaki lojmanların ve yurt olarak kullanılabilecek kamu kurum ve kuruluşlarına ait binaların dönüşümlerinin ivedilikle yapılarak 2022-2023 eğitim-öğretim yılı başlangıcına yetiştirilecek.

 

Bakanlıklar Arası Koordinasyon Kurulacak


İl genelinde bulunan otel, pansiyon, apart ve özel yurtların kapasitelerinden faydalanmak üzere Gençlik ve Spor Bakanlığı ile koordine kurularak kiralanacak. Ayrıca il genelinde bulunan Millî Eğitim Bakanlığı yurtlarından boş kontenjanı olanlar imkânlar dâhilinde kullanılacak. Üniversite yerleşkesi bulunan küçük ilçelerimizdeki barınma sorununun çözümü amacıyla özel idare ve belediyeler tarafından gerekli çalışmalar yapılacak. Kapasite artırımı ve yeni kalacak yerlerin belirlenmesinin beraberinde getireceği personel, malzeme vb. ihtiyaçlar valiliklerin koordinasyonunda karşılanacak.

https://www.icisleri.gov.tr/81-il-valiligine-universitelerde-guvenlik-ve-barinma-tedbirleri-genelgesi-gonderildi

Doğru bir adım atıldı. Türkiye muhaliflerinin kusmuklarını boğazlarında bırakacak bir adım.

Üniversitelere yerleştirme işlemleri bittikten sonra öğrenci sayıları, yurt talepleri belli olacaktır.

Bütün öğrenim kurumlarının bulunduğu yerlerde imkânlar kullanılarak kalınacak ve barınılacak yerler öğrencilere bildirilmelidir.

Öğrenci öğrenimini sürdüreceği yere gönül huzuru ile gitmelidir.

Barınma ve Yurt sorununu kalıcı bir şekilde çözmek için de yükseköğretim kurumlarının bulunduğu her yerde rektörler, dekanlar, yüksekokul müdürleri, valilikler ve kaymakamlıklarla işbirliğine girerek YURT açma kampanyaları açmalı ve varlıklı insanlar devreye sokulmalıdır.

Yurtlarda barınmak istemeyenler de kendi imkân ve şartlarıyla yer bulmalı ve mutlu bir şekilde öğrenimlerine devam etmelidir.

Unutulmamalıdır ki bu memleket meselesidir.

Geç kalınmamalıdır.

Selam ve Sabırla…