2 Ocak 2025 Perşembe

Kafayı mı yedim?

 Kafayı mı yedim?

Veysi ERKEN Dr.

“Kafayı mı yedim?

Evet.

Kenan Tufanı ve Eylül fırtınasına maruz kalan bir arkadaşla yıllar sonra telefonla görüştük.

Meğerse aynı watsApp grubundaymışız.

İfadesi şu oldu.

Gazze ve Kudüs ile ilgili ne kadar yazıyorsun, sen kafayı yemişsin herhalde?

Ne diyeyim.

Senin tabirinle kafayı yemişimdir.

Doğrudur.

Allah’a şükürler olsun ki senin gibi hislerimi, heyecanımı, dava şuurumu kaybetmedim dedim.

Hatırlar mısın?

Bir zamanlar “Kanımız aksa da zafer İslam’ın”, “Çağrımız İslam’da dirilişedir”, “Rehber Kur’an hedef turan” diye haykırıyor, cehd ediyorduk.

Doğrudur ben bunları savunmaya ve yaşamaya çalışıyorum onun için senin tabirinle “kafayı yemişim”

Senin gibi hissiyatımı, heyecanımı, davamı, dava şuurumu kaybetmedim onun için kafayı yemişim.

Ben kafayı yemişim de sen hangi zokayı yuttun ve yedin.

Dünyayı mı yuttun.

Dünyanın esiri ve kölesi mi oldun?

Siyonistlerin mallarıyla mı mideni doldurdun.

Ayetlerde “Ey iman edenler! Sizi, elem verici azaptan kurtaracak bir ticareti size göstereyim mi? Allah’a ve resulüne iman edersiniz, Allah yolunda mallarınızla ve canlarınızla cihad edersiniz. Bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır. O sizin günahlarınızı bağışlar, sizi altından ırmaklar akan cennetlere, adn cennetleri içindeki güzel köşklere koyar. İşte büyük kurtuluş budur. Hoşunuza gidecek bir şey daha var: Allah’ın yardımı ve yakın bir fetih! Haydi, müminleri müjdele. Saff-10-13” buyrulmuyor mu?

Ben kafayı yedim sen ise inancını kaybettin, dünyevîleştin her halde dedim kendisine.

Maalesef azmini, heyecanını, davasını, ahlakını kaybeden, münafıklaşan, boş kütüklere dönüşenler olmuştur.

Ayetlerde Münafıklar sana geldiklerinde, “Tanıklık ederiz ki sen gerçekten Allah’ın elçisisin” derler. Senin hiç kuşkusuz kendi elçisi olduğunu Allah elbette biliyor; ama Allah tanıklık eder ki münafıklar (inandık derken) kesinlikle yalan söylemektedirler. Onlar yeminlerini kalkan edinip Allah yolundan yan çizmişlerdir. Onların yaptıkları ne kadar çirkin! Şöyle ki, onlar sözde inandılar ama gerçekte inkâr ettiler; bu yüzden kalpleri mühürlenmiştir; artık anlayıp kavrayamazlar. Onlara şöyle bir baktığında dış görünüşleri sana iyi bir izlenim verir; konuşurlarsa sözlerine kulak verirsin. Ama onlar sanki bir yere dayanmış kütükler gibidir (böyle güvendeymiş gibi görünürler). Her gürültüyü kendilerine yönelik sanırlar. Asıl düşman onlardır, onlardan korun! Allah kahretsin onları! Nasıl da haktan yüz çeviriyorlar! Münâfikun 1-4

Merhum Mehmet Akif münafıklaşan, azmini, kaybedenleri şöyle tanımlıyor.

Âtiyi karanlık görerek azmi bırakmak...

Alçak bir ölüm varsa, emînim, budur ancak.

Dünyâda inanmam, hani görsem de gözümle.

İmânı olan kimse gebermez bu ölümle:

Ey dipdiri meyyit, 'İki el bir baş içindir.'

Davransana... Eller de senin, baş da senindir!

His yok, hareket yok, acı yok... Leş mi kesildin?

Hayret veriyorsun bana... Sen böyle değildin.

Kurtulmaya azmin neye bilmem ki süreksiz?

Kendin mi senin, yoksa ümîdin mi yüreksiz?”

Hâsılı kelam.

Rabbulalemin bizleri heyecanını, hissini, davasını kaybedenlerden eylemezsin, şerlerinden muhafaza etsin.

İyi ki kafayı yemişim.

Selam ve Sabırla… 02.01.2025

1 Ocak 2025 Çarşamba

GAZZE’DE Soykırım, İşgal ve Açlık var

 GAZZE’DE Soykırım, İşgal ve Açlık var

Veysi ERKEN Dr.

GAZZE’DE

Soykırım var.

Vahşet var.

Katliam var.

İşgal var.

Yıkım var.

Açlık var.

Enkaz-ı beşer var.

Şehidler var.

Gaziler var.

Şeytanlar var.

BİR leş MİŞ m İLLETLER var.

Duyan var mı?

Duyan var mı?

Duyan var mı?

Duyan var mı?

Duyan var mı?

Duyan yok.

İşiten yok.

Gören yok.

İnsanlık yok.

Merhamet yok.

İnsanlık yok.

“Başınıza gelen her musibet kendi yapıp ettikleriniz yüzündendir; kaldı ki Allah birçoğunu da bağışlar. Şura-30

Yüzyıldır başımıza bir musibet musallat oldu. Siyonist haçlı zihniyeti Müslümanların başına musibet oldu.

Soykırım, vahşet, zulüm, kıtlık, işgal olarak yağdı.

Yâ Rab; "İçimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden, bizi helâk eder misin, Allah’ım?" A’râf ,155.

“Yâ Râb, bu uğursuz gecenin yok mu sabâhı?
Mahşerde mi bîçârelerin, yoksa felâhı!
Nûr istiyoruz... Sen bize yangın veriyorsun!
Yandık diyoruz... Boğmaya kan gönderiyorsun!
Esmezse eğer bir ezelî nefha, yakında,
Yâ Rab, o cehennemle bu tûfan arasında,
Toprak kesilip, kum kesilip Âlem-i İslâm;
Hep fışkıracak yerlerin altındaki esnâm!”

Ya rab. Biz dip diri meyyitlere acı, merhamet ve iman ver ki,  ayetlerde, vahyinde “Onlarla savaşın ki Allah sizin elinizle onları azablandırsın, rezil etsin ve sizi üstün getirsin de müminlerin gönüllerini ferahlandırsın, kalblerindeki öfkeyi gidersin. Allah dilediğinin tevbesini kabul eder. Allah Bilendir, Hakimdir Tevbe, 14-15” belirttiğin gibi GAZZELİLERİN imdadına koşalım, ENSÂR olalım ve soykırımın durdurulmasına katkı sağlayalım.

Selam ve Sabırla…01.01.2025