1 Temmuz 2025 Salı

İslam Düşmanlığı Yasaklanmalıdır

 İslam Düşmanlığı Yasaklanmalıdır

Veysi ERKEN Dr.

 tılmalıdır. Bunu derken başka dinlere düşmanlık serbest olsun demiyoruz. Bilakis her dine düşmanlık olmamalıdır “lekum dinikum veliye din” diyoruz.

Ancak şu bir gerçektir Türkiye’de dinsizlik yok, İslam düşmanlığı vardır, İslam dışı her inanca ve yaşayışa serbestlik var.

Bunun için İslam düşmanlığı yasaklanmalıdır diyoruz.

 

“Neden saldırıyorlar?

 

İslam düşmanlığının muhtelif sebepleri vardır. En başta şeytanın, Siyonistlerin, demon’un onları hâkimiyetine almasıdır. Ayetlerde “Şeytan onları hâkimiyeti altına alıp kendilerine Allah’ı anmayı unutturmuştur. İşte onlar şeytanın yandaşlarıdır. İyi bilin ki kaybedecek olanlar da şeytanın ­yandaşlarıdır! Allah’a ve peygamberine düşmanca davrananlar, işte onlar en büyük zillete uğrayanlar arasında olacaklar! Mücadele, 19-20” bu durum belirtilmiştir.

Dolayısıyla Hz. Âdem döneminden beri iyiliğin, güzelliğin, hak ve hakikatin düşmanlığı vardır. Malumumuzdur ki, iyilik, güzellik, doğruluk, Allah’a itaat ve hakkaniyete düşmanlık Hz. Âdem’in döneminden beri vardır.

Habil- Kabil hadisesi bunun ilk misali sayılır. Kabil kardeşi Habil’i öldürmüştür iyiliğin düşmanı olduğu için öldürmüştür. Bu hadiseden yola çıkarak diyebiliriz ki, hayra, güzele, doğruluğa hak ve hakikate düşman olanlar İslam’ın kutsallarına saldırıyorlar, düşmanlık besliyorlar.

Kötülüklerini sergiliyorlar.

 

Demek ki saldırıların arka planı vardır?

 

Elbette. İslam karşıtlığı ve İslam’a saldırganlık/düşmanlık günübirlik bir hadise değildir. Kabil’den, Abdullah bin Ubey'den Salman Ruşdiye, Teslime Nesrinden Trump'a, Netanyahu'dan karikatür çizerine ve bugüne kadar uzanan eylemler, bütün saldırılar/düşmanlıklar planlı ve hesaplıdır.

Haçlı seferlerini başlatıyorum ifadesi, Gazze’deki soykırım, Doğu Türkistan’daki vahşet İslam karşıtlığının planlı olduğunu göstermeye yeterlidir.

 

İslam karşıtlığı bir merkezden idare ediliyor diyebilir miyiz?

 

İslam karşıtlığının muhtelif sebepleri olduğu gibi birbiriyle irtibatlı muhtelif merkezleri de vardır denilebilir.

Ancak ana kumanda merkezinin bir olduğu söz konusudur.

İslam düşmanlığının en organize olduğu ve organize edildiği yer Siyonist Tapınak Şövalyelerinin merkezidir.

Bu merkez ve bağlı merkezler esasında din/İslam kavramına karşıdırlar. Bunu doğrudan dillendiremedikleri için kılıktan kılığa giriyorlar. Hıristiyanlığı ve Yahudiliği tahrip ettikleri gibi İslam’ı da tahriple uğraşıyorlar. Ilımlı İslam, Türk Müslümanlığı vb görüşler tahrip çalışmalarının görüntüleridir. Bu merkezler İslamî hayatı yok etmek için her yolu, her yöntemi ve her kişiyi kullanmaya çalışıyor. Özellikle medyadaki şeytanlara bakın bunları göreceksiniz.

 

Demek ki, İslam karşıtlığı sadece batı ülkelerinde değil?

 

Kesinlikle. İslam karşıtlığı batıda olduğu gibi İslam ülkeleri denilen her yerde vardır. Türkiye başta gelen ülkelerdendir.

Siyonist tapınakçılar İslam ülkelerinde, Türkiye’de de satın aldıklarını ve kendilerinden olanları finanse ederek İslam karşıtlığını sürdürürler. Ülkemize medyalarını, trollerini incelemek ve faaliyetlerine bakmak yeter.

 

Nasıl?

 

Ülkemizdeki uygulamaları inceleyelim yeter. Bugün medya, politika, bürokrasi ve diğer eksenlerde korkunç bir İslam karşıtlığı vardır. Her fırsatta kinlerini kusuyorlar. Yazar adı altında kusmuğunu kusan medya şeytanlarından tutun, emir kuluyum diyen bürokrata kadar her kesimde İslam karşıtlığı hâkim.

 

Başka yerlere bakarak ülkemizdeki gerçekleri görmüyoruz diyebilir miyiz?

 

Esasında diğer ülkelerdeki karşıtlık ve düşmanlığı gördüğümüz gibi ülkemizdeki düşmanlığı da gören ve bilenler vardır. Ancak azgın azınlık Siyonistlerin uşaklarının, işbirlikçilerinin, kitlenin etkisi ve yetkili konumlara getirilmeleri sebebiyle bilenlerin etkisi azdır, yok hükmünde denilebilir.

Kısaca bilen, gören ve sesini kitlelere duyurmak isteyenlerin sayısı az ve sesleri kısık. Kitleler maalesef İslam karşıtlarını besliyor?

 

Nasıl yani?

 

İstatistiklere baktığımızda halkın %99’u Müslüman deniliyor. Medya ve diğer alanlara baktığımızda ise durum tam tersi. Bugün medya denilen gazete, radyo, televizyon vb. araçlar, ticaret vs. İslam karşıtlarının elinde ve bunları besleyen Müslüman kitle.

Esasında Müslüman’ım diyenlerin “seni ısıran köpeği besleme” anlayışından hareketle İslam karşıtlarını ve düşmanlarını beslememesi gerekir. Halk bu şuurla hareket ederse zafer kolaydır. Allah, yardımını ve lütfunu esirgemez.

 

Ne yapılmalı?

 

Din/ İslam düşmanlığının tamamen yok edilmesi mümkün değil. Hangi tedbiri alırsanız alın veya hangi kanunu çıkarırsanız çıkarın din düşmanlığının tamamen ortadan kalması söz konusu değildir. Ancak tedbir alınarak azaltılabilir. İlim adamları ve siyasetçiler din düşmanlığını azaltmak için kanunların çıkarılmasını sağlamalıdır. Bütün dinler için düşmanlık hukukî düzenlemelerle yasaklanmalıdır.

Unutulmamalıdır ki, özgürlük kutsala hakareti ihtiva etmez. İnkâr ayrı şey hakaret ayrı şeydir.

İslam inancına göre insanlar tebliğle görevlidirler. Müslüman dinini rahatlıkla yaşayabilmeli ve tebliğ edebilmelidir. Bu başka din mensupları için de geçerlidir. “Lekum dinikum veliye Din” ayeti hâkim kılınmalı ve “bir nefsi haksızca öldürmek bütün insanlığı öldürmek, yaşatmak bütün insanlığı yaşatmak gibidir” ayeti gönüllere nakşedilmelidir.

 

Kısaca hakaret ve şiddet değil tebliğ serbest olmalı diyebilir miyiz?

 

Elbette diyebiliriz. Tebliğ ve yaşayış serbest ise hak mutlaka yerini bulur. Müslüman’ın vazifesi budur. Siyasetçiler bu ortamın uluslar arası platformlarda oluşmasına katkı sağlamanın yollarını bulmalı ve bütün uluslar arası kuruluşları devreye sokmalıdır. Ama öncelikle ülkemizdeki İslam karşıtlığı ve düşmanlığı bitirilmeli ve gereken kanuni düzenlemeler yapılmalı ve İslam düşmanlığı tasfiye edilmelidir.

 

Öncelikle evimizin önünü temizleyelim

 

Öncelikle ülkemizdeki pislikleri temizlememiz gerekir. Halk kendini her gün ısıran medyayı ve şeytanlarını beslememeli, mallarını almamalı, onları her şeyleriyle boykot etmeli, kendine eziyet edenleri kutsamamalı ve İslam’ı kaynaklarından öğrenme yoluna gitmelidir. Bununla birlikte siyasileri de İslam düşmanlığı ve karşıtlığı yapanlara karşı tedbir almaları için zorlamalıdır. Zorlama boyun eğen siyasileri desteklememekle olur.”

Selam ve Sabırla… 01.07.2025

Esfeller İslamî Olan Her şeye Saldırıyor

Esfeller İslamî Olan Her şeye Saldırıyor

Veysi ERKEN Dr.

Gayrı Müslim, ahlaksız, Siyonistler, uşakları ve işbirlikçileri İslam’a ve Müslümanlara saldırılarını her gün arttırıyor.

Bir gün otobüslerde başörtülülere saldırıyor, bir gün hutbeleri bahane ederek kinini kusuyor, bir gün sanatçı kılığına bürünerek fuhşunu, çıplaklığını dayatıyor, toplumun ahlakını bozuyor, bir gün politikacı sıfatıyla Kur’an öğretiminin yasaklanmasını talep ediyor, yazar, çizer yaftasıyla karalamalarda bulunuyor.

Bir paçavranın, tuvalette bile kullanılamayacak bir paçavranın hezeyanı da İSLAM düşmanlığının tezahürüdür.

“Şeytan onları hâkimiyeti altına alıp kendilerine Allah’ı anmayı unutturmuştur. İşte onlar şeytanın yandaşlarıdır. İyi bilin ki kaybedecek olanlar da şeytanın ­yandaşlarıdır!

Allah’a ve peygamberine düşmanca davrananlar, işte onlar en büyük zillete uğrayanlar arasında olacaklar! Mücadele, 19-20”

Şeytanın, Siyonistlerin hâkimiyetlerine aldıklarından saldırıdan, ahlaksızlıktan, çıplaklıktan, bozgunculuktan başka bir şey beklenmez.

Şeytanın, iblisin, siyonistin hâkimiyetinde olan “azgın azınlık” mensubu kişi varsa hakaretleriyle saldırganlıklarıyla, kötü eylemleriyle, medyadaki mülevves karalamalarıyla birlikte topyekûn saldırıya geçiyor.

Bunlar bir çete ve sahipleriyle birlikte ağır cezalara cezalandırılmalıdır.

Partileri, gazete, dergi denilen mülevveslikleri, dernekleri kapatılmalıdır.

Tek tek sıralamaya gerek yok.

Son bir kaç aylık eylemlere, çiziklerine, konuşmalarına bakmak ve olanları tahlil etmek yeterlidir.

Bilindiği üzere yeryüzünün bütün karelerinde gerçekleri tersyüz etmek “Siyonist haçlı Çetesi”nin ve şeytanların temel görevi ve işidir. Yaptığı veya yaptırdığı katliamları, soygunları, hırsızlıkları, edepsizlikleri ve fuhşiyatı masumların sırtına yıkma işini iyi becerir. Müslümanlara ve İslam’a saldırmakta mahirdirler. Bu iş ve görev genel olarak münafık, müfsit,  murted “maşa”lar marifetiyle gerçekleştirilir.

Roger Garaudy bu “maşa”ları “kin vaizleri” olarak nitelendirir.

Evet.

Siyonist’in ve şeytanların uşakları ve işbirlikçileri olan  “kin vaizleri” yeryüzünün her yerinde bulunmaktadır.

Ülkemizde, merkezleri Londra’da, Paris’te, Waşington’da, Newyork’ta veya başka yerlerde bulunan şebekelerin “kin vaizleri” olan elemanları cirit atmakta, muhtelif araçlarla İslamî olan her şeye ve Müslümanlara saldırmakta ve hayatı Müslüman insanımıza zehir etmektedir.

Öğretim üyesi, bürokrat, sanatçı, gazeteci, patron, parti yöneticisi vb. kılıklı bu münafık, müfsit “kin Vaizleri”nin ortak niteliği “İslam ve Müslüman Düşmanı” olmalarıdır.

Özellikle gazeteci, bilim adamı, sanatçı veya parti yöneticisi kılığına girmiş “kin vaiz”lerinin düşmanlığı had safhada olduğu gözden ırak değildir.

Yapılan şerefsizlikleri, hıyaneti ve soygunu örtmek ve gündemden düşürmek için başvurmadıkları yöntem yoktur.

Karikatür denilen çiziktirme de bu yöntemlerden biridir.

Nasırlarına dokunuldu mu viyaklamaya başlarlar.

Medyanın ekseriyetine sahip olduklarından viyaklamalarının tonu ve dozu yüksek olur.

Neredeye her gün bir veya birkaç elemanı vasıtasıyla yeryüzünün ve ülkemizin bir yerinde İslam’a ve Müslümanlara saldırmaktadırlar.

Bu çetenin Türk ve Müslüman kılıklı elemanlarının ortak paydası, İslam’ı hayattan silmektir. Bu şerefsiz çetenin kin vaizleri, ne Siyonist şebekenin misyonerlerini, ne de diğer haçlı misyonerlerini görür. Onların varsa yoksa dertleri İslam’dır. İslam’ı gönüllerden, hayattan ve yeryüzünden silmektir. Türkiye'de dinsizlik yok, Türkiye’de İslâm düşmanlığı var”

Evet.

Gayrı Müslim dinliler, münafıklar, müfsitler, murtedler İslâm’a ve Müslümanlara saldırıyor. Yüzyıllardır kin ve nefretlerini kusuyorlar. 

Bunlar en ağır cezalara çarptırılmalıdır ki, milletin yakasından düşün.

Selam ve Sabırla... 01.07.2025