10 Şubat 2026 Salı

Rehber’e Uymak

Rehber’e Uymak

Veysi ERKEN Dr.

Eşyanın kullanımı için “kılavuz, rehber”ler hazırlanır da insanın hayatının idamesi için REHBER olmaz mı?

Elbette ki, insanı yaratan, Rabbulalemin olan ALLAH, insanoğlu için REHBER hazırlamış, peygamberlerine vahiyle bildirmiş ve REHBER’İN insanlara ve cinlere tebliğ edilmesini istemiştir.

Ayetlerde “İşte kitap; onda asla şüphe yoktur. O, günahtan sakınanlar için bir rehberdir. (Onlar) gayba iman ederler, namazı kılarlar, kendilerine verdiklerimizden hayra harcarlar; Sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler ve âhirete de onlar kesin olarak inanırlar. Rableri tarafından gösterilen doğru yol üzerinde olanlar ancak onlardır ve kurtuluşa erenler de yalnızca onlardır. Bakara, 2-5”

Ve.

“Bunlar, güzel işlerin peşinde olanlara hidayet ve rahmet kaynağı olan hikmetli kitabın âyetleridir. Namazlarını özenle kılan, zekâtı veren ve âhirete kesin olarak inananlar; İşte onlar rableri tarafından gösterilen doğru yol üzerindedirler; kurtuluşa erenler de yalnız onlardır.  Lokman, 2-5”

KUR’AN-I KERİM rehber olarak tebliğ edilmiş ve huzurlu bir hayat için REHBER’e uyulması istenmiştir.

Unutulmamalıdır ki, ferdi ve içtimaî hayatımızı rehber olan KUR’AN-I KERİM’E uygun tanzim ettiğimiz ölçüde mamur olur.

Bizi yetiştiren, yol gösteren “sadat” ve kübera” kabul edilenler REHBER olan KUR’AN-I Kerim’e uydukları müddetçe anlam ifade ederler.

Bilindiği üzere içtimai hayatımızda bize yol ve yön gösterenler hep olmuştur ve olacaktır.

Çocukluk döneminde en çok yol ve yön gösteren anne, baba ve yakın çevresidir.

Günümüzde yakın çevreye internet ortamı ve televizyon hâkim olmuştur desek mübalağa etmiş sayılmayız.

Tabii ki, hayatımızı kurgularken örnek aldıklarımız ve takip ettiklerimiz olacaktır.

Rabbulalemin takip ettiklerinizi yanılmaz olarak görmeyin. Aksi takdirde sizi yanıltabilir ve cehenneme gitmenize yol açabilir diyor.

Şahsen hep bu şekilde düşündüm. Kur’an-ı rehber edindim. Kusurum ve hatam olabilir. Ancak gruplarda büyük dediklerimizle yol arkadaşlığımız hep bu minvalde oldu.

Bizim anlayışımıza "açıklık en doğru yoldur" düsturu hâkim oldu.

Bu bağlamda, Kur'an'ı Kerim'i okuduğumuzda bize yol gösteren, gösterdiğini zannettiğimiz "Sadat" ve " Kübera" kavramlarıyla karşılaşırız.

Ayetlerde: "Yüzleri ateşe çevrildiği gün, "Keşke Allah’a itaat etseydik, resulü dinleseydik" diyecekler.

Ve ekleyecekler: "Rabbimiz! Biz efendilerimizi ve büyüklerimizi dinledik, onlar da bizi yoldan saptırdılar. Rabbimiz! Onlara iki kat azap ver ve onları ağır bir şekilde lânetle!" Ahzab 66-68" diye belirtilir.

Bu ayetler yönetici ve büyüklerin konumunu ve hangi durumlarda onlara uyulup uyulmayacağı açıkça belirtiyor.

Umarım ki, içinde bulunduğumuz yapıların büyük ve yönetici konumundakilerini bu ayetler ışığında değerlendirerek, yanılmaz olarak görmeyiz, Kur’anı rehber edinmeye devam ederiz ve onu mahcur, terk edilmiş bırakmayız.

Yöneticilerimizi ve büyüklerimizi ve herkesi KUR’AN-I KERİM’in rehberliğinde sorgulayalım.

Merhum bir büyüğümüz falan yeri ve yöneticiyi niye terk ettin diye sorduklarında, "İmam imanı terk etti, ben de imamı terk ettim" diye cevap vermişti.

Merhum büyüğümüzün ifadesiyle KUR’AN-I KERİM’İ rehber edinmeyenleri, rehber olmaktan çıkaranları, Kur’anı Kerimi terk edenleri bizler de terk edelim.      

Selam ve sabırla... 10.02.2026

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?