Sapmalar Neden Başlar
Veysi ERKEN Dr.
Her insanın tutum, tavır, anlayış, davranış ve kavrayışının temelinde benimsediği, kabul ettiği ve yaşamaya çalıştığı ilkeler vardır.
Sapmalar ilkelerin terkiye başlar
İnancının ilkelerini terk edenler yaşadıklarını ilke edinmeye başlar. Ülkücü, Milli Görüşçü, Nurcu, Süleymancı olarak nitelendirilenlerin bir kısmında görülen sapmalar, irtidatlar, münafıklaşmalar İslam’ın ilkelerini terk etmesinin neticesidir.
Yıllar önce cemaat olarak ifade edilen fetöitlerle ilgili tespitlerim bugün de bütün sapanlar için geçerlidir.
“Bir Müslüman’ın tutum, tavır, anlayış, davranış ve kavrayışının temelinde Kur’an ve Sünnetten neşet eden ilkeler vardır. Yoksa farklılaşma, sapma başlar.
Meşhur sözdür. “İnandığın gibi yaşamazsan yaşadığın gibi inanmaya başlarsın”
Üzülerek ifade ediyorum ki, ülkemizde yerleşik hale gelen “yaşadığın gibi inanma” dır.
Son olayları bu şekilde okumak mümkündür.
İktidar sahiplerinde görünen çürümenin ana sebebi “yaşadıkları gibi inanmaya başlamaları”dır. Teşriilerinden zaten bu anlaşılıyor.
Tabii ki, kendilerini gerçek muktedir zannedenlerin de durumu aynıdır. Onların da eylemlerine baktığımızda eylemlerinin kaynağında Kur’an ve Sünneti bulamıyoruz. Cemadatlaşmaları ve adaletten sapmaları bu yüzdendir.
Efendilerinin emrine amade olmuş cemadat hareketi yaşadığı gibi inanmayı marifet bildiğinden yaptıkları her haksızlığı, yolsuzluğu ve hırsızlığı tevile gitmeye başladı.
Sonuç ortada, Cemadat hareketi çırpındıkça batmaya başladı. Battıkça –insanları kandırmak için- dini delil kullanmaya başladı.
Müttefik bulamayınca “la İslami” dostlarına yöneldi.
Umarım ki, kendini İslam dairesi içinde gören her fert Kur’an ve Sünnetten neşet eden ilkelerle kendini, mensubu olduğu grubu tahlil eder ve adaleti kaim eder.
Lafı uzatmaya gerek yok.
Adil olmamızı emreden Allah’ın emirlerini yaşamak ve bu vesile ile kurtuluşa ermek ve adil şahidler olmak için ADALETİ emreden ayetlerle devam edelim.
“Ey iman edenler, kendiniz, anne-babanız ve yakınlarınız aleyhine bile olsa, Allah için şahitler olarak adaleti ayakta tutun. (Onlar) ister zengin olsun, ister fakir olsun; çünkü Allah onlara daha yakındır. Öyleyse adaletten dönüp heva (tutkuları)nıza uymayın. Eğer dilinizi eğip büker (sözü geveler) ya da yüz çevirirseniz, Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır. (Nisa Suresi, 135)
"Yarattıklarımızdan, hakka yöneltip-ileten ve onunla adaleti kılan (uygulayan) bir ümmet vardır." (Araf Suresi, 181)
"... Aralarında hükmedersen adaletle hükmet. Allah, adaletle hüküm yürütenleri sever." (Maide Suresi, 42)
"Ey iman edenler, adil şahidler olarak, Allah için, hakkı ayakta tutun. Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletten alıkoymasın. Adalet yapın. O, takvaya daha yakındır. Allah'tan korkup-sakının. Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızdan haberi olandır." (Maide Suresi, 8)
"Andolsun, Biz elçilerimizi apaçık belgelerle gönderdik ve insanlar adaleti ayakta tutsunlar diye, onlarla birlikte kitabı ve mizanı indirdik." (Hadid Suresi, 25)
“O halde, sen bundan dolayı davet et ve emrolunduğun gibi doğru bir istikamet tuttur. Onların heva (istek ve tutku)larına uyma. Ve de ki: "Allah'ın indirdiği her kitaba inandım. Aranızda adaletli davranmakla emrolundum. Allah, bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim amellerimiz bizim, sizin amelleriniz sizindir. Bizimle aranızda 'deliller getirerek tartışma (ya, huccete gerek)' yoktur. Allah bizi biraraya getirip-toplayacaktır. Dönüş O'nadır." (Şura Suresi, 15)
"Yarattıklarımızdan, hakka yöneltip-ileten ve onunla adaleti kılan (uygulayan) bir ümmet vardır." (Araf Suresi, 181)
"Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel bir biçimde mücadele et…" (Nahl Suresi, 125)
“Allah'ın ayetlerini inkâr edenler, peygamberleri haksız yere öldürenler ve insanlardan adaleti emredenleri öldürenler; işte onlara acıklı bir azabı müjdele. (Al-i İmran Suresi, 21)” 2014’te yazılmıştır.
Hâsılı kelam.
Temennimiz ve duamız geçmişte beraber olduğumuz ve Kur’an ve sünnetten saparak hırsızları, rüşvetçileri, irtikâpçıları, Siyonistleri dost edinenlerin, ülkemizi Siyonistlere şikâyet edenlerin ıslahı içindir.
Allah hepimize hidayetini nasip eylesin.
Selam ve Sabırla…15.02.2026
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?