Soykırımlar Unutulmamalı, Unutturulmamalıdır
Veysi ERKEN Dr.
“Affet ama unutma” demiş atalarımız.
Doğru bir sözdür.
Ayette; “O takvâ sahipleri ki, bollukta da darlıkta da Allah için harcarlar; öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. Allah da güzel davranışta bulunanları sever. Âl-i İmrân-134” buyrulur.
“Affet ama unutma zira unutmak pusudur”.
Tarih boyunca İslam ve Türk coğrafyaları “istila” ve “soykırım”a uğramış, uğratılmaya çalışılmış ve çalışılmaktadır.
Gazze’de, Filistin’de, Sudan’da, Türkistan coğrafyasında, Balkanlarda, Arakanda, Afrika’da ve dahi yeryüzünün hemen hemen her yerinde Müslümanlara yönelik soykırımlar yapılmış ve yapılmaya çalışılıyor.
Onun için Aliya İzzetbegoviç “Savaşta büyük zulme uğradınız. Zalimleri affedip affetmemekte serbestsiniz. Ne yaparsanız yapın, ama soykırımı unutmayın. Çünkü unutulan soykırım tekrarlanır.
Ve
“Her şeye kadir olan Allah'a andolsun ki köle olmayacağız” diyordu.
Onun dediği gibi hiçbir “soykırım”ı unutmamamız, unutturmamamız gerekir.
Ne dildeki, yaşayışımızdaki, ne de biyolojik soykırımları unutmasak Allah nurunu tamamlayacaktır.
Buna inanıyoruz.
Unutmak pusudur, soykırımın tekrarına zemin hazırlamadır.
Hafızası olmayan veya duygusu ve hafızası kaybolmuş olanlar unutur.
Katilleri, vahşileri, zalimleri, affetsek de soykırımları unutmadık, unutturmayacağız biiznillah.
Evet.
Soykırımlar binlerce, milyonlarca masum insanın, Müslüman’ın, Türk’ün canına kıyıldığı, işkencelere tabi tutulduğu, kanının akıtıldığı vahşetin sergilendiği zamanlardır.
Soykırımları unutmadık ve unutturmayacağız inşallah.
Biliyoruz ve unutmuyoruz.
Kanayan ve kanaması dinmeyen coğrafyanın adıdır “İslam ve Türkistan coğrafyaları.”
Elbette ki, zulüm ve soykırımlar yeni başlamış değil. Türkler ve Müslümanlar ne zaman zayıflamış ve gücünü kaybetmiş veya birbirine düşmüşse o coğrafyada zulüm artmıştır. Hun, Karahanlı, Selçuklu, Osmanlı ve Türkiye dönemlerini ele alalım ve düşünelim hep aynı manzaralarla ile karşılaşırız.
Vahşet, işgal, soykırım ve katliam manzaraları.
Allah ” Ey iman edenler! Bir düşman birliği ile çatıştığınız vakit sebat ediniz ve Allah’ı çokça anınız ki zafer sizin olsun. Allah ve resulüne itaat edin, birbirinize düşmeyin, sonra zayıflarsınız ve zaferi elden kaçırırsınız. Sabredin, kuşkusuz Allah sabredenlerle beraberdir. Enfal 45-46”
Ayette belirtildiği gibi birbirimize düşünce düşman her yerden saldırıyor ve katliamları, soykırımları gerçekleştiriyor.
Evet.
Soykırımı, katliamı ve katliamları unutmamalıyız, unutturmamalıyız, zalime meyl etmemeliyiz merhum Akif’in ifadesiyle;
“Zulmü alkışlayamam, zâlimi asla sevemem;
Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.
Biri ecdâdıma saldırdı mı, hattâ boğarım!...
-Boğamazsın ki!
-Hiç olmazsa yanımdan koğârım!
Üç buçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam;
Hele hak nâmına haksızlığa ölsem tapamam.”
Hâsılı kelam.
Affetsek bile soykırımları, katliamları, vahşetleri, işgalleri ve işgalcileri unutmamalıyız, unutturmamalıyız.
Evet.
Soykırımları unutmasak “İsterler ki Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürüversinler; ama inkârcılar hoşlanmasalar da Allah nurunu muhakkak tamamlayacak! Saff- 8
Soykırımcılar kaybedecek.
Selam ve Sabırla… 07.02.2026
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?