10 Şubat 2026 Salı

Hikâyeyi İT’ten Dinlersen Kurdu Düşman Bilirsin

Hikâyeyi İT’ten Dinlersen Kurdu Düşman Bilirsin

Veysi ERKEN Dr.

“Hikâyeyi İT’ten Dinlersen Kurdu Düşman Bilirsin” sözü pek çok gerçeği ortaya çıkarmaktadır.

Maalesef hikâyeyi İT’lerden dinlediğimiz, dinlemek mecburiyetinde bırakıldığımız için İSLAM’A ve Müslümanlara düşman olunuyor.

Hem de düşman olanların ekseriyeti Müslüman kılığına büründürülmüş, münafıklaşmış tiplerdir.

İslam düşmanlığı yapanlar bilhassa Siyonist haçlı zihniyetinin köpekliğini yapan kitle iletişimcileridir. Jeffrey Epstein dosyası hikâyeyi köpeklerden dinlediğimizin delilidir.

Bir avuç İT hikâyeyi yazıyor.

“Dünya tarihinde hiçbir iktidar sahibi, bugün Amerikan kitle iletişim araçlarını yönlendiren bir avuç kişinin sahip olduğu imkânlara sahip olmamıştır. Üstelik bu iktidar, hiçte öyle soyut bir ‘iktidar’ değil; bu iktidar, elle tutulur, gözle görülür bir biçimde evlere giriyor, çoluk çocuk dinlemeden milyonlarca insanın zihnini denetim altında tutuyor.

Kitle iletişim araçlarıyla, önce bir dünya imajı çiziliyor, ardından da, çizilen bu imaj hakkında ne düşünülmesi gerektiği kitlelere empoze ediliyor. Bir başka deyişle, üzerinde düşünülecek dünya da, bu dünya hakkında düşünülebilecek şeyler ve düşünme biçimleri de, bu bir avuç insan tarafından tayin ediliyor.

Kendi yakın çevremiz ve yüz yüze iletişimde bulunduğumuz insanlar hakkında sahip olduğumuz bilgiler dışında, dünya hakkında bütün bildiklerimiz veya bildiğimizi sandıklarımız bize günlük gazeteler, haftalık dergiler, radyolar ve televizyonlar gibi kitle iletişim araçlarından aktarılıyor, benimsetiliyor.

Hangi haberlerin bize ulaştırılması gerektiğine, hangi sırayla ulaştırılacağına ve dünya imajımızın hangi kelimelerle çizileceğine hep bizim dışımızda yüzlerini bile görmediğimiz bu insanlar karar veriyorlar. Bununla da yetinmiyorlar, bize ulaştırdıkları bu haberleri, ayrıca tahlil de ediyorlar: Böylece neyi nasıl düşüneceğimizi de bu insanlardan öğreniyoruz.  Nabi Avcı, Kitle Kültürü Enformatik Cehalet,  Rehber Yayınları, Ankara 1990. 170-171.  14.10.2001*  

Kitle iletişim vasıtasıyla bize anlatılan hikâyeler ile İSLAM düşmanları yetiştiriliyor ve bunların marifetiyle “BANA GÖRE DİNİ” ikame ediliyor, İslam düşmanları yetiştiriliyor.

“Bana Göre Dini” var mıdır?

Evet, vardır.

İslam’ı bilmeyen, öğrenmek istemeyen, heva ve hevesini ilah edinen, kinini dini haline getiren, partisini, liderini vazgeçilmez gören, İslam hikâyesini İT’lerden dinleyen Müslüman görünümlülerin dinidir “BANA GÖRE DİNİ”

Bu tipler “Kur’an ne diyor?, Hz. Muhammed neyi tebliği etti ve yaşadı” diyeceklerine “BANA GÖRE” cümlesiyle başlayıp “İSLAM” hakkında yorum yapan bedevi kılıklı alçak münafıklardır.

Müslüman toplumların içinde her asırda ve zamanda hikâyeyi Siyonist haçlı itlerinden dinleyen “bedevi” karakterli münafıklar olmuş ve olmaya devam etmektedir.

Bunlar ya İslam’dan sapmış, münafıklaşmışlar veya hiç Müslüman olmamış Müslüman görünümlü alçaklardır.

Bunlar aynı zamanda hem cahil hem de fasık, fettan ve facirdirler. İslam’ı bilmedikleri ve inanmadıkları halde iman ettik demekten ve “bana göre” diyerek “İslam” adına ahkâm belirtmekten geri durmazlar.

Hikâyeyi İT’lerden dinleyenler Allah’a dinlerini öğretmeye kalkışırlar. De ki: “Allah göklerde ve yerde olanları bildiği halde Allah’a dininizi öğretmeye mi kalkışıyorsunuz! Allah her şeyi bilmektedir.” Hucurat; 16

Hikayeyi İT’lerden dinleyenler, İslam’dan sapanlar veya hiç Müslüman olmamış Müslüman görünümlü “bana göre dini”nin dincileri Allah’a din öğretmeye çalışan, kurdu düşman bilen sapık münafıklardır.

Hâsılı kelam.

Hiçbir bilgiye, belgeye, araştırmaya, sormaya, soruşturmaya başvurmadan “İslam” ile ilgili konuşmalarına, sözlerine “Bana göre…” diye başlayanların ekseriyetinin hikayeyi İT’ten dinlediklerini görüyoruz.

Bunları deşifre etmek her mümin Müslüman’ın vazifesidir.

Selam ve Sabırla… 10.02.2026

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?