Birinin Adamı Olmak mı?
Veysi ERKEN Dr.
Fıtrat gereği İçtimai/ sosyal hayatımızda bize yol ve yön gösterenler hep olmuştur ve olacaktır. Çocukluk döneminde en çok yol ve yön gösteren anne, baba ve yakın çevresidir. Günümüzde yakın çevreye internet ortamı, sanal medya ve televizyon hâkim olmuştur desek mübalağa etmiş sayılmayız.
Toplumun bütününü ilgilendiren siyaset sahnesinde de aynı durum geçerlidir. Tabii ki, hayatımızı kurgularken örnek aldıklarımız ve takip ettiklerimiz olacaktır.
Rabbulalemin takip ettiklerinizi yanılmaz olarak görmeyin. Aksi takdirde sizi yanıltabilir ve cehenneme gitmenize yol açabilir diyor.
Onun için diyorum ki birinin adamı olarak kolay yaşamaktansa Allah’ın adamı olarak zor yaşamayı tercih ettiğimizde ADAM oluruz. Sadat ve kübera denilenlere mutlak teslimiyet insanı adam olmaktan, doğru yoldan çıkarır.
Adam olmak için “Senin yanında hak yola dönenlerle birlikte, sana buyurulduğu gibi dosdoğru ol! Siz de azıp sapmayın. Allah, yaptıklarınızı çok iyi görmektedir. Hûd-112” ayetine uymak ve Allah’a teslim olmak gerekir. “Çünkü rabbi ona, “Bana teslim ol” buyurmuş; o da, “Âlemlerin rabbine teslim oldum” demişti. İbrâhim de bu dini oğullarına vasiyet etti, Ya‘kūb da. “Oğullarım! Allah sizin için bu dini seçti; öyleyse yalnız O’na teslim olmuş müminler olarak can verin!” (dediler). Bakara, 131-132”Özetle ADAM olmak Allah’a teslimiyetle mümkündür. Kul’un adamı olmak insanı adam etmez.
Kul’un adamı olanlarda pişmanlık söz konusudur. Ayetlerde büyük ve efendi(sadat) kabul edinilenlere uyanların pişmanlıklarını şöyle dile getirilir. “Rabbimiz! Biz efendilerimizi ve büyüklerimizi dinledik, onlar da bizi yoldan saptırdılar. “Rabbimiz! Onlara iki kat azap ver ve onları ağır bir şekilde lânetle!” Ahzâb -67-68”
Ayetler şu şekilde tefsir edilmektedir. “Allah insanlara akıl vermiş, ona yardımcı olmak üzere peygamberlerle çok değerli bilgi ve ölçüler göndermiştir. Asıl kullanılacak olan bilgi araçları bunlardır. Bunları bırakıp da din, siyaset, cemiyet, sanat, medya vb. alanlarda meşhur veya karizma sahibi olmuş, otorite kazanmış olan veya öyle sunulan kimseleri taklit edenler, bunların söylediklerini ölçüp biçmeden, tenkide tâbi tutmadan kabul edip uygulayanlar ya doğru yoldan uzaklaşırlar veya tesadüfen onun üzerinde bulunsalar bile bunun şuurunda olamazlar. Hiç kimseyi, dünyada ve âhirette “Filân dedi ben de inandım ve yaptım” gibi bir mazeret kurtaramaz; “İnsana senin aklın ve iraden neredeydi diye?” sorarlar. https://kuran.diyanet.gov.tr/tefsir/Ahz%C3%A2b-suresi/3599/66-68-ayet-tefsiri
Evet, nedamet getirmek istemiyorsak sadat ve kübera olarak gördüklerimizi, desteklediklerimizi, seçtiklerimizi hakka ve hakikate davet edelim.
Onları Allah’a teslim oldukları müddetçe takip edelim ki, adam olalım ve kurtulalım.
Bilmeliyiz ki son pişmanlık ve inanma fayda vermez, Kul’un adamı olmak insanı adam etmez. .” Daha önce inanmamış yahut inancı kendisine iyilik kazandırmamış kimseye, rabbinden bazı işaretler geldiği gün iman etmesi fayda sağlamaz. En’âm- 158”
Selam ve Sabırla… 02.02.2026
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?