4 Ocak 2026 Pazar

Uyarma Görevimizi yapalım ki Mazeretimiz Olsun

Uyarma Görevimizi yapalım ki Mazeretimiz Olsun

Veysi ERKEN Dr.

Mazereti olsun diye Allah’ın yasaklarını çiğneyenleri uyarmak müminin görevidir.

Bu durum ayetlerde “Onlara, deniz kıyısında bulunan şehir halkının durumunu sor. Onlar, cumartesi tatili yaptıkları gün, avlayacakları balıklar sürüler halinde suyun yüzüne çıkarak onlara doğru gelirken, tatil yapmadıkları günde ortalığa çıkmıyorlar diye cumartesi yasaklarını çiğniyorlardı. Yoldan çıkmaları sebebiyle onları işte böyle sınıyorduk. İçlerinden bir grup: “Allah’ın dünyada helâk edeceği veya âhirette çok şiddetli bir şekilde azap edeceği bir gürûha ne diye boş yere öğüt verip duruyorsunuz?” dedi. Öğüt verenler ise: “Rabbinize karşı tebliğ sorumluluğumuzdan kurtulmak için; bir de belki onlar da Allah’ın yasaklarını çiğnemekten sakınırlar diye böyle yapıyoruz” şeklinde cevap verdiler. Onlar, kendilerine yapılan uyarıları tamâmen kulak ardı ettiler. Biz de kötülükten sakındıranları kurtardık; zulmedenleri ise, alışkanlık hâline getirdikleri günahlar yüzünden dehşetli bir yoksulluk azabıyla cezalandırdık. A’râf, 164-165”

Ayetlerden anlaşılacağı üzere toplumun bir kısmı “yasakları çiğniyor. Bir kısmı yasakları çiğneyenleri uyarmadan Allah onları helak edecek, cezalandıracak diye seyrediyor.

Bir de uyaran bir grup vardır.

Uyaranlar yasakları çiğnemekten, kötülükten sakındırmaya çalışanları Allah kurtarıyor ve diğerlerini günahları yüzünden cezalandırıyor.

Müminler olarak bizim görevimiz yasakları çiğneyenleri uyarmak, “emr-i bilmaruf ve nehyi anilmünker” ayetlerinin gereğini yapmaktır.

Görevimizi ifa edersek ayette belirtildiği gibi Allah katında bir mazeretimiz olur ve kurtuluruz.

Unutulmamalıdır ki, bireylerin sorumluluğu kendisine aittir ve hesabını kendisi verecektir. “Her insanın sorumluluğunu omuzuna yükledik. Kıyamet gününde insana, açılmış vaziyette önüne konulacak olan bir kitap çıkaracağız. Oku şimdi kitabını! Bugün kendini yargılamak üzere kendi nefsin yeter! İsrâ, 13-14”

Hâsılı kelam.

Mazeretimizin geçerliği ve kurtuluşumuz çabamızın sonucudur ve karşılığı tastamam verilecektir. “İnsan ancak çabasının sonucunu elde eder. Ve çabasının karşılığı ileride mutlaka görülecektir. Sonra kendisine karşılığı tastamam verilecektir. Necm, 39-41”

Selam ve Sabırla… 04.01.2026

  

Benden Olmayanın gönlü başkadır ve goyim anlayışları

"Benden Olmayanın gönlü başkadır" ve "goyim" anlayışları

Veysi ERKEN Dr.

Bir düşüncenin, eylemin, tefekkürün zeminini, ilkelerini, dayandığı düsturları bilmeden yapılan yorumlar ve değerlendirmeler yanlış çıkarımlara yol açar.

İki anlayışla bunu izah etmeye çalışalım.

Siyonistlerin “goyim” ve Çinlilerin “benden olmayanın gönlü başkadır” zemini.

Siyonistlerin benimsedikleri “goyim” anlayışına göre “ goyim” hayvanlardan tekâmül etmiş insanlar demektir.

Benimsedikleri bu tabir ile siyonistler Yahudi olmayan insanların hepsini Goyim diye adlandırırlar.  Bu anlayışa göre, gerçek insanlar sadece Yahudilerdir. Goyimler ise köledirler. Yahudiler efendidir. Tüm Goyimler Yahudilere hizmet etmek için yaratılmıştır.

Benzer bir anlayışa Çinliler de sahiptir. Konfiçyus’un şu sözünü aylayışlarının zemini olarak gören Çinliler “Benden Olmayanın gönlü, niyeti başkadır” der ve benden olmayanın köleleştirilmesi, yok edilmesi yanlış bir şey değildir.

Yeryüzündeki, Gazze’deki, Kudüs’teki, Filistin’deki, Mıyanmar’daki katliamları, soykırımları, vahşetleri, işgalleri, korsanlıkları anlamanın, çözmenin ve engellemenin yolu “Benden Olmayanın gönlü başkadır” ve “goyim” anlayışlarını çözmekten ve ona göre tedbir almaktan geçer.

İslam anlayışında böyle bir ayrıştırma, ötekileştirme yoktur. Dini, dili, rengi, cinsiyeti ne olursa olsun Ademiyette bir ve insan kabul eder.

Ademiyette, insaniyette kimsenin kimseye üstünlüğü, ayrıcalığı yoktur.

Allah’ın hitabı âdemoğlunun, insanların tamamınadır.

“Ey insanlar! Size Rabbinizden kesin bir delil (Hz. Muhammed) geldi ve size apaçık bir nur (Kur’an) indirdik. Allah’a iman edip ona sımsıkı sarılanları ise (Allah), kendisinden bir rahmet ve lütfa kavuşturacak ve onları kendisine varan doğru bir yola iletecektir. Nisâ, 174-175”

Hitabın gayesi bütün insanlara şu şekilde beyan edilmektedir. “Ben cinleri ve insanları ancak beni tanıyıp bana kulluk etsinler diye yarattım. Zâriyât-56”

İbadetin, güzel amellerin yapılıp yapılmadığının denemesi için ölüm ve hayatın bütün insanlar için geçerli olduğu şöyle açıklanır. “O ki, hanginizin daha güzel işler yapacağını denemek için ölümü ve hayatı yarattı. Kudreti dâimâ üstün gelen ve günahları çok bağışlayan yalnız O’dur. Mülk-2”

Açıktır ki, İslam ve İslam dışı anlayışların zemini farklıdır.

İslam dışı anlayışlar beşeri kaynaklıdır ve bölücülüğü, ayrıştırmayı, farklılıkları çoğaltmayı, insanları katletmeyi, soykırımları icra etmeyi esas alır.

Bunun içindir ki, “Benden Olmayanın gönlü başkadır” ve “goyim” anlayışları tasfiye edilmedikçe dünyaya huzur ve sükûn yoktur.

Siyonizim ve Konfiçyunizm bütün insanlık için yok oluştur. “Kabil”cedir. İnsanlıkta, ademiyette kardeşlik anlayışının katilidir, soykırımcısıdır.

Kabil takva sahibi değildi. Fücur eğilimliydi.

“Onlara Âdem’in iki oğlunun başından geçen ibret verici şu gerçeği anlat: Onlar Allah’a birer kurban takdîm etmişlerdi de birinden kabul edilmiş, diğerinden ise kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen kıskanıp: “Seni mutlaka öldüreceğim” deyince, öteki şu cevabı vermişti: “Allah ancak takvâ sahiplerinin ibâdetini kabul buyurur. Mâide-27”

Hâsılı Kelam.

“Benden Olmayanın gönlü başkadır” ve “goyim” anlayışlarından kurtulmak, insanlığın kurtulmasıdır.

Selam ve Sabırla… 04.01.2026