21 Temmuz 2015 Salı

Seçimle İstediklerini Elde Edemeyenler Terörü Azdırıyor



Seçimle İstediklerini Elde Edemeyenler Terörü Azdırıyor

Veysi ERKEN

            Siyonist Haçlı terörü hiç bitmedi, bitmeyecek.
            Kudüs ve İstanbul hep hedeflerindedir.
            Tabii ki, Kudüs ve İstanbul sembolik ifadedir.
            Değişmeyen emelleri İslam’ı ve İslam coğrafyasını silmek ve bitirmektir.
            Bu gerçek asla unutulmamalıdır.
            Unutmak pusudur.
            Unutan tuzağa düşer.
            Afganistan’dan Sudan’a, Somali’den Çeçenistan’a ve Türkistan’a uzanan coğrafyayı kana bulayan aynı zihniyet ve bu zihniyetin uzantılarıdır.
            Bu konuyu defalarca yazdım.
            İntibahta olmasak senaryo Türkiye’de oyunlaştırılacak.
            Son yıllarda “one minute” ile yıkıcı saldırı sürecini hızlandırmaya çalışıyorlar.
            Bugüne kadar milletin feraseti tapınakçıların ve onların piyonlarının senaryosunu akamete uğrattı.
            İnşallah kusmukları kursaklarında kalacak.
            Başta Suruç’taki olmak üzere son saldırılar bu senaryonun bir parçasıdır.
            Bundan asla şüphem yoktur.
            Seçimle elde edemediklerini terörle elde etmeye çalışıyorlar.
            Tam iktidar olamadılar ya.
            İlla ki, Truva atları iktidarın parçası olacak.
            Birbiriyle uyuşmadıklarını zannettiklerimiz de aynı şeyi dillendiriyorlar.
            Truva atı iktidarın parçası olsun.
            Milletin ebedi olarak iktidardan uzaklaştırdığı bir zihniyeti iktidar ortağı haline getirmek bu ülkeye fayda sağlamaz.
            Stepneciler de biliyor bu gerçeği.
            Ama stepne oldukları için aynı teraneyi okuyorlar.
            Yetmişli yıllardan beri bunu yaşadık.
            Elli- altmış yaş grubu ve üstü bunu iyi bilir.
            Bu zihniyet ne zaman iktidar ortağı olmuşsa ülkemizdeki felaketler arttı.
            Bunu Tapınakçılar ve işbirlikçileri de biliyor.
            Buna rağmen emellerinden asla vazgeçmiyorlar.
            Her şeyi ve herkesi kullanıyorlar.
            Kuş ve cemadat neşriyatından bu rezil senaryo açık bir şekilde fark ediliyor. Kullanılanlar sırıtıyor.
            Bilinmelidir ki, terörün dini imanı, ırkı milliyeti yoktur.
            Bir nefsi haksızca katleden bütün insanlığı katletmiştir” zihniyetinde olanlar asla terör faaliyetlerinde bulunamaz.
            Bulunanlar Müslüman olamaz.
            Adına, sıfatına ne derseniz deyin bunlar Müslüman olamaz.
            Türkiye İslam coğrafyasının kalbi ve beynidir.
            Türkiye’yi çökertmek isteyenler her şeyi mubah görüyor.
            Herkesi kullanıyor.
            Son saldırılar da bunun parçasıdır.
            İktidar sahipleri bu oyunu millete açık yüreklilikle izah edebilmelidir.
            Bu ülkeyi ve bu ülkenin insanlarını seven, mutluluğunu isteyen herkes ve her kesim bu tür saldırıları lanetlemelidir.
            Mezhebi, meşrebi, ideolojisi veya dini fark etmez herkes lanetlemelidir.
            Lanetleme de yetmez.
            Elbirlik teröre ve terörist zihniyete cephe alınmalıdır.
            Bilinmelidir ki son kale Türkiye’dir.
            Türkiye düşerse İslam coğrafyası düşer.
            Hâsılı kelam.
            Dün olduğu gibi bugün de senaryoyu başlarına çalma günüdür.
            Tapınakçıların, uzantılarının ve onların sesi olan kuş ve cemadat neşriyatının tuzaklarını bozma günüdür.
            Truva atından uzak durma günüdür.
Onları şeytanlarıyla baş başa bırakma günüdür.
            Huzurlu ve müreffeh günlere, hep birlikte.
            Selam ve Sabırla…20.07.2015

16 Temmuz 2015 Perşembe

Bayram



Bayram

Veysi ERKEN

            Ramazan bitiyor.
            Ramazan’da oruca tutulduk inşallah.
            Oruç her türlü günahtan arınmaktır.
            Dedikodudan, kinden ve hasetten uzaklaşmaktır.
            Oruç tövbeyle arınmaktır.
            Oruç başımızın tacı gönlümüzün ilacıdır.
            Oruç hatırlamak ve hatırlanmaktır.
            Oruç gönül coğrafyamızı unutmamaktır.
            Gönül coğrafyamızın sınırları bütün İslam coğrafyasını, tüm mazlum ve mağdurları kapsar.
            Oruç dünyanın her yerine yardım elini uzatmaktır.
            Yetişemediğin yerin ızdırabını hissetmektir.
            Oruç duadır.
            Yakarıştır.
            Âlemlerin maliki, Halik’ı (yaratıcısı), banisi, mürebbisi, muallimi, müeddibine teslimiyettir.
            Oruçlarımız makbul ve mebrurdur inşallah.
            Oruç bitiyor.
            Bayram başlıyor.
            İnşallah bayramı hak etmişizdir.
            Bayram.
            Ah bayram.
            Neredesin.
            Yerde misin gökte mi?
            Uzakta mısın yakında mı?
            İslam coğrafyasına, mazlum ve mağdurların gönlüne vasıl olacak mısın?
            Vuslat gecesi yakın mı?
            Siyonist çetenin kan gölüne çevirdiği coğrafyaya uğrayacak mısın?
            Ülkemizin “kabil”lerinin neşriyatı olan “kuş” ve “cemadat”ın şerlerini bitirecek misin?
            “Derviş kılıklı avcıların” cüppelerini sırtlarından çıkartıp rezil rüsva edecek misin?
            Bizleri, İslam coğrafyasını, mazlum ve mağdurların dünyasını şerlerinden emin kılacak mısın?
            Dumansız keneflerin, çölde gezen farelerinin, ağızlarından akan salyalarının, kalemlerinden akan kandamlalarının sonlarına vesile olacak mısın?
            Gönlümüze sürur, ülkemize huzur, evlerimize mutluluk vesilesi olacak mısın?
            Ah bayram.
            Müştakız sana
            Oruca tutulanlar müştaktır sana.
            Ülkemize, mazlum coğrafyamıza, gönül coğrafyamıza, semtimize ve evlerimize uğra.
            Ya Rabb’ul-Âlemin.
            Dualarımızı ve oruçlarımız kabul ve  makbul eyle.
            Zalimleri kahr’u- perişan, dünyalarını rüsva eyle.
            Yarınımızı günümüzden cemil ve mesrur kıl.
            Bayramlarımızı bayram, evlerimizi şenlikli kıl.
            Etrafımızı, dünyamızı, ülkemizi, coğrafyamızı kinden, şiddetten, nefretten, silahtan ve adavetten azat eyle.
            Oruçlarımızı kabul, bayramları bayram eden sensin.
            Dua kuldan, kabul ve icabet sendendir ya esma’u- husnanın sahibi Allah’ım.
            Selam ve Sabırla…