26 Mayıs 2022 Perşembe

Dönmelerin Genel Karakteri

  Dönmelerin Genel Karakteri

Veysi ERKEN

Ülkemizde olup bitenleri doğru anlamak için tahlil kabiliyetine sahip olunması gerekir. Sathi yorumlar insanımıza ve ülkemize bir şey kazandıramamaktadır. Yorumlar bir şey kazandırmadığı gibi insanımıza ve ülkemize zaman kaybettirmektedir.

Olup bitenlere bu mantıkla yaklaştığımızda ticari, sınaî, iktisadî, siyasi ve yönetme alanındaki iş ve işlemlerin oluş tarzı anlaşılır.

Olup bitenlerin anlaşılması “yönetme gücü”nü eline geçirmiş bir avuç tapınakçının melanetlerinin deşifresi demektir.  Olup bitenler doğru anlaşılmaz ve tefekkür edilmezse yapılan yorumlar  “havanda su dövmek”ten öteye gitmez.

Olup bitenlerin anlaşılması tapınakçıların ve yerli görünümlü piyonlarının karakterlerinin doğru okunmasına bağlıdır. Çünkü karakterleri gereği Tapınakçıları oluşturan “dönme” ve “boğazdaki aşiret”in mensupları inançlarını nüfusun yüzde doksan dokuzunu teşkil eden çoğunluğa yutturmakta pek mahirdirler.

Tapınakçılar kirli oyunlarını yüzyıllardır aynı pervasızlıkla sürdürülmektedir Münafık bir başka deyişle çok yüzlü oluşlarından dolayı her kalıba girmekte ve sıkıştıklarında biz de Müslümanlardanız derler.

Haşhaşilerle birlikte tapınakçılar bu oyunu asırlardır devam ettirilmektedirler. Aynı senaryo sahnelenmektedir asırlardır.

Haşhaşi- tapınakçı ortaklığı üzülerek belirtmek gerekir ki, hemen hemen her alanda milyonlarca insanımızı kendilerine benzetmişlerdir.

Yönetme gücünü eline geçirmiş bir “dönme”nin bizim açımızdan tahribatı, kendisinin değerleri yönünden ülkedeki ve içtimaî gruplardaki başarıları ortadadır.

Bugün söyledikleriyle yaşayışı çelişen, bir nevi “dönme”leşen Ömer Hayyam’ın tabiriyle “bir elinde kader öbüründe Kur’an” olan binler, yüz binler ve milyonlar mevcuttur. Kim ne derse desin bu dönmelerin başarısıdır. Acı da olsa gerçek ortadadır.

Tapınakçılar karakterleri ve değer yargıları gereği çocuklarını ileri sürerek açılmayı-saçılmayı sağlamışlardır vatanımızda. Ülkemizde ilk açılıp saçılanları inceleyin tamamının tapınakçılardan/ dönmelerden olduğunu görürsünüz. Tabi ki, sahneye ilk çıkan Müslüman(!) Türk(!) yutturmacası ile.

Dün edep dışı kabul edilen binlerce tavır, tutum ve davranış bugün gençliğimizin ayrılmaz niteliği haline gelmiştir. “Edep ya hu” dedirtilecek kadar edep dışı, hayâ dışı ve ahlak dışı tavırlar meydanda.

Maalesef tapınakçıların başarısı sadece giyim kuşam veya sokaklardaki fuhşu teşvik eden tavırlardan ibaret değildir. Hemen hemen her alanda insanımızı kendilerine benzetmişlerdir desek mübalağa sayılmaz.

 Alın size bir misal daha.

 Bugün ülkemizde sınaî veya ticari faaliyetlerle uğraşan binlerce “mütedeyyin”  hatta dinî hayatı tekellerine almaya çalışan binlerce kişinin şartlar bunu gerektiriyor diyerek tapınakçıların esas ve usullerinin uygulayıcısı olduğunu ibretle izliyoruz.  Bu da onların başarısının bir diğer delili.

Sadece maddi alanlarla sınırlı olmayan bu “benzeşim”, maalesef yönetme gücünü eline geçirmiş bir avuç tapınakçının maşası olunması noktasını beraberinde getirmiştir.

Bugün, geçmişin yiğitleri olan binlerce insan “koltuk sevdası” uğruna tapınakçıların kazanına düşmüş ve kurbağa gibi haşlanarak değerlerinden olmuştur.

“Başka bir kavme benzeme” doruğa tırmanmış ve neredeyse “dönüşüm(!)” tamamlanmıştır. Dönüşüm durdurulamazsa korkarım ki, sonumuz milletler ve devletler mezarlığı olan tarihte yer alma biçiminde tecelli edecektir.

Netice olarak dönmelere benzeşim ve dönüşüm durdurulamaz mı?

Elbette ki, sorunun cevabı evettir.

Evet, binlerce kere evet.

Evet, cevabının gerçekleşmesi bilumum tapınakçının, dönmenin ve dahi aşiret mensubunun karakterinin ve melanetlerinin bilinmesine ve onların düşünüşte, tavırda, davranışta, alış verişte, gazete okumada, televizyon seyretmede ve dahi her alanda ve mekânda terk edilmesine bağlıdır.

Haydi, karakter tahliline ve onları terk etmeye...

Var mısınız?

Yoksa (D)uyuyor musunuz?

Selam ve Sabırla... 27.05.2001

25 Mayıs 2022 Çarşamba

Her Şeyi Tükettik mi?

 Her Şeyi Tükettik mi?

Veysi ERKEN

Uğur Işılak’ın “öz eleştiri” şiiri yayınlanınca Türkiye’nin muhalifleri pek sevindirik oldu. Tasmaları Bidenlerin, Trampların vs. ellerinde olduklarından gayeleri sadece ve sadece müstevlilere hizmettir.

Bunun için her şeyi aleyhte kullanmaya çalışırlar. “Tükettik her şeyi, neyimiz kaldı” nakaratı biten şiiri de bu şekilde aleyhte kullanmaya çalıştılar ve çalışıyorlar.

Esasında her Müslüman öz eleştiride bulunmak zorundadır. Bunu anlamayan veya anlamak istemeyen hain veya gafiller her şeyi Türkiye’ye zarar verecek şekilde kullanmaya çalışırlar. “Hesaba çekilmeden kendini hesaba çek” düsturu her Müslüman’ın ilkesidir ve olmalıdır. Yine yattığın zaman “bugün Allah için ne yaptın?” diye kendini sorgula anlayışı her Müslüman’ın benimsediği bir anlayıştır.

Uğur Işılak da bunu yapmıştır diye düşünüyorum.

Evet, vahiyle irtibatımız zayıfladıkça tükettiğimiz değerler çoğalıyor ve tükettikçe de tükeniyoruz. Bu anlamda şiir güzel tespitleri ihtiva ediyor.

Önemli olan değerlerimizi tüketmeden uzak durmalıyız ki, kendimiz millet ve toplum olarak tükenmeyelim.

Bence Uğur Işılak’ın şiiri üzerinde tefekkür ederek bizi biz yapan vahye dayalı değerleri ihya edelim ki, tükenmişliğimiz azalsın ve Allah katında değerimiz artsın.

Sizleri tefekkür için şiirle baş başa bırakayım. İster okuyun, ister dinleyin. Her ikisini de yapabilirsiniz.

“Yürekte yara yok, sözlerde tesir
Tükettik her şeyi, neyimiz kaldı
En derin mânâlar maddeye esir
Tükettik her şeyi, neyimiz kaldı
 

 Belki delirmedik ama kudurduk

Nefsimize göre bir dünya kurduk
Zevkin de keyfin de dibine vurduk
Tükettik her şeyi, neyimiz kaldı

 İliklere kadar girdi siyaset
Fikir müflis, vizyonumuz hamaset
Önyargının adı oldu feraset
Tükettik her şeyi, neyimiz kaldı

 Ufuk olmayınca dünden dem vurduk
Yarını olmayan günden dem vurduk
Biraz sıkışınca dinden dem vurduk
Tükettik her şeyi, neyimiz kaldı

Düzenbaz diriler düşünce gözden
Ölülerden medet umduk bu yüzden
Âlâ düşman mı var ki bize bizden
Tükettik her şeyi, neyimiz kaldı

Bozacının şahididir şıracı
Nereye el atsan durum çok acı
İbadetler bile reklam aracı
Tükettik her şeyi neyimiz kaldı

 Mülkün kölesiyiz, makamın kulu
Kaydı şirazemiz, şaşırdık yolu
Müzeye kaldırdık sağ ile solu
Tükettik her şeyi, neyimiz kaldı

 Dünyayı verseler yine yetmiyor
Tamahkâr olunca istek bitmiyor
Hiçbir şey kimseyi tatmin etmiyor
Tükettik her şeyi, neyimiz kaldı

 Ömründe bir kalbe dokunmayanlar
İnsandan, insaftan, halden ne anlar
Masal olup gitti güzel zamanlar
Tükettik her şeyi, neyimiz kaldı

İşiten sağırlar, gören körleriz
İş lafa gelince esip gürleriz
Fırsatı bulunca her haltı yeriz
Tükettik her şeyi neyimiz kaldı

Mefhumu öldürdük, ruhumuz yasta
Kibrimiz dorukta, kalbimiz hasta
Vefadan eser yok, sabır iflasta
Tükettik her şeyi, neyimiz kaldı”
https://www.youtube.com/watch?v=LfDPFmpvJ1A

Selam ve Sabırla… 25.05.2022