İmtiyazların olduğu yerde adalet tesis edilemez
Veysi ERKEN Dr.
İmtiyazlara hayır, adalete evet diyoruz ama ülkemizde tersi gelişiyor.
Sadece iki vakıadan bahsedeyim.
Bakanlık yapmış birinin adına tahsisli üç araçla suç işlenmiş, aynı şekilde vekillik yapmakta olan kişiler rüşvet almak ve aracılık etmekle suçlanıyor ama bunlara dokunulmuyor.
Neden imtiyazlı ve dokunulmaz.
Bilinmelidir ki, bir ülkede imtiyazlılar ve dokunulmazlar varsa o ülkede adalet tecelli edemez.
İmtiyaz ve dokunulmazlıkları meşru ve hak görenler yetkili veya atanmışlardan oluşur ve hemen imtiyazları ve dokunulmazlıkları kendilerine hak görürler ve mevzuatı ona göre değiştirirler.
Ülkemizin adalet dengesini bozan imtiyaz ve dokunulmazlıklardır.
Maalesef “BİZ bir "imtiyazlılar ülkesiyiz"
Milletvekili, Vali, Gazeteci, Yargıç, Savcı, Polis, Asker, Sanatçı(!), Bürokrat, Bakan imtiyazlıdır ve çoğu dokunulmazdır.
Neredeyse sokaktaki insanımız hariç bu ülkede herkes imtiyazlıdır.
Bu yapı devam ettiği müddetçe daha çok suç işleyen yapılar oluşacaktır.
Bu bir kehanet değildir.
Hâlbuki bizim medeniyetimizin hukuk düzeninde hiç kimse “La Yüs’el/ sorgulanamaz ve dokunulamaz” değildi.
Konumu, makamı, mevkii, sıfatı ne olursa olsun herkes aynı haklara sahip idi.
Görevi sona ermeden de sorgulanamaz değildir.
Bugünkü düzende aradan yıllar geçse de dokunulmazlığı ve imtiyazları devam etmektedir.
Bildiğim kadarıyla imtiyazlar mezara kadar da devam ediyor.
Esasında Hak ve adaletten yana tavrı olanlar ilkeli olur. Hak olanı herkes için görür. Reddedilmesi gerekeni de herkes için reddeder. Daha önce imtiyazlar konusunda şunu yazmıştım.
“Kendimi bildim bileli imtiyazlara karşı oldum. Bunu yazılarımla da ortaya koydum. CHP Adana vekilinin 2 milyona yaklaşan iletişim faturası dolayısıyla bazıları imtiyaz konusunda ahkâm kesiyor.
İmtiyaz çokmuş.
Sorun CHP’li vekilin başkanlık divanı üyesi sıfatı ile millete ödettiği fatura değil, İMTİYAZ sorunudur.
İMTİYAZ ve AYRICALIK tamamen kaldırılmadıkça sorun devam edecektir.
Bilindiği üzere kamu adına iş görenlerin giderleri kamudan karşılanmaktadır. Yani vergi adı altında toplanan gelirlerden karşılanmaktadır.
Kamudan elde edilen gelirler kamunun menfaatine harcanması gerekirken seçilmiş veya atanmışların kendilerine özel ayrıcalık ve imtiyaz tahsis etmesi “adalet” ilkesinin yok edilmesidir.
Bu bağlamda bütün İMTİYAZLAR ortadan kaldırılmalıdır diyorum. Hiçbir vekilin veya bürokratın imtiyazı olmamalıdır.
Bu şekilde düşünmeyen samimi değildir.
Bütün vatandaşların aynı hak ve özgürlüklere sahip olması adalet ilkesi gereğidir.”
Dün neyse bugün de aynısı devam ediyor. İmtiyazlar ve dokunulmazlıklar adaleti katlediyor.
Lafı uzatmaya gerek yok?
Artık uyanma zamanıdır.
Adalet herkes için gereklidir.
Unutulmamalıdır ki, adalet kanunla değil hukukla sağlanabilir.
Adaleti ortadan kaldıran bütün imtiyazların ve dokunulmazlıkların bitirilmesini talep ediyoruz.
Dokunulmazlık ve imtiyazların her türlüsünü kast ediyoruz. Hiçbir kişi, vekil, kurum, kuruluş ve yapı “la yüs’el” olmamalı ve herkes yaptıklarından sorgulanabilmelidir.
Unutulmamalıdır ki, imtiyazlılara dokunmaktan korkanlara imtiyazlılar dokunur.
Toplum imtiyazlılara dokunamayan yönetimleri affetmez. Onları günahlarıyla birlikte tarihin derinliklerine gömer.
Ama devlet de çöker, dağılır, zeval bulur.
Selam ve Sabırla… 25.08.2026
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?