15 Eylül 2026 Salı

Suçlular ve Suçlar Neden Artıyor

 

Suçlular ve Suçlar Neden Artıyor

 

Veysi ERKEN Dr.

 

Toplumda suç işleme oranları artıyor, hergün yeni operasyonlar düzenleniyor, yeni suç çeşitleri ortaya çıkarılıyor, hapishanelerin kapasitesi yetersiz kalıyor, mağdurlar artıyor deniliyor, yazılıyor.

Bunların hepsi doğrudur.

Ama yetkililer, etkililer, kanun yapıcılar, parti liderleri, sendikacılar, ,ilgili kabul edilen dernekler, vakıflar ve sorumlular şu soruyu bir türlü sormuyor, sorunun doğru cevabını aramıyor?

Suçlular ve suçlar neden artıyor?

Bu soru sorulup doğru cevap verilmedik ve doğru cevaba göre tedbir ve cezalar verilmedikçe suçlular ve suçlar artmaya devam edecektir.

Bu geleceği okuma veya tahmin değildir.

Suç ve suçlular neden artıyor sorusunun cevabı birkaç yönlüdür.

Evvel emirde toplumumuzun % 99’dan fazlası Müslüman kabul edildiği halde İnsanımıza okullarımızda, çevremizde ve ailelerimizin ekseriyetinde İslami anlayış ve terbiye/eğitim kazandırılamamaktadır. Bu sebeple İnsanımız İslami şuur, ahlak, davranıştan uzaklaşmakta, yaşadıklarını, sahtekârlıklarını İslam diye zannetmektedir.

Bir diğer sebep hukuk ve hakka uygun ceza düzenlemelerinin yapılmayışıdır. Hukuk denilen kanun nizamında adalete dayalı “Suç” ve “Ceza” düzenlemeleri bulunmamaktadır. Bu sebeple “Suç” oranları ve “hakk” ihlalleri gittikçe artmaktadır.

Mesela gerçek anlamda suçlu olan katillere, tecavüzcülere “idam” cezası verilmeme yüzünden ülkemizde cinayetler ve suç oranları artmaktadır. Tabii ki cezasızlık algısı neredeyse bütün suçlar ve suçlular için geçerlidir.

Bizim inancımıza, İslam’a aykırı bir şekilde yapılan kanuni düzenlemeler sebebiyle toplum adeta “suç” işleme mekanizmasına dönüştürülmekte ve toplum cinnet haline dönüşmektedir.

Adeta “yapanın ve güçlünün yanında kâr kaldı” anlayışı tahkim edilmektedir.

Bununla ilgili misaller sıralanabilir, hatta binlercesi verilebilir.

Sonra dönüp cinayetler artıyor diye yakınıyoruz.

Irza tasallut, hırsızlık ve binlerce suç cezasız kalmakta ve toplumda bunalım, şiddet artmaktadır.

Dolayısıyla Türkiye’de “cezasızlık” algının ötesindedir.

“Cezasızlık” had safhadadır. Suç ve ceza denkliği yoktur. Kanunlarımızın ekseriyeti mağduru değil suçluyu korur durumdadır.

Adalet Bakanı Akın Gürlek “Elbette çocuklar hepimizin çoluk çocuğu var ama burada bir taraftan da mağdur aileler de var. Yani suç politikasını dengelememiz gerekiyor. Yani ‘cezasızlık algısı’ maalesef toplumu rahatsız ediyor” diye açıklamada bulunmuştur. https://www.adalet.gov.tr/adalet-bakani-akin-gurlek-tbmm-suca-suruklenen-cocuklara-iliskin-arastirma-komisyonu-uyelerini-kabul

Maalesef “cezasızlık” algı düzeyinde değildir. Suça uygun ceza olmadığından pek çok alanda “cezasızlık” esas olmuştur.

Maalesef “cezasızlık” algı düzeyinde değildir. Suça uygun ceza olmadığından pek çok alanda “cezasızlık” esas olmuştur.

Elbette çocuklar bizim çocuklar. Onları eğitme, yetiştirme görevi hepimizin, devletin.

Bilinmelidir ki, kanuni düzenlemeler yapılırken “suç ve ceza” denkliği sağlanmadan, mağdurun hakları korunmadan ve inancımıza, değer yargılarımıza uygun düzenlemeler yapılmadan “suçlar” ve “suçlular” engellenemez ve “cezasızlık algısı” artarak devam eder.

Cezasızlık algısı şu şekilde tarif edilmiş. “BM tarafından “failin suçlanmasını, tutuklanmasını, yargılanmasını ve suçlu bulunursa gerekli cezalara çarptırılmasını ve mağdurların zararlarını tazmin etmelerini sağlayacak bir soruşturmaya tabi tutulmadıkları için cezai, hukuki, idari veya disiplinle ilgili süreçlerde hesap sorulamaması” https://kriterdergi.com/siyaset/cezasizlik-algisi-ve-cezalandirma-uzerine

Hâsılı kelam.

Mevcut anlayış devam ettiği müddetçe suçlar çeşitlenecek ve suçlular artacaktır.

Özetle toplumda huzurun sağlanmasının bir tek yolu vardır.

İnancımıza/İslam’a göre bir hukuk düzenini işletmek ve kanuni mevzuatımızı ona göre düzenlemektir.

Ancak böyle bir düzenleme ile toplumda her “suç”a uygun “ceza” verilebilir, cezasızlık algısı ortadan kaldırılabilir ve huzur sağlanabilir.

Selam ve Sabırla… 15.09.2026

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?