14 Ekim 2026 Çarşamba

Algı üzerine inşa edilmiş TARİH

Algı üzerine inşa edilmiş TARİH

Veysi ERKEN Dr.

Beyan yayınları hayırlı bir hizmette bulunuyor.

“TARİHİN GERÇEK YÜZÜ” başlıklı bir seri kitap yayınlıyor. Seri şöyle tanıtılıyor. “Tarihin Gerçek Yüzü” serisi, yakın dönem tarihine ait kitaplardan oluşuyor. Seride yer alan konuların her birinin üzerinden en az bir asrı aşkın zaman geçmesine rağmen hâlâ tartışılıyor olması, bu konuda farklı bir bakış açısını zorunlu kılıyor.” Yayınlanmış bulunan kitap listesi yazının sonunda verilmiştir.

Maalesef yakın tarihimiz tamamen “algı” üzerinde inşa edilmiş ve sürekli ayrıştırıcı olmuştur.

Algı üzerine inşa edilen tarihle yetiştirilen nesillerin ekseriyeti kendi geçmişine, İslam’a, güzel ve faydalı olan her şeye düşman olmuş, batının, batılın kölesine dönüşmüştür.

Merhum Alparslan Türkeş’in ifadesiyle “ imalat hatası” olanlar tarihine, milliyetine, İslam’a sahip çıkmaya ve yaşamaya çalışmıştır.

Algı üzerine oluşturulan tarihle zihinleri inşa edilenler Uğur Mumcu’nun ifadesiyle milleti soyarken Atatürk maskesini takar olmuştur.

Şu iki ifade algı üzerine inşa edilen tarihle inşa edilen zihinleri anlatmada yeterlidir. Uğur Mumcu “Bu ülkede banka soyarken kar maskesi, ülke soyarken Atatürk maskesi takılır” Halil Ergün de katıldığı programda “Bu ülkede her haltı bu 'Atatürkçüyüm' diyenler yiyor” diye bir açıklamada bulundu.

Evet.

Serinin takdim yazısında “Tarih, milletlerin birliğini sağlayan, vatan sevgisini geliştiren bir bilgi alanıdır. Milli bilincin oluşmasında en büyük pay tarihe aittir. Birleştirir, güce güç katar, geleceğe yön verir. Bu güçlü yönü ile beraber tarihin bir de zayıf tarafı vardır.

Zayıf tarafı; müdahaleye açık bir alan olmasındandır.

Beşeri bilimler arasında en çok müdahaleye uğrayan tarihtir; belge-bilgi görmezden gelinir, hatıralarda nakledilenler, bilhassa şahıslar hakkındaki yargı cümleleri eleştiriye tabi tutulmadan olduğu gibi kullanılır. Bazı olayların üstü örtülür, kimi komutanlar, kahramanlar unutturulmaya çalışılır. Tarihî şahsiyetlere hakaret etmek suretiyle, itibarsızlaştırılma gayreti güdülür. Tam tersi de olabilir; tarihi kişilik olabildiğince yüceltilir, sonunda gerçek üstü bir kimlik ortaya çıkar.

Bu ve benzeri müdahaleler sonunda bir algı oluşur, gerçek ortadan kalkar.

Bütün bunlar tarihe müdahaledir ve yakın tarihimiz; pek çok konusu bakımından algı üzerine inşa edilmiş bir tarihtir. Algı üzerine inşa edilen tarih ideolojik kavgaya malzeme olmaya hazırdır:

İdeolojiye payanda yapıldığında, günlük politikaya alet edildiğinde tarih en büyük tefrika aracı olur. Milleti ayrıştırır, parçalar, kavgayı körükler ve büyütür. Tarihin birleştirici rolünü, tarih adına algılarla berhava etmek tarihe ihanettir, millete en büyük zulümdür. Yasin Aktay, Cumhuriyetin İlk Yıllarında Din Eğitimi Reform mu; tasfiye mi? Beyan Yayınları, İstanbul-2026, S 7-8”

Hâsılı kelam.

Yakın tarihimiz tamamen algılar üzerine inşa edilmiş, edilmeye devam ettirilmek isteniyor.

Bu konuda en çok gayret edenler tarihçi diye geçinenler, akademik kılıklılar ve ihanete evirilenlerdir.

Selam ve Sabırla… 14.10.2026

 

Prof. Dr. Mehmet Ali Beyhan’ın editörlüğünde hazırlanan bu seride yer alan kitaplar şunlardır.

1-    Batılılaşma: Modernleşme mi, Yabancılaşma mı?

2-     Nutuk. Gerçek mi, Kurgu mu?

3-    Sultan Vahdettin: Hain mi, Mağdur mu?

4-    Tarikat ve Cemaatler: Kapandı mı, Kapatıldı mı?

5-    1. Dünya Savaşı”nda Araplar: Arkamızdan Vurdu mu, Vurmadı mı?

6-    Son Hükümdar II. Abdülhamid: Ulu Hakan mı, Despot Sultan mı?

7-    Dersim olayı: Kerim Devlet mi, Zalim Devlet mi?

8-    Cumhuriyetin İlk Yılları: Demokrasi mi, Diktatörlük mü?

9-    Şeyh Said Olayı: İsyan mı, Kıyam mı?

10- Lozan: Barış mı, Taviz mi?

11- Filistin’in Yahudileştirilmesi: Toprak Satışı mı, Gasp mı?

12- Ali Şükrü Bey Cinayeti: Faili Meçhul mu, Faili Malum mu?

13- İttihad ve Terakki: Cemiyet mi, Komita mı?

14- İstiklal Mahkemeleri: Adalet mi, Zulüm mü?

15- 31 Mart Olayı: İsyan mı, Darbe mi?

16- Atatürk- İnönü İlişkisi: Sadakat mi, Rekabet mi?

17- Kurtuluş Savaşı: Dini mi, Seküler mi?

18- Hilafetin Kaldırılması: Gereklilik mi, Talimat mı?

19- Cumhuriyetin İlk Yıllarında Din Eğitimi: Reform mu, Tasfiye mi?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu Yazı Hakkında Ne Düşünüyorsunuz?