7 Ekim 2021 Perşembe

ANAM

ANAM

Veysi ERKEN

Siz “ana” ile “anne” kelimelerinin farkını biliyor musunuz?

“Ana” gönülden, kalpten kopan bir çığlık, “anne” ise dudaklardan gelen bir ses.

Biz “ana”larımızı hep “ana” bildik.

Bizler hep “ana” dedik.

Hele ben ve benim gibi yetim olanlar “ana”nın kıymetini daha fazla bilir diye düşünüyorum.

Düşünün 28 yaşında iken kocası iş kazasında vefat eden bir anayı. O “ana” ki, beş çocuk büyütecek, kimsesiz, aşsız ve tek başına.

Kimsesiz.

Sadece sığındığı, sığınabileceği yer “kimsesizlerin kimsesi olan Rabbulalemin”

“Anam” işte böyle bir “ana” idi.

Kalan ömrünü hep çocuklarına adamış bir “ana”

Ve

90 yaşında ruhunu sahibine, Rabbulalemine teslim etmiş.

Her gün telefonla aradığım “anam”.

Sırf onunla olabilmek, yanında kalabilmek için emekliliği tercih etmiş bir evlat. Artık 2 yaşında yaşanmış “yetim”liğin yanına bir de “öksüz”lük eklendi.

Ne deniliyordur sözlerimizde.

'Ana başa taç imiş

Her derde ilaç imiş.

Kişi Pir olsa da

Anaya muhtaç imiş.'

Evet, gerçekten evlat olabilen için “ana” başa "tac"dır. Her derde ilaçtır.

“Ana”lar başa taç olduğu için Rabbulalemin ebeveyninize “üffff” bile demeyin diye buyuruyor.

Bizi bin bir zahmetle dünyaya getiren “ana”mızın kıymetini bilelim ki, kıymet kazanalım.

Ve bilelim ki,

 “Ağlarsa anam ağlar,

Gerisi yalan ağlar”

Gerçekten ağlayan, şeksiz şüphesiz evladı için fırtınalar estiren, ağlayanlar hep analar olmuştur.

Artık bir fani olarak “ana”sız kaldım.

“Öksüz” bir fani.

Bizi büyüten, her türlü tehlikeden korumaya çalışan, saçını süpürge eden, çalışan, yılmayan, odun kıran, karlı ve buzlu günlerde çocuklarının rızkı için çalışan, didinen “Anam” emanetini sahibine teslim etti.

5 Ekim 2021.

Saat 22.

Dünyevi anlamda son nefesin verildiği gün.

Duasının kabul ve makbul olduğu gün. Son duası. Yarabbi ben hazırım. Beni hiçbir kuluna muhtaç eyleme.

Duası makbul oldu.

Elden ayaktan düşmeden, kimseye muhtaç olmadan ruhunu teslim etti.

Dilinde zikir, elinde tespih, ağzında ve dudağından hiç eksilmeye Kur’an-ı Kerim tilavetiyle fani âlemden beka âlemine irtihal etti “anam”.

Her “ana” özeldir.

Benim anam çok özeldi benim için.

Zira o bizlere sadece “ana”lık değil, “baba”lık altmış iki sene.

Ve son nefes 90 yaşında.

Mekânı Hz. Muhammed’in s.a.v. ravzasıdır inşallah.

O cennet-i âlâdadır inşallah.

İnşallah beraber Hz. Muhammed’in s.a.v. ravzasında haşroluruz bütün dostlar ve müminler.

Dünyevi anlamda elveda “anam”

Ruhun şad, mekânın naim cenneti olsun “Naime anam”. Benim anam.

Selam ve Sabırla…

 

 

MATKAP

MATKAP

Veysi ERKEN

Bu matkap başka MATKAP.

Türkiye’nin altını üstünü oymaya çalışanların matkabı.

M

A

T

K

A

P isimlerinden oluşturulan altı piyon parçadan oluşturulan MATKAP.

Daha önce A isimli ademler yoktu MATKAP’ta.

Uzunca bir süre A’lar olmadan uğraştılar. Şimdi A’ları ilave ettiler daha iyi ve güçlü çalışsın ve Türkiye’ye zarar versin.

Bilindiği üzere her matkabı tutan bir el var. Bu matkabı tutan el ülkemizi tarumar etmeye çalışan bir haçlı eli.

Ademlerin farkında olmadan alet olduklarını söyleyenler vardır.

Benim kanaatim tam tersi.

Bunlar bilerek ve isteyerek haçlı zihniyetine kölelik etmekteler.

Bunların tek görevi var efendilerine hizmet etmek.

Bu MATKAP’ta yalan,

İftira,

İnkâr,

İtham,

Karartma,

Üstünü örtme vs. asla bitmez.

Söylediklerinin üzerinden bir saniye geçmeden bile söylediklerini inkâr edecek kadar karakter yoksunudurlar.

Umarım ki, millet bu melanetlerin farkına varır ve MATKAP’ı işe yaramaz hale getirir ve onu tutan eli kırar.

15 Temmuz matkabın kırılması, dağıtılması günüydü.

O günün ruhu asla sönmemelidir ki, Türkiye büyüyüp İslam ve mazlum coğrafyaların öncüsü, lideri ve lokomotifi olsun.

Siyonist haçlı zihniyeti asla niyetinden, gayesinden ve piyon kullanmaktan vazgeçmeyeceği gerçeğini bilmemiz ve ona göre tedbir almamız gerekir ki, MATKAP işlevsiz kalsın.

Vazgeçilmediğini ve geçilmeyeceğini en iyi ortaya koyanlardan birisi de Biden denilen ademdir.

Türkiye’yi yıkmak için muhalefet ile işbirliği yapacağız demesinin üzerinde yıl geçtiği halde MATKAP’IN parçalarından itiraz eden yok.

Edemezler.

Çoğunuz bilirsiniz. Çocuklarımızı zehirlemek için beş robottan oluşturulan bir oyun vardı.

VOLTRAN.

Aynı oyun oluşturulan MATKAP ile oynanmak isteniyor.

Türkiye’nin altını üstüne getirmeye ve damarlarını koparmaya çalışıyorlar. Bu oyun bitmedi ve bitmeyecek.

Ancak biz şuna inanıyoruz.

Rabbulalemin tuzak kuranların tuzaklarını bozduğu gibi tuzaklarını başlarına da geçiriyor.

Bu matkabı oluşturanların, onu tutan ellerin oyunu da bozulacak ve MATKAP parçalanıp dağılacak.

Bu matkap kem âlâttır.

Kem âlât ile kemalat olmaz.

Rabbulalemin Türkiye ve bütün mazlum coğrafyaları bu alçak matkap’tan ve onu tutan mel’un el”den muhafaza ve emin etsin.

Artık

M

A

T

K

A

P’ı anladınız değil mi?

Anlamayanlar kendi bilgilerini test etsin, sorsun ve öğrensin.

Öğrenmek istemeyen “echel” olsun.

Selam ve Sabırla… 07.10.2021